لا تجزعن فبعد العسر تيسير
وكل شيء له وقت وتدبير
وللمقدر في احوالنا نظر
وفوق تدبيرنا لله تقدير
Lê tecze’enne febe’del usri teysîyrun,ve küllü şey’in lehû vektün ve tadbîrun,velil mukaddiri
fi ahvaline nazarun,ve fevke tedbîyrine lillehi takdîrun.
Daralma! Zorluktan sonra kolaylık gelir, herşeyin ayrı bir zamanı ve ayrı bir tedbiri vardır.
Herşeyi takdir eden ve ezeli planın sahibi olan yüce Allah’ın bizim yaşadıklarımız ile ilgili şübhesiz bir iradesi, tedbirimizin üzerinde de bir de takdiri vardır.
Yüce Allah âlemlerin rabbî’dir, dünya ve âhiretin, yerlerin ve
göklerin,Berzah’ın kısaca herşeyin ve herkesin rabbî’dir. Ezelden ebede herşey O’nun ve Ondan, herşey O’na dönecek.
Yüceler yücesi Allah’a göre kör nokta yoktur.
“O herşeyi hakkıyla bilmektedir”
Bakara Suresi : 29.Ayet.
Mesela: dünya nüfusu 8 milyar diyelim,dünyada kaç ağaç var? Diyelim ki 1 trilyon, kaç dal var? O da 50 trilyon,kaç yaprak var? Onlar da 1 katrilyon olsun,
İşte dünyanın herhangi bir köşesinde gece dalından düşen bir yaprağı yüce Allah bilir, görür,sesini işitir
“O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez,O yerin karanlılarındaki tek bir taneyi bile bilir.”
En’âm Suresi: 59.Ayet.
Tüm bunları bilen Yüce Allah, içinde bulunduğumuz durumu bilmez mi, uzakta ve yakında kimin ne yaptığını,ne yapacağını, bazılarının hangi filimleri çevirdiğini, hangi karanlık işlerle uğraştığını, insanlara ne çeşit zarar vermek için gece gündüz
uğraştıklarını bilmez mi?
“Yaratan bilmez olur mu”
Mülk Suresi: 14. Ayet.
Bilir, herşeyi bilir, bilmesi yeni değil ezelden beri bilir nefes alan bütün canlıların aldıkları,ve alacakları nefesi de bilir.
” O bunların hepsini kuşatmış ve sayılarını tesbit etmiştir”
Meryem Suresi: 94.Ayet.
Bu ayet-i kerimenin tefsirinde Kadı Beydavi:
Şahıslarını,nefeslerini ve fiillerini tesbît etmiştir der.
“Size âit hiç bir şey gizli kalmaz”
Hâkka Suresi :18.Ayet.
Bizim bu konuda zerre şübhemiz yoktur,bu konuda inanmayanlar,ve inanıyormuş gibi görünüp
inanmıyormuş gibi davranan, dinini paçavraya çevirip dünyasını, koltuğunu, makamını,konumunu kaybetmemek uğruna dünyasına yama yapanlar şunu bilseler iyi olur, öyle davrananların elinde gün gelecek ne din kalır ne dünya,ne yama kalır, ne de yamadıkları şey kalır.
Ne mutlu gerçekten inananlara, inancı gereği salih amel işleyenlere, sırf Yüce Allah’ın rızası için hakkı ve sabrı tavsiye edenlere.
Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi inanan, salih amel işleyen, hakkı ve sabrı tavsiye eden dolayısıyla senin buyurduğun müjde ile yani “zarardan emin olacak olan” kullarından eyle.
Amîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
31 Mayıs 2023 Çarşamba
Monthly Archives: Mayıs 2023
ZAMANIN İÇİNDE İNSAN ÖMRÜ
ما الدهر الا ليلة ويوم
والعيش الا يقظة ونوم
يعيش قوم ويموت قوم
والدهر قاض ما عليه لوم
Meddehru ille leyletün ve yevmün,vel’ayşü ille yakzatün ve nevmün,
yeîşu kavmün ve yemûvtü kavmün,
veddehru kâdin mê aleyhi levmün.
Dünya hayatı bir gece ve bir gündüz gibi kısadır,bu hayatın içinde insan ömrü ise çok kısa olup bir kaç saat uyanıklık bir kaç saat uyku gibidir.
Bu arada müthiş bir sirkülasyon oluyor, her gün milyonlar babaların sülbundan anaların rahmine, anaların rahminden dünyaya ve yeryüzünden yerin altına intikal ediyor yerin altında biriken milyarlar bir gün mahşerde mahşer meydanında toplanacaklardır, dolayısıyla bazı toplumlar yaşarken, bazı toplumlar ölüyor, bundan dolayı
zaman’a suç isnad edilemez,zaman iki taraf arasında mahkemede
hakemlik yapan hakim misali olayları hall ü fasl ediyor.
Koca bir yıl 12 ay,52 hafta ve 365 gün sanki bir ay gibi seri bir şekilde geçiyor.
İnsanın ömrü yıllar,aylar, günler,saaatler ve nefeslerden ibarettir.
Yıllar ağaçlara aylar dallara günler dalcıklara saatlar yapraklara nefesler de meyvelere benzer.
Kimin nefesleri yüce Allah’a tâat ve ibadet içinde alınıp veriliyorsa, ağacının meyvesi tatlı olur,kimin de alıp verdiği nefesler gaflet ve günah içinde alınıp veriliyorsa ağacının meyvesi Ebu cehil karpuzu gibi acıdır.
Sonuç da meyveleri toplama mevsimi ortaya çıkar ki o mevsim de din günüdür. Din günü de “Kimsenin kimseye bir şey yapamadığı ve işlerin Allah’a kaldığı gündür.”
İnfitâr Suresi :19. Ayet.
Din günü,amellerle yüzleşme günüdür, kimin meyvesi tatlı, kimin meyvesi acı o gün belli olur.
Allahım! Razı olduğun en hayırlı amelleri bizler ve bütün mümin kardeşlerimiz için son amel eyle,sana kavuşacağımız günü de bizler ve bütün mümin kardeşlerimiz için en hayırlı gün eyle,Din günü, amellerinin ve alıp verdiği nefeslerinin meyvesi tatlı, mahkeme sonucu da yüz güldürücü bir sonuç olsun. ÂMÎN.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
30 Mayıs 2023 Salı
MUVAFIK MUHALİF
ولم يبق لى وقت لذكر مخالف
ولم يبقى لى قلب لذكر موافق
Velem yebke lî vektün lizikri muhalifin,ve lem yebke lî kalbun lizikri muvafikin.
Bana muhalif olan’dan bahsetmeye vaktim kalmadı,bana muvafık
olan’dan bahsetmeye de kalbim kalmadı.
Elbette İnsanoğlu’nun hayatta seveni de vardır
sevmeyeni de vardır.
onu sevenler genelde ona muvafık olur,onu sevmeyenler ise genelde ona muhalif olur.
İnsanoğlu dikkat etmez ve diline sahib olmazsa kendisine zıt ve muhalif olanların aleyhinde konuşur,kendisini seven ve uyum içinde olduğu
kimseleri de över anar ve medheder.
Birilerini yererken veya kötülerken de,birilerini överken ve medhederken de mubalağa edip haddi de -malesef- aşabiliyor.
Filani gözüm görmek istemiyor,benim için her şey bitmiştir dediği gibi,filan gibi dünyaya bir daha birisi gelmez,analar onun gibi birisini bir daha doğurmaz da diyebiliyor ve ölçüyü kaçırıyor.
Hatta bazen muvafık ve muhalif aynı kişi oluyor,
önce seviyordu, onunla uyum içindeydi, sonradan bazı
sebeblerden dolayı araları bozuldu veya sevdiği ve övdüğü o kişi kendisine zıt ve muhalif olabiliyor.
Başına böyle bir hadise geçen biri şöyle diyor bu konuda:
افنيت شطر عمري في مدحكم
ظنا بكم انكم اهله
فعدت افنيه هجاء لكم
فضاع فيكم عمري كله
Efneytü şatra umrî fî medhiküm zannan biküm ennekum ehluhu,fe’udtu ufnihi fi medhiküm fedâ’e fîykum umrî külluhu.
Övgüye layıksınız diye Ömrümün yarısını sizi överek tükettim,( buna layık olmadığınız anlaşılınca,) geri kalan ömrümü sizi kötüleyerek
tukettim, ömrüm böylece sizinle uğraşarak tükendi, bitti ve zâyî olup kayboldu.
Ömür bitmeden önce eğer insan uyanır ve: Yeter artık! Şunu medhet, bunu kötüle nereye kadar artık
birilerini kötülemeye
ve birilerini övmeğe ömrü tüketmek anlamsızdır,
buna vaktim de yok,iyisi mi ben kalbime yüce Allah’ın sevgisini doldurayım ve öveceksem övülmeğe en layık olan yüce Allah’ı öveyim derse isabet etmiş olur.
İnsan, dinin kuralları ve müsaade ettiği ölçüler
içerisinde bazılarının varsa yanlışını söyleyebilir,yine abartmadan ve dünya menfaati beklemeden bazılarını iyiliklerini dile getirebilir.
Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi verdiğimiz bütün kararlarda isabet eden, doğru karar veren, ömrünü yüce zatını , Rasulullah efendimizi ve sevdiklerini severek dolu dolu yaşayarak geçiren kullarından
eyle.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
29 Mayıs 2023 P.tesi
HATIRLATMAK
وذكر فان الذكرى تنفع المؤمنين
Ama ( alanlar için) öğüt vermeye devam et,zira öğüt inananlara fayda verir.
Zâriyat Suresi:55.Ayet.
Hatırlayıp hatırlatmak
Mü’minden mü’mine bir hak
Hatırlatan dostun varsa
Ona vermelisin kulak.
Mü’min müminin aynası
Hatırlatmak da cilası
Mü’min’in iki dünyası
Bununla düzelir ancak.
O halde kalk ve hatırlat
Ataleti üstünden at
O zama alırsın hil’ât
Her tarafın olsun berrak
Sarıl kitaba kuvvetle
Amel et parlak sünnetle
Beraber ol bu ümmetle
Mihrak olda meşale yak
İşin sonunu baştan gör Bilmiyorsan bilene sor
Zira sorumluluk çok zor
Tevazu yap kibri bırak.
Sen istersen selameti
Güzel koru emaneti
Kıyamette şehadeti
Yapar el göz dil ve ayak
Bunlar ve diğer organlar
Emanettir bilen anlar
Eliyle yanlış yapanlar
O gün sorumlu olacak
Kulak verip dikkat etsen
Kardeş lafını dinlesen
Hakkı seveni seversen
Olur sana cennet konak
Sendedir necat ü felah
Elindedir sulh ü salah
Ey her derdi çözen Allah
Sen ol bizlere sığınak.
Allah’ım! Bizlerin ve bütün mümin kardeşlerimizin affedilmeyen hiç bir günahınımızı,senin rızanı taşıyan ve bizim de işimize yarayan sulh ü salahımıza sebeb olan yerine getirilmeyen hiç bir ihtiyacımızı, bertaraf edilmeyen hiç bir sıkıntımızı bırakma.
Amîn.
Ahmet Özkan
Emekli Müftü
28 Mayıs 2023 Pazar
DÜN BUGÜN YARIN
الم ترى ان اليوم اسرع ذاهب
وان غدا للناظرين قريب
Elemtera ennelyevme esra’u zêhibin,ve enne ğeden linnâzirîyne karîbün.
Görmedin mi içinde bulunduğumuz gün olan bugün, (su gibi, rüzgar gibi) en hızlı (ve en süratli elden çıkıp) gidendir.
Gözleyip bekleyenler için de yarın ( eğer gelmesi mukadderse) çok yakındır.
Yaşaması Mukadder olan bir insanın elindeki en büyük sermaye olan yaşadığı gün, suratlı bir şekilde dün oluyor beklediği ve yarın diye isimlendirilen gün de gelince bugün oluyor.
Değerlendirilmeyen gün olan bugün dün olunca artık ona yetişmek onu idrak etmek geri getirmek muhal oluyor, gelmesi mukadder olan ve yarın gelecek olanı da erkene almak veya onunla yarış yapmak onu geçmek, engellemek
mümkün değildir o da gelecektir
بدالي اني لست مدرك ما مضى
ولا سابق شيئا اذا كان جائيا
Ben şunu anladım geçmişi geri getirmek mümkün değildir gelecek olan şey de gelecektir onun önüne geçmek engellemek de mümkün değildir.
Araplarda bir darbı mesel var, şöyledir:
كل آت قريب والبعيد ليس بآت
Küllü êtin karîbün vel baîdu leyse biêtin
Her gelecek yakındır uzak ise gelmeyecek olandır.
Yukarıdaki beyitlerden ve hikmetli sözlerden anlaşılan o ki, insanoğlunun üç günü vardır,dünü bugünü ve yarını, dün elinden çıktı geçti gitti bugün ise değerlendirilmesi gereken en kıymetli zamandır yarın ise onun değildir gelirse gelir ve bugün adını alır gelmezse gelmez.
Hülasa birazı kundakta birazı kucakta birazı yatakta birazı mutfakta birazı da sokakta geçen Ömür ve müteakip günler beştir.
Mefkûd,Meşhûd,Mevrûd,
Mev’ûd ve Memdûd.
Yani sırasıyla dün, bugün, yarın, ölüm günü ve uzun olan kıyamet günü ve devamı, ötesi.
Allah’ım bu günümüzü dünden yarınımızı bugünden öbür günümüzü de yarınımızdan bereketli eyle.
Sana kavuşacağımız günü günlerimizin en hayırlısı ile yapacağımız en son amelleri en hayırlı amel eyle.
Bütün güzel isimlerinin ve ismi azamın hürmetine,indirdiğin bütün kitaplar ve Kur’an-ı Azimüşşan hürmetine, gönderdiğin bütün peygamberler ve Rasulullah efendimizin hürmetine bütün İslam beldelerini ve cennet vatan ülkemizi mahfuz ve masûn eyle,koru ya rabbi! Amin.
“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!”
Âl-i imrân Suresi: 173.Ayet.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
27 Mayıs 2023
C.tesi
İMKAN VARSA KONUŞ
كنونت كه إمكان كفتار هست
بگو أى برادربلطف وخوشى
كى فردا پيك أجل مى رسد
بحكم ضرورت زمان در كشى
Kunûnet ki imkan goftar hest,bigo ey birader bilutf u hoşî,ki ferdâ peyk-i ecel mîy resed,behükmi darurat zeban der keşî.
Ey din kardeşim! Şimdi, fırsat elde iken,imkanın da varsa ve dilin de dönüyorsa, hoş ve güzel bir şekilde
nâzikçe güzel şeyler konuş, söyle, nasihat et, iyiliği emret, münkeri engelle,yaz, çabala ,bir şeyler yap zira O’na salât ve selâm olsun Rasulullah efendimiz şöyle buyurdu: الكلمة الطيبة صدقة. Güzel söz sadakadır
Buharı: 2989,
Müslim: 1009,
Yarın sana ecelin habercisi (postacısı) bir haber getirir(hazır ol der) o zaman zaten senin dilin ister istemez susar ve konuşmak istesen de, konuşamazsın.
En büyük nimetlerden biri olan dil’in görevleri, etkileri,yetkileri çok olduğu gibi,afetleri ve tehlikeleri de çoktur,
onun için Rasulullah efendimiz:
” Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hayır konuşsun ya da sussun” buyurmuştur.
Buhari hadis no: 6475
Konuşup yazmalı ama hayır konuşup yazmalı,ve sırf Allah rızası için konuşup yazmalı ki, bu sadaka olsun ve sahibine sevap kazandırsın.
Eğer yazmak, konuşmak ve bu gibi ameller ile insan yüce Allah’ın rızasını, insanların istifadelerini hedeflemiyorsa,neyi hedefliyor? bir insanın gayesi bu değilse , bir şehir halkı ona hazırola dursa,ceketlerini onun için iliklese, geçerken ayağa kalksalar bu ne ifade eder ki, gayesi güzelse, onu hiç kimse tanımasa bile bu kişi ne kaybeder ki.
Elbette herkes bu ve benzeri soruların cevabını bilir, veya belki ömründe tecrübe etmiş ve başından geçmiştir.
Rüzgar esiyorsa harmanını savur, tırnağın ve parmağın ulaşıyorsa sırtını kendin kaşı,ve dişlerin kesiyorken lokmanı kendin çiğne, işi tesadüfe,herhalde’ye başkalarına havale etme.
Ey Rahmân ve Rahîm olan yüce Allah! Perdeler kalkıp perdeler inince,bir ömür konuşan dilimiz konuşmaz, konuşamaz olunca,bu dünyadan göçerken son sözümüz kelime-i tayyibe-i münciye-i mübarekeyi telaffuz, Azrâil aleyhisselam’a hoş geldin diyebilmeyi bizlere ve tüm mü’min kardeşlerimize nasib ve müyesser eyle Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
26 Mayıs 2023 Cuma
DİN NASİHATTIR
Kuşlar hem cinsine konar
Söyle bana sen nerdesin
Henüz vermediysen karar
Karar vermeyen dinlesin
İslam dini nasihattır
Bugün nasihat fırsattır
Tefrika dinde bid’attır
Uzak dur kim derse desin.
Madem ki yarın hesap var
Ya sevap var ya azap var
Konuşacak bir kitap var
Elin hakk’a hizmet etsin.
Sen ne verirsen elinle
Odur gelecek seninle
Doğruyu savun dilinle
Konuşup hakkı söylesin.
Siyah ayrı beyaz ayrı
Siyah şerden beyaz hayrı
Yeter artık ayır gayrı
Hak için net çıksın sesin.
Sakın ayağın kaymasın
Elin kuyunu kazmasın
Elin siyaha basmasın
Alıp verdikçe nefesin.
Nice bakışlar var! kirli
Senin ki dini ve milli
Senin yerin yurdun belli
Bu cennet vatan adresin.
Kalbi bu vatanla atan
Hakkı seven hakka tapan
Hak uğrunda şehit yatan
Sana şefaat eylesin.
Hakka bağlan halka acı
Budur hayatın amacı
Böyle yap ki! Yaratıcı
Hoş geldin ey kulum desin.
Yüce Allah bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize hakkı batıldan,doğruyu eğriden,iyiyi kötüden,dostu düşmandan, yapanı yıkandan, beyazı
siyahtan ayırt etme imkanını,temyîz ferasetini nasip eylesin, bunun sonunda da herkese layık olduğu gibi muamele etme isti’dâdı lütfeylesin. Amin.
Ahmet Özkan
Emekli Müftü
25 Mayıs 2023 Perşembe
ENDİŞE ETME
هون عليك فان الرزق مقسوم
والعمر في اللوح محدود ومعلوم
Hevvin aleyke feinnerrizke meksûmün
vel umru fillevhi mahdûdün ve ma’lûmün.
Sâkin ol! Rızık (ezelde) taksim edilmiştir, herkesin ömrü de Levh-i
Mahfuzda (yüce Allah’a göre) sayılıdır ve bellidir
“Dünya hayatında onların rızkını biz paylaştırdık”
Zuhruf Suresi: 32.Ayet.
“O bunların hepsini kuşatmış ve sayılarını tesbit etmiştir”
Meryem Suresi:94.Ayet.
“Yüce Allah yaratıkların sayılarını, şahıslarını nefeslerini ve yaptıklarını biliyor.
Allah sizi yaratan ve sizi rızıklandırandır”
Rûm Suresi: 40.Ayet.
Burada yaratmak ile rızık vermek aynı yerde peşpeşe zikredilmiştir, yani yegane yaratıcı Allah olduğu gibi yegane rızık verici de O’dur.
Yüce Allah bu mübarek söz ile iktifa etmedi,bir de va’detti ve şöyle buyurdu:
“Şübhesiz rızkı veren, sarsılmaz gücün sahibi olan yalnızca Allah’tır”
Zâriyât Suresi: 58.Ayet.
Yüce Allah bununla da iktifâ etmedi,kasem etti,şöyle buyurdu:
“Göğün ve yerin rabbine andolsun ki bu,(Rızkınız’ın ve va’dedildiğiniz şeyin gökte oluşu Zâriyat: 22) tıpkı sizin konuşmanız kadar gerçek!”
Zâriyat Suresi: 23.Ayet.
Bütün bunlarla yetinmeyip tevekkül’ü emretti ve göz dağı verdi.
“Asla ölmeyecek ve Hayy olan(Allah)a tevekkül et”
Furkân Suresi: 58.Ayet
“Eğer Mü’minler iseniz ancak Allah’a tevekkül edin”
Mâide Suresi :23.Ayet.
“Eğer Allah’a iman ettiyseniz, gerçekten ona teslim olduysanız,artık yalnız O’na güvenip dayanın”
Yûnus Suresi:84.Ayet.
Yüce Allah’a tevekkül etmeyen ya mü’min ve müslüman değildir,veya imanı zayıftır,son iki ayetten anlaşılan budur.
İnanmayan küreselciler ve cehennemin derinliğinde kendilerine yer hazırlayan derinler yüce Allah’ın hakiki rızık veren olduğuna inanmıyorlar.
İnkarcı ve maddeci küresel güçler yüce Allah’a inanmadıkları için firavunî planları anlaşılabilir,peki mü’min ve müslüman bir anne ve baba’dan dünya’ya gelen, mü’minim
müslümanım diyenler bu oyuna nasıl gelebilirler ve bunların maslahatına nasıl çalışırlar.
Bir mü’min inanır ki,rızık taksîm edilmiştir, herkesin rızkını yüce Allah verir, rızık ne artar ne de azalır,kimse rızkını yemeden ölmez,kimse rızkından fazla kullanamaz ve kimse kimsenin rızkını yemez.
Allah’ın Mübarek sözünden ibret almayan, verdiği haber ve va’dettigi ile yetinmeyen,garanti altına aldığı şey’e mutmain olmayan, yeminine kanaat getirmeyen,emrine, müjdesine ve tehdidine aldırmayan kimsenin halı nasıl olur ve nasıl olacak?
Hasan’ı Basri şöyle demiştir: Kendilerine yemin ettiği halde Allah’ın yeminini tasdik etmeyenler lânete uğramıştır.
Taberi Tefsiri: 21/523
Zâriyat Suresi 23. Ayet nazil olduğunda melekler şöyle demişler: İnsanlar helak oldu, rızık konusunda (yüce Allah’a tam tevekkül etmedikleri için) Rabb(Allah) gazab etti ve kasem buyurdu, yemin etti.
Zavallı insanoğlu! Yüce Allah’ın kefil olduğu rızık endişesini taşıdığı ve korktuğu kadar cehennem korkusu ve endişesini taşısaydı,cehenneme gitmezdi.
İmam-ı Gazali r.a
Ey yüce Allah! Küreselcilerin ve onlarla iş tutanların bu ümmet bu millet,bu cennet vatan ve sakinleri aleyhinde planladıkları derin oyunları ve tuzakları bertaraf eyle, bizleri ve bütün müminleri sahil- i selamete çıkar.
İstikbalimizin garantisi olarak gördüğümüz çocuklarımızı, gençlerimizi ve her yaştan insanımızı bunların şerrinden sen koru.
Azabından ve gazabından sana sığınıyoruz.Hakiki rızık veren sensin buna inanıyoruz.Rızkımızı bol ve helal kıl.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
24 Mayıs 2023 Çarşamba
ÖMRÜN İKİ TARAFI
ولقد جئتمونا فرادى كما خلقناكم اول مرة وتركتم ما خولناكم وراء ظهوركم
“Andolsun ki sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve(dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız”
En’âm Suresi: 94.Ayet.
ومقبوض كف المرء عند ولاده
دليل على الحرص المركب فى الحى
ومبسوط كف المرء حين وفاته
يقول انظروا انى خرجت بلا شىء
Ve makbûzu keff il mar’i inde vilêdihi
delîlün alalhırs il
mürekkebi filhayyi,
ve mebsûtu keff il mar’i hiyne vefêtihi,
yakûlunzurû innî harectü bilê şey’in.
(Elbette Yüce Allah her şeyin en doğrusunu bilendir) Ama bir çocuk dünyaya geldiği zaman, avuçlarının kapalı olması,insanoğlunda (mal’a ve dünyaya karşı olan)fıtri hırsa ve mal’a olan meyl’e delildir.
Öldüğü zaman kişinin avuçlarının açık olması ise,sanki( ey etrafımda bulunanlar gözlerinizle görün) bakın ben (bu dünyadan göçerken) yanıma hiçbir şey aldım mı, herhangi bir şey götürüyor muyum? Hayır,amelimden başka hiç bir şey götürmüyorum demek istiyor.
Ömrümün iki tarafı yani dünyaya gelirken de dünyadan göçerken de ellerim bomboş.
Fark şu: Gelirken iki avucum kapalı ve bomboş,dünyadan göçüp giderken iki avucum açık ve bomboş.
Doğduğu zaman dünyaya gelenlerin pek azı müstesna hepsinde mal ve dünya hırsı olduğu şüphe götürmez bir gerçektir.
Öldüğü zaman ise hiç kimsenin- o da müyesser olursa- kefenden başka bir şey götürmediği de herkesçe bilinen bir gerçektir.
Abbasi halifelerinden Mu’tasım billâh ölüm döşeğinde yüce Allah’a dua ediyor ve şöyle yalvarıyor:
يامن لايزول ملكه ارحم من قد زال لملكه.
Yê men lê yezûlü mülkühü irham men kad zêle mülkühü.
Ey asla mülkü zail olmayan Yüce Allah!
Malı-mülkü elinden çıkan, avuçları açık ve bomboş kalan,her şeyi arkasında bırakan bana rahmet eyle.
Ey mülkün sahibi olan Yüce Allah! Bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize yaşarken ve ölürken, ölümden sonra kabirde ve berzahta, dirilirken mahşerde ve muhasebede, ameller tartılırken mizanda, amel sahifeleri ve defterleri uçuşup dağıtılırken bizlere rahmet eyle,amel sahifelerini sağ elinden alan bahtiyar kullarından eyle.Âmîn
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
23 Mayıs 2023 Salı
YÜCE ALLAH’A TESLİM OLMAK
اسلم تسلم
Eslim teslem.
Teslim ol kurtulursun.
Hayatta vukû bulan acılar, zorluklar üzüntüler, geçmişi kabullenmmemekten kaynaklanıyor, vukû
bulan korkular tedirginlikler ürpertiler geleceği kabullenmemekten kaynaklanıyor.
Yok olmaktan korkmak, usanmak ve ruhî bunalım içinde olmak mevcudu kabullenmemekten kaynaklanıyor.
Bütün bunların çaresi ve ilacı, kabullenmek kabul etmek ve (Yüce Allaha, kaza ve kadere) teslim olmak ve gerektiği gibi sebeblere sarılmaktır.
Yüce Allah bu hususta bir iki Âyet -i Kerimede şöyle buyurmaktadır :
” Bilakis kim iyi niyet ve davranış sahibi olarak kendini Allah’a teslim ederse rabbinin katında onun mükafatı vardır. Õylelerine korku yoktur onlar üzülmeyecekler de”
Bakara Suresi :112.Ayet
“Her kim kendini iyiliğe adayarak özünü Allah’a teslim ederse sağlam kulpa yapışmıştır demektir, işlerin sonu Allah’a varır.”
Lokman Suresi :22. Ayet.
Mesela İnsanoğlu yüzüne bir kapı kapandığı zaman üzülür,halbuki bütün kapılar ve bu kapıların anahtarları kapıların ardındaki hazineler yerde ve gökte herşey Yüce Allah’ın tasarrufundadır,
Bunu böyle bilen ve inanan bir mü’min ya hiç üzülmez veya kısa vadeli üzülürse de bu gerçeklerle kendini teselli eder.
ولاتحزن اذا ما سد باب
فان الله يفتح الف باب
Ve lê tehzen ize mê südde bêbün feinnellâhe yeftehu elfe bêbin.
Bir kapı kapandığı zaman üzülme Yüce Allah her şeye kadir olarak bin kapı açar (ve istediği zaman nice nice kapılar açabilir)
Ayrıca geçmişi geleceği ve şimdiki hali kabullenmemek bir mümin için çok ciddi sıkıntılara ve hayatın cendereye dönüşmesine sebep olur, buna meydan vermemek için yüce Allah’a, kaza ve kaderine boyun eğmek kalben teslim olmak ve yine gerektiği zaman sebeplere sarılmaktan başka çare yoktur.
Sahih-i Müslimde geçen ve şartlarına uygun sahih bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır :
“Yüce Allah kuluna verdiği şeylerle onu imtihana çeker, kim Yüce Allah’ın kendisine verdiği ve taksim ettiği şeye razı olursa, Allah o şeye bereket verir ve o kulun üzerindeki nimetini arttırır, kim de Yüce Allah’ın kendisine taksim ve takdir ettiğine razı olmazsa bu onun için bereketli olmaz”
Es silsilet us sahîha : 1658.
Allah’ım! Bizleri ve bütün müminleri sana, meleklerine kitaplarına peygamberlerine kaza ve kadere ahirete Rasulullah efendimizin getirdiği bütün mesajlara kesin ve samimi iman eden kulların cümlesine ilhak eyle.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
22 Mayıs 2023 P.tesi