VEFASIZLIK



وحملناهم فى البر والبحر
“Onları(insanoğlunu) karada ve denizde taşıdık”
İsra suresi 70,ayet
ظهر الفساد فى البر والبحر بما كسبت ايدى الناس
“İnsanların kendi elleriyle
yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu”
Rûm suresi 41,ayet.

Yüce Allah tekrim,terzîk
tafdîl ettiği,karada ve denizde taşıdığı insan oğlu’nun bir kısmı ,bu nimeti tersine çevirip karada ve denizde terör estiriyorsa, ekinleri ve nesli ifsad ediyorsa
Bakara suresi:205,ayet. düzeni bozuyorsa,bu vicdansızlık ve vefasızlıktır.

Her kıymetli şey, aksar veya bozulursa servisi vardır,servisine havale edilir.En kiymetli varlık olan insan da bozulunca,
onu ıslah edecek,yola getirecek, yüce Allah’ın kitabı ve Rasulullah efendimiz’in sünneti’dir, İslamın hükümleridir.

İslamın hükümleri İslah edici,tedavi edici ve kesin bir şekilde caydırıcıdır.

Yüce Allah yarattığı kulların neyle ıslah olacaklarını,yoldan çıkınca neyle tekrar yola geleceklerini daha iyi bilir.
” Yaratan bilmez mi,O latif ve habîr’dir”
Mülk suresi: 14,ayet.

Bu gerçeği ihmal eden,vahyi rafa kaldırıp hevâ ile hüküm verenler işin içinden çıkamıyor.

“Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet, onların arzularına uyma”
Mâide suresi: 49,ayet.

” Benden size muhakkak bir yol gösterici gelecektir kim benim gönderdiğim rehbere uyarsa artık onlara ne korku vardır ne de üzüleceklerdir”.
Bakara suresi: 38,ayet

Bugün İslam dünyasında var olan tefrika, korku, hüzün ve diğer dertlerin ve sıkıntıların kaynağında kutlu rehbere, O’na salât ve selâm olsun Resulullah efendimize uymamak vardır.
“Kim benim zikrimden yüz çevirirse ona dar bir hayat
olacaktır”
Tâ-hâ suresi 124,ayet
Bu zikir’den maksad Kur’an ve vahiy’dir.Talak suresi 10.ayette geçen zikir’den maksadın,11.ayette geçen “Rasul” yani Peygamber olduğunu söyleyen âlimler de vardır.
İnen vahiy Kur’an’dır,ve
Rasulullah efendimizin:
“Dikkat edin bana kitap(Kur’an) ve onun benzeri(sünnet) verildi”
Ebu Davud Hâdis no:4604 buyurduğna göre vahyi gayri metlû olan sünnettir.

Bugün İslam dünyası bir vadide, Kur’an,vahiy,kutlu elçi Rasulullah efendimiz ve sunneti başka vadide olunca, dertler, sıkıntılar,tefrika, haramlar, günahlar, bereketsizlik, iç ve dış düşman tasallutu kaçınılmaz olur.

Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir.
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
Ziya Paşa’nın bu kıymetli ve veciz sözünü okuyup duruyoruz, peki bunun altını ne zaman ve kim dolduracak?

Eşini çocuklarının gözü önünde öldüren bir katile, beş,on kilo altın çalan bir hırsıza, vatanın ve vatandaşın ciğerleri olan ormanları yakanlara yakalandıklarında müstahak olan ceza verilmez de,cezaevinde sıcak çay ve sıcak çorba verilir odalarına ayak ayak üstüne koyup seyretmeleri icin TV konursa,mazlumun, mağdurun, yüreği yanan ve annelerinin çırpınarak can verdiğini gören o çocukların yüreklerini kim soğutacak?,bozulan bu insan ve insanları kim neyle, nasıl ve ne zaman ıslah edecek ? HEYHÂT.

Allah’ım Müslümanları ve idarecilerini sana uzaktan sana yakına,gafletten huzura, yanlıştan doğruya, eğrilikten istikamete, ağyar’a meyletmekten ve onlara göz kırpmakdan Kur’an ve sünnete ircâ’ eyle, çevir ve döndür, şübhesiz sen buna kâdirsin.
Âmin.

Ahmet ÖZKAN

31 Temmuz 2021 C.tesi

DUÂ



واذا تولى سعى فى الارض ليفسد فيها ويهلك الحرث والنسل

“Ülkede bozgunculuk çıkarıp ürünleri ve nesilleri yok etmeye çalışır”
Bakara suresi 205,ayet

Ey intikam,azamet,kudret
sahibi olan yüce Allah!
Cennet vatan ülkemizde bozgunculuk yapan, ürünleri,nesli, ifsad etmeye çalışan,bu cennet vatan sakinlerine zarar veren,ve zarar vermek isteyen, vatanın ve vatandaşın ciğerleri ormanları yakan, müslüman türk halkının neslini, planlı ve sinsi bir şekilde ifsad eden, azaltmaya çalışan,bu fedâkâr milletin rızıkları olan hayvanları yalan dolan bahanelerle
telef etme planları yapan, halkın huzurunu bozan korkutan ürküten,şehitleri bol, gazileri bol,serapa İslam ve iman kokan, İslam’ın son kalesi ve zayıfların, naçarların, mültecilerin,
kimsesizlerin umudu olan VATANIMIZA az çok, küçük büyük, görünür
görünmez, yakın uzak zarar vermek isteyen kim ve kimler varsa, onları kendi nefisleriyle meşgul eyle, onları kurdukları tuzaklara düşür, onları maglûb ve mahcub eyle.

Planlarını sonları eyle.
Kötü emellerini kursaklarında, nefeslerini kesen seslerini kısan bir engel eyle.

Bu cennet vatanı bölme, halkını sindirme,korkutma
ürkütme, zayıflatma hesabı yapanların hesabını sen boz ey yüce Allahım!

Sırların ortaya çıkacağı dehşetli kıyamet günü gelmeden önce dünyada da bu kişileri, mahfilleri, oluşumları, şer güçleri, şer ittifakları,beraber görünüp kalbleri dünya menfaatı gereği ayrı ayrı olan bu güruh ve grubları deşifre ederek rezil ve rüsva eyle. ÂMÎN.ÂMÎN.ÂMÎN

Ahmet ÖZKAN

30 Temmuz 2021 Cumâ

RIZIK VE ÇEŞİTLERİ



وما من دابة فى الارض إلا على الله رزقها
Yeryüzünde kımıldayan hiç bir canlı yoktur ki rızkı Allah’ın üzerinde olmasın!
Hûd suresi 6 ayet.

Bu rızık yüce Allah’ın üzerinde farz vacib veya mecburi olmayıp, yüce Allah’ın fazl ü keremi iledir

ما للعباد عليه حق واجب
كلا ولا سعى لديه ضاءع.
Hiç bir kul’un, yüce Allah’dan asla alacağı bir şey olamaz.Kullara ait hiç bir şey O’na vacib değildir.
Hiç bir gayret ve çaba da yüce Allah’ın yanında boşa gitmez.

Rızık helal olsun,haram olsun yüce Allah’ın canlılara yemeleri,(içip kullanmaları) için
sevkettiği şeylerdir.

Rızık,mazmun(kesin ve garanti)maksûm
(bölünmüş)Memlûk( mülk edinilmiş) ve mev’ūd(vâdedilmiş) olmak üzere dört çeşittir.

Mazmûn, bünyeyi ayakta tutan sebeblere bağlı olmayan vucudun gıdası olan rızık tır.
Yüce Allah’ın garanti kıldığı rızık budur.

Şer’i şerife ve akla göre mazmun rızık hususunda kişinin yüce Allah’a tevekkül etmesi vacib’tir.
Zira yüce Allah kendisine bu beden ile hizmet, ibadet ve taat etmemizi emrettti, dolayısıyla, emredileni yapabilmek için bu bünyenin yaşaması için bu rızkı garanti altına aldı.

Maksûm rızık, Yüce Allah’ın Taksim ettiği, levh-i mahfuza yazdığı kişinin yiyeceği içeceği belli bir vakte kadar kullanacağı rızıktır ki, ne artar ne eksilir ne öne alınır ne gecikir.
“Bu rızkı bir muttakinin takvası arttırmaz, bir facirin fücuru da onu eksiltmez.
Aclûni keşf ul hafâ: 1/279

Memlûk rızık: kişinin dünya malı adına Yüce Allah’ın kendisine takdir ettiği kadar ve ölünceye kadar malik olduğu şeylerdir. Bu da Allah’ın rızkındandır zira yüce Allah şöyle buyurmaktadır “Size rızık olarak verdiğimizden infak edin”
Munâfikûn suresi 10.ayet

Muv’ûd rızık: Yüce Allah’ın
kullarına muttakî olmaları şartıyla helalden zahmetsiz lütfettiği rızıktır. Bu konuda da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
” kim Allah’tan ittika ederse yüce Allah ona bir çıkış yolu verir ve ummadığı yerden onu rızıklandırır”
Talak suresi 2,3 ayetler.

Allahım! bizlerin ve bütün mümin kardeşlerimizin rızkını bol,helal ve bereketli eyle.
Helalinden kazanmayı,
infak etmeyi, verdiğin helal rızık ile yetinmeyi ve haramdan uzak durmayı nasîb eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

29 Temmuz 2021 Perşembe

SAADETİN SIRRI



سر السعادة حسن ظنك بالذى
خلق الحياة وقسم الارزاقا

(Dünyada) saadetin,yani mutlu ve bahtiyar yaşamanın sırrı şudur: Bu hayatı yaratan ve mahlukatın arasında rızkı taksim eden (yüce Allah) hakkında hüsnü zan etmendir(etmektir).

Saadet’in bir çok anlamı var, özet olarak saadet: Kalbin mutmain olması,Bâl’ ın rahat olması ve göğsün geniş olmasıdır.
Not: Bâl ne demek? Allah’a, kaza ve kadere inanmak,Salih amel işlemek ve Rasulullah efendimize inen talimatlara uymak gibi şartları olan bâl rahatlığı, aklın,fikrin, gidişatın, kalbin,durumun ve yaşamın ölçülü ve düzenli işleyişi demektir.

Dünya ve ahirette mesud ve mutlu bir hayat için kişinin,yüce Allah hakkında hüsnü zan sahibi olması şarttır,aksi takdirde kişi, hayatını ve ahiretini, şübheler,itirazlar ve tereddütlerle mahveder.

Özellikle mü’min olan kişi yüce Allah’a inanacak ve hakkında hüsnü zan edecek, zira yüce Allah bu hususta şöyle buyurmaktadır:”Herşeyi yaratan Allah’tır”
Furkân suresi 2.ayet.
Ve yine inanacak ve hüsnü zan edecek ki herkesin rızkı yüce Allah’a aittir.
“Yeryüzünde kımıldayan hiç bir canlı yoktur ki rızkı Allah’ın üzerinde olmasın!’
Hûd suresi 6.ayet.
Ve kul şuna da inanacak ve hüsnü zan edecek ki, herkesin dünya hayatında
rızkı (önceden) belirlenmiştir.
“Dünya hayatında onların geçimlerini biz paylaştırdık”
Zuhruf suresi 32.ayet.

Hayatı,ve ölümü,yerleri ve gökleri, dünyayı ve ahireti, mahlukatı yaratan, onların rızkını taksim eden Allah’tır diye inanan kimse isyan etmez, yüce Allah’a itiraz etmez, başkasının malını haram yolla almaz,insanlara musallat olmaz, başkalarının hak ve hukukuna saygı duyar.

İnsanların bazıları yukarıda geçen hususlara,kaza ve kadere inançları hiç olmadığı veya zayıf olduğu için fesad çıkarıyorlar ve can’a mal’a zarar veriyorlar.

Küreselcilerin, inançsız ve iman yoksunlarının “Nüfusu azaltma projesi” diye dayattıkları zulüm, yüce Allah’ın tek yaratıcı olduğunu, rızkı verenin ve rızkı taksim eden’in YÜCE ALLAH olduğuna inanmadıkları içindir.

“Ne yapıp yapıp sekiz milyar insanı beşyüz milyona indirmeliyiz çünkü biz bu kadar nüfusu nasıl doyururuz” diyorlar.

Mazmun,Maksum,
Memlûk ve mev’ûd olan rızık çeşitlerini ve kısa izahlarını bir başka derse bırakırken bu kısa yazımızı şu temennî ve duâ ile bitirelim.

Ey yüce Allah! Sana kafa tutan,Senin hakiki ve tek yaratıcı olduğuna,hakiki rızık veren olduğuna, mazmun olan rızka kefil olduğuna,senin
verdiğin sözü ve va’di yerine getirdiğine inanmayan, dolayısıyla kullarına zarar vermek isteyenlere layık oldukları karşılığı ADL,AZÎZ,KÂDİR
MUNTEKİM mübarek isimlerinin hürmetine sen ver Allahım!

Zalimleri birbirine düşür, bizi ve bütün mümin kardeşlerimizi onların şerrinden,mekrinden ve tuzaklarından emîn eyle.
ÂMÎN.

Ahmet ÖZKAN

28 Temmuz 2021 Çarşamba

ASIL MUSÎBET



فإن كنت لا تدرى فتلك مصيبة
وان كنت تدرى فالمصيبة اعظم

Genel olarak musibet ikiye ayrılır; Dünyevî musîbet ve dînî musîbet.
Dinî musîbet en tehlikeli olanıdır.
Bun’dan dolayı şöyle demişlerdir:
اذا أبقت الدنيا على المرء دينه
فما فاته منها فليس بضاءر
Eğer dünya ve dünya sevgisi,mal ve makam hırsı ve şehveti, insanın dinine zarar vermezse, dünya gelmiş gelmemiş,
az olmuş çok olmuş önemli değildir.

O’na salât ve selâm olsun Rasulullah efendimiz dindeki musîbetin tehlikesine işaret ederek dua ederken şöyle buyururdu:
ولا تجعل مصيبتنا فى ديننا
Allah’ım musibetimizi dinde(dinimizde musîbet olarak) eyleme
Tirmizi Hadis no: 3502

Dünyevî musibet, hastalık yokluk, çeşitli imtihanlar ve bunun gibi malda bedende ve aile icinde vukû bulan sıkıntılar.

Dinî musîbet ise, inanç ve itikad zayıflığı,haramlara ve günhlara dalma,helal haram ayırımı yapmama,
ibadet eksikliği, ibadette gevşeklik, insanlara zulüm v.b gibi.

Konumuza başlık olarak seçtiğimiz şiir ise şunu diyor:
(Ey belli bir yaşa gelmiş ve âhiret yolcusu olan mü’min kul,Yüce Allah’a
kul olan kişi nasıl olmalı
ve âhirete nasıl hazırlanmalı konusunu)
hâlâ bilmiyorsan( ve onun için hazırlık yapmıyorsan),bu bir musîbettir,yok eğer biliyorsan(ve hâlâ hazırlık
yapmıyorsan,o takdirde)
musîbet daha (daha)
büyüktür.

Yüce Allah ölümle uyanmadan önce uyanmayı nasîb eylesin.
Dînîmizi tehlikeye düşürecek dinî musîbetleri bizden ve bütün mümin kardeşlerimizden uzak eylesin.
Hikmeti ve takdiri gereği dünyevî musîbet verecekse sabretme gücü ve karşılığında ecri kesir,Sabri cemîl ihsan eylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

27 Temmuz 2021 Salı

SEN ALLAH DE



كانت لقلبى أهواء متفرقة
فاستجمعت مذ راتك العين اهوائ
فصار يحسدنى من كنت احسده
وصرت مولى الورى مذ صرت مولاى
تركت للناس دنياهم ودينهم
شغلا بذكرك يا دينى ودنياى

Kalbimin(Nefsimin) çok hevaları(arzuları,istekleri)
vardı,Ama gözüm seni gördüğünden(görür gibi ibadet ettiğinden) beri, isteklerim bire(tek’e) indi.

(Yegane arzu ve isteyim sen olunca bu sefer) hased ettiklerim,beni haset eder oldular,Seni efendim, mevlam,sahibim
baştacım olarak
gördükten sonra bütün insanların baştacı oldum.

(Bu devlete,bu şerefe,bu izzete ve lezzete ulaştıktan sonra)Ey dinimin ve dünyamın kefili,sahibi ve herşeyim olan Allahım, senin zikrinle meşgul olduğum için,İnsanların dünyalarını da,(içinde bulunduğum lezzetin, tadın,halavetin çok uzağında olan) dini yaşantılarını da onlara bıraktım.

Şâir’in”Seni gördüğümden beri” sözünden kasdı yüce Allah ise,”Allah’ı görür gibi ibadet et”manasına gelen müşahede,veya “O seni görüyor gibi ibadet et” manasına gelen murakebe hâli ve şuur’u demektir.

“İnsanların dünyalarını ve dinlerini onlara bıraktım” sözü ise, Yüce Allah’ın zikrini, hele zikrin sultanını(kalbin ve kalıb’ın zikri) yakalama ve yüce Allah tarafından anılma şerefine ve şerefesine ulaşan biri, insanların bitpazarında satılan eşya misali dünyalarını ne yapsın ki, dünyalarını çekiştirmeden,dini yaşantılarını eleştirmeden
artık onlara kâl ile değil,hal ile örnek oldum demek istiyor.

Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi, mübarek adını her dâim zikreden nimetlerine şükreden, Kur’an- kerim ayetlerini,kevnî ve enfusî ayetlerini tefekkür ve tedebbür eden,mübarek zat’ın tarafından anılma şerefine eren kullarından eyle,Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

26 Temmuz 2021 P.tesi

PEYGAMBERLERİN TEŞRİF, KİTAPLARIN İNİŞ GAYELERİ.



Bazılarını bildiğimiz, bazılarını da bilmediğimiz bu gayelerden bildiğimiz bir kaçını şöyle sıralayabiliriz:


1-) Ham olan insanı olgunlaştırmak.

2-)Acemi olan insanı
usta yapmak.

3-) İnsanı nefsine esir
olmaktan kurtarıp Allah’a
gerçek bir kul haline getirerek hürriyetine kavuşturmak.

4-) Kalbleri ıslah etmek.

5-) Mekârim-i ahlakı tamamlamak.

6-)Kalûbelâ’da yüce Allah Ademoğullarından, onların sırtlarından zürriyetlerini alıp bunları kendileri hakkında şahit
tuttuğu sözleşmeyi ve ahdi yenileyip onlara verdikleri sözü tekrar hatırlatmak.

Apaçık ve bir harfi bile deyişmeyen Kur’an’ı Kerim’e,Allah Rasulune ve parlak sünnetine rağmen, bunca tefsir,hadis, fıkıh, ahlak ve tasavvuf kitap ve erbabına rağmen mü’min olan bazıları,nasıl istifade etmeden ham ve acemi yaşayabiliyor?

Kevnî, âfâkî ve enfüsî ayetlere ve delillere, dünyada olup biten olaylara rağmen bazıları nasıl istifade etmek için gayret göstermiyor?

Günümüzde cereyan eden ibretlik hadiselere, dünyanın içinden geçtiği sürece rağmen olgunlaşmayıp hâlâ hâm kalmayı, ustalaşmayıp acemi kalmayı, Yüce Allah’a razı olacağı kıvamda kul olma şerefini yaşamak varken,kendi nefsine ve kullara kulluk yaparak yaşayıp nefsin esaretinde kalmayı nasıl tercih edebiliyor?

Allah Rasülunün üstün ahlakından örnek alamayıp,kalbini ıslah etmek için çaba sarfetmeyen yüce Allah’a “Kâlûbelâda” verdiği sözü unutan ve hiç gündemine almayan bir insan, hele hele bir mü’min, daha iyi ve daha kaliteli olmak için neyi bekliyor?

Kendine gelmek için, iş işten geçmeden ve dönülmez bir yola girmeden niçin tedbir almıyor insanoğlu?

Eğer biri ve birileri bu durumdaysa, kalb ve akıl tutulması yaşıyorsa, cehaleti ilme,hamakatı akıllı olmaya, dünyayı ahirete tercih ediyorsa,bu duruma sebeb dünya sevgisi ve gaflet ile uzun yaşama arzusu değil de nedir?

Perdeler inmeden ve perdeler kalkmadan hayat ve ömür defteri kapanmadan,iş işten geçmeden yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi lutf u keremiyle uyandırsın.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

25 Temmuz 2021 Pazar

AKŞAM VE SABAH EZANI OKUNUNCA



Bütün ezanlardan sonra, “Ey bu tam dâvet’in rabbî” diye başlayan bir dua var, bu dua aşağı yukarı herkes tarafından zaten biliniyor.

Ayrıca akşam ve sabah ezanları duyulunca bilenlerin okuduğu bir dua vardır,mesela akşam ezanı duyulunca
“Allah’ım bu senin yarattığın ve lütfettiğin gecenin ikbali ve gelişi,gündüzün de sırt dönüp gidişidir, bu ezan sesleri, insanları sana davet eden müezzinlerin sesidir bana mağfiret eyle.

Sabah ezanı duyulunca da ,”Allah’ım bu senin yarattığın ve lütfettiğin gündüzün ikbâli ve gelişi, gecenin de sırt dönüp gidişidir,bu sesler insanları sana, (felaha camiye cemaata kurtuluşa)çağıran müezzinlerin sesidir bana mağfiret eyle” denir.
Tirmizî Hadis no: 3589

Şimdi insanoğlu şöyle bir bakıp düşünsün; Gün biterken “Nihayet güneş karanlığın perdesiyle gizlendi”
Sâd süresi 32. ayetteki ilâhî söz mücibince güneş batarken o gün ne yaptı, akşama ,geceye girmeye hazır mı,bu gün amel defterine neler yazdırdı, gün biterken ömründen bir parça koptu,bir gün azaldı,bu yol ve yolculukta hangi duraktadır ve ne kadar mesafe kat’etti, bu biten gün’e karşı telafi edici neler yaptı, hangi hayırlar sevaplar, sadakalar, zikirler,dualar yapabildi?

Aynı şekilde fecrin çıkışı ve ezanı ile beraber gece yapılan şeyler bitmiş ve gündüz yapılacaklar başlamıştır. İnsan baksın, geceye başlarken kendisi âbidlerin, zâkirlerin teheccüd ehlinin saflarında mı yer aldı, yoksa gece sırt dönüp gidince o,mışıl mışıl uyuyup sabah namazını mı kaçırdı?
“Yatma seherde uğrarsın derde” nasihatından habersiz gafillerden mi oldu.?

Kişi, gece yatarken şeytan ensesine üç düğüm
düğümlüyor, uyanıp abdest alırsa bir, yüce Allah’ı anarsa iki, sabah namazını kılarsa üç düğüm çözülüyor ve kişi huzurlu bir şekilde morali düzgün uyanıyor.
Yok uyanıp yüce Allah’ı ziretmez ve abdest alıp namaz kılmazsa, sabah morali bozuk,vücudu gevşek ve tembel kalıyor”
Buhari Hadis no: 1142

Şimdi herkes baksın, seytan’nın ense’ye bağladığı düğümler çözülüyor mu,çoğalıyor mu?
Gece bir elbise gibidir “Geceyi (uyku için) örtü kıldık”
Nebe’süresi 10 ayet. Acaba kişi nur’dan ve sürurdan tâat ve takva’dan bir elbise mi giydi, dolayısıyla geride kalan ve bir daha asla dönmeyecek olan bu gecede zarar görmeyen bir ticarete mi başladı, yoksa gece ona, zulmeti gibi karanlık bir cübbe karanlık bir elbise mi giydirdi ve bedeni uykuya daldığı gibi kalbi de gaflette kalıp gafletle mi uyandı.
İnsan özellikle baksın ve en hayırlı olana kendisi karar versin.

Mü’min kişi, özellikle Allah rızasına tâlib olan kişi, sâlik, mürid bu hesabı,bu muhasebeyi yapmalı ve bu çabayı göstermelidir.

Eğer mümin ölmeden ve muhasebeye çekilmeden kendini muhasebe ederse, kıyamet günü hesabı, kolay olur,yok kendini muhasebe etmeyip düğümler ve hesaplar birikirse,ahirette muhasebesi zor ve çetin olur.

Yüce Allah bizleri ve bütün müminleri”Onlar dünya hayatının
sadece görünen
yüzünü kısmen bilirler, ahiret(hayatı) hakkında ise tamamen gaflet içindedirler”
Rum süresi 7. ayet-i Kerimesinde zemmettiği
kimselerden olmaktan muhafaza buyursun.
Âgâh ve mütenebbih eylesin, gece ve gündüz gibi büyük fırsatları ve nimetleri ahiret azığına vesile yapan kullarından eylesin.İnsan ve cin Şeytanlarının hile ve tuzaklarından, düğümlerinden koruyup kollasın, Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

24 Temmuz 2021 C.tesi

BAYRAM’A DERİN BAKIŞ



ان عيدى يوم آت بابكم
وأمرغ فى ترابكم وجنتى

Allahım! Şurası kesindir ki bizim bayramımız, Senin kapına gelip, kapının ve dergahının toprağına yüzümüzün iki tarafını sürdüğümüz gün’dür.

Allahım! Kapına, kapından ayrılmamak için geldik ve elbette bunun da bir anlamı vardır,o da şudur:

لن أبرح الباب حتى تصلحوا عوجي
و تقبلوني على عيبي وعصياني
فان قبلتم فيا عزى ويا شرفي
وان ابيتم فمن ارجو لعصيانى

Allahım! Bizim eğriliğimizi düzeltinceye kadar, aybımızla ve kusurumuzla bizi kabul edinceye kadar kapından ayrılmayız,bizi kabul buyurduktan sonra zaten ayrılmayız.

Eğer bizi kabul edersen,bu bizim için en büyük İzzet ve en büyük şeref olur.

Yok,bizi kabul etmez de eli boş çevirirsen bu isyankâr halimizle nereye gideriz ve kime umud bağlarız.

Kabe-i Muazzama ve şubeleri olan bütün cami ve mescitlerde,hatta Rasulullah efendimize ve ümmetine mescid kılınan yeryüzün’nün herhangi bir yerinde yüce Allah’a içten ve samimi yönelen herkes Allah’ın kapısında sayılır.

Hele hele mü’min’in bulunduğu yer cami,gün de bayram olunca, yüce Allah asla boş çevirmez ikram eder, lütfeder,verir. Kul bunun şuurunda ve farkında olmalıdır, kazanımları kaybetmemelidir.

Can,Cananı ile,kul sultanı ile(manen) buluşunca, hüzün ve keder de def’
olup kalbteki(gaflet) perdeleri kalkınca,bütün günahlar affolunca, bayram o zaman bayram olur.

الدهر لى ماتم ان غبت يا املى
والعيد ما كنت مرءا لى ومستمعا

Ey arzularımın sonu ve son arzum, eğer sen bana gâib olup(manen senden) uzak olursam ömrüm boyunca yas tutarım.
Eğer (manen) seni müşahede eder, görür (gibi ibadet eder)sem, ve yine fermanını(manen) duyabilirsem, ömrüm boyunca bayram ederim.

Ey alemlerin rabbi olan yüce Allah! Bu bayram sabahında bizlerle ve bütün müminlere her anlamıyla razı olduğun bayramı idrak etmeyi,senin razı olduğun şekilde hayatı bayrama çevirmeyi,kurban bayramını lütfettiğin gibi,en büyük bayram olan MÜBAREK CEMÂLİNİ TEMÂŞÂ BAYRAMINI nasîb eyle.
KURBAN BAYRAMINIZ MÜBÂREK OLSUN ÂMÎN.

Ahmet ÖZKAN

20 Temmuz 2021 Salı

AREFE GÜNÜ VE TEŞRÎK TEKBİRLERİ.


“Bugün sizin için dininizi Kemal’e erdirdim,size nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İslamiyet’i beğendim”.
Mâide suresi 3.ayeti, Arafatta cuma’ya denk gelen Arefe günü nazil olmuştur.
Buhari Hadis no:45
Müslim Hadis no: 3017

(Andolsun) Tanıklık edene ve edilene ki”
Burûc suresi 3. ayetinde geçen “tanıklık eden” cuma günü,”edilen” ise Arefe günüdür.

“Çift olana ve tek olana”;
Fecr suresi 3.ayetteki “Çift” Bayram günü,”Tek” ise Arefe günüdür.

İşte “en hayırlı dua” Dünya’nın en hayırlı günlerinden biri olan Arefe günü yapılan duâ’dır”
Tirmizî Hadis no: 3585

O’na salât ve selâm olsun Rasulullah efendimiz bu hususta hadiste şöyle buyurdu:
” En hayırlı duâ Arefe günü duâsıdır, ben ve benden önceki peygamberlerin söylediği en hayırlı duâ: Lailâhe ille llahu vahdehû la şerike lehû lehul mülkü ve lehül hamdü (biyedihil hayru) ve huve alâ külli şeyin kadirün ” dur.
Tirmizi Hadis no: 3585
Ahmed Müsned:6910

Hicri 157 de vefat eden fıkıh ve hadis âlimi el evzâi şöyle der: Bazı insanlara kavuştum yüce Allah’a olan ihtiyaçlarını Arefe günü’ne saklıyorlardı(Arefe günü gelince çok hayatî olan o dualarını yaparlardı.)
Vallahi AREFE günü yaptığım hiç bir dua reddolmadı,ikinci bir Arefe günü gelmeden sabahın aydınlığı gibi net bir şekilde yüce Allah’tan istediklerim oluyordu.

Yukarıda geçenlere ilaveten Arefe günü,iki yılın günahlarını silip süpüren oruç, Kur’an tilaveti,sadaka,zikir,duâ ve her çeşit hayır ihmal edilmemelidir.

Arefe günü sabahı başlayıp, bayramın dördüncü günü ikindi vakti biten tesrîk tekbirleri,(23 vakit)
“Eyyâm-ı ma’dûdât”
Bakara suresi 203 ayet ve
“Eyyâm-ı ma’lûmât”
Hac suresi 28.ayet ile emredilmiştir.

Çok önemli bir husus ile bu kısa yazımızı bitirelim.
Müminler en sevinçli günleri olan bayram günlerinde yüce Allah’ı tazim etmek için tekbir getirirler, en hüzünlü oldukları gün olan bir yakınlarının veya bir müminin vefatında da cenaze tekbirleri getirirler.

Bunun derin anlam ve hikmetlerinden biri de şudur: mümin her halükarda yüce Allah’a iltica etmelidir, dönmelidir tazim etmelidir neşesi ve üzüntüsü onu hiçbir zaman kulluktan, Allah’a dönmekten engel
olmamamalıdır, sevinçli iken de, üzüntülü iken de Kur’an’a sünnete aykırı bir iş yapmamalı,ters bir söz söylememelidir.

Allah’ım bu Arefe günü sabahında ve gündüzünde bizlerin ve bütün müminlerin tutacakları orucu yapacakları duayı verecekleri sadakayı yapacakları zikri ve tâatı ve her türlü ibadeti lütfunla kereminle kabul eyle Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

19 Temmuz 2021 P.tesi