CAİZ CAİZ



والمرء ما عاش ممدود له امل
لا ينتهي الطرف حتى ينتهي الاثر

İnsanoğlu yaşadıkça bir şeylere umut bağlar.
Perdeler kalkıp perdeler inince, insanın ömrü son bulunca, mal mülk sevgisi ve umutlar da biter, malı mülkü, dinarı ve dirhemi görmeye alışık olan gözler artık dünyadan hiç bir şey göremez hale gelir.
Ölüm döşeğinde birisi: Olur caiz caiz diye seslenmiş, hayırdır dediler, dedi ki: Ruhum ve bedenim münakaşa ettiler ve bana dediler ki: İki kişi ortak olup kâr’ı aralarında eşit bölüşmek üzere şirket kurdular, fakat uzun zaman geçti hiçbir kâr elde edemediler.
Bunlar ortaklığa son verip ayrılsalar caiz mi diye soruldu bana, ben de caiz caiz dedim.Bunu dedi ve ruhunu teslim etti.
Bir ömür boyu ortak olan ruh ve beden birbirinden ayrılıyor.
Bu insan büyük bir ihtimal dünyada hep âhiret hesabını yapıyorı ve âhireti dert ediniyordu, ölürken de o minval üzere öldü.
Rasulullah efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur” Her kul öldüğü gibi dirilir”
Müslim Hadis no: 2878
Bir insan vaktini en çok neye harcıyorsa, diliyle en çok neyi zikrediyorsa,son anda belki onu sayıklayarak ruhunu teslim edecektir. onun için hep hayırlı ameller işlemeli ve hep yüce Allah’ı zikretmeli mü’min.
Maalesef bazıları, bu ortalıkta dönüp dolaşan hastalığı adeta vird edindiler, hep onu zikredip duruyorlar, çok korku pompalayanlar var,sabah bu hastalık, akşam bu hastalık her zaman bu hastalık bu hayra alamet değil.
Kelime-i tevhidi söyleyeceği yerde, bu hastalığı anarak bir müminin ölmesini kim hayal edebilir yüce Allah korusun.
Acizane kanatım bu hastalığın fazla sohbetini yapmadan, ona iltifat etmeden, yüce Allaha dua edelim ki,sahiplerine gitsin, nereden geldiyse oraya geri gitsin.
Zayıf olduğu,veya sahih olmadığı söylenen bir rivayet şöyledir:
“İkide bir hastayız deyip veya hasta numarası yapıp durmayın yoksa hastalanırsınız”
Zürkâni Mekasıd: 1178
Bela ve musibet dile bağlıdır gerçeğinden hareketle bu yukarıdaki söz, sahih olmasa bile çok çok zayıf da olsa bir gerçeği ifade etmesi bakımından önemlidir.
Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Dertlerimize deva,borçlarımızı eda, hastalarımıza şifa ihsan eyle Yarabbi.
Allah’ım bizi ve bütün mümin kardeşlerimizi,dili senin zikrinle ıslak olan, kalbi senin mübarek nazarınla berrak olan, yüzü iman nuruyla kıyamet gününde parlak olan kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

31 Mart 2021 Çarşamba

ASLOLAN KALB’TİR



ما الخيرصوم يذوب الصائمون به
ولا صلاة ولا صوف على جسد
وانما هو ترك الشر مطرحا
ونفضك الصدر من غل ومن حسد

Hayır ve iyilik,(dil’in afetleri ile, gıybetle delik deşik edilen ve sevabı kalmayan,veya perhîz niyeti ile tutulan ve) tutana sadece kilo verdiren oruç değildir.
Hayır ve iyilik (rükünlerine, farz ve vaciplerine, sünnetlerine ve adabına dikkat edilmeden, sadece şeklen) kılınan namaz ve
(birilerinin takva ehli ve derviş görünmek için üzerlerine giydikleri) yün’den dokunmuş bir abâ değildir.
Hayır ve iyilik,bütün şerleri, kötülükleri, günahları ma’siyetleri, haramları çöpe atmaktır.
Hayır ve iyilik, kişinin göğsünü ve göğsündeki kalbini kin ve hasetten tamamıyle temizleyip pırıl pırıl bir hale getirmektir.
Rasulullah efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle bulmaktadır :
“Haramlardan sakın insanların en âbidi sen olursun”
Tirmizî Hadis no:2305
İbni Mace Hadis no: 4217
Bir adam beyazıt’ı Bestami’nin yanına geliyor, sağa sola bakıyor, Ebu yezid der ki: Niye sağa sola bakıyorsun? Adam: temiz bir yer arıyorum orada namaz kılacağım, Ebu Yezid : Kalbini temiz tut ve istediğin yerde namaz kıl diye cevap verir.
Yüce Allah’ın nazar ettiği tecelli ettiği yer kalp olunca kalbi temiz tutma zarureti hasıl oluyor.
Sür çıkar ağyarı dilden tâ tecelli ede hakk.
Padişâh konmaz saraya hâne mâmur olmadan.
Ey alemlerin rabbi olan yüce Allah! kalbimizi kalıbımızı,içimizi dışımızı, ruhumuzu cesedimizi maddi- ma’nevi hastalıklardan pak eyle.
Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

31 Mart 2021 Çarşamba

ASLOLAN DIŞ GÖRÜNÜŞ DEĞİLDİR



ودع عنك المظاهر واجتنبها
فليست بالمعول في النهاية

Şatafatı, şatafatlı olmayı, dış görünüşe özenmeyi ve dış görünüş ile aldanıp aldatmayı bırak.
Zira yüce Allah’ın değerlendirmesi ve yüz güldüren sonuç ve netice, bunların hiç birine göre
değildir.
Rasulullah efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyurmaktadır:
ان الله لاينظر الى صوركم واموالكم ولكن ينظر الى قلوبكم واعمالكم.
Muhakkak ki Yüce Allah sizin süretlerinize, cesetlerinize ve mallarınıza bakmaz sizin kalplerinize ve amellerinize bakar.
Müslim Hadis no: 2564
Dış görünüş, renk, mal, fakirlik ve zenginlik uzunluk veya kısalık, şuralı buralı olmak tüm bunlar bunlar yüce Allah’ın indindeki ve katındaki ilahî kriterlerde geçerli şeyler değildir.
Kalpteki Takva, ihlas, niyet ve bunlara bağlı olarak dışarıya yansıyan salih amellerdir aslolan. Yüce Allah’ın katında geçerli olan bunlardır.
Rasulullah efendimiz başka bir hadis-i şerifinde de şöyle buyurmaktadır :
“Nice saçı başı karışık elbiseleri eski, kapılardan kovulan içeri alınmayan insan vardır ki yemin etse yüce Allah onun yeminini gerçekleştirir ve boşa çıkarmaz”.
Müslim: 2854.
Diğer bir anlamda yine dış görünüşe aldanmamak lazımdır. Hüsnü zan sahibi olmakla beraber saf olmamayı da gerektiren bir husustur bu.
Bununla ilgili merhum Yunus Emre şöyle der:
Dervişlik olsaydı taç ile hırka.
Biz dahi alırdık otuza kırka.
Bu konuda aslolan şudur : Aldatmamak ve aldanmamak, hüsnü zan sahibi olmak ama temkinli olmak.
Zira aslolan, dış görünüş olmamakla beraber, dış görünüşü için yansıması olarak da görmek mümkündür.
Bu kısa yazıyı şununla bitirelim:
Aldatmaktansa aldanmak,zulmetmek yerine mazlum olmak, haksızlık yapmaktansa haksızlığa uğramak, daha hafif olanıdır.
Abdullah b Ömer’in hizmetçileri vardı, kim namaz kılarsa azad edeceğim, hürriyetine kavuşturacağım demişti, bazıları abdest alıp namaz kılmaya başlayınca,birileri dedi ki: Bunlar seni aldatmak için böyle yapıyorlar niyetleri namaz kılmak değildir.
Buyurdu ki : bizi namaz ile aldatana aldanırız, yani dış görünüşüne bakar ona göre karar veririz.
Allah’ım dalalete düşmekten, başkalarını delalete düşürmekten, ayaklarımızın kaymasından, başkalarının ayaklarını kaydırmaktan, zillete düşmekten, başkalarını zillete düşürmekten cahillik yapmaktan ve başkalarını cehalete sürüklemekten Sana sığınıyoruz bizleri koru ya rabbi.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

30 Mart 2021 Salı

GAYRET ETMEK



يا ابن ادم انا خلق جديد
وعلى عملك شهيد
فتزود مني بعمل صالح
فاني لا اعود الى يوم القيامة

Yukarıdaki sözler Hasan Basri’y aittir buyuruyor ki:
Her gün,(gecesi ve gündüzü ile) fecir vakti hak tarafından bir ses o yeni gün adına şöyle seslenir:
Ey Âdemoğlu! Ben(Allah
tarafından tekrar yaratılan bir gün olarak doğdum) yeni bir gün olarak geldim,( ne yapacaksan yap, ne gayret göstereceksen göster).
(Kıyamet günü)Ben senin yaptığın bütün amellere şahitlik edeceğim (lehinde veya aleyhinde şahitlik yapacağım).
(Elini çabuk tut), ahiretin için azık topla, salih amel işlemeyi ihmal etme zira ben kıyamet gününe kadar bir daha dönmem.
Evet zaman su gibi akıp gidiyor ve durmuyor, bir gün uyanır diye insanın etrafında haykırıp duruyor gecesiyle gündüzüyle güneşiyle ay ve yıldızlarıyla.
Daha dün gibi 2021 yılına girmiştik bugün ise, dörtte biri bitmek üzere.
Ahiret yolcusu olan mümin, doğru, isabetli ve sürekli bir gayretle elini çabuk tutmalıdır, zira her şeyin telafisi mümkün ama, geçen zamanın ve ömrün telafisi mümkün değildir.
Mümin, zaman su gibi akıp geçerken, kendisi sabit durmamalı, yeni bir gün ile uyanırken, taşıdığı saat çalışırken, kendisi yerinde durmamalıdır.
Kab’ını, bardağını zamana benzeyen ve yerinde durmayan, akıp giden sudan, çeşmeden doldurmalıdır, bardağı ve kabı suyun kenarına tesadüfe terk etmemelidir, çeşmenin altına koymalıdır.
Çeşmelerden bardağın
Doldurmadan kor isen
Bin yıl anda durursa
Kendi dolaşı değil.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah Sana layık bir kul olmak ve Seni razı etmek,Rasulullah’a layık bir ümmet ferdi olmak ve O’nun hoşnutluğunu kazanmak için katından
bizlere ve tüm mü’min kardeşlerimize makbûl ve meşkûr bir gayret nasib eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

30 Mart 2021 Salı

KUR’AN-I KERİM BUYURDUYSA DOĞRUDUR.



اعتبر نحن قسمنا بينهم
تلقه حقا وبالحق نزل
اطرح الدنيا فمن عادتها
تخفض العالي وتعلى من سفل

Yüce Allah’ın “dünya hayatında onların geçimliklerini biz paylaşırdık”
Zuhruf suresi 32.Âyet.
Bu Âyet-i kerime’ye itibar et ve inan.
Mahlukât’ın geçimliklerinin, yukarıdaki ayette buyurulduğu gibi yüce Allah tarafından taksim edildiğine inanan kişi,(hayattaki tecrübesi ile de ömrü varsa) bunu yaşayıp görecek ve Kur’an’ın
” Yalnız gerçeği söyleyerek geldiğini”
İsra suresi 105 Âyet.(ilmelyakîn)
görecektir.
Madem insanların rızkı Yüce Allah tarafından taksim edilmiştir, o halde hırs ile, ısrarla dünyayı haram yoldan elde etmeyi bırak ve şunu bil ki,dünya, iğreti yükseleni yerle bir ettiği gibi aşağıda kalanı da geçici de olsa yukarı
kaldırır.
Dünyanın adeti budur ve
dünyaya güven olmaz, bugün birisinin elinde, evinde ve cebinde, yarın öbürünün elinde, evinde ve cebinde.
Varlıklı insan zannetmesin ki bu varlık ve dünya onun lehinedir, hayır öyle zannetmesin.
Meşru yoldan kazanılmış Kur’an ve sünnetin adres gösterdiği yerlere harcanmışsa lehinedir, yoksa aleyhinedir.
Dünya sadece dinar ve dirhem değildir, makam mevki,i hırs, oyun oynaş, heva heves, nefsin arzuları mal ve çocuklarla fazlalık yarışı, ve biz daha fazlayız, bizim sayımız daha çok fazla hikayeleri ile övünmek te dünya’dır.
Meşru yoldan kazanılmayan mal mülk, insanların değer yargılarını değiştiren makam ve mevki, onların gözlerini bürüyen hırs ve tama’, haramlarla ve insanların haksız yere alınan mallarıyla yükselenler ve zevk ü sefa sürenler, insanların övgüleri ile, medh ü senâlarıyla aldanan ve kendini aldatanlar, ölüm döşeğinde kendileriyle alay eden dünyanın çirkin ensesini görünce işin işten geçtiğini ve çok geç kaldıklarını anlayacaklardır.Heyhât.
Ey dünyayı, ölümü ve hayatı kullarını imtihan için yaratan yüce Allah!
bizleri ve bütün Mü’min kardeşlerimizi bu imtihanı kazananlardan eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

29 Mart 2021 Pazartesi

YALANCI DÜNYAYA KONUP GÖÇENLERE VEFÂ




Kendilerini çarçabuk unutanların yerine.
Baktım ölüler fatiha okuyor birbirlerine.
لولا المشقه ساد الناس كلهم
الجود يفقر والاقدام قتال
Eğer meşakkat ve zorluk olmasa her kes kendini (sözle) en üstte ve en başta görürdü.
Ama lafla peynir gemisi yürümez, zira elinden malın çıkacağını bile bile cömertlik yapmak, öleceğini veya şehit olacağını bile bile ön safta çarpışmak her kesin (babayiğidin) kârı değildir.
Hayatta iken beraber olduğumuz insanları, vefat ettikten sonra unutmamak da,herkesin işi değil, er kişinin ve vefakâr kişinin işidir.
Rasulullah efendimiz (bazen) bir koyun kestiği zaman,vefat eden eşi Hz Hatice’nin arkadaşlarına da gönderirdi.
Buhari Hadis no: 3816
Müslim Hadis no:2435.
Bir gün yaşlı bir kadın Raulullah efendimizin hane-i saadetlerine geldi, onu ikramda bulundu sebebini soranlara buyurdu ki: Hatice hayatta iken bize geliyordu ahde vefa(Hatice’nin arkadaşlarına ikram etmek) dindendir.
İhya-ı ulûmiddîn 1/403
İsnadı hasen olan bir hadiste Rasulullah efendimiz şöyle buyurdular : “iyiliklerin en iyisi, kişinin, babası vefat ettikten sonra onun sevdikleri ile ilgiyi ve alakayı koparmamasıdır”
Müslim Hadis no : 2552
Abdullah b Ömer’in arasıra dinlenmek için bindiği bir merkebi vardı, bir de sarığı vardı, yolda gördüğü birisine sordu: Sen falan kişi değil misin? Adam : Evet dedi, Abdullah b Ömer, hemen binmesi için merkebini ona verdi sarığını da onun başına giğdirdi.
Arkadaşları dediler ki : Niye öyle yaptın bunlar az şeyle yetinirler’merkebibi ve aştığını vermeseydin, dedi ki : Bunun babası babam Ömer b Hattab’ın dostuydu ve ben de Rasulullah’ın şöyle buyurduğunu duydum diyerek yukarıdaki hadis okudu.
Müslim Hadis no: 2552
Babamızın dostunu unutmamalıyız diye tavsiye eden bir din vefat eden babamızı annemizi eşimizi akrabalarımızı ve din kardeşlerimizi
unutmamızı uygun görür mü? Elbette uygun görmez.
Her zaman ve özellikle içinde bulunduğumuz bereketli ve hayırlı zamanlarda,Ramazanda daha çok ölülerimizi duadan sadakadan ve buna benzer hayırlardan unutmamalıyız vefa bunu gerektirir.
Allah’ım başta anne babamıza, ölmüşlerimize ve din kardeşlerimize karşı bizleri vefakâr eyle, çocuklarımızı ve din kardeşlerimizi de bize karşı vefakâr eyle.Âmîn

Ahmet ÖZKAN

29 Mart 2021 Pazartesi

AKAİDİN İKİ KANADI



خف الله وارجه فى كل عظيمة
ولا تطع النفس اللجوج فتندم

Seni aşan, seni zorlayan konularda,hem yüce Allah’tan kork hem ona umud bağla, yani havf ve recâ arasında ol.
Aceleci olan nefse hemen uyma, ona karşı temkinli ve tedbirli davran, yoksa sonradan pişman olursun.
Korku ve ümit yani havf ve recâ mü’min’in iki kanadı gibidir, yüce Allah bu konuda Kur’an-ı Kerim’de bir ayet-i kerimede Salihlerden, Peygamberlerden, ve meleklerden bahsederken şöyle buyurmaktadır: “O’nun rahmetini umar azabından korkarlar”
İsra suresi ayet no:57
Havf mü’mini boş oturmaktan korur ve tedbir aldırarak onu Allah’ın izniyle tehlikelerden kurtarır.
Rasulullah efendimiz bu konuda bir hadiste şöyle buyurmaktadır “Geç kalmaktan korkan ve hedefe ulaşamam diye korkan kişi erken yol alır, erken yol alan da hedefine (erken) ulaşır”
Tirmizî Hadis no: 2450
Yüce Allah’a Umut bağlamak da, insanı insanı umutsuz olmaktan kurtarır.
Hedefe ulaşmak için
bu ikisi bir kuş’un iki kanadı gibidirler,tek kanatlı bir kuş sadece çırpınır,iki kanadı olmayan bir kuş ise ölü gibidir.
Kanatlar da sağlam olmalı tabi.
Sağlam samimi ve altı doldurulmuş, gıbta edilen korku,sahibi ile haramlar, yasaklar arasında perde oluşturandır.
Sağlam, sadık, altı doldurulmuş ve gıbta edilen ümit ise,sahibi Kur’an ve sünnete göre bir taat işlerse Allah’tan sevap bekler,şayet bir günah işlemiş ve akabinde tövbe etmişse Allah’tan mağfiret dilemiş ise, rahmetini umar, yaptığı tövbenin kabulüne inanır.
Yüce Allah cümlemizi ve bütün mümin kardeşlerimizi “Onlara asla korku yoktur”
Yunus suresi 62.Âyet.diye nitelendirdiği bahtiyâr kullarından ve dostlarından kılsın. Amîn.

Ahmet ÖZKAN

28 Mart 202I Pazar

DERDİ ÖLÜM VE ÖTESİ (AHİRET) OLAN ADİL HALİFEDEN BİR NASİHAT.



وذكر فان الذكرى تنفع المؤمنين

“(Kur’an ile) öğüt ver(öğüt vermeğe devam et),zira öğüt inananlara fayda verir.”
Zâriyat suresi 55.Âyet.
Ömer b.Abdulaziz hutbe okurken,hitap ederken şöyle buyuruyordu:
Ey insanlar siz boşuna yaratılmadınız, başıboş da bırakılmadınız,Yüce Allaha dönecek ve O sizi sorgulamak, aranızdaki davaları çözmek için bir arada toplayacaktır.
Yüce Allah, her şeyi kuşatan rahmetinden ve genişliği gökler ve yer kadar geniş olan cennetinden bir kişiyi çıkarmış ve mahrum bırakmışsa, o kişi kendini kaybetmiş,şakî kalmış ve zarar görmüş olur.
Yarın kıyamet gününde güven,dünyada iken Yüce Alkah’tan korkan, takvaya sarılan,az olan dünyayı verip çok olan cenneti alan,fâni’yi ebedi olana satan,şekâveti bırakıp saadete yönelen kimselerindir.
Baksanıza, siz ölen kimselerin yerine geçtiniz, sizden sonrakiler de sizin yerinize geçeceklerdir.
İyi bakın Her gün sabah akşam eceli bitmiş, dünyadan umudu kesilmiş birisini yerin derinliğine teslim ediyorsunuz.
Ne döşeği var, ne yatağı, var ne de yastığı var.
Bütün sebeplerden sıyrılmış, sevenlerinden ayrılmış ve kendisini bekleyen muhasebe gününe hızlıca yaklaşmaktadır.
El – vêbil us Sayyîb.İbnu kayyim il- Cevziyye.sah no: 44.
Ahireti dert edinen, adalette kılı kırk yaran, asırlardır unutulmayan o gün’ün dünyasında bütün müslümanları idare eden bir halife’nin tebeâsına ve kıyamet sabahına kadar gelecek olanların işine yarayacak bir nasihatını beraber okuduk.
Ey yüce Allah’ım Berat gecesi’nin sabahında sana yalvarıyoruz, bugünümüzü dünden yarınımızı bugünden hayırlı eyle.
Bilmediğimizi öğrenmeyi, öğrendiğimiz ile amel etmeyi nasib eyle.
Ömrümüzü teşkil eden gecelerden ve gündüzlerden olabildiğince nasibini alan ahirete hazırlanan mesut ve bahtiyar kullarından eyle.Âmîn

Ahmet ÖZKAN

28 Mart 2021 Pazar.

GÜNLER VE GECELER



ان الليالي للانام مناهل
تطوى و تنشر بينها الاعمار
فقصارهن مع الهموم طويلة
وطوالهن مع السرور قصار

Geceler, insanların uzerinde yürüdükleri yollar gibidir.
Dünyaya gelenlerin ve dünyadan gidenlerin(gitmeden önceki) ömürleri bu yollarda geçiyor (yaşarken açılıyor ölürken dürülüyor ve) tükeniyor.
Gam ve keder içinde olanların kısa geceleri uzun oluyor da, neş’e ve sürur çinde olanların uzun geceleri kısa geliyor.
İnsan ömrü geceler ve gündüzlerden ibarettir.
Bu gecelerin ve gündüzlerin içinde, öne çıkan, getirisi çok olan geceler ve gündüzler vardır.
Cuma günü gibi,Arefe günü gibi, Ramazan ayının oruçla geçen gündüzleri gibi,kurban bayramından önce zilhiccenin ilk dokuz günü, Kadir gecesi gibi, Berat gecesi gibi.
Bu öne çıkan hayırlı gün ve geceler, ömrü kısa olan Ümmeti Muhammed için Yüce Allah’ın eşsiz lütuflarıdır.
Diğer ümmetlerin yaşadıkları uzun ömre göre bu ümmetin ömrü, ikindi ile akşam arasındaki zaman gibi kısadır.
Bu ümmetin fertlerinin ömürleri kısa ama sevapları da diğer ümmetlere göre kat kat fazladır.
Bir Kadir gecesinin bile -Yüce Allah lütfederse- bir ömre bedel olduğunu biliyoruz.
Rasulullah efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: “siz,sizden önceki Yahudi ve Hıristiyanlara göre durumunuz şuna benzer: Birisi işçi çalıştıracak sabahtan öğlene kadar kim bir kîrat karşılığında çalışacak dedi, Yahudiler bir kîrat(ağırlık ölçü birimi)karşılığında çalıştı, sonra Hristiyanlar çalıştı,sonra siz ikindiden güneş batıncaya kadar iki kîrat’a çalıştınız.
Yahudi ve Hristiyanlar kızdılar, niye biz çok çalıştık az ücret aldık Müslümanlar az çalıştılar çok ücret aldılar diye. Allah Yahudi ve Hristiyanlara dedi ki : Ben size zulmettim mi Hayır dediler, Buyurdu ki : O zaman bu benim fazl ü Keremimdir istediğime veririm.
Buhari Hâdis no : 2269
Allahım bizlerin ve bütün mümin kardeşlerimizin ömrünü bereketli eyle.
BERAT GECEMİZİ MÜBAREK EYLE.AMÎN

Ahmet ÖZKAN

27 Mart 2021 Cumartesi

GECE OKLARINA DİKKAT ( HERKES İÇİN)



سهام الليل لا تخطئ ولكن
لها امد وللأمد انقضاء

Gece okları hedefini asla şaşırmaz, fakat zamanı vardır, zamanı gelince kesinlikle hedefi vurur.

Harun Reşid halife olmadan önce bir katibi vardı, Hicri 190 da ölen Yahya el Bermekî, Halife olduktan sonra da Yahya’yı yanına vezir aldı ve Harun Reşid’in en kudretli veziri oldu.
Bir gün Harun Reşit ile Yahya, sarayın bahçesinde iken, Harun ağacın birinde bir elma gördü, elma yüksekte idi, Yahya ne yapalım,bu elmayı nasıl alırız diye sordu, Yahya: ya sen eğileceksin ben sırtına çıkacağım ya ben eğileceğim sen benim sırtıma çıkacaksın dedi.
Anlaştılar ve vezir halifenin sırtına çıkıp elmayı aldı.
Bermeki kabilesinden olan ve vezir olan yahya’nın kabilesinden bir bahçıvan vardı bu olup bitenleri görünce geldi halifeye dedi ki, lütfen bana bir kağıt imzalayın ben bugünden itibaren bermeki kabilesinden değilim, imzaladı mühürledi ve mesele bitti.
Bir gün Bermeki’lerin ölüm fermanı imzalandı,kimi öldürüldü, kimi kaçtı,kimi saklandı, vezir Yahya bile öldürüldü.
Sen de Bermeki’sin diye bahçıvanı da yakaladılar öldüreceklerdi, imzalı ve mühürlü kağıdı gösterdi ve: Ben şu tarihten itibaren Bermeki’lerden ayrılmıştım dedi ve kurtuldu.
Nasıl bunu düşündün dediklerinde dedi ki : Bizim Yahya öyle yükseldi öyle yükseldi ki,Halife’nin sırtına bile çıktı,anladım ki zevali yakındır ve öyle oldu.
Bermeki’lerin zevalinin ve yok oluşlarının sebebi ne olursa olsun bize görünen husus şudur :
1-) En kudretli vezirleri olan Yahya halifenin sırtına çıktı,haddi aştı ve olanlar oldu.
2-) Vezir olan yahya’ya öldürülmeden önce sordular: Bütün bunlar niye başınıza geldi? dedi ki : Belki ihmal ettiğimiz,âhını duymadığımız mazlum biri, gece karanlığında bize beddua etti ( bir ok fırlattı) ve bu mazlumun âh ü vahından dolayı olanlar oldu diye cevap vermiştir.
Adaletin yüz akı Hz Ömer’e : Gece niye yatmıyorsun diye soruyorlar ? Gece yatarsam(Teheccüdü, istiğfarı, Kur’an tilavetini,ibadeti, duayı terketmiş olurum dolayısıyla) kendimi kaybederim,gündüz yatarsam(mazlumların,
hak asahiplerinin, mağdurların işi aksatılırsa) bu sefer halkı kaybederim, bu ikisinin arasında nasıl yatabilirim
diye cevap vermiştir.
İbni Ebu Âsım.Zühd.Sahife: 122
Gazali,Minhac ül âbidîn
sahife :78
Vezir Yahya’nın işaret ettiği gece okları ile, Adalet’in yüz akı Hz.Ömer’in verdiği cevaba bakıp olup bitenleri anlamak daha kolay oluyor.
Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah her zaman her yerde herkese karşı adil olmayı insaflı ve vicdanlı olmayı bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasip eyle.
Yüce zatına, mübarek kitabına, sevgili peygamberine karşı haddi aşmadan yaşamayı nasip eyle Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

27 Mart 2021 Cumartesi