BAZI UYARMA USULLERİ



ان الدين النصيحة ان الدين النصيحة ان الدين النصيحة قالوا لمن يا رسول الله قال لله ولكتابه ولرسوله ولأئمة المسلمين وعامتهم
Rasulullah efendimiz bir hadiste şöyle buyurdu:
“Din nasihattır,Din nasihattır,Din nasihattır, kimin için nasihattır ey Allah’ın Rasulü diye soruldu buyurdu ki: Allah, Allah’ın kitabı, Allah’ın Rasulü, müslümanların imamları(idarecileri)
ve tüm müslümanlar için nasihattır”.
Müslim Hadis no: 55

Alimler derler ki:
النصح ثقيل فلا تجعله جبلا ولا ترسله جدلا.
Nasihat ağırdır,sen de ey nasihat eden kişi bunu daha da ağırlaştırıp dağ gibi yapma,nasihat ederken de mücadele ve münakaşaya kapı aralama.

Zira:
الحقاءق مرة فاستعيروا لها خفة البيان
Hakikatler acıdır, hakikatı aktarırken biraz hafif ve latif (incitmeyen) üslubla sunun.

Yüce Allah’a, kitabına, Rasulune,insanları davet ederken,idarecilere ve tüm müslümanlara nasihat ederken elbette güzel mev’iza ve hikmeti kullanmak emredilmiştir.

İdarecilere nasihat ederken daha dikkatli olunmalı genelde latif, zarif hafif,nahif bir üslubla olursa munasib olur, elbette bazen faydası varsa yüce Allah’a sığınarak tatlı sert bir üslub ta kullanılabilir.

Birkaç örnek:

1-) Halife olan Harun Reşit Fudayl b İyaz’a dediki: Senin için zahid diyorlar,Fudayl : zahid’ten kasdın nedir? Harun Reşit: yani dünyayı terkettin,Fudayl b.İyaz dedi ki: Ey Mü’minlerin emir’i! Öğleyse sen benden de zahidsin,zira ben Allah’ın katında değersiz olan dünyayı terkettiysem, sen ebedi ve dünya ile mukayese edilmeyecek kadar kıymetli olan âhireti terkettin (yani ahirete lazım olan hazırlığı yapmıyorsun)

2-) Medine-i Münevvere’de Medine Emir’i cuma hutbesi okuyor ve hutbeyi biraz uzatıyor,alimin birisi cemaatin içinde emir’e itiraz ediyor ve: Hütbeyi kısa tutmak,,namazı da (biraz) uzatmak imamın anlayışına delalet eder diyor, cuma sonrası Emir onu nezarete atıyor.
İkinci bir alim, Emir’i ziyaret ediyor,Emir : Kimsin ne istiyorsun diyor,alim: Ben nezarete attığın ahmak hoca’nın arkadaşıyım diyor,Emir: Niçin ahmakmış diye soruyor,alim: Efendim sizin haram yediğinizi,
halka zulmettiyinizi biliyor itiraz etmiyor da, hutbeyi biraz uzattınız diye hem de cemaatin içinde itiraz ediyor.
Emir: Senin yaklaşımın ve üslubun hoşuma gitti,zira burada benden ve senden başka kimse yok, sana da bir ceza vermiyorum,o ahmak dediğin hoca arkadaşını da salıveriyorum.

3-) Bir padişah bir âlime: Benim için en hayırlı amel nedir diye sormuş,âlim demiş ki: Sizin için en hayırlı amel öğlene kadar uyumaktır.
Padişah meseleyi anladı mı,anlamadı mı,sonra mı anladı bilmiyoruz ama,
anlaşılan padişah bazı haksızlıklar yaptığı için uzun yatıp uyuması raiyye için daha uygun diye düşünülmüştür.

Görüldüğü gibi bu üç örnekte hem din’in emri nasihat var, hem de incitmeden, usul ve uslub ile nasihat vardır.

Her zamandan daha fazla nasihat’a muhtaç olduğumuz zamanları ve ortamları yaşıyoruz.

Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi bildiği, öğrendiği doğruları yaşayan, sırf yüce Allah’ın rızası için kırmadan, dökmeden başkalarına güzelce aktaran,kendisine aktarılan doğru ve faydalı mâlumat’a da kulak ve kucak açan, tırmandırmadan, yokuşa sürmeden, insanlara özellikle mü’minlere şefkat ve merhamet eden kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

21 Ağustos 2021 C.tesi

Leave a Comment