من أمة ترعى الغنم
الى أمة تقود الامم
Min ümmetin ter’al ğenem,ile ümmetin tekûdül ümem.
Keçi güden ve otlatan bir ümmetten,arkasında kendisini takib eden
ümmetlere rehber olan bir ümmet.
Rasulullah efendimiz giydiği,yedîği ve içtiği şeylerle Arapları etkilemiş değil,yüce ahlakı ve güzel sireti edebi ve düzgün muamelesi ve davranışları ile etkilemiştir.
Puta tapanlardan beşeriyete önderler yetiştirdi,Onun mübarek gözlerine bakan bedevi medeni oluyordu.
Zaten Kur-an-ı Kerimden sonra en büyük mucizesi vasıfları sayılmayacak kadar çok ve üstün olan yetiştirdiği ashabıdır.
Erkeklerin oturduğu bir meclisin yanından bir gün bir bayan geçiyor ve diyor ki: Aranızda âlim var mı?
Evet diyorlar ve birisini gösteriyorlar.
Bayan o alime soruyor:
Nasıl yemek yiyorsun?
Alim: Besmele çekiyorum, elimi yıkıyorum,sağ elimle ve önümden yiyorum, lokmayı küçük alıyor ve iyi çiyniyorm.
Bayan: Nasıl yatıyorsun diye soruyor, Alim:Abdest alıyor, sağ yanım üzere kıbleye dönerek bazı duaları okuyup yatıyorum
der.
Bunun üzerine o bayan der ki: Yemeği de yatmayı da beceremiyorsun.
Haram yeme de, istediğin şekilde ye,kalbinde hiç kimse için kin olmasın da nasıl yatarsan yat.
Sen yemenin ve yatmanın âdâbından bahsettin,ben ise cevherinden ve özünden bahsettim.
Bazıları meselenin sadece dışı ili yetiniyor
öze cevhere inmiyor.
Rasulullah efendimiz ashab-ı kiram’a hem özü cevheri,hem de edebi öğretiyordu,
Gökyüzünün öğrencisi, yeryüzünün muallimi olmuştu.
Rasulullah efendimizin risaleti, nübüvveti ve muallim oluşu devam ediyor.
Tasavvuf büyüklerinden birinin kaliteli bir sözü var; Düzgünlük içeriden dışarıya fışkırmıyorsa bari dışımızı düzgün yapalım ki belki içeriye tesir eder yansıma yapar.
Onun için yukarıdaki âlimin uyku ve yemek için söyledikleri doğrudur,bayan ise meseleyi bir üst perdeden ele almış ve dikkatleri öze çekmiştir.
Allah’ım! İçimizi dışımızı pâk eyle, mahşerde yüce huzurunda yüzümüzü alanımızı ak eyle.Amin.
Ahmet Özkan
Emekli Müftü
30 Eylül 2023 C.tesi
Monthly Archives: Eylül 2023
DAĞ’A DEĞİL KAFANA ACI
يا ناطح الجبل العالى ليكلمه
أشفق على الرأس لا تشفق على الجبل
كناطح صخرة يوما ليوهنها
فلم يضرها واوهى قرنه الوعل
Ye nâtih el cebelil âlî liyeklimehu,işfik alarra’si lê teşfik
alalcebeli,
kenâtihin sahraten yevmen liyûhinehê felem yadurrahe ve evhê karnehul vealu.
Ey yüksek dağı yaralamak için dağı toslayan( dağa kafa vuran ahmak),dağa değil kafana acı.(senin durumun) Kaya parçasını sivri boynuzlarıyla parçalamak için kayayı toslayan fakat kayaya zarar vermeyip boynuzlarını paramparça eden dağ keçisi (tekesi)
nin durumu gibidir.
İlk günden bugüne kadar ve bugünden kıyamet sabahına kadar devam edecek olan bir gerçek vardır,ne dünyada ne de ahitette hiç bir kimsenin gücü yüce Allah’a yetmez, Kur’an’a Rasulullah efendimizin parlak sünnetine yetmez İslam’ın nurunu söndürmeye yetmez.
Ara sıra müslümanlar muhasara edilmiş,biribirlerine düşmüş ,zorda kalmışlardır, kur’an-ı Kerime,sünnete, islama, dine diyanete müslümanlara hakaretler olmuştur, Kur’an’ın tilavetini okunmasını,ta’limini, ezberlenmesini, yaşanmasını, hükümlerinin geçerli olmasını engellemek için çok çabalayanlar olmuştur zulümler yapılmıştır iç ve dış düşmanlar beraber çalışmıştır ama birçoğu tarihe karışmış, bu çaba içinde olanların nefesi kesilmiş sesleri kısılmış kimi ölmüş, kimi ölmek üzere ecelinin gelmisini beklemektedir.
Allah’tan başka galip yoktur izzet onun şan onun şeref onundur, güç ve kuvvet onun elindedir ama hikmeti gereği insanlara mühlet verir imhal eder ama asla ihmal etmez.
امهلناهم فظنوا أننا اهملناهم
Emhelnêhüm,fezannû ennenê ehmelnêhüm.
Biz onlara mühlet verdik, onlar zannettiler ki biz onları ihmal ettik.
İslam’a, kur’an-ı Kerim’e, ona salat ve selam olsun Rasulullah efendimizin parlak sünnetine musallat olanların boynuzları kırılmış,musallat olacaklar varsa,onların da şairin dediği gibi boynuzları kırılacak dünyada yetkililerden onlara müstehak oldukları karşılık verilecek,ahirette ise rezil olacak ve yüce Allah’a hesap vereceklerdir.
Müslümanlar gayret etse de etmese de durum budur, ama gayret ederlerse bu şerefli amelden dolayı sevab alırlar, gayret etmezlerse dünyada ve ahirette bunun vebaline ve cezasına katlanırlar.
Müslümanların gayreti ise, bazı hususlarda fitneyi kaşımdan meşru tepkilerini göstermeleri ve en az kalben buğz etmeleridir.
Yüce dağlardan daha güçlü,daha muhkem daha rasih ve kuvvetli olan islam dinine Kur’an’a sünnete mukaddesata muarız olup boynuzlarıyla toslamak isteyenlere tavsiye şudur : Dağa acımayın boynuzlarınıza acıyın, dünyada bu boynuzlar bir kısmı kırılmış bir kısmı kırılmayı bekliyor olabilir ama ahirette hepsi kırılacak sahipleri cehenneme dökülecektir.
Allah’ım! Bizi ve bütün mümin kardeşlerimizi gaflet uykusundan uyandırıp kur’an-ı Kerim’e parlak sünnet’e islam’a hizmet eden, mukaddesata, ezana bayrağa sahip çıkan bu işe gönül veren kullarından eyle.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
29 Eylül 2023 Cuma
EN ÇOK ÖVEN VE ÖVÜLEN
نيابى غنجئي لب از تبسم باز ناكرده
اگر از حسن خلقش بحث در گلزار مى ايد
Neyabi ğunceî leb ez tebessüm bazı nâ kerdeh,eger ez hüsni hulkeş behsi der gülzari
mî âyed.
Eğer gül bahçesinde Rasulullah efendimizin güzel ahlakından söz açılırsa, ağzını açıp tebessüm etmeyen tek bir gonca bulunmaz.
Mevlana Hâlid-i Bağdadi böyle diyor.
Bununla beraber
ولو أن كل العالمين تالفوا على مدحه
لم يبلغوا عشر واجبه
Velev enne küllel âlemîne teellefû alâ medhihi,lem yebluğû
uşra vêcibihi
Eğer bütün alemler içindeki şairler,edibler ve başkaları ile bir olup Rasulullah efendimizi medhetseler, hakettiği medhin onda birini yapmış olamazlar.
قل للبلاغه غض الطرف واحتشمي
فمدح احمد يعلو هامة الكلم
Kul lilbelêğeti ğuddittarfa vehteşimî,
femedhu Ahmede ya’lû hêmmet el kelimi.
Belagat ve fesahate söyle, gözünü kıs ve ihtişamlı ol, dikkat et,haya et,Ahmedi
(Hz.Muhammedi) medhetmeye en üstün ve en beliğ kelimeler yetmez.
اذا اثنى الله بالذي هو اهله
عليك فما مقدار ما يمدح الورى
İze esnellahu billezi hüve ehluhu aleyke fe me mikdaru me yemdeh ül verâ
Ey Allah’ın Rasulü! Yüce Allah zatına yakıştığı ve layık olduğu ile seni medhettiyse, insanların seni( ilk günden kıyamet sabahına kadar)medhetmelerinin mikdarı ve kıymeti ne kadar olabilir ki.
Mübarek isimlerinden ikisi Muhammed ve Ahmed’tir
Muhammed,övülen manasına gelen Mahmud isminin ismi tafdilidir ve en çok övülen manasına gelir.
Ahmed, öven ve hamd
eden manasına gelen Hamid kelimesinin ismi tafdilidir ve en çok hamdeden manasına gelir.
Ey Hz.Muhammedin Allah’ı olan Yüce Rabbimiz! Zatını en çok medheden,yerlerde ve göklerde en çok medhedilen Ahmed ve Muhammed hürmetine bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nez’ anında ölürken,kabirde sorulurken ve mahşerde hesap verirken rahmet eyle.Amin.
Ahmet Özkan
Emekli Müftü
28 Eylül 2023 Perşembe
TAYBE(MEDİNE)
لطيبة عرج إن بين قبابها
حبيب لآدواء القلوب طبيب
اذا لم تطب في طيبة عند طيب
به طابت الدنيا فاين تطيب.
Litaybete arric inne beyne kibêbihê habîbün liedvêil kulûbi tabîbün.
İzê lem tatib fî taybete inde tayyibin bihî tâbetiddünyê feeyne tatîybu.
Dur ey yolcu! Taybe diye isimlendirilen Medine-i Münevvere’de dur, yükünü indir ve burada konakla,zira Medine’de,Mescid-i Nebevi’de bulunan kubbelerin( Yeşil kubbe’nin) altında kalblerin tabibi olan bir sevgili vardır.
(Ey kalb katılığı,kalb kasveti ve buna benzer diğer hastalıklardan şikayeti olan kişi)! Bütün dünyaya nur saçan,hidayet vesilesi ve âlemlere rahmet olan, Tayyib (Temiz, güzel, pırıl pırıl) olan Rasulullah’ın Taybe olan Medinesinde sen eğer şifa bulup Tayyib( temiz tâhir) olmazsan,devâ bulmazsan, söyle bana nerde şifa bulacaksın?
Evet İslamiyetten önce adı Yesrib(Ahzab Suresi: 13.Ayet)olan, sonra Medine(Tevbe Suresi:(101,102 Ayetler)olan, Rasulullah efendimizin hicreti ile de Medine-i Münevvere diye isimlendirilen dünyanın en şirin şehri Medinedir.
Hicretten sonra Medine-i
Münevvere’ye “Yesrib” demek uygun değildir.
Rasulullah efendimiz bu konuda bir hadiste şöyle buyuruyor:
“Kim Medine’ye Yesrib derse “Esteğfirullah” desin,o Taybedir,o Taybedir”
Suyutî, Câmi ussağir Hadis no: 8741
Allahım! Mekke-i Mükerreme’yi, Mescid-i Haramı Hac ve Ümre ziyareti için,
Medine-i Munevvere’yi de hem Mescid-i Nebevi’yi,hem de Rasulullah efendimizi ve ashabını ziyaret etmek için,bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasîb eyle.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
27 Eylül 2023 Çarşamba
MEVLİD VE DÖRT DEV OLAY
بحسن التفاتس ميوان رستن در ان روزى
كه أر گردن فرازان نالهاء زار مى ايد
Bihüsni iltifateş miyvân
resten der ân rûzi,ki ez gerden firazân nâlehâi
zâri mî âyed.
O gün( kıyamet günü) boyu uzun,boynu uzun
âli cenab insanlar inim inim inlerken, kurtuluş onun( Rasulullah efendimizin) güzel iltifatı ile mümkündür.
İslâm tarihinde vukû bulan ve dünya tarihini etkileyen, kıyamet sabahına kadar da etkileyecek olan dört büyük olay vardır.
Viladet,Bi’set,Hicret ve Rihlet.
Rasulullah efendimizin dünyayı teşrifi,Vahye Mazhar oluşu,
Mekkeden Medine’ye hicreti ve Refik-i Â’lâya kavuşması yani vefatı.
Alemlere rahmet,azîm ahlak sahibi mahlukatın
en üstünü,Emin Nebi.
Şahit, müjdeci,uyarıcı kutlu davetçi Rasul.
Bütün mahlukatın en üstünü,dünya ve ahirette bir numara,
Allah Rasulü Muhammed.
Güzel vasıfları saymakla bitmeyen,
Efendimiz, kurtarıcımız
ve Nur Muhammad.
Bir bahçenin gülleri arasında güzel ahlakı anılınca bütün güllerin sevinçten tebessüm ettiği gül kokulu Peygamber.
Viladeti ve mevlidi ile öksüz ve avarelerin iniltilerinin dindigi, kainata müjde, gözlere nur.
Mevlid ve Mevlid haftasının insanların hidayetine,tüm inanalara,cennet vatan
ülkemize her türlü dünyevi ve uhrevî hayır ve bereketin celbine, dünyevi ve uhrevî her türlü sıkıntının ref’ine ve def’ine vesile kılmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi dünyada ittibaına,ahirette şefaatına nâil eylesin.
RAHMET PEYGAMBERİ RASULULLAH EFENDİMİZİN DÜNYAYI TEŞRİFİ MÜBAREK OLSUN.AMİN.
Ahmet Özkan
Emekli Müftü
26 Eylül 2023 Salı
ZİKİR VE GAFLET
تو بهر حال كه باشى روز و شب
يك نفس غافل نباش از ذكر رب
در خوشى ذكر تو نعمت است
در بلاها التجأ با حضرة است
Tu beher hali ki başî rûz ü şeb yek nefes ğafil nebaş ez zikri rab,der hûşî zikri tû ni’met est,
der belâhâ ilticâ bâ hadrat est.
7/24 her zaman,her yerde,her hâl ü kâr’da bir an bile yüce Allah’ın zikrinden gâfil kalma, senin âfiyette iken yüce Allah’ı zikretmen nimettir,musibetlerde ve belalarda Yüce Allah’ı zikretmen ise O’na sığınmaktır.
Mü’min Yüce Allah’ın zikrinden bir an bile gafil kalmamalı zira;
وما قل هجران الحبيب وان غدا
قليلا ونصف الشعر فى العين ضاءر
Ve mê kelle hicran ül habîbi ve in ğedê kelîlen ve nısf üş şa’ri fil aynı dâirun.
Sevgiliden ayrılık az da olsa zararlıdır, çok ince, kısa ve küçük bir kıl göze girdi mi ona zarar verir ve görmesini engeller.
Bir kul’un dünya ve ahirette felâha ermesinin sebelerinden birisi de Yüce Allah’ın zikridir. Yüce Allah bir Ayet- i kerimede şöyle buyurmaktadır:
” Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz”
Cumâ Suresi: 10.Ayet
Sadece namazda değil,
her zaman ve çokça zikredin.
Başka bir ayet-i kerime’de de:
“Ey iman edenler Allah’ı çokça zikredin”
Ahzab Suresi :41.Ayet
Çokça zikredin yani unutmayın.
Yüce Allah’tan hakkıyla ittika etmenin şartlarından biri de, yüce Allah’ı daima zikredip hiç unutmamaktır.
Diğer iki şart’ta şöyledir: yüce Allah’a itaat edip isyan etmemek,şükredip küfranı nimet de bulunmamak.
Başta Kur’an olmak üzere Yüce Allah’ın zikrinden yüz çeviren kimseleri de şu tehlike beklemektedir.
“Allah’ın zikrini(Kur’an’ı ve Kur’an’ın mesajını)
görmezden gelen kimseye bir şeytan tahsis ederiz,artık bu onun arkadaşıdır.”
Zuhruf Suresi : 36.Ayet
Bir kul’un hedefi yüce Allah ve O’nun rızası ise, Allah bu kulun
bütün ihtiyaçlarını karşılar,
dertlerine dermân olur,kalbini sevgisine,
dilini zikrine, organlarını ibadetine tahsis ederek muvaffak eder, Eğer bir kulun gece gündüz himmeti ve derdi sadece dünya ise, Yüce Allah bu kul’a dünyanın derdini ve kederini yükler, kendi nefsine havale eder,kalbi Allah sevgisinden mahrum kalır,insanlar ona buğzeder,dili zikirden gafil kalır,organları da taat ve ibadetten uzak olur, çünkü bu kişi
dünyayla,insanlarla kendi işleri ve menfaati ile uğraştığı için
Kalbini dilini ve organlarını yüce Allah’ın sevgisine,zikrine ve ibadetine ayıramamıştır.
Allahım! Bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi seni daima zikredip unutmayan dana itaat edip asla isyan etmeyen nimetlerine şükredip küfranı nimette bulunmayan hakkıyla takvâ sahibi olan mut’taki kullarından eyle.
Âmîn.
Ahmet Özkan
Emekli Müftü
25 Eylül 2023 P.tesi
BİR VASİYET
نحن خليفة الاموات
Nahnu halife ül emvâti
Biz ölenlerin(ölülerin)
halifeleriyiz.
Hz.Ali efendimiz’in oğlu Hz.Hasan’a yazdığı vasiyette şu cümle öne çıkmaktadır,
” Biz ölülerin halifesiyiz” Yani bizi yerlerine halife bırakıp gidenler,halife seçenler bizi bu makama getirenler vefat edip gittiler,biz de zamanı gelince ömrümüz, alacağımız nefeslerimiz tükenince ölüp gideceğiz.
Bugün Hz. Ebubekir efendimizin, vefat etmeden önce Hz. Ömer’e olan vasiyetini sizlerle paylaşmak istedim.
“Ey Ömer! Kabul edersen benim sana bir vasiyetim var, Allah’ın gündüz yapılması
gereken hakları var, geceye geciktirilirse olmaz, gece yapılması gereken hakları var gündüze geciktirilirse olmaz.
Allah, farz kılınmadan nafileyi kabul etmez,
Dünyada hakkı yaşamak ağır ve zor olsa bile dünyada hakka tâbî olanların ahirette amellerin tartıldığı terazide sevapları ağır olur,hak olan teraziye hak şeyler konunca, o terazideki sevapların ağır gelmesi, o terazinin şanındandır.
Batılı yaşamak ve takip etmek nefse hoş gelse bile dünyada batılı takip edenlerin ahirette amellerin tartıldığı terazideki sevapları hafif(günahları ağır) gelir,Bir teraziye batıl şey konmuşsa, o terazideki
sevapların hafif gelmesi de o terazinin şanındandır.
(Doğru ve doğruluğun terazide sevapları ağır olur,haksız ve batılın terazide sevapları hafif, günahları ağır olur.)
Ey ömer! Baksana! Yüce Allah Umud vadeden ayeti korku veren ayetle beraber indirdi, korku veren ayeti de umud veren ayetle beraber indirdi.
Bunun hikmeti de, kul hem korksun hem de umutvâr olsun,(havf ve recâ arasında olsun ve) kendi eliyle kendini tehlikeye(ateşe) atmasın ve boş kuruntulara kendini kaptırıp(nasıl olsa kurtuluruz deyip) doğru’dan ve hak’tan başkasına umud bağlamasın.
Ey ömer! Eğer benim vasiyetimi kabul edersen nasıl olsa gelecek olan ölüm senin için en sevimli gelecek olur, fakat benim vasiyetimi zâyi edip kabul etmezsen gelmeye gelecek ama, en buğz ettiğin gelecek o zaman yine ölüm olur.
Hazreti Aişe validemiz buyuruyor ki: Benim babam vasiyetini besmele ile başlayarak şöyle demişti :
Bu Ebu Kuhafe’nin oğlu Ebu bekr’in dünyadan göçerken ve ölmeden önceki vasiyetidir.
Kafirin iman etmek istediği, facirin ve fasıkın günahlarına son verdiği, yalan söyleyenlerin yalanı bırakıp doğru söylemek için çırpındıkları bir anda yazılan bir vasiyetidir bu.
Ben müslümanlara
halife olarak Ömer’i önerdim eğer adil olursa bu benim onun hakkında hüsnü zannımdır, umudumdur, eğer zülmederse ve vasiyetimi değiştirirse ben gaybı bilmiyorum.
Yüce Allah bana sorarsa niye Ömer’i önerdin? Allah’ım ondan daha iyisini bulamadım diyeceğim.
وسيعلم الذين ظلموا اي منقلب ينقلبون
“Haksızlık edenler neye nasıl dönüşeceklerini yakında görecekler” Şuarâ Suresi : 227 Ayet.
Allah’ım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi adaletten hak ve hukuktan doğruluktan ayrılmayan başta Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer olmak üzere Resulullah efendimizin sahabeleri ile bizleri beraber haşreyle cennetinde onlarla beraber eyle.
İhmal etmeyip vasiyetini yazıp başucunda bulunduran uyanık ve hazırlıklı müminlerden eyle.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
24 Eylül 2023 Pazar
HALİFEYE İNCE AYAR
فاعتبروا يا أولى الابصار
O halde ibret alın ey akıl sahipleri.
Haşr Suresi : 2.Ayet.
Abbasi Halifesi Ebu Cafer Mansur makama oturunca insanlar tebrik etmek için gittiler,
devrin tecrubeli vaizlerinden Mukatil b
Süleyman da tebrik için gitti,Halifeye haber verdiler,Halife dedi ki: Eyvah geldi yine çok oturur,ve vaktimizi alır iyisimi önce ben ona bir şey sorayım O da kısa cevap verip gitsin.
Halife dedi ki bize biraz vazet, Mukatil şöyle dedi: Gördüklerimi mi sana anlatayım duyduklarımı mı? Gördükleri daha az herhalde diyerek gördüklerini anlatmasını istedi.
Mukatil şöyle dedi: Ey müminlerin emir’i! Ömer b. Abdulaziz öldü arkasında 11 oğlu vardı sadece 18 dinar miras bıraktı 5 dinar ile ona kefen aldılar 4 dinarla kabrini yaptılar geri kalan 9 dinarı 11 oğlu arasında paylaşıldı, fakat Hişam b Abdulmelik( başka bir halife) öldüğü zaman 4 hanımından her birine düşen miras payı 80 bin dinar(340 kilo altın) düştü, tarlalar araziler köşkler ve başka miras hariç sırf eşlerine düşen 320 bin dinar.
Allah’a yemin ederim ki ey müminlerin emiri!Şu iki gözümle gördüm ki Ömer b.Abdulaziz’in çocuklarından biri Alllah yolunda cihad için 100 deveyi yükleriyle hazırlıyordu fakat Hişam b Abdülmelik’in bir çocuğuna rastladım yolda el açmış dileniyordu.
Helal kazanç ve bereket bambaşka bir şeydir onun lezzetine ve tadına ancak sahipleri erebilir ama, böyle bir helal kazancın ve bereketin sahibi olmak için Yüce Allah’a dönmek Kur’an ve sünneti yaşamak dünyanın geçici,ahiretin kalıcı olduğunu idrak etmek gerekir.
Çok zengin birisi ölünce hanımına büyük bir miras bırakır hanımı ölenin şoförü ile evlenir şoför de şöyle der; Ben patronuma hizmet ediyorum zannediyordum meğer o benim için çalışıyormuş (alıntı)
Eğer bu varlıklı kişi Allah yolunda idiyse malını helalden kazanmışsa burada bir problem yok, yok eğer gayrı meşru yollardan elde etmiş sahiplerine vermemiş ve kendi helal parasından da hayır hasenat yapmamışsa böylesine acımak gerekir.
Mutlu bir dünya ve ahiret hayatı için,hatta salih bir rüya için helal lokma ve doğru söz kaçınılmazdır,zira iki et
parçası ile insan olan kişinin dili ve kalbi bu lokma ve doğru söz ile besleniyor, kıvamını buluyor.
Allah’ım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi her türlü haramdan uzak eyle başta helal lokma olmak üzere helallerle seni razı eden amellerle haşr ü neşr eyle.
İki dünyada aziz eyle iki dünyamızı mamur eyle..
Amin.
Ahmet Özkan
Emekli Müftü
23 Eylül 2023 C.tesi
ÜÇ DİVAN(MAHKEME)
وحق الله ان الظلم لوم
وان الظلم مرتعه وخيم
تنام ولم تنم عنك المنايا
تقدم للمنية يا نؤم
الى الديان يوم الدين نمضي
وعند الله تجتمع الخصوم
Ve hakkillêhi innê zzulme levmün,ve inne zzülme merteahû vehîmün, tenêmu ve lem tenem ankel menêyê,
tekeddem lilmeneye ye neûmun
İleddeyyêni yevmeddîni namdî, ve indellâhi tectemi’ül husûmu
Allah’a yemin ederim ki zülum çok kötü bir şeydir ve kınanması gerekir, zulmün ve zalimlerin beslendiği kaynak da vahim ve tehlikeli bir kaynaktır.
Ey zalimler! Siz zulüm yaptıktan sonra uyumaya çalışıyorsunuz ama ölüm ve ölüm meleği aleyhisselam uyumuyor bilesiniz, zamanı geldiğinde size denecek ki ey horul horul yatan zalimler -yatabiliyorlarsa tabii- kalkın ölüme hazırlanın.
Hepimiz zalimi de mazlum’u da ve herkes yüce Allah’a doğru gidiyoruz(ölüm Berzah,ba’s, neşir, haşir,hesap) ve davalı da davacı da orada anlaşmazlıkları ve uyuşmazlıkları çözülecektir, davaları karara bağlanacaktır.
Kullara yapılan zulüm en çetin bir zulümdür,bunu yapanlar ancak mazlumlarla,hak sahipleriyle sulh yaparak kurtulur.
Bu konuda Hz Âişe’ den gelen bir rivayet şöyledir :Allah’ın yanında meclisler, divanlar sahneler üçtür:
BİRİNCİSİ : Allah ona pek değer vermez aldırış etmez, bu kul’un Allah’la olan münasebetlerindeki kusurlarından dolayı kendi nefsine zülmetmesidir, şurada oruç tutmamış burada namaz kılmamış Allah isterse affeder.
İKİNCİSİ : Allah ondan hiçbir şey terk etmez, Bu da kulların birbirine karşı yaptıkları zulüm ve haksızlıklardır,, bu sahnede ve mecliste kesin kes kısas olacak ve herkese hakkı tastamam verilecektir.
ÜÇÜNCÜSÜ Allahın asla affetmediği meclistir ki bu da şirktir, bu konuda Yüce Allah şöyle buyurur : ” Kim Allah’a şirk koşarsa Allah ona cenneti haram kılmıştır
“Mâide Suresi: 72. Ayet.
Heysemi Mecma’uz zevâid 10/351,Hakim Müstedrek
8717.
“Şirk büyük bir zulümdür”
Lokman Suresi: 13.Ayet. Dolayısıyla şirkin affı mümkün değildir,
Kullara karşı yapılan zulüm ve haksızlığın da affı,ancak mazlumun dünyada zalimi affetmesi musamahası ve barışması ile mümkündür.
Ona salat ve selam olsun Rasulullah efendimiz bu konuda bir hadis-i şerifte şöyle buyurur :
“Kim kardeşine vermesi gereken bir hakkı bir şeref, ırz davası veya mal varsa dünyada onunla bunu halletsin helalleşsin, bunu çözsün barışsın yarın kıyamet gününde dinar’ın ve dirhem’in olmadığı bir güne bırakmasın, o gün zulmedenin sevabından mazluma verilir yetmezse mazlumun günahından zalim’in günahına ilave edilir ” Sahih-i İbni Hibbân Hadis no: 7361.
Allah’ım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi özellikle günümüzde öne çıkan ve önemli olan zulüm ve kul hakları konusunda bizleri zülmetmekten de mazlum olmaktan da hıfzeyle, şirkin her çeşidinden de mahfuz eyle sana karşı yaptığımız ve yapacağımız ibadetleri en güzel şekilde kabul eyle ya Rabbi.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
22 Eylül 2023 Cuma
SORUMLUYUZ
ثم لتسالن يومئذ عن النعيم
Tekâsür Suresi: 8.Ayet
إلى متى وانت باللذات مشغول
وانت عن كل ما قدمته مسؤول
İle metê ve ente billezzêti meşğûlün,ve ente an külli mê kaddemtehû mesûlün.
(Ey insanoğlu) daha ne zamana kadar böyle (özellikle haram, oyalayıcı, gaflete sürükleyici ve gaflete batırıcı) lezzetlerle meşgul olacaksın?
Halbuki bilmelisin ki sen(ey âhiret yolcusu!) Meleklerin yazdığı ve amel defterinde bulunan her şey’den hesab günü sorulacaksın.
İnsanoğlu nimetlerden, yapmaması gerekirken yaptığı,yaptığı gerekirken yapmadığı tüm şeylerden sorguya çekilecektir.
Haramlar kötülüğü emreden nefsin meyveleridir, nefsin hoşuna gider.Lezzet
sadece yenen ve içilen şey değildir,göze kulağa hitap eden, dilin meşgul olduğu ve insana hoş gibi gelen nice şeyler vardır ki insanı oyalıyor.
İnsanın iki kalbi olmadığı için bu
lezzetlerle oyalanan, yakasını bunlara kaptıran ve yorgun düşen kalb huzur bulamaz, düzgün bir ibadete vakit ayıramaz zikre,geceye ve duâya,dostlarla sohbete bile vakit bulamaz,vakit ayırsa bile ibadetin ve zikrin tadını alamaz, fakat kendisine faydalı olmak şöyle dursun zarar veren şeylere ve yerlere saatlerini, günlerini verir de farkında olmaz.
Yüce Allah kime neyi soracağını en iyi bilendir.Helal olanı
haram kılma ve yasaklama yetkisi hiç bir insana verilmemiştir, verilmemiştir doğru ama, gülerek ve eylenerek haramları işleyenler, tövbe edip vazgeçmezlerse yarın azab’ın acı ve elem veren tadını tadarlar, yasakları yaparken eylenenler ahirette bunun da hesabını ağlayarak verirler, bunu da unutmamak gerekir.
Haram lezzetlerin azabı,mubah lezzetlerin de hesabı vardır.”
Nihayet o gün nimetlerden elbette sorguya çekileceksiniz” Tekâsür Suresi: 8.Ayet
Bu nimetler mesela sıhhat,afiyet,hürriyet yiyeceker, içecekler, boş vakit,beden şehrinin eşsiz organları, göz kulak kalb ve bedenin görünür görünmez a’zaları, benzeri nimetler ve her şey.
Haram lezzete dair
herkesin bildiği bir örneği vermek gerekirse, mesela gıybet.saatlerce bir mecliste birilerinin giybeti yapılıyor yapanlar da hizmet ediyoruz zannediyorlar, güle yıkıla vakit harcıyorlar belki birisi, lütfen giybeti bırakalım diye uyarınca da,gıybet etmiyoruz diye ikinci bir günaha giriyorlar v.b gibi.
Ölmüş kardeş eti yeme, zamanı boşa harcama ve kardeşin olsa bile kusurunu dile getirme demek olan gıybetten nefis lezzet alıyor rengarenk meyve yer gibi iştahla saldırıyor.
Zaman, bu gafletten belki uyanır diye insanoğlunun etrafında haykırarak dönüp dolaşıyor, Güneş,Ay, Yldızlar ve herşey,evet herşey.
Kimbilir belki olup biten ve çoğu zaman hikmetini çözemediğimiz olaylar,
musibetler,sel, yangın,
deprem gibi şeyler gafletten uyanıp
kendimize gelmemiz
içindir.
“İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden Karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah- dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor”
Rum Suresi: 41.Ayet.
Zayıf olduğu rivayet edilen bir hadiste Rasulullah efendimiz’in zamanında Medine-i münevverede bir deprem oluyor, bunun üzerine Rasulullah efendimiz şöyle buyuruyor:
” Allah sizin kendisinden memnun olmanızı (kendisine dönmenizi ve O’nu razı etmenizi istiyor)Allah’tan memnun olun( Allah’ı razı edin ve O’na dönün)”
Askalâni,Telhis ül hıbr.2/632
Mü’min uyanır yüce Allah’a döner hazırlık içinde olursa kendine iyilik etmiş olur,yok uyanmaz veya geç uyanırsa kendine haksızlık yapmış olur.
Kur’an’ı kerim ve Allah Rasülu en gür bir sadâ, ve en mübarek bir davetle insan ve cinlere sesleniyor ve onları uyanmaya, başkalarını da uyandırmaya uymaya ve uygulamaya davet ediyor.
Yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi, ölümle uyanmadan önce uyandırsın, lehimize olacak işleri ve amelleri yapmak için bu kutlu sadâ ve davete icabet edip mutlu olanlardan eylesin, ölmeden önce kendi arzu ve isteyi ile haramlardan ve her türlü günahtan el etek çekmekte mu’înimiz olsun.Âmîn
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
21 Eylül 2023 Perşembe