إبى الإسلام لا أب لى سواه
اذا افتخروا بقيس أو تميم
*Birileri mensub oldukları
kabilelere aidiyetini dile getirip kimlerden olduğunu açık açık izhar ederken, biz Kays kabilesi mensubuyuz, diğerleri de,biz de Temim kabilesi mensubuyuz diye iftihâr edip övünürken,ben de göğsümü gere gere : Ben hak din olan İslam dini’nin oğluyum (mensubuyum) , İslam’dan başka babam yok diye haykırıyorum.
*Cennet’in özlediği üç kişi vardır, Ali,Ammâr ve Selmân.
Tirmizi Hadis no :3797 Bunlardan biri olan Selman-ı Farisi de: “Ben İslam’ın oğluyum” derdi,Hz Ömer efendimiz bunu duyunca,ben de İslam’ın oğluyum ve Selman’ın kardeşiyim buyurdu.
Zehebi Â’lâm un Nübelâ:
1/544
*Yüce Allah, bu hususta bir ayeti kerimede şöyle buyurur: “Allah’a çağıran
iyi işler yapan ve ” ben müslümanlardanım”
diyenden daha güzel sözlü kim vardır”
Fussilet suresi: 33 ayet.
Bu ayet, İslam’a mebsub olup bunu açık açık izhar etmenin en güzel söz olduğunu ifade
buyurmaktadır.
*Böyle bir kişi, mensup olduğu İslam’a insanları hâl ile ve kâl ile davet ediyor Salih amel işliyor ve ben müslümanlardanım diyor bundan daha güzel sözlü kimse olamaz.
*Bizler de yüce Allah’ın medhettiği bu kişilerden olabilir miyiz? Evet olabiliriz, zira ayette hitab herkesedir, müfred olsun,tesniye ve cemî olsun, erkek olsun bayan olsun hitab herkese
şamildir.
*Bu şeref ve bu şerefli iş varken mü’min kişi bundan istifade etmelidir, yüce Allah’ın methettiği kimselerden olmak için yaşayarak, güzel sözle,güzel ahlak sahibi olarak herkese örnek olabilir,ve herkese İslamı sevdirebilir.
*Başka bir Ayet-i Kerimede
“Artık sana vahyolunan kitaba sımsıkı sarıl; şübhesiz sen doğru yolun üzerindesin, o kitap sana ve kavmine bir hatırlatmadır ; yakında sorgulanacaksınız”
Zuhruf suresi: 43,44 ayetler.
Yani ey Peygamber bu kitap sana ve Ümmetine bir şeref ve iftihâr vesilesidir.Başka bir Ayet-i Kerimede de
“Andolsun, size içinde sizin için öğüt bulunan bir kitap indirdik.Hala aklınızı
Kullanmayacak mısınız?
Enbiyâ suresi:10 ayet.
Yani bu kitapta (Kur’an-ı Kerim’de) serefiniz, övünç vesileniz var, siz bu kitapla anılacaksınız.
*Müslüman kişi,
“Ben müslümanlardanım”
sözünü,göğsünü gere gere söylediği ve altını doldurduğu devirlerde,
rengi ve dengi(sesi) müslümanlığı temsîl ettiği
zamanlarda İzzet, şeref, şan şöhret ve bütün güzellikler müslümanlara aitti ve müslümanlar dünyaya hakim idiler,ama bu ihmal edilip kişi soyu ve sopu ile,nesebi ile,kabilesi ve kavmi ile, derneği ve vakfı ile,cemiyeti ve cemaati ile partisi ve dergisiyle,bir kaç yaptığı şeyle iftihar edip övününce, Müslümanım demekten bile utanınca durum şimdi bildiğiniz gibi.
Farisilerin(şimdiki İran’ın) ordu komutanı Rüstem’in karşısında sahabi Rib’î b Âmir’in verdiği cevabı beraber dinleyelim;
Rüstem soruyor : Siz kimsiniz?
Sahabi Rib’î b Âmir : Biz öyle bir ümmetiz ki, yüce Allah bizi,isteyeni kul’a kul olmaktan çıkarıp,sadece yüce Allah’a kul yapmak, dünyanın darlığından ve karanlığından, yine dünyanın genişliğine, aydınlığına ve hürriyetine, batık ve batıl (beşeri dinlerin) zulmünden, İslam dininin adaletine çıkarmak için gönderdi.
Kur’an’ı Kerim’i rehber edinen, kimliği sadece İslam’ın oğlu olan bu şerefli sahabi bu sözleriyle İslâm Dini’nin insanlık tarihinde büyük hedeflerini, İslam’ın gayesinin, ıslâh ve hürriyet olduğunu haykırmaktadır.
Biz filan oğlu filan’ın cemeaatıyız,filan efendiye bağlıyız,falan mubarek bizim hocamızdır,filan partiye bağlıyız,o bizdendir,öbürü bizden değildir,o dediyse doğrudur,ben aklımı onun cebine koydum, aklımı ona kiraya verdim, bizim şeyh hazretleri asla hata yapmaz,zira onun gibi dünyaya ne geldi ne gelecek,Mehdi’ye bizi ancak bizimki ulaştırır
diyen kardeşlerime ve kendime- haddim değil ama- bir hatırlatmam var.
Ebu Yezid-i Bistamî Hz.nin bir müridi vardı,bir gün dedi ki Ebu Yezid-i Bestamiye : Efendim ben ölünce cübbenizi benim mezarıma sersinler ve oraya değsin ki, belki münker ve nekir’in sorularına cevabım cubbeniz bereketiyle kolaylaşır, Ebu Yezid-i Bestami hazretlerinin bu müridin talebine cevabı şu olmuştur: Sen adam olmazsan,yani Kur’an’ın ve sünnetin tasvip ettiği ve onayladığı bir müslüman olmazsan cübbemi değil benim deriyi çıkarıp, sana deri yapsalar sana faydası yoktur.
Herhangi bir kardeşimin yanlış anlamaması için şunu da arzediyorum:
Şükür Allah’a, Tasavvuf’un ihsan makamı altında bulunduğuna, İhsan’ın dinin bir bölümü olduğuna, Kur’an ve sünnetten onaylı tasavvufi tarikatları seven ve savunan biriyim, Tasavvuf’un, kalbin fıkhı ve ilmihali olduğuna da inanıyorum.
Yüce Allah bizlere ve tüm mü’min kardeşlerimize Kur’an-ı Kerim ile Rasülullah efendimizin Parlak ,sünneti ile izzet, şeref, üstünlük vermesini, dahilî haricî, görünür görünmez, bütün düşmanlara gâlib kılmasını niyaz ediyorum.
Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi gönül erlerini sevenlerden onların dualarında ve gönüllerinde olanlardan nisbet dolu bakışlarına mahal olanlardan kılsın.Âmîn
Ahmet ÖZKAN
31 Ağustos 2021 Salı
İSLAM’IN OĞLU