SÜNNET

ظلمت سنة من احيى الظلام الى
ان اشتكت قدماه الضر من ورم

Ben, mübarek ayakları şişinceye kadar karanlıkarı (geceleri) ihyâ etmek için uzun uzun namaz kılan,uzun süreleri okuyarak kıyamda fazlaca duran o en büyük insanın(O’na salât ve selâm olsun Rasulullah efendimizin) sünnetine haksızlık yaptım.
Bu sözlerin kaili ve şairi
mîlâdî 1213 de Mısır’da dünyaya gelen İmam-ı
Bûsîyrî’dir, Rasulullah efendimizi
medhetme konusunda eşsiz biridir.
Bürde isimli kasidesinin bir bölümünde yüce Allah’ı tanımak için nefsi tanımanın gereğinden bahsederken, ikinci bölümünde de Yüce Allah’ın tanımanın gereğinden bahsedecek,bahsedecek ama yüce Allah’ı tanımak için de Rasulullah efendimizi tanımanın gereğini vurguluyor, bunun içinde Rssulullah efendimizin sünneti büyük bir önem kazanıdığından sünnetten bahsediyor.
Resulullah efendimizin parlak sünnetinden bahsederken tevazuya bürünerek sanki, ben nasıl
sünnetten bahsedebilirim ki,zira ben bu mübarek sünnete zulmettim sünnetle amel etmiyorum gereğini yapamıyorum Rasulullah’a karşı mahcubum ama yine de bahsetmem gerekiyor diyor ve sünnete yer veriyor.
İslam dininde ikinci kaynak olan sünnet çok büyük öneme haizdir, ibadetler sünnet üzere eda edilince Yüce Allah tarafından daha seri kabul edilir, eğer bir mal sünnet üzre kazanılır ve sünnet üzre infâk edilirse terazide daha ağır olur, bu mal birisine verildiği zaman onun elinde daha bereketli olur, verilen bu mal yemeğe dönüşünce bu kişinin ağzında daha lezzetli olur, midesini de incitmez yenen bu yemek o bedeni güç ve kuvvet içinde daha iyi ayakta tutar.
Her hususta durum budur, Kur’an ve sünnet ölçüsü hayata ölçü olunca, o hayat baştan başa berekete dönüşür, Kur’an ve sünnet ölçüsü bir hayatta yoksa bütün sıkıntılar kaçınılmazdır.
Yüce Allah bütün müslümanları Kur’an’ın ve sünnetin ölçüsüne kavuştursun, bu iki ana kaynağı yaşamayı uygulamayı nasip eylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

26 Ocak 2021 Salı

Leave a Comment