خاب الذى قد يرى ذالقبح كالحسن
وفاز من كان فيه حدة البصر
النيل كان للقبطي دما ولبنى
يعقوب ماء وذا من أعظم العبر
Hâbellezi ked yerâ zelkubhi kelhasani, ve fêze men kêne fîhi hiddet ül basari,en Nîylu kâne lilkıbtiyyi demen ve libeni ya’kûbe mêen ve zê min a’zam il iberi.
Çirkin olan(şey)i güzelmiş gibi gören (yamuk bakış sahiplerin)’e yazıklar olsun,isabetli( ve keskin bir ) bakışla bakanlar ise (yanlıştan ve yanlış görmekten) kurtulmuşlardır.
Nil nehrinin suyu (Firavun’un taraftarları) kıbtiler için kan olurken,Hz.Yakub’un evlatları (beni İsrail) için (tertemiz) su kalıyordu,(bu da üzerinde durulması gereken) en büyük ibretlerdendir.
Bakışta ve bakan gözlerde ihtişam olunca ibretle bakar, eşyanın hakikatını olduğu gibi görür ve boş şeylerle uğraşmaktan vazgeçer.
Hakkı hak görür ittiba eder, batılı batıl görüp ictinab eder.
Nil nehri Firavun’un taraftarları için su değil kan oluyordu ve Nil nehrinden su içemiyorlardı.
Hz Musa’nın kavmi için ise Nil nehri çok berrak bir su olarak kalıyordu.
Bir kiptî(Firavun’un taraftarı) Nil nehrinden Su içmek için Hz Musa’nın taraftarlarından birisinden yardım istedi, Beni israilli suyu alıyor, suyu kıptinin ağzına döküyor su yine kan oluyordu.
İşte bu en büyük ibretlerden biridir.
Bir su birileri için su kalırken öbürleri için kan’a dönüşüyordu.
Bu durumdan kurtulmanın tek yolu, hakka dönmek, Allah’a rucu’ eetmek, tövbe etmek Yüce Allah’la sulh olmak, şirkten günahlardan vazgeçmektir.
Kibti o gün müslüman olup İslam’a girince, o da suyu artık su olarak içebiliyordu.
Yüce Allah ile sulh olmadan,O’nun kitabına Peygamberine ve dinine dönmeden bu hayatın tadı olmaz, varmış gibi olan tad iğreti,geçici ve aldatıcıdır,şişirmedir.
Allah’ım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi hakkı hak gören tabi olan, batıl batılı gören ictinâb eden kullarından eyle.
Ey Allahım! bizleri boş şeylerle uğraşmaktan koru ve bize eşyanın hakikatini göster.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
31 Ağustos 2023 Perşembe
Monthly Archives: Ağustos 2023
YÜCELERDEN RİSALELER
تامل سطور الكائنات فإنها
من الملأ الأعلى اليك رساءل
Teemmel sutûralkêinêti feinnehê minel meleil â’lâ ileyke resêilün.
(Ey insanoğlu,özellikle ey akıl nimetiyle donatılan mü’min)! Kâinattaki satırları
(enfûsî,kur’ânî ve âfâkî ayetleri) iyi düşün ( ve iyi oku),zira bu doğru okunması gereken
satırlar (âyetler,olaylar, bu eşsiz düzen) yüce Allah’tan sana doğru okuyasın, anlayasın, düşünesin diye gelen mektuplar(mesajlar)dır.
Kur’an ayetleri ve insandaki muhteşem enfusî ayetler, insanı kuşatan afakî ayetler insanoğlunun iki cihan saadeti içindir.
Alemin göz bebeği ve fihristi olan insanoğlu, özellikle mümin bundan gafil yaşayamaz.
Başta Kur’an-ı Kerim’in kutlu mesajlarını, Rasulullah efendimizin parlak sünnetinin mesajlarını,insan bedeninde bulunan kalp ve diğer organların vazifesini ve bizleri kuşatan kainat ayetlerini bir mümin imkân dahilinde anlamadan doğru okumadan nasıl rahat edebilir.?
Kâinata anlam ve ruh veren ilahî vahiy, insanı insan yapan ve onun tekrimine vesile olan akıl, düşünce ruh, ve daha başka hususlar, güneş ay ve yıldızlar, zaman ve bütün bunlar insan gafletten kurtulsun,üstü örtülen fıtratın üzerindeki tozu silip tefekkür ve tedebbür etsin,kendine gelsin diye lütfedilmişken acaba insanoğlu bu mesajlara kulak vermiyorsa, o zaman ne ile ilgileniyor ve ne ile uğraşıyor?
Bir mümin’in yücelerden gelen, bedeninde bulunan ve onu kuşatan âfâki mesajlara kulak verip bütün bunları vesile kılarak manen yüce Allah’a yaklaşmaya gayret etmesi kul olmasının gereğidir.
Ey yüce Allah’ım! Derin uykudan ve gafletten kurtulmak için biz kullara yaraşan ve yakışan amelleri yapmak mesajları kabul etmek tahlil etmek düşünmek ve gereğini yapmak konusunda bizlere ve mümin kardeşlerimize yardımcı ol.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
30 Ağustos 2023 Çarşamba
NEFİS
إن النفس لأمارة بالسوء
Nefis daima kötülüğü
emreder.
Yûsuf Suresi: 53.Ayet
Ey vesvese veren nefsim
Söyle ne istersin benden
Biliyorum emmâresin
Tehdit edersin içerden.
Sen şeytanla iş tutarsın
Ona haberler atarsın
Bilirim pek hilekârsın
Darbe yaparsın içerden
Ayakları kaydırırsın
Mü’minleri kandırırsın
İlk fırsatta saldırırsın
Nedir çektiklerim senden
Sana kim uyarsa hor’dur
Sana uymayanlar hürdür
Elinden kurtuluş zordur
Çıkmayınca bu bedenden
Günaha teşvik edensin
Haramları süsleyensin
Derinlerde gizlenensin
Bilmem ki ne gelir elden
Emmâre nefsin ıslahı
İki dünyanın felahı.
Budur necâtın izahı
Necat geçer tezkiyeden
Dünya nefis ve şeytanlar
Hevâ iblis bütün bunlar
Hak yolda tuzak kurarlar
Engel ederler hedeften.
Nefis gizemli muammâ
Uyup da ateşte yanma
Nasihat etse de kanma
Ayır dostunu düşmandan
Her vakitte ve her yerde
Bu nefisle mucâhede
İlaçtır bu büyük derde
Örneği al Peygamberden
Allah’ım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi nefislerimizin şerrinden hevâsından koru.
Hevâya değil vahye boyun eyenlerden eyle.
Amin.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
29 Ağustos 2023 Salı
NEFİS
النفس كالطفل ان تهمله شب على
حب الرضاع وان تفطمه ينفطمي
Ennefsü kettıfli in tuhmilhu şebbe alê hubbirradâi ve in taftimhu yenfatimi.
İnsanoğlunun nefsi süt emen çocuk gibidir, çocuğu(zamanı gelince) sütten kesersen kesilir,yok ihmal edip de sütten kesmezsen,(çok sevdiği,alıştığı ve içtiği) sütü içe içe büyür ( ve daha sonra onu sütten kesmek zor olur.)
Nitekim ilkokula gittiği halde süt emen çocuklar var, Annesi hayvanların sütünü sağlarken o da sabretmeyip Annesinin sütünü sağıyor (süt emiyor).
Kötülüğü emreden nefis te aynen böyledir, kişi alıştığı ve adeta tiryakisi olduğu günahları kararlı ve kesin bir şekilde ona yasaklarsa bu günahları terkeder ve ma’siyeti terketmede gösterdiği sabırdan dolayı da Dokuz yüz derece sevab alır.
Fakat kişi kendini ve nefsini ihmal eder de onun yularını salarsa yaşlanır da yine günahları bırakmaz.
Mesela en çirkin günahlardan biri olan zinadır,bu günahı irtikab eden biri,hemen vazgeçmezse yaşlanır ve bu günaha devam eder,bitti mi ? Bitmedi.
Böyle biri için Rasulullah efendimiz şöyle buyurur:
“Allah üç kişiyle kıyamet günü konuşmaz,tezkiye etmez ve ( rahmet nazarı ile)onlara bakmaz,onlar için de elim bir azab vardır.
Bunlardan biri zina eden yaşlı kişi”
Müslim Hadis no: 106
Ne mutlu nefsini tezkiye edene onu arındırana ve zamanında tedbir alana.
Ey Yüce Allah’ım! Nefislerimize takvasını
ver,temizle,nefsi tezkiye edenlerin en hayırlısı sensin.Amin.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
28 Ağustos 2023 O.tesi
HAZİNE
لا حول ولا قوة الا بالله
“Lâ havle ve lâ kuvvete illê billêhi.
Rasulullah efendimizin ifadesiyle bu mübarek söz:
Cennet hazinelerinden
bir hazinedir.
Buhari Hadis no:6610
Müslim Hadis no:2704
Bu mübarek cümlenin iki tarafı değişik sîğa ile iki Ayet-i kerimde geçer.
Lê kuvvete illê billêhi
“Güç yalnız Allah’ındır”
Kehf Suresi: 39 Ayet.
Cennet’in hazinelerinden bir hazinedir.
Ahmed.Müsned: 2/469
Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer.
Enfâl Suresi: 24.Ayet
Lâ havle ve lâ kuvvete illê billêhi
Arşın altındaki Cennet hazinelerinden bir hazinedir,kul bunu söylerse Allah der ki: Kulum (her işini) bana teslim etti ve tam ( bana) bağlandı.
Hâkim,Mustedrek: 1/71
Ahmet, Müsned:2/298
Lâ havle ve lâ kuvvete illê billêhi cennet kapılarından bir kapıdır.Cennetin ekinidir.
Doksan dokuz hastalığın ilacıdır,bu hastalıkların en hafifi üzüntüdür.
Bu mübarek kelimeye şu cümle de ilave edilebilir: Lê melcee ve lê mencê minellâhi illâ ileyhi yani : Allah’tan ancak Allah’a sığınılır, Allah’tan ancak Allah’a ( dönerek) kurtuluş olur.
San’âni.Tuhfet uz zâkirîn:
sah: 377.378,379
Burada “Kenz” hazinedir,bununla
kasdedilen ise, bu mübarek sözü söyleyenin elde edeceği ecir ve âhirette onu bekleyen sevaptır.
Her türlü değişim dönüşüm havl ve engel olma ile güç ancak ve ancak Allah iledir.
Her türlü değişimin dönüşümün ve gücün kaynağı Allah’tır.
gibi anlamları vardır.
Bu mübarek söz için şu anlamlar da sayılabilir:
Günahlara haramlara ve ma’siyetlere düşmüyorsak Allah engel oluyor ki düşmüyoruz,
tâat ve ibadet, hayır ve iyilik yapabiliyorsak Allah güç ,kuvvet, azim, sebat veriyor ki yapabiliyoruz,
yoksa bunu kendimize mal etmeyelim.
Yok olmaktan kurtulup var olmak,var olduktan sonra helak olmadan varlığımızı sürdürmek ancak yüce Allah iledir.
Zararlı şeylerden uzak kalıp, faydalı şeyler yapabiliyorsak, musibetlerden uzak kalıp arzu ettiğimiz şeylere kavuşabiliyorsak,ancak Yüce Allah’ın yardımı ile
mümkündür.
Bela ve acılardan uzak, nimetlerle içiçe yaşıyabiliyorsak,her türlü karanlıktan uzak kalıp her anlamda nur ve aydınlık içinde olabiliyorsak, bütün bunlar ve buna benzer sayamadığımız herşey yüce Allah’a bağlıdır.
Bütün bunlardan ne anlaşılması gerekir?
Yerlerde göklerde ve aralarında,dünyada ve ahirette zerreden küreye,habbeden
kubbeye, küçük büyük ne varsa hepsi ama hepsi yüce Allah’ın kontrolü altında ,ilmi dahilindedir iradesi dışında asla bir şey cereyan etmez.
Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi bu inanç ve itikat üzere yaşat,bu inanç ve itikat üzere ruhumuzu al,bu inanç ve itikat üzere haşredip firdevs cennetine dahil eyle.AMİN.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
27 Ağustos 2023 Pazar
ÖNEMLİ BİR İKİ HUSUS
ولم يمت قبل انقضاء العمر أحد
والنفس تبقى ليس تفنى للابد
Ve lem yemut keblenkidâ il umri ehedün,vennefsü tebkâ
leyse tefnê lilebedi
Yaşayan hiç bir kimse, ömrü tükenmeden ölmez, nefis (ruh)
ebediyete kadar kalır ve yok olmaz.
Arş, kürsü,Levh-i Mahfuz,kalem, Cennet ve Cehennem de yok olmayacaklardan sayılır.
Not: Ruhun yok olup olmaması konusunda akaid âlimleri arasında görüş farkı vardır.
Öldürülen kimse eceli ile ölmüştür, bazı hadislerde geçen ömrün uzamasından maksat, kişinin ömrünün bereketli oluşu, ömrü boşa tüketmeyip dolu dolu geçirmesi, öldükten sonra çeşitli iyiliklerinden dolayı unutulmayıp adının anılması,hayatta iken yaptığı bazı güzel amellerden dolayı amel defterinin açık tutulması şeklinde izah edilmiştir.
Ölümden sonra ruh,ya nimet görür,ya da azab görür, mü’minlerin ruhları illiyyîn’de kâfirlerin ruhları Siccîn’dedir.Her ruh’un kendi bedeni ile manevi bir irtibatı vardır ve bu irtibat dünya hayatındaki ruh- beden irtibatına benzemez.
İbni Abdulber’in cumhur alimlerden naklettiğine göre ruhlar aynı zamanda kabirlerinin civarında da bulunur.
Bazı ruhlar, dünyada iken vermesi gereken ama vermediği bazı borçlar ve buna benzer hususlar yüzünden illiyyîne varmaktan engellenir,hapsedilir.
Mü’min’in ruhu cennet meyvelerinden bir kuş misali nimetlenir diriliş günü bedenle tekrar buluşuncaya kadar bu devam eder.
Suyûtî,Şerh us Sudûr Hâdis no: 306.
Ruh’un beden ile irtibatı beş çeşittir;
1-)Anne karnındaki ruh ve beden beraberliği,
2-) Doğumdan sonraki beraberlik,
3-) Uyku halinde olan ruh-beden beraberliği.
Burada ruh bir yönü ile bedenle beraber,diğer bir yönü ile bedenden ayrıdır.
4-)Berzahta ruh’un beden ile irtibatı.
5-) İnsanlar cesedleriyle dirilecekleri gün (el ba’su ba’del mevt) ruh’un beden ile olacak olan irtibatı.Bu irtibat tüm irtibatlardan en güçlü olandır,bu irtibatla artık beden ölmez,uyumaz ve bozulmaz.
Uyuyan kişinin ruhu bedenindedir ve diridir fakat onun hayatı uyanık olan insanın hayatı gibi değildir,zira uyku ölümün kardeşidir (bir çeşit ölümdür).
Ölen kişinin berzah âlemindeki haleti de böyledir, berzah âlemindeki halet,diri ile ruhu bedenine dönmeyen ölü arasında bir halettir, tıpkı ölü ile
diri arasında bulunan uykudaki kişi gibi.
Rüya Gören bazıları vefat edenlerden bazılarını rüyasında görmüş ve; hangi ameli en hayırlı buldunuz diye sormuşlardır, aldıkları cevaplar genellikle şöyledir: Öldükten sonra en hayırlı bulduğumuz ameller: zikir meclislerinde bulunmak, geceyi ihya edip teheccüd kılmak dua etmek istiğffar etmek, Kur’an okumak Allah korkusundan ağlamak ve sırf Allah için yapılan işler demişlerdir.
Vefat eden kızını rüyada gören bir baba sorar: orada,berzahta ne var ne yok bana anlatabilir misin?
Kız babasını cevap verir:
Çok büyük bir durumla karşı karşıyayız biliyoruz ama yapamıyoruz Siz yaşadığınız halde biliyorsunuz yine de yapmıyorsunuz, Allah’a yemin ederim ki bir subhanallah veya bir secde veya bir zikir veya iki rekat namazı bize verseler,amel defterimize yazsalar bütün dünya ve içindekilerinden bizim için daha geçerli daha hayırlıdır ama artık yapamıyoruz.
İbn-i kayyım il Cevziyye,Ruh sah:98.
Ey yaşayan bizler! İbret alalım hiçbir anı boş geçirmeyelim bugün bütün imkanlar elimizde yarın bütün imkanlar kalır gerimizde.
Allahım! Ruhumuz bedenimizden ayrılmadan bizimle günahların arasını doğu-batı arası gibi ayır ve uzak eyle.
Bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize dünyada,berzahta ve ukbâda yardım eyle.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
26 Ağustos 2023 C.tesi
SALİHLERİ ANMAK
كرر على حديثهم يا حادي
فحديثهم يجلى الفؤاد الصادى
Kerrir aleyye hadîsehüm ya hâdî,fehadîsühüm yüclil füâdessâdî.
Ey develeri süren (Şüturbân),develer sür’atli gitsin ve yorulmasın diye güzel namelerle şiirler ve etkileyici beyitler mısralar söyleyerek develeri coşturan (Hâdi,حادى)! Ne olur söyleyeceğin şiirler, mısralar ve sözlerin içinde sevdiklerimin sözlerine ve sohbetlerine de yer ver, sevdiklerimden de
bahset,onların adını ve sözlerini bana sık sık tekrar et,zira dostların
sohbetleri,onları anmak ve sözlerini tekrar etmek paslı yürekleri cilalar ( ferahlatır ve kalblere bir iksîr gibi gelir).
Süfyân b.Üyeyne r.a da bu hususta:
عند ذكر الصالحين تنزل الرحمة
İnde zikrissâlihîne tenzilurrahmetu.
Salihlerin sohbeti esnasında rahmet(ler)
iner buyurmuştur.
Salih insanlar sohbet de yapsalar, başkaları onların sohbetlerini de yapsa bir mecliste anılmaları yüce Allah’ın rahmetinin inmesine vesile olurlar.
Yaratılmışların en üstünü,
Kâinât’ın efendisi O’na salât ve selâm olsun Rasulullah efendimiz şübhesiz tüm salihlerin şâhı ve pâdisâhıdır,
O’nun sohbetini yapmak, mübarek adını anmak, O’na salat ve
selâm getirmek şemâilini okumak, okutmak ve dinlemek, siretini tedris ve tezekkûr etmek elbette en büyük ve en engin rahmetin nüzuluna vesiledir.
Alemlere rahmet olarak gönderilen Rasulullah efendimizin sohbeti, hadisleri ve sünneti elbette rahmete vesile olur, zira kendisi de en büyük bir rahmettir.
Rasülullah efendimizi bir kez gören bir bedevi medeni oluyordu.O’nun yanında az da olsa bulunan bir mü’min sahabi oluyordu ve en büyük şerefi elde ediyordu.
Yüce Allah’ın, Rasulullah efendimize arkadaş dost sahib sahabi kıldığı ve razı olduğu nesilden daha üstün hangi nesil olabilir?.
Rasulullah efendimiz nefislere ve kalblere tesir ediyordu, mübarek adı anıldığı, duyulduğu, yazıldığı ve okunduğu zaman bir lezzet ve halavet hissediliyordu.
Sohbet, dostlarla fizîken beraber olmak manasına geldiği gibi, onlarla manevi beraberliğe de denir,hatta bir saat kadar susmak ve murakabe yapmak da bir kısım ehli tasavvufun yanında sohbet sayılmıştır,zira sohbet uzağı yakın eder, mecliste olmayanı meclisteymiş gibi telakkî ettirir ve âdeta bir paratoner gibi rahmeti çeker.
Sohbet eri bir âşık bu hususta şöyle der:
خيالك فى عينى وذكرك فى فمى
وشوقك فى قلبى فأين تغيب
Hayâluke fî aynî ve zikruke fî femi ve şavkuke fi kalbî feeyne teğîbu.
Ey sevdiğim dostum! Hayalin gözümde, adın dilimde iştiyakın ve sevgin kalbimde nereye gidersin, nasıl kaybolursun ve ben seni nasıl unuturum.
Başta yüce Allah’ın zikri olmak üzere, Rasulullah efendimizin, varisleri olan âmil alimlerin, gönül erlerinin sohbetleri yüce Allah’ın izni ile paslı ve gafil kalbleri cilalar gafletten uyandırır ve o kalblere huzur verir.
Bir camide,bir mescitte, bir yerde Yüce Allah’ın kitabı okunur ve ders olarak tedris edilirse yüce Allah’ın rahmeti o meclisi kuşatır.
“Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve sessiz durun ki rahmete nâil olasınız”.
A’râf Suresi: 204.Ayet.
Ayrıca Müslim Hadis no: 2699
Allah’ım! Başta Rasulullah efendimiz olmak üzere O’nun izinden giden bu sonsuzluk kervanı ile dünyada ve âhirette beraber olmayı bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasîb eyle.Amin.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
25 Ağustos 2023 Cuma
BİR ÖZELEŞTİRİ ÖRNEĞİ
من آنم كه من دانم
Men ânem ki men dânem
Ben öğle birisiyim ki,nasıl
oldugumu ancak ben bilirim.
Bu söz, Muhammed Bahaeddin Nakşibendi k.s nun olduğu söylenir.
Bu zat-ı muhterem kendini övmüyor, bilakis kendi nefsine hucum ediyor.
H.165 te vefat eden ve İmam-ı A’zam’ ın talebesi olan Davud et Tâî’ye bir adam geldi,niye geldiğini
sordu, Adam dediki: İstedim ki seni ziyaret edeyim.
Davud et Tâî dediki: Sen Allah için ziyeret ettiğin için iyi bir iş yaptın,sonra kendine dönerek şöyle dedi: (Ey Davud)! Yarın ( kıyamet günü) sana sorulsa sen kimsin ki ziyaret ediliyorsun?
Zahidlerden misin?
Hayır vallahi değilim,peki abidlerden misin? Hayır vallahi değilim ,
salihlerden misin?
Hayır vallahi değilim, böylece bir çok haslet saydı.
Sonra tekrar nefsine hitab ederek şöyle dedi:
Genç iken günahkar ve
fasık idin, şimdi yaşlandın ve riyakarlik ( iki yüzlülük) yapıyorsun,
iki yüzlülük (riya) günahlardan da beterdir.
Bizler işin neresindeyiz?
صاحب البيت أدرى بما فيه
Sahib ül beyti edrâ bi me fîyhi.
Ev sahibi kendi evini ve evinde ne olduğunu daha iyi bilir.
İnsanoğlu unutkandır kendini ihmal edebilir ve başkalarının ona izafe ettikleri bazı gurur verici sözlere, vasıflara kanabilir.
Onun için mü’minlerin bazı hususları biribirlerine hatırlatmaları kaçınılmazdır.
Ey Yüce Allah! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi kendini bilen dolayısıyla Rabbini bilen, haddini bilen,dünya ve ahirette rahmetine mazhar olan kullarından eyle.Amin.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
24 Ağustos 2023
Perşembe
SIRTINI KENDİN KAŞI
ما حك ظهرك مثل ظفرك
فتولى انت أمر نفسك
Mâ hekke zahrake mislü zufrike
fetevelle ente emra nefsike.
(Bak kardeşim iyi dinle) Senin sırtını(kaşındığı zaman)senin tırnağın gibi hiç bir tırnak daha iyisi kaşıyamaz, o zaman( bu ve benzeri durumlarda, hayati önem taşıyan gerek dünyaya ve gerekse de âhiret’e tealluk eden konularda) kendi işini kendin yap.
Tırnağın yetişiyorken sırtını kendin kaşı dişlerin kesiyorken lokmanı kendi dişlerinle kendin çiğne ve rüzgâr senin lehine estikçe harmanını kendin savur).
Böyle yapmak lazım Çünkü, bir gün kesen ve çiğneyen dişler ve çene kesemez ve de çiğneyemez hale gelir,sırt’a ulaşıp kaşıyan parmak ve tırnaklar bir gün gelir ulaşamaz ve kaşıyamaz olur, lehine esen rüzgar bir gün esmeyiverir,durur.
İnsanlardan hiç kimse seni senin kadar tanıyamaz,bilemez oğleyse kendine dön, kendine acı, kendine merhamet eyle, kendin için hazırlık yap ve azık topla.
Bu konularda Yüce Allah nefsi öne alarak şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Nefsinizi( kendinizi) koruyun.
Tahrîm Suresi: 6.Ayet.
Kâl ve kîl,dedikodu ve
ma lâ ya’nî, boş şeylerle oyalanma,insanlarla
luzumundan fazla haşir neşir olma,bu acı sonuçlar doğurur, en azından zaman kaybına yol açar.
En zor kararı kişi kendi verecek ve: Yeter artık ömrüm boşa geçti hep Ali’den Veli’den, şundan bundan bahsettim, onları övdüm durdum, onları (insanları) memnun etmek için çırpındım durdum biraz da geri kalan ömrünü Allah’a vereyim O’na döneyim, onun rızası için bundan sonra gayret edeyim diyebilmelidir.
الاستئناس بالناس من علامة الافلاس
El isti’nâsu binnêsi min alamet il iflês.
(Kişinin, yüce Allah’a vakit ayırmaması, yüce Allah’a dönmemesi, kendi nefsi için faydalı şeyler hazırlamaması, ama)sadece insanlarla(veya dizilerle,filimlerle ve telefonla lüzumsuz boş vakit geçirmesi) iflas alametidir.
Ey Rahmân ve Rahîm olan yüce Allah’ım! Dünyada da ahirette de bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi müflis duruma düşmekten sen koru.Âmîn
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
23 Ağustos 2023 Çarşamba
NEDAMET DUYMADAN
الا ليت الشباب يعود يوما
فأخبره بما فعل المشيب
Elê leyteşşebêbe yeûdu yevmen feuhbirahu bimê fe’elel meşîbu.
Ah keşke o gençlik geri gelseydi de ihtiyarlığın başıma neler getirdiğini ona bir anlatsam.
ليت الكواكب تدنو لي فانظمها
عقود مدح فما ارضى لكم كلمى
Leytel kevêkibe tednû feenzimehe ukûde medhin femê erdâ leküm kelimî.
Ah keşke yıldızlar bana yaklaşsaydı ve ben de onları elime aıp tesbih gibi bir ipe dizsem ve bir kolye gibi sizin boynunuza taksam(ne iyi olurdu) çünkü dil ile sizi medhetmek beni doyurmuyor.
Araplar bir şeye pişmanlıklarını bildirmek için “ليت شعرى” Leyte şi’rî diyorlar, yani keşke şuurlu bir şekilde davransaydım da bugün bu hale düşmeseydim.
Geri gelmesi tenennî edilen gençlik geri gelmez, yaklaşması (ve inmesi) temennî edilen yıldızlar da çare yok inmez ve kişiye yaklaşmaz.
İnsanlar dönüşü olmayan kıyamet gününde keşke dememeleri için yüce Allah peygamberler gönderdi ve kitaplar indirdi, Kitapları ve peygamberleri anlayacak akıl verdi.
Yüce Allah bu hususta kullarını bir çok ayette uyarmıştır bu ayetlerden biri şöyledir:
“Yakın bir azaba karşı sizi uyardık insanın önceden yapıp ettiklerine bakacağı inkarcının da
keşke toprak olsaydım diyerek dövüneceği gün”
Nebe’ Suresi: 40.Ayet.
O gün keşke diyecek ve pişman olacaklar, bugün dünyada iken Kur’an’a ve peygamber’e kulak tıkayankardır,akıl nimetini kendi ahiret
menfaatleri için kullanmayanlardır.
Kıyamet günü’nün bir adı da Hasret
(Pişmanlık) günü’dür
Meryem Suresi : 39.Ayet.
Bu güne pişmanlık ( ve hasret ) denmesinin sebebi o günde insanların sergileyeceği nedâmet ve pişmanlık sebebiyledir.
O gün pişmanlık duyup hasret çekecek,âh-vâh edecek olanlar âhirete ve ahirette hesap vereceklerine iman etmeyenler ile bir kısım inanıyorum diyenlerdir.
İmandan,insaftan ve vicdandan,iz’andan mahrum olan dünya’ya
heva’ya,helva’ya harama,gunah’a şöhrete,makam ve şatafata,taş’a, güc’e kuvvete tapan, üzerine bindiyi,etini yediği, sütünü içtiği hayvanı telef etmek isteyen ve bu hayvanlardan daha daha aşağı olan kör,sağır,meâd akıl
noksanlarının
A’râf Suresi :179. Ayet
çekecekleri hasreti anladık,peki inanıyoruz diyenlerin çekecekleri hasrete ne demeli, inandıkları halde niye kıyamet günü pişmanlık duyacaklar?
Bunun da cevabını bugün bir kısım inanıyorum diyenlerin,uzak- yakın,
zengin-fakir âmîr-memur, siyah- beyaz, ayırımı yapmadan yaşantılarına ve yaptıklarına bakıp vermek mümkündür.
Bugün bir çok İslam ülkesi ve epey müslüman
bir vadide, Kur’an sünnet İslam ve hakikat başka bir vadidedir,kimi bilmediği öğrenmek istemediği için İslam’dan uzak,kimisi de bildiği halde yaşamıyor onun için uzak.
Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi dünya ve ahirette hasret ve nedâmet çekmekten koru, Kur’an, peygamber ve akıl nimetlerinden
a’zâmî dercede istifâde
edenlerden eyle.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
22 Ağustos 2023 Salı