ALLAH RIZASI VEYA ALLAH İÇİN NE DEMEK?



اطلب وجه الله فى كل ما انت صانع
والا فعملك كله ضاءع

Ne yaparsan yap, yaptığın her amelde söylediğin her sözde yüce Allah’ın zatını ve rızasını iste,iste ki karşılığını bulasın, eğer gaye bu değilse yapılan iş koca bir hiç olur.

Mesela bir insan bir şeyler yapıyor, yazıyor okuyor,okutuyor çalışıyor çabalıyor, hatta ibadet ediyor gece uykusuz kalıyor,cihad ediyorum diyor gerçekten o yolda ölüyor, öldürüyor ağız dolusu konuşuyor, paneller, konferanslar seminerler ve daha neler neler yapıyor ve bütün bunlardan gayesi “desinler ve takdir etsinler” ise, bu kişinin sevabı sadece “desinler ve takdir etsinler”den ibaret olur.

DİKKAT! Kıyamet günü ilk hesabı görülecek üç kişi var.Allah yolunda ölen, ilim ve Kur’an öğrenip öğreten ve kendisine mal mülk verilen.
Yüce Allah her birine verdiği nimetlerini onlara hatırlattıktan,onlar da bu nimetleri ikrar ettikten sonra,bu nimetlere nasıl karşılık verdiklerini sorar.
Birisi: Senin için ruhumu verdim, öbürü: Senin için öğrenip öğrettim, diğeri: Sevdiğin nere varsa oraya infak ettim diye cevap verir.
Herşeyi bilen yüce Allah birinciye: Yalan söylüyorsun,cesur desinler diye bunu yaptın nitekim dediler, ikinciye: Âlim,kârî desinler diye bunu yaptın, üçüncüye: Cömert desinler diye bunu yaptın buyurur ve ateşe atılmalarını emreder.(bu üç kişinin hedefi Allah’ın rızası değildir,yoksa herkes’in durumu ayrıdır)
Müslim Hadis no: 1905
Not: Hadis-i şerif’i kısaca özetle arzettim.

Durum böyleyse inanmayanların ve yaptığını Allah için yapmayan inananların âhirette sevapları var mı?
Yukarıdaki Müslim hadisi inandığı halde Allah rızasını gözetmeyenlere örnektir.

İnanmayanlara bir örnek: Hz Âişe validemiz sordu:
Ey Allah’ın rasulü cahiliye devrinde çokça iyilik yapan Abdullah b.Cud’ân vardı ahirette bu ona fayda verir mi? Rasulullah buyurdu ki: O bahsettiğin kişi bir gün bile Allah’ım din günü günahlarımı bağışla demedi(yaptıkları ona fayda vermez).
Buhari şârihi Askalânî der ki: Eğer müslüman olduktan sonra “Allahım! din günü günahımı bağışla deseydi,cahiliye devrinde yaptıkları dahi ona fayda verirdi.

Bugün yardım havarisi gibi görünüp dünyayı kasıp kavuran, insanların yer altı ve yer üstü servetleri ile hayatlarını ellerinden alan gayri müslimlerin âhirette elde edecekleri hiç bir şey
yoktur.
“Kafirlerin duası hep boşa gider”
Ra’d suresi 14 ayet.

Peki her gün onlarca kez şöyle diyoruz : Allah için Allah rızası için, şu işi Allah için yaptım, benim niyetim Allah’tır ve buna benzer cümleler ne demek?
Ne demek bu cümleler, kişi bir işi,bir ameli nasıl yapmalı ki,bu amel Allah rızası için olmuş olsun?

Önce şunu söyleyelim:
Bir amelin, kabulü için olmazsa olmaz iki önemli şartı vardır;Birincisi Allah için yapılmış olacak, ikincisi O’na salât ve selâm olsun Rasulullah efendimizin sünnetine uygun olacak, işte bugün bu kısa yazımızda birinci şart’ta deyinelim.

Allah rızası değince;
1)- Mü’min bir ameli yüce Allah’tan sevap almak için yapıyorsa,
2)-Yüce Allahın azabından korktuğu için yapıyorsa,
3)-Yüce Allah’tan utandığı ve hayâ ettiği için yapıyorsa,
4)-Yüce Allahı sevdiği için yapıyorsa,
5)-Yüce Allahı iclâl,ta’zîm, yüceltmek ve O’na muhalefet etmekten korktuğu için yapıyorsa,
6)- veya bunların bir kaçını birden niyet ederek yapıyorsa, bütün bunlar yüce Allah’ın rızası maddesinden kabul görür.

Bunlardan en uygun olanı hangisidir diye bir soru sorulacak olursa, beşinci maddede zikredilen hususun daha uygun olduğunu söylemek mümkündür.

Bir mümin hayırlı bir ameli yaparken niyeti böyle olmalıdır bunu anladık, peki bir haramı terk ederken niyeti ne olmalıdır? Mü’min bir günahı,bir haramı terkederken bile niyeti Allah rızası için olmalıdır ki bu haramı terk ettiğinden dolayı sevap almış olsun, haramı, günahı ma’siyeti terk etmesi elbette Yüce Allah’ın emri olması hasebiyle güzel bir ameldir, fakat sevap alması için ayrıca sırf Allah için ben bunu terk ettim diye kendi kendini ikna etmeye çalışmalıdır.

Bu hususa bir örnek vererek kısa yazımızı bitirelim; Mesela bir insan kumar oynamıyor,uygun olsa da ona sorulsa; Niye kumar oynamıyorsun? Param yok onun için oynamıyorum dese, bunun için bir sevabı yok, artık bana yakışmıyor dese, bunun için de sevabı yok, kafa dengi arkadaşım yok onun için oynamıyorum dese yine sevabı yok, fakat dese ki: Yüce Allah kumarı haram kıldı ve ben bundan dolayı kumara el sürmüyorum, böyle niyet ettiği andan itibaren kendisine sevap yazılır, elbette bunu demek şart değil,niyet etmesi yeterlidir.
Dînîn haramlar saydığı yasaklar için durum aynıdır.

Ey Yüce Allahım! Bizlerin ve bütün mümin kardeşlerimizin yaptığı amelleri rızana ve Rasülullah efendimizin sünnetine muvafık eyle,emirleri yaparken, yasakları terkederken niyetlerimizi doğru niyetler eyle.
Sana “Îmânen ve ihtisâben” ibadet edenlerden eyle,Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

16 Eylül 2021 Perşembe

Leave a Comment