NE DÜNYA KALICI NE SAKİNLERİ



ارى الدنيا ستؤذن بانطلاق
مشمرة على قدم وساق
فلا الدنيا بباقية لحى
ولا الحى على الدنيا بباق

Eraddünyê setü’zinü bintılâkin,müşemmiraten
alâ kademin ve sâkin.
Feleddünyê bibâkiyetün li hayyin,velel hayyü ala ddünyê bibâkin.

(Şöyle) dünyaya bakıyorum da,dünya, paçalarını sıyırıp
(çalısını çırpısını toplayıp yüce Allah’ın emri gelince)gidecek gibi.
(Doğrusu) dünya hiçbir canlı kimse(veya cansız bir şey )için bâki kalmayacağı gibi, dünyada da (yeryüzünde de) hiçbir canlı kalmayacaktır.

Fani (ve geçici olan dünya)yı bâki( ve ebedi) ye ( yani ahirete) tercih eden bir kimseye İslam nazarında akıllı kimse denmez.
Akıllı kimse -mü’min olması şartıyla- baki ve ebedi olanı, geçici ve fani olana,tâatı ve ibadeti günaha ve ma’siyete,ilmi cehalete tercih edendir.
Mü’min olmayan kimsede meâd aklı yoktur ve ona akıllı denmez.

Ölen bir kimsenin malı mülkü ve dünyası elinden çıkıyor, aslında ölmeden önce tasarruf hakkı bitiyor ve şunu bunu filan kimseye, öbürünü falan kimseye verin dese bile onun söylediklerine pek aldırış edilmez.

Bir insanın mecazi ve geçici sahip olduğu dünya bir gün elinden çıkacağı gibi, tüm dünya da içindekilerle beraber bir gün yok olacaktır,yani kişi ölünce kıyameti ,bir asırdaki insanlar ölünce o asrın kıyameti, gökler yarılınca, yıldızlar dökülünce, güneş dürülünce ve dünyanın kimyası bozulunca da büyük kıyamet mutlaka vuku bulur.

Ey yüce Allah! Bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize mtihan için yarattığın dünya’nın iç yüzünü, hakikatını bize göster,göster de dünyaya ve dünyalıklara aldanmayalım,dünyayı gözümüzde küçük eyle.ahireti kalblerimizde büyük eyle.
Rağbetimiz,zat’ın,rızan cennetin, mübarek cemalin olsun.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

31 Ekim 2022 P.tesi

CÖMERT OL



اذا جادت الدنيا عليك فجد بها
على الناس طرأ فإنها تتقلب
فلا الجود يفنيها اذا هى اقبلت
ولا البخل يبقيها اذا هى تذهب

İzâ câdet id dünyâ aleyke fucüd bihê alannêsi turran feinnehê tetekallebu.
Felel cûvdu yüfnîhê ize hiye ekbelet,velel buhlu yubkîhê izê hiye tezhebu.

Eğer bir gün (Yüce Allah’ın fazl ü keremi olarak veya bir imtihan olarak) dünya malın çoğalır da ( ekonomik durumun düzelirse),o zaman sen de önüne gelenlere (özellikle fakir ve miskinlere, muhtaçlara yardımcı ol,infak et) cömertlik yap, ver zira dünya dönüp dolaşır (bugün sende ve burda yarın başkasında ve başka yerde olur).

Dünya yüzünü sana
dönüp gelince(ve senin ekonomik durumun düzelince), senin cömertlik yapman ve infak etmen dünyayı, dünyanı ve dünya malını azaltmaz,yok eğer dünya sana sırtını dönmüş gidiyorsa, cimrilik yapmak kısmak dünyayı tutamaz,onu çoğaltamaz.
(gitmesine engel olamaz).
Rasulullah efendimiz bu hususta şöyle buyuruyor:
” Her sabah iki Melek (Yüce Allah’ın izniyle ve emriyle dünyaya) iner, bir Melek: Allah’ım infak edenin malını artır, diğer Melek: Allah’ım (cimrilik yapıp) infak etmeyenin malını itlaf et” derler
Buhari Hadis no: 1442

Zaten insanoğlunun sahip olduğu herşey birer emanettir.
Şair:
ومالمال والاهلون الا وداءع
ولا بد يوما ان ترد الوداءع
diyor.

Ve mel mêlu vel ehlûne ille vedâi’un ve le budde yevmen en turadde el vedâi’u.

Mal mülk çoluk çocuk ancak birer emanettir, çare yok bu emanetler bir gün (asıl sahibine) dönecek.

Dünya adına elimizde ne varsa yüce Allah’ın bize emanetidir,emanet bir gün sahibine dönecektir.

O halde mü’min az çok,gece gündüz,gizli aşikâr demeden fırsat buldukça infak etmeli, Meleklerin hayır dualarına layık olmalıdır.
Bilmelidir ki infak ettiği bir kuruşun, yaptığı bir iyiliğin Yüce Allah indinde karşılığı bire bir,bire on,bire yetmiş,bire yediyüz ve bire hesabısızdır.

Yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi emaneti gereği gibi yerli yerince
Kullanan ve bu konuda hesabını Yüce Allah’a akyüz ile verecek olanlardan eylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

30 Ekim 2022 Pazar

KABRE GİRMEDEN



قبورنا تبنى وما تبنا
ياليتنا تبنا قبل أن تبنى

Kubûrunê tübnê ve mâ tubnê,yâ leytenê tübnê kable en tübnê.
Burada iki tane تبنى ve iki tane تبنا vardır, görüldüğü gibi yazılışları ayrı telaffuzları aynıdır.Bu gibi hususlara Cinaslı denir.
تبنى
“Kubûrunê” ile birlikte kabirlerimiz bina ediliyor demektir,تبنا ise “ya leytenê’ il beraber keşke tövbe etmiş olsaydık demektir.

Kabirlerimiz şimdiden bina edilmiş, yapılmış bile ( içine gireceğimiz kabrimiz belki şu an bir yerde kazılmış da olabilir,yerini biz bilmesek de belli,en azından malzemesi ,yani taşı toprağı ve tuğlası, tahtası belli, ya hazır ,ya da hazırlanacak) ama biz(mâlesef daha tövbe etmemişiz.

Ah keşke kabirlerimiz bina edilmeden, yapılmadan(yani biz ölüp içine girmeden,zira içine girersek dünyaya dönüş kalmaz) biz tövbe etsek(günahları, hataları,ma’siyetleri artık bıraksak,bunlara pişman olup bir daha dönmesek,ve bundan sonra hep iyilik yapsak ne iyi olur.)

Şöyle bir darb-ı mesel vardır:
آخر الدواء الكى
Âhir ud devâil keyyü
Tedavinin son aşaması dağlamaktır.

Birçok doktora giden, çeşitli ilaçları kullanan ve hiç bir tedaviye cevap vermeyen bir hasta için bu tabir ve bu darb-ı mesel kullanılır.
Yani bunca doktora ve ilaca rağmen iyileşmeyen hastanın o hastalığını ve yarasını dağlamaktan başka çare kalmaz.

Ölümü Yüce Allah’ın kitabı olan Kur’andan ve Rasulullah efendimizin hadislerinden okuyan ilm el yakîn olarak onu bilir, başkalarının, yakınlarının
ölümüne şahid olan kimse de ölümü ayn el yakin bilmiş olur,
kendisi öldüğünde ise ölümü Hakk el yakîn müşahede etmiş olur.

Tabutu taşıyan,mezarı
kazan ve cenazeyi bizzat kabre indirip üzerini kapatan bir insan hala ibret alıp ölüme hazırlık yapmıyorsa,yanlıştan vazgeçip tövbe etmiyorsa ,bütün bunlar onun mânevi hastalıklarının iyileşmesine sebeb olamıyorsa,geriye son çare ve ilaç tedavisi olarak dağlamaktan başka ne kalır?Hiç bir şey kalmaz.

Bu son tedavi aşaması olan (Ateşle) dağlama ile karşı karşıya kalmadan zahiren ve manen şifaya ve afiyete kavuşmayı, Dinde,dünyada ve ahirette affı âfiyeti ve muâfâtı bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimizle lütfetmesini Yüce Allah’tan diliyor ve dileniyoruz.
Kabirlerimiz üzerimizde bina edilmeden makbul bir tövbeyi de
bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasib eylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

29 Ekim 2022 C.tesi

SABRIN SONU SELAMET



اذا ما رماك الدهر يوما بنكبة
فاوسع لها صدرا واحسن لها صبرا
فإن اله العالمين بفضله
سيعقب بعد العسر من فضله يسرا
İze mê ramâkaddehru yevmen binekbetin,
feevsi’ lehê sadran ve ahsin lehê sabran.
Feinne ilâh el âlemîyne
bifadlihi seyu’ kibu ba’del usri min fadlihî yüsran.

Zaman(yüce Allah’ın takdiri ve tasarrufu ile) sana bir musîbet, bir ok darbesi yönelttiği zaman buna karşı göğsün ferah ve geniş olsun ve bu musibetleri güzel bir sabırla karşıla.
Zira alemlerin ilâhı olan Yüce Allah fazl ü keremiyle zorluğun akabinde bir kolaylık ihsan eder.

Bunun böyle olduğu kesindir ve biz mü’minler
buna inanıyoruz.
Bu hususta birçok örnek vardır, bunlardan biri de aşağı yukarı çoğumuzun okuduğu, duyduğu ve bildiği Hz. Eyyûb’un Kur’an’ı Kerim’de geçen kıssası’dır.

Hz.Eyyûb’un,Yüce Allah’ın İlâhî hikmeti ve takdiri ile karşılaştığı çok acı halleri ve sıkıntıları, bu hallere ve sıkıntılara gösterdiği sabrı ve Yüce Allah’a yalvarması akabinde Seksen altı yıl sonra duasının kabulü ,dert ve sıkıntılarının giderilmesi,
aile efradının, ayrıca bunlarla beraber bir mislinin kendisine verilmesi hususunu
Enbiyâ suresi: 83,84 Ayet-i kerimelerinden ve tefsirlerinden okumak mümkündür.

Bu müjde dolu ve yüz güldüren,kalbi ferahlatan sonuç,Hz.Eyyûb için bir rahmet olurken,Yüce Allah’a ibadet edenlerin musibetler karşısında böyle sabredib aynı sevabı almaları için bir misal bir ibret ve ilâhî bir müjdedir.

Ey sabrı kullarına emreden Yüce Allah! Her zaman ve her yerde özellikle gücümüzü zorlayan hususlarda bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize kuvvet güç sabır tahammül metanet ve ecri kesir ihsan eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN

28 Ekim 2022 Cuma

HAYRET İNSANA



عجبت للإنسان فى فخره
وهو غدا فى قبره يقبر
ما بال من أوله نطفة
وجيفة آخره يفخر

Acibtu lilinsêni fi fahrihi,
Veh(u)ve ğaden fî kabrihî yukbaru,mê bêlü men evveluhû nutfetün ve cîfetün âhiruhu yafharu.

İnsanoğlu iftihar edince (kibirlendiğinden dolayı) ona hayret ediyorum.
( ve şaşıyorum) halbuki
yarın kendisi için kazılan (o da eyer müyesser olursa ) kabrinde kabre girecek(defnedilip yalnız kalacaktır).
Aslı(Mayası ve başlangıcı)bir nufte(damla),sonu da (kabirde)cife olacak olan
insan nasıl oluyor da( bunları unutuyor ve) kibirleniyor?

“Allah gurura kapılıp kendini beğenen hiçbir kimseyi sevmez”
Lokman süresi: 18.Ayet
” Allah kendini beyenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez”
Nisâ suresi: 36 Ayet.

Hasebi ve nesebi ile, malı ve mülkü ile,makamı ve mevkii ile, kuvveti ve gücüyle, tekasuru ve kendisine imtihan için verilmiş elindeki servetiyle iftihar edenler nerede şimdi? Mezarda yapayalnızlar.
O halde şimdi yaşayanlar
gidenlerden ibret alırsa,
gelecek olanlar da şimdi
yaşayanlardan belki ibret alır.

Başta Peygamberler olmak üzere yüce Allah’ın izniyle toprağın bedenlerine musallat olamayacağı kimseler ( Mübarek vücutlarının cife olmasından) müstesnâ’dır.

Ey yüce Allahım! Arz’ın üzerinde de,arz’ın içinde de,arz günü’de bizlere ve mümin kardeşlerimize engin ve zengin rahmetinle merhamet eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

27 Ekim 2022 Perşembe

TEMENNİLERİMİZ



ما كل ما يتمنى المرء يدركه
تجرى الرياح بما لا تشتهي السفن.
Mê küllü mê yetemennel
mar’u yüdrikuhu, tecrirriyâhu bimê lê teştehissüfünü.

İnsanoğlunun her arzu ve temennî ettiği şeyi elde
etmesi mümkün değildir,
rüzgarlar,gemilerin (ve yolcuların)arzu etmediği ölçekte ve istikamette eserler.

Sebeblere mâlik olan ve
her istediğini yapan ancak yüce Allah’tır,kul ise her istediği ve arzu ettiği şeyi yapamaz, durum böyle olunca bir kul, istediği olmadı diye daralmamalı,darımamalı
sebeblere sarılmalı ama sebebleri zorlamamalıdır.

Kendisine düşen görevi
yaparsa,geri kalanını
yüce Allah’a havale eder O,neylerse güzel eyler.

Kılıncını efendisinin kapısına asıp (ona güvenen) rahat eder.

Zaten işler temennî ile hallolmaz, işlerin hallolması,azim sebat sabır ve kuralına göre işi yaptıktan sonra, sebeblere sarıldıktan sonra Yüce Allah’a tevekkül,itkan ve iyi niyetle olur.

Bu hususta şöyle bir kural vardır:
بقدر ما تتعنى تنال ما تتمنى
Bi kaderi mê teteannê,tenêlü me tetemennê
Zahmet çekip taşın altına elini koyduğun kadar( ve diğer yapılması gerekenlerin yaptığın kadar) arzularına kavuşursun.

Yüce Allah bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize dünyada gayret çaba hayırlı ameller,âhirette de huzur ,itmi’nan,güven ve
saadet lütfeylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

26 Ekim 2022 Çarşamba

HATIRLA VE UNUTMA



هى الدنيا فلا تحزن عليها
وابشر أن تراخت فى وصالك
وما فيها مهان عند ربى
وما فيها يجر إلى المهالك
تذكر جنة الفردوس واعمل
ولا تنس نصيبك من حلالك
ولا تنس جهنم حين تلهو
واذكر خازن النار مالك

Hiyeddünyê fele tahzen aleyhê,veebşir in terâhet fî visalike,ve mâ fîhe muhânün inde Rabbî,ve mâ fîhe yacurru ilel mehâliki,tezekker cennet el Firdevsi va’mel ve lê tense nasîbeke min halâlike,ve lê tense cehenneme hîyne telhû,vezkur hâzinennêri malikin.
Dünya’ya üzülme, beklediğin dünya gelmese veya geç gelse yine üzülme,hatta hoşnut ol،(zira helali hesap, haramı azabtır.)

Dünyadaki dünyalıkkar, âhirette azık olacak şeyler ve Allah’ın zikri hariç Allahın yanında pek kiymetsizdir, (düzgün kullanılmadığı zaman) insanı tehlikelere sürükler.
Sen Firdevs cennetini unutma hatırla,salih amel işle ve dünyada helal olan şeylerden nasibini de unutma.
Gaflete düştüğün, boş şeylerle uğraştığın ve oyun ile oynaş’a daldığın zaman cehennemi unutma,cehennemin bekçisi Malik’i de hatırla, (Cehennemi ve bekçisi Malik’i, Mâlik’in heybetini,beraberinde olan ve cehennemin üzerinde görevli meleklerin şiddetli ve güçlü olduklarını hatırla,(hatırla ki o gün’e belki hazırlıklı olursun)

Bir dünyalık şey bize ulaşması mukadderatta varsa bize ulaşır,yoksa ulaşmaz,o zaman niye üzülelim ki?
Elimizdeki sahip olduğumuz dünyalıklar ve içinde yaşadığımız dünya elimizden gider diye de üzümeyelim, niçin? Çünkü zaten ya gidip bırakacağız veya mukadderatta biz ölmeden elimizden çıkacaksa zaten çıkar o zaman üzülmeye değmez ve üzülsek te faydası yok,belki zararı var, niçin zararı var? Allah’ın indinde kıymetsiz olana kıymet verdiğimiz için zararı bize dokunabilir.
Haram ve gayri meşrû
dünyanın,haram kazancın ve haksız yere alınan kul hakları’nın vebali ve zararı,haklar sahibine verilmez ve tövbe edilmezse çok pahalıya mal olacağını, dünya insana sırıtarak sırtını dönüp gidince arkadan çirkin ensesi görününce,ve alay edercesine bize kıs kıs gülünce ortaya çıkacak ve ilgili kişinin hasreti ve
pişmanlığı ahirette de devam edecektir ki, ahiret hasreti ve nedameti, dünyadaki hasret ve nedamet ile asla mukayese kabul etmez.
Konuyu şu dua ile bitirelim:

الهى الهى خلصنا عن الاشتغال بالملاهى والمناهى
وأرنا حقاءق الاشياء كما هى التى

İlâhî,ilâhî hallisnêâ anil iştiğali bil melâhi Vel menâhî ve erinê hakâik el eşyâi kema hiye ilâhî.
Ey ilahımız,ey İlahımız! Boş ve faydasız işlerle,dinen yasaklanmış şeylerle uğraşmaktan bizleri halâs eyle, eşya’nın hakikatını bize olduğu gibi göster de
(İşin iç yüzünü veya bir miktarını öğrenelim, bilelim ve kendimize gelelim).Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

25 Ekim 2022 Salı

YETMİYOR MU ?



ما ذا الصبى والشيب غير لمتى
وكفى بتغيير الزمان نذير

Mê ze ssıbâ veşşeybu ğayyere lümmetî,ve kefê
biteğyîyrizzemêni nezîyrün.

İhtiyarlıktan dolayı saçlarım bembeyaz olduğu halde (Bu oyun ve oynaş içinde olduğum,,boş şeylerle uğraştığım ve hâlâ çoçukluk’tan kurtulmadığım artık yetmiyor mu bana?

Aslında zamanın (benim ihtiyar ve yaşlı olmam, belli bir yaş’a gelmem sebebiyle beni) uyarması,(ve her şey’in değişmesi) uyarıcı olarak bana
yeter(yetmelidir de).

Güneşin ve Ay’ın doğup batmaları ve tekrar doğup çıkmaları, zamanın su gibi akması ve gür sesle haykırması, insanoğlunun içinde bulunduğu gafletten uyanması içindir.

“Üstelik size uyarıcı
gelmişti”
Fatır süresi: 73.Ayet.
Uyarıcılar çok olmakla beraber,bu Ayet-i kerimede “uyarıcı” kelimesinin manalarından ve tefsirlerinden biri de, saçların ağarmasıdır.

Bir insanın saçları ağarmış,beli iki büklüm olmuş, gözleri ve görmesi zayıf olmuşsa ve hala elini eteğini günah ve masiyetten çekmemişse buna şöyle denir: ” Kulum benden utan (artık günah işleme) ben de senden utanıyorum ( şu ağaran saçlarınla sana azab vermekten utanıyorum).
Mevsûat ül i’câz el ilmi
Nabulsi: 1/185

İş işten geçmeden,
“Artık kendileriyle arzuladıkları arasında bir sed çeklimiştir”
Sebe’ süresi:54. Ayet tecelli etmeden Yüce Allah bol bol İstiğfarı ve nasûh tövbesini bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasib eylesin.
Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

24 Ekim 2022 P.tesi

ULU DERGAH



اليك جئنا وانت جئت بنا
وليس رب سواك يغنينا
بابك رحب فناءه كرم
تؤوى إلى بابك المساكين

İleyke ci’nê ve ente ci’te binê,veleyse Rabbün sivêke yuğnîne,bêbuke rahabün fenêuhu keramün tü’vî ile bêbikel mesâkîne.

(Allahım)! Sana geldik, bizi de buraya(kapına) sen getirdin (sen elimizden tutmasaydın şaşırırdık),senden başka maddî manevî olarak kim bizi doyurabilir,senden başka kim bizi( bitmeyen hazine olan) kanaat sahibi yapabilir ki.
Kapın da o kadar geniştir ki,daha kapının önü bile ikramlar (ve imkanlarla dopdolu her şey) var, onun için (benim gibi rahmetine muhtaç) her miskini ancak sen kapına getirir ve barındırırsın (kapından başka da yüz güldüren bir kapı yoktur).

Her hal ü kârda yüce Allah’ın Ulu Dergâhının kapısında beklemekten daha şerefli bir şey olamaz,zaten sabredip
bekleyene kapı mutlaka bir gün açılır,zira sahibi en kerîm ve en cömert olan Yüce Allah’tır.
من دق الباب يوشك أن يفتح الباب له

Men dekkel bêbe yûvşiku en yuftehelbêbu lehû.
Kim ki (Yüce Allah’ın Dergâhına ait olan) kapıyı ( sabr ü sebat göstererek samimi
bir şekilde ) çalarsa kapı ona her an açılabilir.

Aşkı sevgiyi ve sebatı, Sabrı tahammülü ve gerekirse acıya katlanmayı Pervaneden öğrenmek lazımdır.
Pervane ışık’a aşık olduğu için koşup ona konuyor, canı yanıyor ama hiç sesi çıkmıyor.

Gül’e aşık olduğunu iddia eden bülbül ise, gül’ ün açılmasını beklerken uykusu geliyor biraz uyumak istiyor tam o esnada gül ondan habersiz çiçek açıyor.

Onun için diyorlar ki: Aşkı bülbülden değil pervaneden öğren.

Mümin olan bir kul gece gündüz 24 saat Yüce Allah’ın Dergahı’nın kapısından hiç ayrılmayacak ısrarla isteyecek bazı zorluklar karşısına çıkabilir katlanacak ve bir gün kapının onun yüzüne açıldığını görecektir.

Ey istenmeden veren ve verdiğini geri almayan Kerim olan Yüce Allah!
Bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize dünyada da,Ahirette de ikram ve in’amını bol eyle kapından ayırma.Amin.

Ahmet ÖZKAN

23 Ekim 2022 Pazar

DOSTLARLA OLMAK



رحب الفضاء مع الأعداء ضيقة
سم الخياط مع الاحباب ميدان
جراحات السنان لها التيام
ولا يلتام ما جرح اللسان

Rahab ül fadâi meal a’dâi
dayyikatün,semmül hiyati
meal ehbâbi meydânün

Düşmanlarla beraber olunca çöl bile dar gelir,
ama (seni seven ve senin sevdiğin) dostlarla beraber olunca iğnenin deliği bile geniş olur.
(Ayrıca )Ok yarası (er- geç bir gün) kapanır ama dil yarası( dil ile söylenen bir kelime bazen öyle tesir eder ve acı verir ki) belki de hiç kapanmaz.

Düşman senin sevincine üzülen, üzüntüne sevinen kişi veya kişilerdir.
Dost ise,senin sevincine sevinen, üzüntüne üzülen kişi ve kişilerdir.

Yüce Allah mü’minleri kardeş kıldı.
Hucurât suresi: 10.Ayet.
Kardeş olan müminlerin birbirlerine düşman olmaları düşünülemez ama maalesef biribirine düşman gibi davrananlar vardır.
Ok yarası bir gün kapanır ama dil’ in açtığı yara (kolay kolay) kapanmaz.
Bundan dolayıdır ki mü’min diline sahip olmalı ve incinmemek için incitici olmamalıdır.
Ayrıca dilin afetleri o kadar çok ki, bunların başında ve en tehlikeli olanı farkında olarak veya olmayarak insanı itikadî uçurumlara ve dînî
tehlikelere sürükleyen dil’in afetleri tehlikesidir.

Not:20-25 Yıl önce bir siyasetçi, başka bir siyasetçiyi yererken şunu demiştir: Siz insanları Maşaallah ve İnşaallah safsatası ile kandırmayın.
Bu kişi bilerek veya bilmeyerek üç Ayet-i
kerimeye dil uzatmıştır.
(Kehf suresi 23,24,39)
Böyle bir dil’in sahibinin başına açtığı belayı ve yarayı kim kapatabilir?

Şöyle bir anlam da belki burada münasib olabilir: Dost ile iynenin deliği
bile geniş doğru ama ,dost’tan
duyulan beklenmedik bir kelime düşman’nın ok yarasından daha çok müessir,kırıcı, yaralayıcı
olabiliyor.
Dolayısıyla dil’e ve dil’in
söylediklerine dikkat edilmelidir.

Ey Yüce Allah! Bizleri ve bütün müminleri bütün iman ehlini kardeş bilen, kardeşliğin hak ve hukukuna riayet eden,diline ve dinine sahip çıkan kullarından eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN

22 Ekim 2022 C.tesi