نهارك يا مغرور سهو وغفلة
وليلك نوم والأسى لك لازم
تسر بما يفنى وتفرح بالمنى
كما يسر باللذات فى النوم حالم
وشغلك فيما سوف تكره غبه
كذالك فى الدنيا تعيش البهائم
Nehâruke yê mağrûrun sehvün ve ğafletün,ve leylüke nevmün vel esê leke lêzimün.
Tesurru bimê yefnê ve tafrahu bil munê,kemê yesurru billezzêti finnevmi hâlimün.
Ve şuğlüke fî mê sevfe tekrahu ğibbuhu,
kezêlike fiddünye teîyş ül behâimü.
Ey gurura kapılmış mağrur kişi! Senin gündüzün (yapman gereken görevleri yapmayıp) hep unutkanlıkla ve gafletle geçiyor, gecelerin ise,(horul horul) uyuyarak geçiyor,senin bu haline ancak acınır.
Gece rüyasında gördüğü lezzetli şeylerle (bir miktar dünyalıkla) sevinen (fakat uyandığında hiç bir şey bulamayan, hayal gören kimse gibi sen de fâni (yok olacak) şeylerle sevinip kendini avutup duruyorsun.
Herşeyi bırakmış sana fayda vermeyen, yarın yok olup gidecek, seni terkedecek ve işine yaramıyacak şeylerle uğraşıyorsun,(biliyor musun bilmem ama), hayvanlar da dünyada böyle yaşıyor,(şu farkla ki,hayvanlarda akıl olmadığı için mükellef ve sorumlu değiller.)
Âdil Halife Ömer b. Abdülaziz r.a hergün sabahladığında mübarek sakalını eliyle tutar(taşıdığı hilafet gibi çok ağır bir yükün sorumluluğu ile) şu beyitleri söyler ve ağlardı.
Bizlerin de kendimize göre sorumlu olduğumuz alanlarımız var,şu beden ülkesinden,beden ülkesinin her uzvundan her köşesinden ailemizden, yakın uzak akrabalarımızdan, çevremizden, yanımızda çalışanlardan, komşularımızdan, yaptıklarımızdan,hatta yapmamız gereken ve yapabildiğimiz halde yapmadıklarımızdan da
sorumluyuz.
Yüce Allah (farkında olsak da olmasak da) taşıdığımız, hamal olduğumuz mukaddes yüke ve sorumluluğa üstün bir şuur ve itina ile sahib çıkan ve bu şerefli vazifeyi hakkıyla, akyüz ile yerine getiren, getirmeye çalışan kullarından eylesin.
Amin.
Ahmet ÖZKAN
30 Kasım 2022 Çarşamba
Monthly Archives: Kasım 2022
AĞZIN TADI BOZUK OLURSA
قد تنكر العين ضوء الشمس من رمد
وينكر الفم طعم الشهد من
سقم
Ked tunkir ül aynu
dav’aşşemsi min ramadin,ve yünkir ül femu ta’meşşehdi min sekemin.
Göz, bazen uğradığı bir hastalık sebebiyle (veya yamuk baktığı için yeryüzünün sultanı olan) güneşin ışınlarını inkar edip yok farzediyor.
(Hasta bir insanın ağzı veya bizzat hasta olan) ağz’ın kendisi hastalıktan dolayı tadı bozuk olduğu için bal’ın tadı bozuktur diye bal’ın tadını inkâr ediyor,tadı bozulmuş diyor.
Hastalık ya bedende, ya akılda, ya da ruh’da olur. Bedendeki hastalıklar uykusuzluk,bir kaza veya buna benzer sebeplerden meydana gelir, akıldaki hastalıklar insana layık olmayan ölçüsüz tasarruf ve hareketlerden meydana gelir, Ruhi hastalıklar ise, insanın yaratıldığı asıl gaye’nin dışına sapması ile meydana gelir.
İnsan da üç unsurdan meydana gelir. Beden akıl ve ruh. Beden topraktan, ruh Allah’ın emrinden olan gaybi bir üfürüş, akıl ise Rabbani bir nurdur ki onunla insan eşyayı idrak eder.İslam dini bu üç unsura hitab eder,iman akla, İslam bedene ihsan da ruha hitap eder.
Ruhun en büyük hastalığı gaflettir, gafet kişinin ne için yaratıldığının farkında olmaması,yarın denecek kadar yakın olan(Haşr Suresi.18) ahirete hazırlık yapmaması aleyhinde olacak şeylerden gafil olması, kendini kuşatan sayısız nimetlerden habersiz olması, kendisini yaratan Allah’a, yüce Allah’ın gönderdiği elçiye ve indirdiği kitaba karşı lakayt kalmasıdır.
Bu gaflet, ayrıca insanı şükürsüz de kılar, şükürsüzlük ve nankörlük ise şeytanın en büyük kozu ve silahıdır.
Kur’anı kerim İblis için şöyle buyurur:
“Ve sen onların çoğunu şükredenlerden bulamıyacaksın”
A’râf Suresi :16,17 Ayetler.
Bu gaflet, kişiyi dünya ve ahirette kendisine fayda vermeyecek aksine zarar verecek şeylerle uğraştırır ve
ömrünü boş yere geçirmesine yol açar,
dünyayı ahirete tercih etmeye sürükler.
Ahireti yok farz edenler veya dünyayı ahirete tercih edenler meşhur alim Hattabi’nin”Risaleler” isimli kitabında naklettiği şu olayı dinlemelerinde fayda vardır.
İbni Semmak Harun Reşid’in yanına girer, Harun Reşit o’na bana vaaz et der,İbni semmak: Ey müminlerin emir’i susuzluktan helak olacak dereceye geldiğinde içecek bir su için ne verirsin, servetinin yarısını verir misin? Harun Reşit hiç tereddüt etmeden evet der,peki o suyu içtin ama çıkaramadım çıkarmak için servetinin geri kalan yarısını
verir misin diye sorar,Harun yine hiç tereddüt etmeden evet der. bunun üzerine İbni Semmâk der ki: O zaman ancak bir içim su ve bir miktar bevl(sidik) eden dünya’yı ne diye(bu kadar) seviyorsun?
Burada güneş gibi olan hakikatı görmemek ve hakikatın hakiki bal gibi olan tadını almamak bir hastalıktır,bu hastalık, gafletin ve günahların ortaya çıkardığı yamuk bakış ve ağız ile ağızdaki dil’in kontroldan çıkmış olmasıdır.
Allah’ım bizleri ve bütün müminleri bütün hastalıklardan özellikle insanı gaflete götüren, tehlikeye sürükleyen Ruhî hastalıklardan,yakamızı dünya’ya ve satafatına kaptırmaktan hıfz eyle, koru.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
29 Kasım 2022 Salı
GÜLDÜRÜP AĞLATANDÜNYA
ياخاطب الدنيا الدنيئة أنها
شرك الردى وقرارة الاكدار
دار متى ما أضحكت فى يومها
ابكت غدا بعدا لها من دار
Yê hâtibeddünyeddenîete ennehe şerekurredê ve karârat ül ekdêri,dârün mete mê adhakat fî yevmihê ebket ğeden bu’den lehê min dêrin.
Ey değersiz dünya’nın peşine düşen ve ısrarla onu isteyen (ve çok hasnâ bir kız imiş gibi adetâ onunla nikah akdi yapmak istercesine ona aşık olan) kişi!
Bilesin ki dünya, insanı aşağı çekmek, çukura düşürmek için bir tuzak gibidir,gam ve kederin karargâhıdır.
Zemmedilen dünya Dünya helal olmayan yoldan kazanılan, insanı
akrabalardan ayıran, başını belaya sokan hakkı verilmeyen, ahirette de kişinin terazisinin sevap hanesinde olmayacak olan dünyadır.
Dünya öğle bir diyar ve yerdir ki günün birinde ne zaman insanın yüzüne gülümser (ve onu sevindirirse),hemen ertesi gün suratını asıp onu üzer ve ağlatır, böyle kararsız vefasız ve güven vermeyen dünyaya yazıklar olsun, böyle bir dünyayı istemiyoruz bizlerden uzak olsun, uzak dursun.
الدنيا كل ما لم يدخل معك القبر.
Eddünyê küllü mê lem yedhul meakel kabre.
Dünya seninle ( kişi ile)mezara girmeyen herşeydir,o zaman?
O zaman kişi
kendisi ile mezara girecek,mezarını
aydınlatacak o karanlık ve dar yerde etrafı nurlandıracak, projektör vazifesi görecek şeyleri kabre götürsün.
Mesela gece namazı, mezarı aydınlatan ve projektör vazifesi gören bir nur’dur.
Allahım! Zatına nur buyurdun, Kitabına nur buyurdun, O’na salât ve selâm olsun Rasulullah Efendimize nur buyurdun, Başta Mübarek nurun olmak üzere her yeri nura çeviren bu nurlar içinde,bizim de kalbimizi,kabrimizi, ölmüşlerimizin şehitlerimizin kabirlerini, evlerimizi ve ahiretimizi nurlandır. Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
28 Kasım 2022 P.tesi
YÜCE ALLAH HAKÎMDİR
لا يسأل الله فى أفعاله ابدا
فهو الحكيم بمنع أو باعطاء
يخص بالفوز اقواما فيرحمهم
وضد ذالك لا يخفى على الرا ئ
Lê yus’elullahu fî ef’âlihi
ebeden,fehvel hakîmu bimen’in ev bii’tâin,
yahussu bilfevzi ekvâmen feyerhamehüm ve diddu zêlike lê yehfê
alarrâî.
Hiç kimse yüce Allaha
yaptıklarından dolayı niçin bunu böyle yaptı
diye soramaz(itiraz edemez),O,(kullarına) bir nimet verirken de, engelleyip vermediği zaman da Hakîmdir, herşeyi yerli yerince yapandır.
Bazılarını kurtuluş ile mahsus kılıp rahmet eder( kurtarır),bunun
zıddını da (ibretle) iyi bakan,(göz sahibi ve basiret sahibi kimse) görür zâten.Yani bazı kullarına kötü ihtiyarlarından dolayı rahmet edip kurtuluşa erdirmemiştir.
Durum bu olunca bazılar kul olduğunu,
aciz ve fani olduğunu unutup veya gözardı edip edepten âri bir şekilde Rasulullah efendimizi ve parlak sünnetini,Yüce Allah’ın
kitabını ve bazıları da âdetâ Yüce Allah’ı sorgular mahiyette cahillik ve ötesine düşüyorlar.
Zavallı insanoğlu ünsiyet yerine nisyanı ve tâat yerine isyanı seçince böyle olur.
Böyleleri er-geç Yüce Allah’ın huzuruna gideceklerini düşünmezler mi?.
Yüce Allah bizlere en mukaddes olan mübarek Zâtı ile her alanda her zaman edepli olmayı
nasib eylesin,terbiye buyurduğu en üstün insan ve en üstün Peygamberi Hz.Muahammed( صلى الله عليه وسلم)ile de edepli olmayı nasip eylesin.Rahmeti ile mahsus kılıp kurtuluşa erdirdigi bahtiyâr kullarından eylesin. Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
27 Kasım 2022 Pazar
MÜSABAKA (YARIŞ)
السباق السباق قولا وفعلا
حذر النفس حسرة المسبوق
Essibêke essibêke kavlen ve fi’len,hazzir in nefse hasret el mesbûki.
Hadi yarışa, hadi yarışa,
hem sözle hem fiille(hem de icraatla hayırda ve hayır işlerde yarışmaya buyurun, çabuk olun gecikmeyin,geç kalmayın).
Eyvah! filan falan beni geçti,ah keşke,ne oldu bana ,niye şunlar ileri gitti de ben geride
kaldım sözlerinin söğleneceği kıyamet günü gelmeden, ve iş işten geçmeden bunları demekten nefsini sakındır,engelle,hadi buyur, bütün imkanlar elinde ne yapacaksan yap ve bugünün işini yarına bırakma.
“İki günü eşit olan zarardadır”
Subkî,Tabakât 6/376.
Bugünü dünden aşağı olan mahrum kalmıştır, artış kaydetmeyen noksandadır,noksanda olan veya olduğundan geri giden, elini vicdanına koysun ve kendi kararını kendi versin.
“Cennet ehli sadece-veya en çok- dünyada yüce Allah’ı anmadıkları saat’e nedamet duyacaklardır. “Munzirî. Terğib ve Terhib hadis no:2312
Cennette hüzün yoktur o zaman bu hüzün ve üzüntü,bu pişmanlık ihtimal sorgu sual esnasında ve ameller tartılırken olacaktır, veya,
“Her ölen nedamet duyacaktır, iyiyse, daha fazla iyilik yapmadığı için, kötülük yapmış ise, bu kötülüğe daha önceden niçin son vermedim diye pişmanlık duyacaktır.
Tirmizi Hadis no: 2403.
Yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi o teğabun( aldanma) günü olan kıyamet gününde mahzun ve mahcup, nâdim ve pişman eylemesin.
Basra’nın Yüzakı ve Tabiîn büyüklerinden Hasan el Basri şöyle der: Öğle İnsanlar gördüm ki,sizin dinarlarınızı ve dirhemlerinizi(paranızı) koruduğunuzdan daha çok ve daha sıkı bir şekilde vakitlerini ve zamanlarını koruyup dikkat ederlerdi, boşa geçirmezlerdi.
Nice geceleri ve gündüzleri idrak edip duruyoruz, ömrümüzün en kıymetli ve verimli zamanını mevsimini, günlerini ve gecelerini yaşıyoruz,niceleri var ki bu gün ve gecelere yaşamaya hasret kaldılar değerlendirmek için can atıyorlardı, ama ömürleri kifayet etmedi, ecel şerbetini içip bu dünyadan göçtüler.
Yüce Allah onlara, tüm ölmüşlerimize ve şehitlerimize de rahmet eylesin,bizlere ve tüm mü’min kardeşlerimize de bütün günlerimizi ve gecelerimizi, hassseten bu yılın son günlerini ve gecelerini dolu dolu geçirme hususunda muînimiz olsun.Âmin.
Ahmet ÖZKAN
26 Kasım 2022 C.tesi
HANGİSİ ÜSTÜN
رب زاءدة هى نقصان فاءدة
والكف ينقصها الاصبع الزاءدة
Rubbe zêidetin hiye nuksânü fêideh,vel keffu yunkisuhel ısbiu zzêideh.
Nice ziyadesiyle fazla ve çok gibi olan bazı şeylerin faydası hem az,hem de sahibine nâkısa getirir, elinin
avucunda fazaladan bir parmağı olanın özürlü ve kusurlu sayıldığı gibi.
زيادة المرء فى دنياه نقصان
وربحه غير محض الخير خسران
Ziyadet ul mar’i fî dunyahu nuksânün.ve ribhuhû ğayra mahd il hayri husranun.
İnsanoğlunun dünyadan kazanıp biriktirdiği, çok olmasını istediği ve onu yüce Allah’tan meşgül eden her fazlalık noksanlıktır, dünyada iken kazandığı ve elde ettiği şeyler eğer âhirette terazinin sevap kefesinde olmayacaksa bu kâr ve fazla görülen fazlalık noksanlığın tâ kendisidir, zarardır.
İnsanoğlunun,büyüdüm dedikçe küçüldüğü gibi.
Dünyaya geldiğinde bir insanın ömrü Seksen beş yıl olduğunu varsayalım, bu kişi
büyüdükçe küçülüyor, yaşı ilerledikçe ömrü azalıyor ve Seksen beş yıl dolunca ölüyor.
Hayırlı bir insan olmak için yaş sınırı veya şartı var mı?
Bu konuda Rasulullah efendimiz şöyle buyurur:
خير الناس من طال عمره وحسن عمله
İnsanların en hayırlı olanı ömrü uzun,ameli
güzel olandır.
Tirmizi Hadis no : 2329
Her fazlalık ve her çok olan şey faydalıdır,iyidir denemez,
Lüzumundan fazla çok uyumak, çok yemek, çok konuşmak,dünya için çok mesaî harcamak,insanlar
ile haşır neşir olmak, kendi gibi fâni bir insana aşırı güvenmek veya çok aşırı ve hakketmediği kadar buğzetmek,ve sanki anneler böyle birini bir daha doğurmaz artık diyerek aşırı itimad etmek sonuç itibariyle yüz güldürmez.
Nefsini aşarak, gerekirse nefsini yenerek yüce Allah’ın taat ve ibadetine vakit ayıranın ihtiyaçlarını Allah giderir.
İnsanlara çok fazla ve fuzûlî vakit ayıracağına, o vakti kısarak yüce Allah’ın taat ve ibadetine, gerektiğinde insanların hizmetine ayıranın işini yüce Allah görür.
Nefsinin menfaatlerini ön plana alıp yüce Allah’ın taat ibadetine vakit ayırmayanı yüce Allah nefsine havale eder.
İnsanların sevgisini kazanmak ve onlardan dünyevi menfaat elde etmek için onlarla uğraştığından dolayı Yüce Allah’ın taat ve ibadetine vakit ayırmayan bir kimseyi de yüce Allah o insanlara havale eder.
Ahiret yolcusu olan ve cennete müşteri olduğunu iddia eden, yüce Allah’ı seviyorum diyen bir mümine şunu söylemek uygun olur: Bunlardan hangisi uygun ve üstün? “seç beğen al”
Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi rağbeti ve maksadı yüce Allah olan, tercihe zorlandığında tercihini yüce Allah’tan Rasulullahtan dinden imandan birlik ve beraberlikten yana koyan, ömrü uzun
ameli güzel olan kullarından eyle.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
25 Kasım 2022 Cumâ
HADDİ AŞINCA İŞ ZIDDINA DÖNÜŞÜR
ومن سره الا يرى ما يسوءه
فلا يتخذ شيئا يخاف له فقدا
وان صلاح المرء يرجع كله
فسادا اذا الإنسان جاز به الحد
Ve men serrahu ellê yerâ mê yesû’uhu,felê yettehiz şey’en yehafu lehû fekden,ve inne salâh el mar’i yerciu küllühü fesêden İzel insênu cêze bihil hadde.
Kendisini üzecek herhangi bir şey görmek istemeyen kişi,kaybetmekten korktuğu bir şeyi edinmesin,almasın.
İnsan, her hangi bir hususta haddi aştığı ve ileri gittiği zaman salahı (güzel duruşu ve düzgün hali) fesada dönüşüyor ve değişip bozuluyor.
Kaybedecek bir şeyi olmayan’ın iki anlamı var:
Birincisi: İnançlı biri ise,her an ölüme hazırlıklı ve dünya malı umurunda değil,hiç kimse ile kavgalı değil ve mesela bir cihada gidilecekse, hazır kıta gibi hemen hazır.
İkincisi: İnancı yoksa,dini eğitim ve terbiye görmediyse, gözü kara ve onu hayata bağlayan bir şey yoksa ortalığı kasıp kavurmaya ve âdetâ patlamaya hazır bir bomba gibi.
Günümüzde dünya zengini,iman fakiri ve fâkidi birileri ilahlığa soyunup ortalığı kasıp kavurma gayretindeler, onlarca ameliyat geçirip uzun yaşamak isteseler ve ölüm’e direnseler bile sonunda ölüp gidiyorlar. bunlardan henüz ölmeyenler de şübhesiz ölüp gidecekler.
Bizim inancımıza göre hayırlı ve saadet dolu gelecek muttakilerindir. ( tabir caiz ise) maçın sonucu belli,belli ama biz bize düşen görevi hakkıyla yapalım.
O zaman? O zaman bir insanın meşru yoldan imkanları olsun, havaic-i asliyesi olsun dünyası da olsun ama bu dünya kalbini işgal etmesin,ve dünya için herşeyi yapan bir tip
olmasın, öğle olursa, bütün olumlu ve anlamlı beklentiler olumsuz verimsiz ve anlamsız olur.
Ölçülü yemek yiyen bir kişi, ölçüyü kaçırıp haddi aşınca ne oluyor? Anlatmaya gerek var mı? Yok tabi.
Çok konuşan ,hele hele konuşmaları faydasız ise ne oluyor? Fayda zıddına dönüyor ve zarar başlıyor.
Ömer b Abdülaziz akrabalarından birisinin bir yüzük aldığını ve taşının bin dirhem ettiğini duyar,hemen ona bir mektup yazar ve der ki bu mektub sana ulaşınca onu sat ve o para ile bin fakiri doyur bir dirheme taşı demir olan bir yüzük al ve taşına şunu yaz!
رحم الله امرأ عرف قدر نفسه
Rahimellâhumraen arefe kader nefsihi.
Nefsinin haddini hududunu bilene Allah rahmet eylesin nitekim benzer bir cümle Ömer Bin Abdülaziz hazretlerinin yüzüğünün taşında kazılı ve yazılıydı.
رحم الله امرأ عرف حده ووقف عنده.
Rahimelahü arefe haddehu ve vakefe indehu
Allah, haddini bilen ve yanında duran
( dolayısıyla haddi asmayan) kimseye rahmet eylesin.
Yüce Allah her anlamda ölçülü olmayı bizlere ve bütün müminlere nasip eylesin, bizleri dünya malı ve menfaat esiri olmaktan korusun,Bu kâdîm mücadele ve mucahedede hakkın safında, batılın karşısında olanlardan eylesin.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
24 Kasım 2022 Perşembe
ALLAH VAR KADER VAR, KEDER YOK
دع المقادير تجري فى أعنتها
ولا تبيتن الا خالى البال
ما بين غمضة عين وانتباهتها
يغير الله من حال الى حال
De’il mekâdîyra tecrî fî e’innetihê,ve lê tebîytenne illê hâliyel bêli,mê beyne ğamdati
aynin ventibêhetihe,
yüğeyyirullahu min hâlin ilê hâlin.
Bırak (rahat ol tedirgin olma) mukadderât
(Takdir edilen şeyler Yüce olan Allah’ın kendileri için takdir buyurduğu minval üzere) mecralarında cereyan etsin,(hedefe varsın,zaten varacak)
Sen(ey kaza ve kadere iman eden mü’min) gece başını yastığa koyup uyuduğunda (olup biten ve vukû bulan şeylere itirazı bırak, tedirgin olmayı bırak, olup bitenleri Yüce Allah’a teslim et ve) rahat uyu(rahat ol).
zira yüce Allah,bir göz kapatıp açıncaya kadar(ki kısa bir zaman içinde olayları, olanları ve insanları) bir halden başka bir hale değiştirir(Yüce Allah herşeye kâdir ve muktedirdir).
Bil ki sana isabet edecek olan herhangi şey(şaşırmadan) mutlaka sana gelir,sana gelmeyecek olan şey de asla sana deymez
(kendini hedefe koysan bile bükülüp gider.)
Ebu Davud Hadis no: 4700.
Ezelden ebede her şey yüce Allah’ın kesinkes malumudur, yaratması ve iradesiyledir,
günümüzde dünyayı etkileyen ve rahatsızlık veren,derinlerin derin icraatları da…
Allah var, Allah’ın kaderi
var, iradesi var, bilgisi ve kuşatıcı ilmi var, Yüce Allah herşeye hâkim ve egemendir, istediğinde istediğini yapar, Allah’a kimse engel olamaz.
Biz mü’minler kulluk görevimizi yapmaya çalışalım, iyi kullar, kaliteli kullar olmaya devam edelim, sebeblere sarılalım sonra yüce Allaha tevekkül edelim ama, sebeblere değil, Yüce Allah’a tapalım,
sonra? Sonra
Görelim Mevlâ neyler,
Neylerse güzel eyler,
İşin,işlerin,olayların ve oyunların gerçeğini, hakikatını, inşaallah mü’minlerin lehine cereyan edecek olan müjdesini ve müjdelerini, göz aydınlatıcı sonucunu beraber görelim inşaallah.
Allahım bizlere ve tüm mü’min kardeşlerimize sevindirici,göz aydınlatıcı neticeleri dünyada da, âhirette de nasib eyle. Bütün İslam beldelerini ve cennet vatan ülkemizi görünür görünmez afetlerden sen koru ya Rabbi!Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
23 Kasım 2022 Çarşamba
AHİRETTEKİ YERİMİZ
النفس تبكى على الدنيا وقدعلمت
ان السلامة فيها ترك ما فيها
لا دار للمرء بعد الموت يسكنها
الا التى كان قبل الموت يبنيها
فإن بناها بخير طاب مسكنه
وان بناها بشر خاب بانيها
Ennefsu tebkî aleddünye ve ked alimet ennesselêmete fîyhê terku mê fîyhê,lê dâre lilmar’i ba’del mevti yeskunuhê
illelleti kêne kablel mevti yebnîhe,fein benêhê bihayrin tâbe meskenuhu,ve in benêhê bişerrin hâbe bânîyhe.
İnsanoğlu (nun nefsi) dünya(ve dünyalık olan şeyi elde etmek) için ağlayıp duruyor(dünyayı elde etmek için hırslı bir şekilde bedel de ödeyerek çırpınıp duruyor).
Halbuki nefis ( itiraf etmese bile iyi biliyor ki aklın kalbin zihnin hatta bedenin selameti ve huzuru, dünyayı (sevgisini ve helal olmayan dünyayı)
terkedip kalp’ten çıkarmaktır.
(Herkesin dünyadaki oturup konakladığı evi,yeri aşağı yukarı belli)ölümden sonra ise
(muhasebe, sırattan geçip herşey bittikten sonra) âhirette kalacağı
yer,ölmeden önce kendisi için hazırladığı
evdir(yerdir).
Eğer ölümden önce kendisi için hazırladığı meskeni hayır (takva,Salih amel) ile bina ettiğse,yeri ne güzeldir (onun yeri cennet olur),yok eğer dünyada iken kendisi için hazırladığı meskeni,şer, günah ve haramları işleyerek bina ettiyse,(onun yeri cennet olmayacağı için o ev sahibi )helak olmuştur.
Durum bu! Yarın Ahiretteki ebedi kalacağımız yeri bugün daha şu fani dünyada iken, fırsatlar da elde iken, rüzgar lehimize esiyorken, sıhhat ve boş vakit imkanı varken şimdiden gecikmeden muhkem bir şekilde bina edelim.
” Yedi(engelleyici )şey (gelme)den önce iyi işler yapmakta acele ediniz. Yoksa gerçekten siz,unutturan fakirlik azdıran zenginlik (her şeyi) bozup perişan eden hastalık, saçma sapan konuşturan ihtiyarlık, ansızın geliveren ölüm, gelmesi beklenen şeylerin en şerlisi Deccâl, belası en müthiş ve en acı olan kıyametten başka bir şey mi beklediğinizi sanıyorsunuz?
Tirmizi Hadis no: 2306
Yüce Allah,rahmeti ve keremiyle ahiretteki son durağımızı cennet eylesin,o selamet
diyarıını ebedi dâr ve diyarımız kılsın.Âmin.
Ahmet ÖZKAN
22 Kasım 2022 P.tesi
KENDİMİZE SORALIM
يا نفس ما لى وللاموال اجمعها
خلفى وأخرج من دنياى عريانا
ابعد خمسين قد قضيتها لعبا
قد آن تقصيرى قد آن قد آن
Yê nefsu mê lî ve lil emvâli ecmeuhê halfî ve ehrucu min dünyêye uryânen,eba’de hamsîne kadaytuhê leiben,ked êne taksîrî ked êne ked êne.
(Nefs-i Levvâme sahibi insan,şanslı bir insandır,zira nefsi onu kınayabiliyor,onu azarlayabiliyor ve hesaba çekebiliyor.
İşte burada bu beyitleri söyleyen kişi,hem kendi nefsi tarafından eleştiriliyor,hem de bizlere nasihat ediyor ve diyor ki):
Ey nefsim ne oluyor bana? Bir taraftan dünya malını (Helal olsa bile, kaldı ki helal haram dinlemeden) biriktirip topluyorum ama, yarın bu dünyadan göçerken ömür boyu giydiğim elbiselerin hiçbirini giymeden, sadece kefenle bu dünyadan göçeceğim, bu malı arkamda bırakıp gideceğim(Bu mal helal ise hesabı var, haram ise azabı var).
İnsan bu dünyadan âhirete uğurlanırken, doğduğunda bir bez parçasına sarıldığı gibi öldüğünde de müyesser olursa yine bir bez parçasına (kefen)sarılacak.
“Andolsun ki,sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz”
En’âm Suresi: 94.Ayet.
(Ey nefsim) peki yaşım elli oldu hatta elliyi de geçti (bazılarımız elli yaşı çoktan geçti) ve bu ömrüm oyunla oynaşla geçti,bu kadar boş yaşadıktan sonra kusurlu ve ihmâlkâr yaşadığım yetmiyor mu? (Levvame olan nefis sanki sahibinin bu haklı serzenişine veya nefsin haklı serzenisine sahibi şöyle cevap veriyor): Evet yetiyor,evet yetiyor.
Levvâme nefis hakkında yüce Allah şöyle buyuruyor:
“Öyle değil,kendini kınayan nefse yemin ederim!”
Kıyâme Suresi: 2.Ayet.
Levvâme(Kendini kınayan) nefis hayır konusunda da, şer konusunda da sahibini kınayan nefistir.
İbni Kesir tefsiri’ ilgili ayet.
İyi ise niye daha çok iyilik yapmadın, yanlış yolda ise niye bundan vazgecmedin diye nefis sahinbini kınar.
Mesela Levvâme nefis sahibini şöyle eleştirir:
الى متى وانت فى لهو وفى لعب
يغرانك الخادعان الحرص والامل
İle metê ve ente fî lehvin ve fî laibin,yeğurrânik el hâdianilhırsu vel emelu.
İki aldatıcı olan dünya hırsı ve uzun yaşama arzusu daha ne kadar seni mağrur edecek, daha ne zamana kadar oyun ve oynaş içinde kalacaksın, yetmiyor mu?
Çok çetin olan Âhiret günü hesab’a çekilmeden önce,daha dünyada iken
hiç olmazsa belli aralıklarla nefsini hesaba çekenlerden, dolayısıyla kıyamet günü hesabı kolay olacaklardan olmak dileği ve duasıyla…
Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi iş işten geçmeden âhiret hazırlığını yapma çabasında ve gayretinde olanlardan eyle.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
21 Kasım 2022 Pazartesi