DAHA ÇOK SEVİLMEK İÇİN

2026/154
وطول مقام المرء في الحي مخلق
لديباجتيه فاغتربت تتجددي
فاني رايت الشمس زيدت محبة
الى الناس ان ليست عليهم بسرمدي
Ve tûlu makam il mar’i filhayyi muhlikun lidiybeceteyhi feğterib teteceddedi,feinni raeytüşşemse zîydet mehabbeten ilennêsi en leyset aleyhim bisermedi.
Bir insanın bir yerde çok kalması onun kıymetini düşürür o zaman bazen kişi görünüp bazen kaybolursa sefere çıkarsa veya bir miktar gözden kaybolsa daha çok kıymetli olur. Güneşe baktım da bir yerde devamlı durmadığı için insanlar onu çok seviyor, duyuyor bir müddet sonra batıyor onun için insanların güneşe sevgisi artıyor.

Zayıf olduğu söylenen bir rivayet şöyledir.
زر غبا تزدت حبا
Ziyareti ara sıra yap sevgin artsın.
Ayrıca şöyle güzel bir söz vardır:
دوام الحال من المحال
Devêm ul hêli min el muhêli
Kişinin bir kararda kalması hiç değişmemesi muhaldir mümkün değildir.
Ey ahvali değiştiren Yüce Allah! Halimizi en güzel hale çevir, ömrümüzün sonunda razı olacağın amellerle bizi meşgul eyle.

Amin.


Ahmet Özkan
Emekli Müftü
05/09/2026

YIKAN VE YAPAN

2026/153
أرى الف بأن لا يقوم بهادم
فكيف ببان خلفه الف هادم
Era elfe bênin le yakûmu bihêdimin, fekeyfe bibênin halfehu elfu hêdimin.

Yapan (ıslah eden) bin kişi olsa,yıkan (ifsad eden)da bir kişi olsa, yine (yıkmak kolay olduğu için) yıkan gâlib gelir,
peki ya yapan(ıslah eden) bir kişi,yıkan (ifsad eden) ise bin kişi olursa o zaman nasıl olacak,buna ne demeli?

Yaşadığımız asrı ve zamanı, şu an içinde olduğumuz ortamı ifade etmesi bakımından çok kaliteli ve yerinde bir tesbit.

Eğer bir mümin kendi yakasını televizyonun zararlı ve ifsad edici programlarına ve dizilerine, internetin ğayyâ çukurlarına ve derinliklerine,akıllı telefonların oyalayan ve gaflete düşüren oyunlarına,şüphelerin ve şehvetlerin fitnelerine ve onların kaynaklarına kaptırırsa, çay kaşığı ile topladığı sevapları kepçe ile dağıtmış gibi zararlı çıkar, hayırlarını ve sevaplarını yitirmekle kalmaz bu sefer artılar sıfırlanır ve eksiye doğru döner, sıfırın altına iner ve günahlar irtikab eder uzun bir zaman elde ettiğini kısa bir zamanda kaybeder yitirir.

Müminin, lâhiret yolcusunun -tabir caiz ise- Yüce Allah ile ticaret yapan bir kişinin bu ticaretinin kesada uğramaması ve zarar görmemesi için kazandıklarını korumak zorundadır.

Yazımızın başında geçtiği gibi yıkmak yapmaktan çok daha kolaydır. Bir şair şöyle der :
Yıkar bir günde neccâr ettiğin bünyadı bir yılda,
Gücü tamir -i dildir Sehldir hatır -ı şikenlikler.
Manası : Dülgerin bir yılda tamir ettiği binayı bir günde yıkması mümkündür, öyle ya gönül kırmak da işin kolay olan kısmıdır, asıl zor olan o günlü tamir edebilmektir.

Her anlamda yapmak zordur, yine Her anlamda yıkmak kolaydır.

Allah’ım! Elimizden geldiği kadar bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimize hayırlar ve iyilikler yapmayı nasip eyle, kazanımlarımızı yitirmeden bize lütfettiğin organları ve imkanları senden başkasının emrinde değil, senin emrinde ve yolunda razı olduğun gibi kullanarak sâlimen gânimen sana kavuşmayı bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimize nasip eyle.Âmîn

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

01/09 2026 C.tesi

DÂR(DİYÂR)


2026/152
ابن ادم تنقل من دار إلى دار
اما لك فى هذا الانتقال اعتبار
İbnê êdem tunkelu min dêrin ile dêr, emê leke fi hêzelintikêli i’tibâr
Adem oğlu,bir diyardan diğer bir diyara intikal ediyorsun,bu intikalden herhangi bir ibret ,bir öğüt
almaz mısın?
Her nefsin (her insanın), biri kendisinden öncekinden daha geniş ve daha büyük dört diyarı, dört ikamet ettiği yeri vardır.
Birincisi:Ana rahmi “üç karanlık icinde” Zümer,6
Amnion zarı,rahim zarı ve cenini kuşatan zar,cenin bu dar ve üç karanlık içinde ikinci diyara çıkmayı beklemektedir.
İkincisi: Dünya,fâni ve geçici âlem, insanın neş’et ettiği, alıştığı, çalıştığı, içinde hayır ve şer kazandığı, saâdetine veya şekâvetine giden yolun bulunduğu diyar”O sizi yerden var etti ve size orayı ma’mur etme görevi verdi” Hûd,61
Üçüncüsü : Berzah diyarı, Berzah,kabir alemi, dünyadan çok daha geniş ve büyük,hatta ana rahmine göre dünya neyse, dünyaya göre berzah odur. “Önlerinde yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır” Mü’minun, 100
Dar ul- Karar: Son diyar,âhiret,ve sonunda ya Cennet ya da cehennem vardır,”Ahirete gelince dar ül – karar (ebedilik yurdu) işte orasıdır”Mü’min 39

İşte yüce Allah insanları bir diyardan diğer diyara intikal ettiriyor,bundan dolayı insan oğlu bir yolcudur,bu yolculuğun başlangıç noktası ana rahmidir,bu yolcunun önünde iki yolculuk var, birincisi, doğum ölüm arası, İkincisi kabirlerden kalkış, diriliş ile son durak olan Cennet veya cehennem arası.
Müthiş bir sirkilasyon babaların sülbundan anaların rahmine, anaların rahminden dünyaya, arz’a arzdan da berzah alemine, oradan da arz günü yani kıyamet gününe âhirete ve Din günü’nün sahibi olan yüce Allah’a olan yolculuk.

Yaşayan bizler ikinci diyarda, dünyada ve fırsatlar âlemindeyiz, üçüncü âleme intikal ettiğimizde elimizde hiç bir fırsat kalmaz,amel defterimizi açık tutacak ameller mustesnâ,
Bu yolculuğa odaklanmak, hayır hasenât yapmak ve yanlışlarımızı sıfırlamak Yüce Allah’ın izniyle bizim elimizdedir ve kendimize soralım: Neyi bekliyoruz,şimdi değilse ne zaman?
Yüce Allah bu uzun ve alabildiğine inişli yokuşlu,korku dolu yolda yâr ve yardımcımız olsun,Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

29/08/2026 C.tesi

DÖRT DEV OLAY


2026/151
بحسن التفاتس ميوان رستن در ان روزى
كه أر گردن فرازان نالهاء زار مى ايد
Bihüsni iltifateş miyvân resten der
ân rûzi,ki ez gerden firazân nâlehâi
zâri mî âyed.

O gün( kıyamet günü) boyu uzun boynu uzun âli
cenab insanlar inim inim inlerken, kurtuluş,ancak onun (Rasulullah efendimizin) güzel iltifatı ile mümkündür.

İslâm tarihinde vukû bulan ve dünya tarihini etkileyen,kıyamet sabahına kadar da etkileyecek olan dört büyük olay vardır.
Rasulullah efendimizin dünyayı teşrifi yani viladet,vahye mazhar oluşu yani Bi’set, Mekkeden Medine’ye göçü yani Hicret ve Refik-i Â’lâya kavuşması yani Rihlet.

Alemlere rahmet, buyuk ahlak sahibi, mahlukatın en
üstünü,emin ve güvenilir,şahid,
müjdeci, uyarıcı, kutlu davetçi bir Peygamber.
Bütün mahlukatın en üstünü,dünya ve ahirette bir numara, oluşta önde gelişte sonda
Allah Rasulü Muhammed.

Güzel vasıfları saymakla bitmeyen,
Efendimiz, kurtarıcımız
ve Nur olan Muhammed.

Bir bahçenin gülleri arasında güzel ahlakı anılınca bütün güllerin sevinçten tebessüm ettiği gül kokulu Peygamber.
Viladeti ve mevlidi ile öksüz ve avarelerin iniltilerinin dindigi, kainata müjde, gözlere nur olan Rasulullah efendimizin
Mevlidinini ve Mevlid haftasını insanların hidayetine,tüm inanalara,cennet vatan ülkemize
her türlü dünyevi ve uhrevî hayır ve bereketin celbine, dünyevi ve uhrevî her türlü sıkıntının ref’ine ve def’ine vesile kılmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi dünyada ittibaına,ahirette şefaatına nâil eylesin.

RAHMET PEYGAMBERİ RASULULLAH EFENDİMİZİN DÜNYAYI TEŞRİFİ MÜBAREK OLSUN.AMİN.

Ahmet Özkan
Emekli Müftü

24/08/2026 P. tesi

HAYATIN TADI YOK


2026/150
لا طيب للعيش ما دامت لذاته
منغصة بالدكار الموت والهرم
Lê tîybe lil’ayşi mê dêmet lezzêtuhu
munğassaten
biddikêr il mevti vel heremi.
Dünya hayatının lezzetleri (ve tadı), ihtiyarlık,gam,keder hüzün,hastalık, yaşlılık ve õlümle beraber lezzet olmaktan çıktı. Onun için dünyada (hakiki ve dâimi uzun vade yüz güldüren ) bir lezzet yoktur,
başka bir ifade ile ölüm dünyayı rezil etmiştir ve hiç bir akıllıya zevk bırakmamıştır.

Bu dünyada görünen ve yaşanan bütün lezzetler fani ve geçicidir
İhtiyarlığı ve ölümü unutan ihmal eden bir kişi, kabristan ile kendi evi,zevki ve yaşayışı arasında gafletten bir perde çekse bile, belki geçici bir lezzet yaşar ama, yaşlılık ve ölüm aklına gelsin gelmesin bir gün bu lezzetler kesin yok olacaktır.

Yüce Allah’ın kulları için mübah kıldığı güzel ve helal şeylerden lezzet almak ve hoşlanmak elbette yasak değildir.
Haram olan ve yasaklanan lezzetler ise, nefse hoş gelebilir ancak bunun sonu hüsrân olur, zira yüce Allah’a gülerek isyan eden ağlayarak azab görür.
Onun için şöyle demişler: yüce Allah’a gülerek itaat etmek ağlayarak isyan etmekten daha iyidir.

Hayatını Kur’an’a ve sünnete göre yaşayan bir mümin,en akıllı en isabetli ve nimetleri yerli yerince kullanan bir kişidir,zira
en büyük zevk, tat ve halavet Yüce Allah’ın taat ve ibadetinde bulunur.

İmanın, İbadet ve taatın zevkine ve lezzetine varan bir mümin’in duyduğu ve hissettiği huzuru dünyanın hiçbir lezzeti ve zevki bozamaz.

Rasulullah efendimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır:
“Yüce Allah’ı rab, İslam’ı din ve Rasullah efendimizi peygamber olarak(kabul edip) razı olan kişi imanın tadını almıştır.”
Müslim, 34.

İnsan hayatı böyle bir rıza ile güzelleşir, süslenir, anlam kazanır ve böyle bir hayat dünyayı ahiretin tarlası kılar.

Yüce Allah bizleri ve bütün bmümin kardeşlerimizi Yüce Zatını rab, İslam dinini din, Rasulullah Efendimizi Peygamber kabul edip bundan da razı olan ve razı olarak hayat süren, yüce Allah’ın rızasına mazhar olan kullarından eylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

22/08/2026 C.tesi

GAFLET


2026/149
يا غاديا فى غفلة وراءحا
إلى متى تستحسن القباءحا
وكم إلى كم لا تخاف موقفا
يستنطق الله فيه الجوارحا
Ya ğêdiyen fî ğefletin ve râihen, ile metê testehsin ül kebêihe ve kem ile kem le tehêfu mevkifen yestantikullahu fîyhil cevârihe.

Ey gaflet içinde sabahlayıp gaflet içinde aksam eden (insan), söyle bana daha ne zamana kadar çirkin şeyleri güzel gibi göreceksin?
Yüce Allah’ın organları konuşturacağı o duruşma (kıyamet ve muhasebe) gününden ve yüce Allah’ın huzurunda hesap vereceğin mahkeme-i kubrâ’dan ne zamana kadar(gafil kalacak ve) o günden (o günü hesaba katmayıp o gün için hazırlanmayıp) korkmayacaksın?.

Sabah uyandığında belki akşam olmaz diye akşamı beklememesi gereken insan, akşam yatağa girdiğinde de belki sabah olmaz
diye sabahı beklememesi gereken insan bu kadar tetikte ve hazır beklemesi gerekirken, bunun aksine sabah akşam gaflet içinde olması anlaşılır bir şey değildir.

Yüce Allah’ın, kişinin organlarını özellikle ellerini ayaklarını derisini
Konuşturacağı o günü yani kıyamet gününü hesaba katmadan alabildiğine sansürsüz, haramları masiyetleri işleyen, Yüce Allah’ın koyduğu kırmızı çizgileri aşan kişi bir gayrimüslim ise, bu inanmıyor deriz işini Yüce Allah’a havale ederiz, ona lafımız yok ama bu kişi bir müslümansa öyle bir müslüman nasıl düşünülebilir.?

Halbuki Yüce Allah kur’an-ı Kerim’de bir ayeti kerimede şöyle buyuruyor :
“Hakkıyla mü’min iseniz benden (emirlerimi terketmekten) korkun”
Âl-i İmrân,175.

Allah’ım! Bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi senden hakkıyla korkan bunun yanında rahmetini uman ve senden umud kesmeyen kullarından eyle. Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

19/08/2026 Çarsamba

MUFERRİC ÜL KÜRÛBİ


(SIKINTILARI GİDEREN ALLAH)
2026/148

يا صاحب الهم ان الهم منفرج
ابشر بخير فان الفارج الله
Yê sâhib el hemmi innel hemme münfericün,
ebşir bihryrin fe innel fêricellâhu.

Ey gam hemm ve keder sahibi olan insanoğlu!
(Bu) gam ve üzüntü muhakka ki kalkacak ve son bulacaktır,sana en hayırlı müjde olsun ki kederi,üzüntü ve hüznü giderecek
olan şübhesiz Yüce Allah’tır.

Hz Yusuf’un zindandan kurtulup çıkmasının serüveni,Yüce Allah’ın, Padişah’a gösterdiği bir rüya ile başladı.
Bir bomba atılıp cezaevinin duvarları yıkılmadı,Hz.Yusufbir kurtarma operasyonu ile de dışarı çıkmadı.
Yûsuf 44.

Hz.Musa ve ordusunun önünde deniz arkasında Firavun ve ordusu varken kurtuluşunun nasıl olduğunu bilmeyen mi var?
Değneğini Yüce Allah’ın emriyle denize vurup denizin yarıldığını ve muteâkib olup bitenleri zaten Kur’an-ı Kerim anlatıyor.
Şu’arâ , 62,63

Hz.Yunus üç karanlık içinde (Gecenin,Denizin ve Balık karnı karanlığı)
iken ne balık yakalandı, ne balık karnı yarıldı, Yüce Allah’ın emriyle oradaki ikameti bitince balık onu “Issız bir kaya’ya bıraktı”
Sâffât, 145.

Hz.Eyyub bunca hastalık ve sıkıntıların akabinde yüce Allah ona:
“Ayağını yere vur(dedik), işte yıkanılacak ve içilecek serin bir su” ferman buyurdu.
Yüce Allahın izniyle sağlığına kavuştu,ehlini ve bir o kadarını rahmetiyle lutfetti.
Sâd Suresi: 42,43

Bu misalleri çoğaltmak mümkündür.
Sonuç olarak mü’minler
Yüce Allah’a iltica eder de sebeblere sarıldıktan sonra O’na tevekkül ederlerse onlara mutlaka bir çıkış ihsan eder.

Allah’ım! Sıkıntılarımızı gider günahlarımızı bağışla ayıplarımızı kusurlarımızı dünya ve ahirette setreyle, ört.Amin

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

16/08/2026 Pazar

AYNI AMA AYRI


2026/147

ما لي ولى الامر الذي قلدته
مالذباب وطعمة العنقاء
ابكي لعجزي وهو يبكي ذلة
شتان ما بين بكائه وبكائي
Mê lî velilemrillezi kelledtuhu,mê lizzubêbi ve tu’met ül ankâi,ebkî liaczî vehve yebkî zilleten,şettêne mê beyne bükêihi ve bükêî.

Deruhte etmem için bana verilen görev ile benim o göreve layık olmam arasında ne gibi bağlantı olabilir? Ben bu görevin harcı ve erbabı değilim ki, bu durum, Anka kuşu için hazırlanan yemeğe bir sineğin talip olması ve o yemeği yemek istemesine benzer.
Ben bu görevi yapamam diye acizlikten ağlıyorum öbürü ise zilletten ağlıyor ikimizin ağlaması arasında çok fark vardır.
Şairin dediği gibi : Oluklar çift; birinden Nur akar
birinden kir.
Görünüşte oluklar aynı hiçbir farkı yok aralarında, ama akıttıkları şeye baktığımızda akan ve akıtılan şey öbürünün tam tersi,biri nur,biri kir. İki taş birbirine benzemez, biri hacer-ül esved dediğimiz insanların selamladığı öpmek için can attığı mübarek taş, öbürü Mina’da bulunan ve Hacılar tarafından taşlanan camarât(Şeytan taşlama mahalli)
واحد نقبله وواحد نقنبله
Vêhidün nükebbiluhu,ve vêhidün nükenbiluhu.
Birisini öper diğerini taşlar (bombalar)ız
Mevlana celaleddin-i Rumi bu hususta ne güzel söylemiş :
كار پاكانرا قياس از خود مگير
گرچه ماند در نويشتن شير وشير
Kâri pâkânra kıyas ez hod megîr,gerici mând der nivişteni şîr u şir.
Temiz kişileri kendinle kıyaslama aslan ve süt mânâsına gelen şîr yazıda bir ama mana ayrıdır.
Şîr- i mâder: Anne sütü,Şîr-i mâder : dişi aslan
Yazılışları aynı olan bu iki terkip ayrı ayrı manalara geldiği gibi iki insanda birbirine benzemez.
Mekke müşriklerinden tutun da günümüze kadar Rasulullah efendimizi sıradan bir insan görerek indirgemeci davrananlar kaybetmişlerdir “Ne oluyor bu peygambere bizim gibi yemek yiyor bizim gibi çarşıda dolaşıyor” Furkan7.diyor ve küçük gözle bakıyorlardı.
müşrikler ve inanmayanlar inanmıyor onu anlarsınız ama müslüman olduğunu iddia ettiği halde Rasulullah efendimize layık olan sevgiyi saygıyı göstermeyene, göstermediği gibi edebi rafa kaldırıp konuşanlara ne diyelim? Biz bir şey demesek bile Yüce Allah peygamberini savunmaya en muktedir olandır, er veya geç onlara müstehak oldukları karşılığı verecektir.
Dünya makamları da böyledir bir koltuk var, oraya kim oturursa aynı zannediliyor ama öyle olmadığı er veya geç ortaya çıkar biri koltuğu doldurur hakkını verirken, öbürünün beynini zihnini kalbini koltuk dolduruyor içine başka bir şey sığmıyor koltuğun zebunu esiri mahkumu kölesi olabiliyor.
Zirvede Kartallar da bulunur yılanlar da, yılanlar sürünerek, Kartallar süzülerek çıkmıştır oraya.

Ey yüce Allah’ım! Yalnız sana ibadet eder yalnız senden yardım dileriz, bizi zatına kul Rsulullah efendimize ümmet kıldığın için sana sonsuz şükürler olsun.
Sana hakiki kul, Rasulullah Efendimize layık Ümmet eyle.Âmîn

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

12/08/ 2026 Çarsamba

KALB ATIŞLARI

2026/146

دقات قلب المرء قاءلة له
إن الحياة دقائق وثوان
فارفع لنفسك بعد موتك ذكرها
فالذكر للإنسان حياة ثان
Dekkêtu kelbil mar’i kêiletün lehu innelheyête dekêikun ve sevênin ferfa’ linefsike be’de mevtike zikrahe fezzikru lilinsêni heyêtün sênin.

Kalb atışları insana diyor ki: (dikkatli ol) hayat dakikalardan ve saniyelerden ibarettir,o zaman (öyle gayret et ki) öldükten sonra anılmaya bak,zira öldükten sonra(hayırla) anılmak,( senin için)ikinci bir hayattır.
Bunun anlamı şudur:Kalp atışları herkesin hissettiği bildiği ve inandığı bir durumdur, bunlar dile gelse ve konuşsa sahibine diyecekler ki : Dikkat et hayat zannettiğin kadar uzun değildir dakikalar ve saniyelerden ibarettir.
Bu kalp elimizde değil, nefeslerimiz de elimizde değil,nefes te her an tükenebilir dolayısı ile kalp te durabilir.
O zaman bu kısa ömrü insan nasıl geçirmelidir? Bu hayatı dolu dolu geçirmeli ve her anı son anmış gibi görmelidir.
İkinci bir hayatı yaşayıp en anlaşılır manası ile ömrünü uzatabilir, yani kişi ödükten sonra hayırla yad edilirse, bir insan yaptıklarıyla hatırlanırsa salih çocuk yetiştirmiş amel defterinin kapatmamak için gayret edip güzel işler yapmışsa bu onun için ikinci bir ömür olarak lehine kaydedilir.
İnsanlar onu ansa da anmasa da böyle bir kişi kârlı çıkar ve ikinci bir ömrü yaşar, ama insanların onu hayırla yad etmesi anması ayrı bir ilahi lütuftur.
Ey alemlerin Rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve bütün müminleri kısa ömrün kısa olduğunun farkına varan ,her şey gibi bu ömrün de hayatın da emanet olduğunu anlayan idrak eden ve Ömrünü dolu dolu geçiren kullarından eyle Ya rabbi.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

09/08/2026 Pazar

NEFS NEFİS NEFES


2026/145
حياتك انفاس
Heyêtüke enfêsün.
Senin hayatın nefeslerden ibarettir.
Nefs can demektir, nefes ise alıp verdiğimiz şeydir ve hayatımız bu nefeslerden meydana geliyor, bu nefesler sayılıdır.
Nefîs ise kıymetli değerli ve güzel gibi manalara gelir.
Nefîs bir vaaz dinledim,nefîs bir yemek yedim cümlelerinde geçtiği gibi.
Diyelim ki üç kişilik bir aile var,Baba Anne ve bir oğul.İsimleri Hasan Hasine ve Hüseyin ,bu üç isim ne manaya gelir? Hepsinin anlamı güzellik Hasan da,Hasine de,Hüseyin de güzellik demektir.
Bu aile fertlerinin isimlerinin ortak anlamları ve iştikakları hüsn yani güzelliktir.
Aynen böyle bazı dillerde kelimelerden oluşan aile yapısı vardır.Nefs,Nefes ve Nefîste olduğu gibi.Peki bu üç kelimenin birbirleriyle irtibatları nedir?
Cevap: Ey Nefs olan insan, hayatın demek olan nefesini,nefis ve kıymetli şeyler için alıp ver boşuna tüketme.
Onun için şöyle demişlerdir :
دأب الاكياس عد الأنفاس
De’bul ekyêsi addülenfêsi
Akıllı İnsanların işi gücü alıp verdikleri nefesleri(gafletle alıp verilmesin diye kontrol edip adeta) saymaktır. Bu sõz tam da yerinde sõylenmiştir.
Yüce Allah bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi hayatları olan nefeslerini en aziz ve kiymetli olan Yolda, din uğrunda, ahirete azık toplama uğrunda tüketen kullarından eylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

06/08/2026 Perşembe