VUSÛL( ULAŞMAK)



من ضيع الأصول ضيع الوصول
Usulu, yolu yordamı kaybeden, hedefe vasıl olmayı ve arzu ettiği şeye kavuşmayı kaçırmıştır.
Olsun nasıl olsa yollar çok, biri olmazsa öbür yolu tutar hedefe ulaşırız zira :
الطرق الى الله عدد انفاس الخلائق
Yüce Allah’a giden ve mânen kul’u Allah’a kavuşturan yollar mahlukatın nefesleri kadar çoktur derlerse,bu
sözden maksat namaz oruç Cihad zekat ilim sadaka kur’an-ı Kerim tilâveti gibi anlaşılıyorsa doğrudur,ama bu sözden maksat Kur’a ve sünnet
dışında yollar şeklinde
anlaşılıyorsa, bu bâtıldır kabul edilmesi mümkün değildir.
Zira O’na salât ve selâm olsun Rasulullah efendimizin yolunu takib
etmeden hiç bir yol ve yolcu sahili selâmete ulaşamaz.
Bu hususta,yani yüce Allah’a mânen ulaşma konusunda bazıları terbiye ve edep yolunu seçmişler ve şöyle demişler :
ما وصل من وصل الا بالادب
وما سقط من سقط الا بترك الادب.
Maksada ulaşan ancak edeple ulaşmıştır,yolda giderken maksada ulaşmadan sakıt olan, kayıp olan, heder olan edebi terk ettiğinden dolayı başına bütün bunlar gelmiştir.
Söz ve davranışlarda ölçülü olmak, her konuda haddi aşmamak, nezaket zerafet terbiye mânâsına gelen edeb için Muhammed bahaeddin en nakşibendi k.s, Mevlana Celaleddin Rumi r.a dan menkul bir şiirinde şöyle der :
از خدا خواهيم توفيق ادب
بى ادب محروم گشت از لطف رب
Yüce Allah’tan beni edebe muvaffak etmesini diliyorum edebi olmayan kimse Yüce Allah’ın lütfundan mahrum kalmaya mahkumdur.
Kur’an’ın ve sünnetin edebini öğretecek yaşayarak gösterecek hal ehli insanlar olursa onlardan istifade etmek ne â’lâ, bunun mümkün olmadığı bir zemin ve zamanı düşündüğümüzde kişi ne yapmalı diye bir soru akla gelir tabii, herkes elbette hürdür ama, bu iksirin hasıl olmasını isteyen, bu terbiyeyi ve edebi bu hidayeti ve iksiri alemlere terbiye veren yüce Allah’tan isteyerek mücahede, takva,amel ile ilim, zühd, sonradan tecrübelerle kazanılan akıl gibi amelleri vesile kılarak
هداية ربي عند فقد المربي
“Mürebbi’nin yokluğunda Rabbimin hidayeti” devreye girer.
Terbiye eden birisinin yokluğunda az önceki hasletlere sımsıkı sarılarak Yüce Allah’ın hidayeti vuslat için, hedef için en büyük yardımcıdır.
“Kuşkusuz sen istediğini hidayete erdiremezsin ama Allah istediğini hidayete erdirir ve hidayete erecek olanları en iyi O bilir” Kasas suresi 56.Âyet.mutlak hidayet yalnız ve yalnız Allah’a mahsustur.
Yüce Allah bizlere zâtına karşı, Rasulullah efendimize karşı, selefi salih’ine karşı, gönül erlerine ve islamı gönülden gönüle dilden dile bize taşıyan alimlere,büyüklerimize karşı edepli ve saygılı olmayı nasip eylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

3 Şubat 2021 Çarşamba

Leave a Comment