MEDİNE

اللهم حبب الينا المدينة كما حببت البنا مكة او اشد
Allah’ım bizlere mekke’yi sevdirdiğin gibi medine’yi de sevdir veya daha fazla sevdir
Buhari Hadis no:6372

Medine’nin havası hoş
Medinesiz bu dünya boş
Ey mümin kardeş çabuk koş
Medine’ye Medine’ye.

Medine’de var cevahir
Efendimiz orda zahir
Nispetten akar bin nehir
Medine’ye Medine’ye

Medine rahmet deryası
Paslı kalplerin cilası
Çekilir Rahman sofrası
Medine’ye Medine’ye

Ne mutlu ondan yiyene
Kadr u kıymetin bilene
Olsa da varsam her sene
Medine’ye Medine’ye

Nice büyükler var sende
Hasretleri kaldı bende
Ruhum kaldıkça bu tende,
Gönderirim Medine’ye.

Peygamber ve tüm Nebiler
Medine’ye himmet eyler
Pak ruhları birer birer
Teşrif eder Medine’ye

Görenler duymuyor sana
Benziyorsun gülistan’a
Her an varsam yana yana
Medine’ye Medine’ye

Sen de ey garib müslüman
Gaflet uykusundan uyan
Fırsat bulunduğun her zaman,
Ruhun gönder Medine’ye.

Medine Mukaddes belde.
Medine güzel herhalde
O yoksa ne kadar elde
İyi ki varsın Medine.

Yüce Allah fazl ü keremi ile, mübarek isimlerinin ve İsmi A’zam’ın hürmetine münezzel kitapların ve Kur’an-ı Azimüşşan’ın hürmetine bütün peygamberlerin ve Rasulü zî şân’ın hürmetine her mümine Medineyi Mescid-i Nebîyi, Ravza-ı Mutahharayı Rasulullah efendimizi ziyaret etmeyi nasîb eylesin. Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

31 Ocak 2024 Çarşamba

MEDİNE’NİN SABAHI



Yine bir yolculuk kutlu bir sefer,
Sevgiliye doğru yol güzel gider,
Bu yolun sonunda Nurlu Medine,
Bu seferde kalmaz ne gam ne keder.

Her insana nasip olmaz bu fırsat,
Orda ev sahibi Fahr-i kainat,
Raûf ve Rahîmdir yapar şefaat,
Bir tek iltifatı dünyalar eder.

Mutahhara Ravza cennet bahçesi,
Ravzadan yayıldı Hakkın gür sesi,
Burası huzurun yeri adresi,
Gelip gören doymaz bir daha ister.

Mescid-i Nebi’de birler bin olur,
Bir iyilik yapan bin sevap alır,
Kalbi âgah olan tam huzur bulur,
Tecelliler kalbe iner de iner.

Medine sabahı başka bir sabah,
Kalpleri coşturur verir İnşirah,
Diller anlatmaya bulamaz izah,
Taybe’yi anlatmak isterse eğer.

Hiçbir yeşil böyle güzel olamaz,
Görenin kalbini esir alamaz,
Gözler ona bakar bakar doyamaz,
Yeşil kubbe sevenleri cezbeder.

Kubbenin altında Sirâc-ı Münîr,
Bütün insanlığa Beşîr ve Nezîr,
Selam verenleri görür ve bilir,
Medine sakini Şanlı Peygamber.

Oluşta öndeydi gelişte sonda,
En güzel vasıflar tümüyle onda,
Bütün güller güzellikler Ravzada,
Kalplerin tabibi en büyük rehber.

Peygamberi seven ve tabi olan,
Sünnetine sahip çıkan yaşayan,
Bu mukaddes yükü alıp taşıyan
Mübarek elinden içerler Kevser.

Allah’ım! Fazl u kereminle bütün mümin ve müminat kardeşlerimize çocuklarına ve sevdiklerine üç mübarek mescidin ziyaretini nasip eyle, Mescidi aksa’yı iki kardeşi olan escidi harama ve mescid-i nebeviye ilhak eyle. Rasulullah efendimizin,
Kabe-i Muazzamanın
Ravza-i Mutahharanın ve Mescid-Aksanın ziyaretlerini müyesser eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

30 Ocak 2024 Salı

NURLU MEDİNE



لطيبة عرج إن بين قبابها
حبيب لا دواء القلوب طبيب
اذا لم تطب في طيبة عند طيب
به طابت الدنيا فاين تطيب.

Li tıybete arric inne beyne kibêbihê habîbün liedvêil kulûbi tabîbün.
İzê lem tatib fî tıybete inde tayyibin bihî tâbetiddünyê feeyne tatîybu.

Dur ey yolcu! Taybe,Tıybe diye
isimlendirilen Medine-i Münevvere’de dur! yükünü indir ve burada konakla,zira.Medinede Mescid-i Nebevi’de bulunan kubbelerin (Yeşil kubbe’nin) altında kalblerin tabibi olan bir sevgili vardır.
(Ey kalb katılığndan ve bu gibi diğer hastalıklardan şikayeti olan kişi)! Bütün dünyaya nur saçan hidayet vesilesi ve âlemlere rahmet olan, Tayyib (Temiz, güzel, pırıl pırıl) olan Rasulullah’ın Taybe olan Medinesinde sen eğer şifa bulup Tayyib olmaz ve şifa bulmazsan, söyle bana nerde şifa bulacaksın?

Evet İslamiyetten önce adı Yesrib(Ahzab suresi: 13.âyet)olan, sonra Medine(Tevbe suresi: 101,120)olan, Rasulullah efendimizin hicreti ile de
Medine-i Münevvere diye isimlendirilen dünyanın en şirin şehri Medinedir.

Hicretten sonra Medine-i
Münevvere’ye “Yesrib” demek uygun değildir.
Rasulullah efendimiz bu konuda bir hadiste şöyle buyuruyor:
“Kim Medine’ye Yesrib derse “Esteğfirullah” desin,o Taybedir,o Taybedir”
Suyutî, Câmi us sagîr,Hadis no: 8741

Allahım! Mekke-i Mükerreme’yi, Mescid-i Haramı hac ve Ümre ziyareti için,
Medine-i Munevvere’yi de hem Mescid-i Nebevi’yi,hem de Rasulullah efendimizi ve ashabını ziyaret etmek için,bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasîb eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

29 Ocak 2024 P.tesi

İRTİBAT VE ALAKA



واذا الإخوان فاتهم التلاقى
فما صلة احسن من كتاب
Ve izel ihvânu fêtehum üt telâki,femê sılatün ehsenu min kitêbin.

Dinde kardeş olan mü’minlerin mulakî olmaları ve bir araya gelmeleri eğer zor veya muhâl olursa,( irtibatı kesmemek için) bir şeyler yazmaktan daha güzel bir sıla ve bağ kalmaz.

Nitekim,
المراسلة نصف المواصلة
Mektuplaşmak, yazışmak
mesajlaşmak,Telefon ile konuşmak veya başka vesilelerle irtibatı en yakın akraba,ahbâb
dost ve arkadaşlardan kesmemek mulâkât ve görüşmenin yarısıdır ve güzel bir ameldir.

Hatta,
التحسر يقوم مقام الوصال
Filan akraba veya falan dost ile, görüşemedim diye üzülmek hasret çekmek, kavuşmak,
buluşmak ve vâsıl olmak kadar sahibine sevap kazandırır,yeter ki niyet güzel olsun, sevgi sâfî olsun,otada net Yüce Allah rızası olsun.

Zira’
اذا صفى الود حمل فراق البعد
Eğer sevgi sâfî olup netleşirse ( ve kavuşma niyeti de güzel olursa)uzak kalmanın ayrılığını (ve uzaklığın hasretini giderip yükünü) taşır.

Günümüzde insanların büyük bir kısmının çok kullandığı cep telefonu ve ona bağlı imkanların sıla-ı rahim ve buna benzer faydalı ve hayırlı işlerde,irşâd ve hak’ka dâvet için kullanılması esastır,bu imkanlar, boş ve faydasız işlerde, eğlence ve İslam Dini’nin tasvib etmediği alanlarda kullanılmamalıdır.

Bugüne kadar parmaklar faydasız boş ve vebal getiren şeyler yazdıysa, gözler
nahoş, çirkin ve bakılmaması gereken şeylere amden, bilerek baktıysa, kulaklar
duyulması kalbe ve zihne zarar veren,
zihni meşgul eden bazı şeyleri amden dinlediyse bilelim ki tövbe kapısı açıktır, tövbe edilebilir edilmelidir de.

Yanlışa bulaşan bu azaların( el,parmak, göz kulak v.b.gibi) da bir tövbesi vardır.
El ve parmaklar yanlış ve günah’a sebeb olan şeyler yerine sıla-ı rahim gibi, irşad gibi faydalı şeyler yazacak, göz ve kulak bakıp dinledikleri yanlışların yerine, Kur’an’a,Hadis kitaplarına, Anne -Baba
yüzüne v. b. gibi şeylere bakacak, kulaklar dinledikleri mâ lâ ya’ni ile vebâl olacak şeylerin yerine Kur’an’ı,va’z ve
nasıhatı,sohbeti,
ibret veren şeyleri dinleyecek.
Genel bir tövbe yeterli olmakla beraber bu tip lokal organ tövbesi de güzeldir ve geçerlidir.

Rasulullah efendimiz bir hadiste şöyle buyurur:
“Yapılan bir kötülüğün arkasında hemen bir iyilik yap ki yapılan bu iyilik,kendisinden önce yapılan kötülüğü mahvetsin( silsin)”
Tirmizi Hadis no: 1987.

Bu mübarek hadis’ten anlaşılan şu ki: kişi yanlış bir şey konuştu, yanlış bir şey dinledi (duydu değil), yanlış bir şeye baktı (gördü değil) o zaman bu yanlışın arkasında mesela iki rekat namaz kılsın,bir fakire sadaka versin, esteğfirullah deyip yüce Allah’tan af ve mağfiret dilesin.

Rasulullah efendimiz başka bir hadisi şerifte de şöyle buyuruyor:
” Kim ( din ) kardeşine gel kumar oynayalım derse,
(oynamasalar bile) bir sadaka versin”
Buhari Hadis no: 4860.
Müslim Hadis no:1648.

İslam dini, kalbi ve kalıbı ile içi ve dışı ile ruhu ve bedeni ile dili ve tüm organları ile kâmil bir mü’min hedefliyor.

Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi razı olduğun ameller ile meşgul eyle, Hak’kı hak dostunu dost, batılı batıl düşmanını düşman bilenlerden eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

28 Ocak 2024 Pazar

ÖMÜR KISADIR



دقات قلب المرء قاءلة له
إن الحياة دقائق وثوان
فارفع لنفسك بعد موتك ذكرها
فالذكر للإنسان حياة ثان
Dekkâtu kalbilmar’i kâiletün lehû innel hayâte dekaikun ve sevânin,
ferfa’ linefsike ba’de mevtike zikrahê, fezzikru lilinseni hayatün sânin.

Kalb atışları insana diyor ki: (dikkatli ol) hayat dakikalardan ve saniyelerden ibarettir.O zaman (öyle gayret et ki) öldükten sonra anılmaya bak,zira öldükten sonra hayırla anılmak,( senin için)ikinci bir hayattır.

Bunun anlamı şudur : Kalp atışları herkesin hissettiği bildiği ve inandığı bir durumdur, bunlar dile gelse ve konuşsa sahibine diyecekler ki : Dikkat et hayat zannettiğin kadar uzun değildir dakikalar ve saniyelerden ibarettir.

Bu kalp elimizde değil, nefeslerimiz de elimizde değil,nefes te her an tükenebilir dolayısı ile kalp te durabilir.

O zaman bu kısa ömrü insan nasıl geçirmelidir? İnsan hayatını dolu dolu geçirmeli ve her anı son anmış gibi görmelidir.

İkinci bir hayatı yaşamak ve en anlaşılır manası ile ikinci bir ömür sürmek ve ömrü uzatmak, kişinin ödükten sonra hayırla yâd edilmesi, yaptıklarıyla hatırlanması, salih çocuk yetiştirmiş amel defterini kapatmamak için gayret edip güzel işler yapmış olması onun ikinci bir ömrü olarak lehine kaydedilir.

İnsanlar onu ansa da anmasa da böyle bir kişi kârlı çıkar ve ikinci bir ömrü yaşar, ama insanların onu hayırla yad etmeleri anmaları ayrı bir ilahi lütuftur.

Ey alemlerin Rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve bütün müminleri kısa olan bu ömrün kısa olduğunun farkına varan ,her şey gibi bu ömrün de, hayatın da emanet olduğunu anlayan idrak eden ve âhirette geçerli akçe olan takva azığı biriktiren kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

27 Ocak 2024 C.tesi

EL KÂRDA GÖNÜL YARDA.

از درون شو ٱشنا واز بيرون بيگانه وش
زين چنين زيبا روش كم مى بود اندر جهان

Ez derun şev âşinâ vez birûn bîygane veş,ziyn çünîyn zîybâ reveş kem mibuved ender cihan.
Gönülden ve derinden ( sevgiliye) âşinâ ve onunla beraber ol,dış görünüş itibariyle ilgisiz ve yabancı gibi kal (ki kimse farketmesin).
Dünyada bunun gibi güzel (selim) yol az bulunur.

El kârda gönül yarda
Olanlar kalmaz darda
Uyanık gönüllere
Feyiz akar ard arda.

Ey gönül uyanık ol
Tecelli insin bol bol
Huzur için güzel yol
Her mutluluk bu yolda

Olursa lokman helal
Hasıl olur her kemal
Razı olur Zülcelâl
İnşallah yakmaz narda

Bir de dilini tutsan
Gerektiğinde sussan
Hep doğruyu konuşsan
Asla kalmazsın zorda

Hep doğru ol doğru kal
Yalana olma hamal
Şerri sat doğruyu al
Satılırsa pazarda

Kaza kadere inan
Derin uykudan uyan
Hakkı gör ayan beyan
Kul kal aynı kararda

Dünya Seraba benzer
Gönül bağlarsan eyer
Sana ihanet eder
Dünya bunu yapar da.

Eker isen biçersin
Gün gelince gidersin
Allah’tan ne istersin
Kesin bulursun orda

Dünya hayatı gurur
Kimseye vermez huzur
Köşklerden sonra kubûr
Durum nolur mezarda .

Mezarda durum nasıl olur bilmiyoruz ama,bildiğimiz şudur ki
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
“Ve rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır”
A’râf Suresi:156.Ayet.

Ey Yüce Allah: Şehitlerimizi, ölmüş ve yaşayan bütün mümin kardeşlerimizi,bizleri kuşatıcı olan rahmetinle kuşat.
Hayatta,nemâtta,
mezarda ve ahirette yardımını diliyor ve dileniyoruz.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

26 Ocak 2024 Cuma

CESUR KİMDİR?



ليس الشجاع الذى يحمى مطيته
عن القتال ونار الحرب تشتعل
لكن فتى غض طرفا اوثنى قدما
عن الحرام فذاك الفارس البطل

Leyseşşucâüllezi yahmî
matıyyetehu anilkitâli ve nârulbharbi teşteilu,
lêkin feten ğadda tarfan ev sennê kedemen,anilharâmi
fezêkel fêris ül batalu.

Cesur ve pehlivan
İnsan sadece savaşın tam kızıştığı ve mesela iki ordu karşı karşıya geldiği zaman, üzerine bindiği atı düşman’ın darbelerinden koruyan değildir.
Asıl cesur ve pehlivan kişi, bir haramı, günahı ve ma’siyeti,haram olan
lokmayı görünce, haramı duyunca gözünü, kulağını, elini ve ayağını midesini haram olan şeylerden sakındıran, harama gitmekten,harama
yürümekten vazgeçen, yanlıştan dönen veya yanlışa hiç tevessül etmeyendir.

O’na salât ve selâm olsun Rasulullah efendimiz de bir Hadis-i Şerifte şöyle buyuruyor:
ليس الشديد بالصرعه ولكن الشديد من يملك نفسه عند الغضب
“Güçlü insan, sadece (kendisiyle güreşe tutuştuğu hasmının sırtını yere vuran değildir, güçlü ve kuvvetli insan öfkelendiği zaman öfkesini yutan kişidir.
Buhari Hadîs no:6114.
Haramları kim istiyor? Nefis, işte mümin nefsine galip geldi mi haramlardan da uzak kalabiliyir.

Başka bir Hadis-i şerifte de şöyle buyuruyor: (Ey muhatab olan kişi)!
“Haramları terket insanların en âbidi sen olursun”.
Tirmizi Hadis no:2305.

Bizler,çok namaz kılan veya çok oruç tutan kişiyi en çok ibadet eden (âbid) olarak zannediyor olabiliriz,
halbuki Rasulullah Efendimizin yukarıda geçen mübarek Hadis-i Şerifi’ne göre Yüce Allah’ın haram kıldığı şeylerden uzak duran kişi aslında en çok âbid ismini hak eden kişidir.

Bütün bunlar adam gibi adam’ın kim olduğunu, Rasulullah Efendimizin tarifine göre azim ve irade sahibinin ve güçlünün kim olduğunu,hatta insanların en abidi’nin kim olduğunu bize net bir şekilde izah ediyor

Bana göre,sana göre, ona göre değil,Kur’an-ı Kerim’in muhatabı, ahlakı Kur’an olan ve yüce Allah’ın en sevgili kulu ve Rasulü olan Rasulullah Efendimize göre asıl kuvvetli ve cesur kimsenin tarifi budur.

Yüce Allah, bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi Rasulullah efendimiz’in anlattığı ve bizlere ilettiği manada güçlü ve kuvvetli mü’minler eylesin, âbid,hatta en âbid olma konusunda bizlere azim güç sebât
ve istikamet lütfeylesin. Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

25 Ocak 2024 Perşembe

HAZİNE



لا حول ولا قوة الا بالله

“Lâ havle ve lâ kuvvete illê billêhi”

Rasulullah efendimizin ifadesiyle bu mübarek söz:
1-)Cennet hazinelerinden
bir hazinedir.
Buhari Hadis no:6610
Müslim Hadis no:2704

2-) Lâ kuvvete illê billêhi
“Güç yalnız Allah’ındır”
Kehf suresi: 39 âyet.
mübarek sözü Cennet’in hazinelerinden bir hazinedir.
Ahmed,Müsned: 2/469

3-) Lâ havle ve lâ kuvvete illê billêhi
Arşın altındaki Cennet hazinelerinden bir hazinedir,kul bunu söylerse Allah der ki: Kulum (her işini) bana teslim etti ve tam ( bana) bağlandı.
Hâkim,Mustedrek: 1/71
Ahmet, Müsned:2/298

4-) Lâ havle ve lâ kuvvete illê billêhi cennet kapılarından bir kapıdır.
Cennetin ekinidir.
Doksan dokuz hastalığın ilacıdır,bu hastalıkların en hafifi üzüntüdür.
Bu mübarek kelimeye şu cümle de ilave edilebilir: Lâ melcee ve lâ mencê minellâhi illâ ileyhi yani : Allah’tan ancak Allah’a sığınılır, Allah’tan ancak Allah’a
( dönerek) kurtuluş olur.
San’âni.Tuhfet uz zâkirîn sah: 377,378

Burada “Kenz” hazinedir,
bununla kasdedilen ise, bu mübarek sözü söyleyenin elde edeceği ecir ve âhirette onu bekleyen sevaptır.

Her türlü değişim dönüşüm havl ve engel olma ile güç ancak ve ancak Allah iledir.
Her türlü değişimin dönüşümün ve gücün kaynağı Allah’tır.
gibi anlamları vardır.

Bu mübarek söz için şu anlamlar da sayılabilir:
1-) Günahlara haramlara ve ma’siyetlere düşmüyorsak Allah engel oluyor ki düşmüyoruz,
tâat ve ibadet, hayır ve iyilik yapabiliyorsak Allah güç ,kuvvet, azim, sebat veriyor ki yapabiliyoruz,
yoksa bunu kendimize mal etmeyelim.
2-) Yok olmaktan kurtulup var olmak,var olduktan sonra helak olmadan varlığımızı sürdürmek ancak yüce Allah iledir.
3-) Zararlı şeylerden uzak kalıp, faydalı şeyler yapabiliyorsak, musibetlerden uzak olup arzu ettiğimiz şeylere kavuşabiliyorsak,
4-) Bela ve acılardan uzak, nimetlerle içiçe yaşıyabiliyorsak,her türlü karanlıktan uzak kalıp her anlamda nur ve aydınlık içinde olabiliyorsak, bütün bunlar ve buna benzer sayamadığımız herşey yüce Allah’a bağlıdır.

Bütün bunlardan ne anlaşılması gerekir?
Yerlerde göklerde ve aralarında,dünyada ve ahirette zerreden küreye,habbeden
kubbeye, küçük büyük ne varsa hepsi ama hepsi yüce Allah’ın kontrolü altında ,ilmi dahilindedir iradesi dışında asla bir şey cereyan etmez.

Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi bu inanç ve itikat üzere yaşat,bu inanç ve itikat üzere ruhumuzu al,bu inanç ve itikat üzere haşredip Firdevs cennetine idhal eyle.Amin

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

24 Ocak 2024 Çarşamba

YARIŞ VE VARIŞ


السباق السباق قولا وفعلا
حذر النفس حسرة المسبوق
Essibeke essibeke kevlen ve fi’len,hezzir in
nefse hasretel mesbûki

Hadi yarışa, hadi yarışa,
hem sözle hem fiille (hem de icraatla hayırda ve hayır işlerde yarışmaya buyurun, çabuk olun ve gecikmeyin,geç kalmayın)
Erken yol alan hedefe ve gayeye erken varır.

Eyvah! filan falan beni geçti,ah keşke,ne oldu bana ,niye şunlar ileri gitti de ben geride
kaldım sözlerinin söğleneceği kıyamet günü gelmeden, ve iş işten geçmeden bunları demekten nefsini sakındır,engelle,hadi buyur, bütün imkanlar elinde işte,neyi yapacaksan yap ve bugünün işini yarına bırakma.

“İki günü eşit olan zarardadır”
Subkî,Tabakât 6/376.
Bu günü dünden dah aşağı olan mahrum kalmıştır, artış kaydetmeyen noksandadır,noksanda olan veya olduğundan geri giden,elini vicdanına koysun ve kendi kararını kendi versin.

“Cennet ehli sadece-veya en çok- dünyada yüce Allah’ı anmadıkları saate nedamet duyacaklardır. “Munzirî Terğib ve Terğib hadis no:2312

Cennette hüzün yok, o zaman bu hüzün ve üzüntü nedendir, ihtimal sorgu sual esnasında ve ameller tartılırken olacaktır, veya,
“Her ölen nedamet duyacaktır, iyiyse, daha fazla iyilik yapmadığı için, kötü ise, bu kötülüğe daha önceden niçin son vermedim diye pişmanlık duyacaktır.
Tirmizi Hadis no: 2403.

Allah hiç bir mü’mini o teğabun ve zor günde mahzun ve mağmum eylemesin.

Basra’nın Yüzakı ve en büyük tabiin’den Hasanı Basri şöyle der: Öğle İnsanlar gördüm ki,sizin dinarlarınızı ve dirhemlerinizi(paranızı) koruduğunuzdan daha çok ve daha sıkı bir şekilde vakitlerine ve zamanlarına dikkat ederlerdi , boşa geçirmezlerdi.

En kıymetli ve verimli zamanı, mevsimi ve günlerle geceleri yaşıyoruz (Haram aylardan Receb ayı) Niceleri vardı ki bu gün ve gecelere kavuşup değerlendirmek için can atıyorlardı, ama ömürleri kifayet etmedi, ecel şerbetini içip bu dünyadan göçtüler.

Yüce Allah onlara da, tüm ölmüşlerimize ve şehitlerimize de rahmet eylesin,bizlere ve tüm mü’min kardeşlerimize de bütün günlerimizi ve gecelerimizi, Rasulullah efendimizin duası ile – inşaallah – mübarek kılınan Receb ve Şaban aylarını hassseten Ramazana kavusturup Ramazan ayını geceleri ve gündüzleriyle dolu dolu geçirme hususunda muînimiz olsun.Âmin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

23 Ocak 2024 Salı

GÜZEL SÖZ VE DAVRANIŞ



وانى غلام الشمس اروى حديثها
فما لى ولليل فاروى حديثه

Ve innî ğülemuşsemsi
arvî hadîsehê,fe mâ lî
ve lilleyli fe ervî hadîsehû

Ben güneşin(Nur ve aydınlığın,ziya’nın, ışığın)hizmetçisiyim hep ondan bahseder
onun söylediği sözleri
anlatır(onun sohbetin yapar)ım.
(Olumlu,iyimser ve umutla bakmak, düzgün konuşmak varken,olaylara mümkün olduğu kadar yapıcı bir şekilde yaklaşmak varken, karamsar bir şekilde meseleyi tırmandırarak bir olayı tersinden okuyarak, kötü bir tablo çizip karanlığın sözcüsü imişim gibi) geceden (ve onun moral bozan karanlığından) niye bahsedeğim, karanlığın sohbetini niye yapayım ki?
Mü’min kişi özü sözü bir olan kişidir, kişiliği sağlam, duruşu net, bakışı ibret doludur.
Umud kaynağıdır,ülfet eden ve ülfet edilendir, mütebessim ve yerine
göre ciddîdir,yerine göre de mutevâzidir.

Kadirşinas, vefalı,ahde vefa,va’de vefa ve hüsnü vefa sahibidir mü’min.

İçinde fırtınalar ve dalgalar olsa da sadaka olarak bildiği güleryüzlü olmayı aksatmaz,heyyin ve leyyindir.

Karamsar diğildir ve kötü tablo çizmez, felaket dellali değildir karşısında olanı üzmez ve moralini bozmaz.

Her türlü haramdan ve günahtan,özellikle de iman ile bağdaşmayan yalandan uzaktır.

Aldanmaz ve aldatmaz,
kendi zarar görse de zarar vermez,mazlum olsa bile zülmetmez,
Başkasından zarar görmeyi de, başkası tarafından zulme uğramayı da istemez,
elinden geliyorsa tabi,
yoksa sabreder.

Bütün nimetleri yüce Allah’tan bilir asla şımarmaz, şükür ve sabır kanatlarını takarak manen yukselme halinde ve isyan de etmez.

İçindeki karar kılan ve başta organlarına sonra yakın çevresine ve daha ötelere yansıma yapan imanı ve mensub olduğu İslam dini ile en mutlu insandır mü’min.

Mü’minlerin, hatta insanların derdiyle dertlenen ve her vesile ve imkan ile onlarla ilgilenen derterini dert edinen digergamdır mü’min.

Mü’min mümkün olduğu kadar
bardağın yarısı doludur der ve diğer boş olan yarısını görse bile boştur demeyi adet edinmez.
Bütün bunlarla beraber şu veya bu sebepten dolayı bir beşer olarak şık düşmeyen bir söz söyler veya bir davranış
sergilerse, hemen geri adım atar, hak’ka teslim olur, gönül alır ve hatadan döner.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi özü sözü bir,umud ve moral kaynağı olan ülfet eden ve ülfet edilen şahsiyeti Kur’an ve sünnetle yoğrulan müminlerden eyle Âmin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

22 Ocak 2024 P.tesi