TASAVVUF



التصوف عدالانفاس
Ettasavvufu add ül enfêsi
Tasavvuf,(gafletle alınıp verilmesin diye insanın ömrü sayılan) nefesleri kontrol ederek huzurla alıp vermektir.

Din’de tasavvufun yeri
Var ve ihsan makamıdır
İhsan dinin üçte biri
Delil cibril hadisidir.

Din’de üçte bir imandır
Üçte biri de islam’dır
Geri kalanı ihsandır
İhsan Din’in zirvesidir.

Tasavvuf canlı kalmaktır
Şer’i Şerife uymaktır
Masivâdan kurtulmaktır
Hür olmak dense yeridir.

Kalbi Allah’a vermektir
Bu da murada ermektir
Eğitici bir mekteptir
İlimlerden bir ilimdir.

Sadakatla yönelmektir
Gör denileni görmektir
Allahı razı etmektir
Rızaya eren diridir.

Tasavvuf safi olmaktır
Vakti iyi kullanmaktır
Nefesi kontrol etmektir
Gaye Rıza-i Bârîdir.

Tasavvufî makamlar var
Basıp kolay çıkanlar var
Bu dünyayı satanlar var
Karşılığı ührevidir.

Tasavvufu tadan bilir
Aşk şarabıdır içilir
Kalplerdeki pas silinir
Paslar günahın kiridir.

Nasihat kucak dolusu
Ey ahiretin yolcusu
Zordur ahiret sorusu
Cevap veren hak eridir.

Ey  alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi nefsini tezkiye eden araçları amaçlar için vesile kılan en büyük talebi senin rızan olan sana hakk el  yakîn derecesinde ibadet eden kullarından eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

30 Nisan 2024 Salı

KUR’AN -I KERİM



اكرم بقوم اكرموا القرانا
وهبوا له الارواح والابدانا
رفعوا كتاب الله فوق رؤوسهم
ليكون نورا في الظلام فكانا
Ekrim bikavmin ekram ul kur’âne,vehebû lehul ervâhe vel ebdêne,rafeu kitâbellahi fevka ruûsihim liyeküne nûran fizzalâmi fekênê

(Her çeşit) Karanlıkta önlerini ve yollarını
nurlandırsın aydınlatsın diye Allah’ın kitabını rehber, kılavuz ve baş tacı eden( gerektiğinde) ruhlarını ve canlarını bu mukaddes kitab uğrunda feda ederek ikramda bulunan, fedakarlık ve cömertlik yapan bir ümmet ne güzel, ne cömert, ne âli cenab bir ümmettir.

Bu fedakârlık nişanesini
gösteren bir ümmete Kur’an-ı kerim dünyada rehber olur, nur olur âhirette azaba, ateşe karşı koruyucu bir zırh ve cehenneme engel  bir sûr olur.

Yüce Allah Kur’an’ı Kerimde “Nur” kelimesini
hem kendi Zat-ı Akdesi için kullanıyor, hem kitabı için kullanıyor,hem Allah Rasulu için  kullanıyor.
“Allah göklerin ve yerin nurudur”
Nur suresi : 35.Ayet.
Yani Yüce Allah göklerin ve yerin nurlandırıcısıdır.
“Ey insanlar size Rabbinizden bir burhan geldi ve size apaçık bir nur (kur’an) indirdik”
Nisâ suresi : 174.Ayet Buradaki nur’dan maksad Kur’an’ı Kerimdir.
“Size Rabbinizden bir nur(Peygamber) ve apaçık bir kitab geldi.” Mâide suresi : 15.Ayet.
Bu Ayet’i kerimedeki nur’dan maksad Rasulullah efendimizdir.

Yüce Allah’a yakışan ve caiz olan anlamda Allahı nur, kitabı nur, Peygamberi nur olan bir ümmet karanlıkta kalamaz,buna da hakkı yoktur.
Yüce Allah’ın kapısını çalması gereken, kitabının ahkâmını iklimini yaşaması gereken, şanlı peygamberinin sünnetinin kapısından
ayrılmaması gereken İslâm ümmeti, başka kulvarlarda, başka adreslerde, başka kapılarda neyi arıyor? Bir
eksiği mi var, yoksa sahip olduğu değerlerin farkında mı değil.

كالعيس في البيداء يقتلها الظما
والماء من فوق ظهرها محمول
Kel Îysi filbeydêi yektuluhezzameu vel mêu min fevki zahriha mahmûlun.
Çölde susuzluktan helâk olmak üzere olan bir ceylanın, sırtında taşıdığı suyun farkında olmadığı gibi.

Asr-ı Saadet başta olmak üzere, huzurun hakim olduğu asırlarda müslümanlar ne ile huzur bulmuşlarsa,biz de ancak o şeyle huzur buluruz, gerisi lâf ü güzaftır.( boş sözdür)

Bu nurlara ve gerçeklere rağmen hâlâ bu üstün değerleri ve iki milyar müslümanın mukaddes değerlerini ortaçağ ile bağdaştıran zavallılar bu nurlardan mahrumdurlar.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Allah’ı nur kitabı nur peygamberi nur olan İslam ummetini bu nurların farkına varmaya muvaffak eyle bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi dinine kitabına şanlı peygamberine hizmet eden bir ümmet eyle. Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

29 Nisan 2024 Pazartesi

SİRKÜLASYON

Her gün milyon kişi gelir
Her gün milyon kişi gider
En doğruyu Allah bilir
Sirkülasyon devam eder.

Baba sülbundan insanlar
Ana rahmine akarlar
Bu dünyada konaklarlar
İşte kaza işte Kader.

Gelen kim olursa olsun
Altın alsın altın satsın
Bu dünyada bin yıl kalsın
Yine bir gün ömrü biter.

Ömür nefes adedince
Nefes tek tek tükenince
Ekmeği suyu bitince
Çare yoktur kabre girer.

Defin için kabre giren!
O dar mekanı da gören
Kapatıp evine dönen
Gafletin uzun mu sürer

İnsan dünyaya gelirken, Yalnızdı,peki giderken,
Kimi gözyaşı dökerken,
Kimi ağlar kimi güler.

Gelirken ağlayan insan
Giderken güldürür iman
Tevhid ile gitsin her can
İmanla murada erer.

Ya Rabbi murada erdir
Zatını bizlere sevdir
Cennetlerin güzel yerdir
Cenneti görmeye değer.

Vereceğin Firdevs olsun
Müminlerle taşsın dolsun
Cemalin seyredip dursun
Ne gam kalır ne de keder.

Allah’ım! Bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize tebessüm ederek imanla ölmeyi,cennete girmeyi, Mübarek Cemalini doya doya seyretmeyi nasîb eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

28 Nisan 2024 Pazar

HÜRRİYET ve ESARET İZZET ve ZİLLET



من عرف نفسه فقد عرف ربه
Men arefe nefsehu feked arefe rabbehu.
Kendi nefsini tanıyan Rabbini de tanır.
Kendini,hâdis, zayıf,fakir,
aciz,fani gören ve bilen, Rabbini ezelî, güçlü,
zengin,kâdir,ebedî ve bâkî görür ve bilir.
İşte bu bir kul için imandır şeref ve İzzettir

Kendi nefsini tanıdığı için Yüce Allah’ı tanıyanlarla ilgili bir kaç beyit.

من ملك نفسه عز
ومن ملكته نفسه ذل
Men meleke nefsehu azze,ve men melekethu nefsuhu zelle.
Kim nefsine hakimse o azizdir,İzzet ve şeref sahibidir,kimin de nefsi ona hakimse zelildir, değersizdir.

الحر عبد ان طمع والعبد حر ان قنع
اقنع ولا تطمع فما ڜئ يشين مثل الطمع.
El hurru abdun in tama’ velabdu hurrun in kene’
ikne’ ve lê tatma’ fe mê şey’ün yuşîyn misl üt tama’.
Hür kişi hırslı olursa köle olur, köle ise kanaat sahibi olursa hür olur.
Kanaat et ve harîs olma, hırs gibi insanın değerini düşüren bir şey yoktur.

ملكت نفسي فذاك ملك
ما مثله في الانام ملك
فصرت حرا بملك نفسي
ولم يصر لي في الخلق ملك
Melektu nefsî fezêke mülkün mê misluhu fil enêmi mülkün fesırtu hurran bimilki nefsî ve lem yasır lî filhalki mülkün.
Nefsime hakim olduğum için öyle bir zengin oldum ki dünyada böyle bir zenginlik yok böylece nefsime hakim olduğum için hür oldum hür oldum ya varsın insanların arasında hiçbir mal varlığım olmasın.

Yüce Allah bir kuluna rahmet eder de kulun nefsini ve nefsinin tehlikelerini kendisine gösterir ve bu tehlikelere karşı yardımcı olursa o kişi nefsini tanır ve yüce Allah’ı tanır, böyle olmayıp da kendi nefsini tanımayan nefsini helak eder zelil ve değersiz kılar.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve mümin kardeşlerimizi kendi nefsini tanıyan dolayısıyla Rabbini tanıyan basiretle müstakim yolda rabbini razı eden ameller yapan kullarından eyle.Amin

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

27 Nisan 2024 C.tesi

SABRIN ÜÇ ÇEŞİDİ



صبر على المامور
وصبر على المحظور
وصبر على المقدور
Sabrun alel me’mûr
Sabrun alel mahzûr
Sabrun alel mekdûr

Birincisi Yüce Allah’ın yapın diye
emrettiklerini yaparken- gerekirse- küçük büyük görünür görünmez bütün engellere ve zorluklara dayanarak ve göğüs gererek sevabı Yüce Allah’tan bekleyerek sabretmek.

İkincisi şeytanın, emmare nefsin ve hevasının, kötülüğe çağıran arkadaşların ve ortamın tüm tuzaklarının ısrarına rağmen yasakları ve haramları islememek için Yüce Allah’a sığınarak sebat gösterip sabretmek.

Üçüncüsû kaderin acısına ve tatlısına, cana mala ve özellikle yakın akrabalara isabet eden ve vukû bulan bütün mukadderata  sebeblere sarıldıktan sonra bunların Yüce Allah’tan geldiğine inanarak “İnnê lillêhi ve innê ileyhi raciun” deyip ecri ve sevabı Yüce Allah’tan bekleyip sabretmek.

İman iki kısımdır,bir kısmı sabır,diğer kısmı şükürdür, sabrın bu üç çeşidini Yüce Allah’ın yardımıyla yerine getiren kimse imanın yarısını yaşamış olur.
Allah’ım bu sabrı gösterip
İmanın yarısını yerine getirme  imkan ve nimeti ve diğer sayılmayan nimetler sendendir diyerek ve buna inanarak Yüce Allah’a şükrederse, imanın diğer yarısını da yaşamış olur,imanı kâmil bir mü’min olur.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize sabrın üç çeşidini ve razı  olacağın kadar şükrü nasib eyle, sabrın  ve şükrün ecrini ve karşılığını dünyada da ahirette de nasip eyle cennetini ve cemalini lütfen ve keremen bizlere ikram eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

26 Nisan 2024 Cuma

PEKİ BU DÜNYA KİMİN

كل من لاقيت يشكو دهره
ليت شعري هذه الدنيا لمن
Küllü men lêkeyte yeşkû dehrehu,leyte şi’rî
hêzihiddünyê limen?
Kiminle karşılaşırsan zamanını, yaşantısını dünyayı ve halini şikayet ediyor,durum bu olunca diyorum ki : Peki bu dünya kimin? Keşke bu dünya kime aittir bir bilseydim ne iyi olurdu.

Zengin,fakir, sağlıklı hasta, kadın erkek, ocuğu olan olmayan, bekar evli pek azı hariç her kes durumundan şikayetçi.

Kim ne derse desin bütün bu şikayetler serzeniş ve memnuniyetsilikler,kul’un
Yüce Allah ile olan irtibat
zayıflığından geliyor.
Halbuki Yüce Allah’ı bulan neyi kaybeder,
O’ndan mahrum olan neyi bulur.
Hz.Ali r.a bir gün bir ağacın altında oturdu yanında çamuru dibe çökmüş bir su ve kavrulmuş bir un vardı, şöyle dedi: Allah’ım! Bana verdiğini sultanlara bile vermedin, bir taraftan gölge bir taraftan un bir taraftan da su.
Kadr ü kıymet bilen yüce Allah’a şükreden insanlar böyle idiler.İsimleri dillerde dolaşıyor, rıza ve rahmetle anılıyorlar.

Meşhur alimlerden Ebu İshak eş Şirazi her gün yiyeceği küçücük bir ekmekti,ders bitiminde bir biber satıcısının dükkanına uğrar ekmeğini biber suyuna batırırdı,bir gün biberci dükkanını kapalı bulunca bir gölgeye çekildi ekmeğini böldü ıslattı yedi ve şöyle dedi:
خبز وماء وظل هذا النعيم الاجل
جحدت نعمة ربي اذا قلت اني مقل
Hubzun ve mêun ve zıllün hêzenneîm ül ecellu,cehedtu ni’mete rabbî in kultu innî mukillün.
Ekmek su bir de gölge var, bu en büyük ve güzel yaşantıdır,eğer bütün bunlar varken hâlâ bana az verildi desem o zaman rabbimin nimetini inkar etmiş olurum.

Dünyanın -varsa- cenneti huzur kanaat ve Yüce Allah’tan razı olmaktır.Hâşâ Yüce Allah’ı âdetâ kullara şikayet eden kişi, neleri kaybettiğini bir bilse bunu yapmazdı.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi halini sana havale eden, huzur ve kanaat içinde yaşayan dolayısıyla bir anlamda dünyada cenneti yaşayan ahirette de ebedi cennete girecek olan kulların cümlesine dahil eyle Amin .

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

25 Nisan 2024 Perşembe

DÖRT MÜFÎD CÜMLE



جدد السفينة فان البحر عميق
واكثر الزاد فان السفر بعيد
وخفف الحمل فان العقبة كاؤد
واخلص العمل فان الناقد بصير
Ceddid is sefîynete feinnel bahra amîk,ve eksir iz zêde feinne es sefere beîd,ve haffif il himle feinnel akabete keûd,ve ahlis il amele fe innennêkide basîrun.

Gemiyi( biniti) yenile zira deniz derindir,bolca azık topla zira sefer uzundur,
yükün hafif olsun zira önündeki yokuş (lar ve engeller) çetindir, yaptığın ameli( sırf Allah için) ihlâslı yap zira seni hesaba çekecek olan (yüce Allah) çok dikkatli dakik( herşeyi bilen herşeyi gören Latif ve Habîr, herşeyin  iç yüzünü bilen)dir.

Ebu Zer el Ğifariye r.a nisbet edilen bu sözler çok manidardır.
Bu sözler kimin olursa olsun değerlidir.
Herkese her zaman ve her yerde müfid sözler.

Ahiret yolcusu olduğunun farkında
olan ve ahiretteki hesaba çekileceğine inanan her mü’min, bu ve benzeri nasihatlara değer verir, düşünür ve gerekeni yapar.
Şoför olmak,araba kullanmak ve ehliyet almak istemeyen birisi için yoldaki levhalar bir saç levhadan ibarettir ama isteyerek ve ısrarla ehliyet ve araba sahibi olmak araba alıp  kullanmak isteyen bir kimse için yoldaki yön levhaları çok kıymetlidir çünkü sınavda karşısına çıkabilir.
İşte ahireti ve ahiretteki muhasebeyi hesabı dert edinen bir mümin için başta Yüce
Allah’ın ayetleri Rasulullah efendimizin hadisleri olmak üzere bu gibi sözler çok değerlidir,zira bu gibi nasihatler onun dikkatini çeker ve içinde bulunduğu gafletten uyandırır.

Allah’ım bizleri ve bütün müminleri senin değer verdiğine değer veren seni rızan için amel işleyen ve razı olduğun kullarından eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

24 Nisan 2024 Çarşamba

BEYAZ KEFENE BEYAZ BEDEN



الموت فى كل حين ينشر الكفنا
ونحن فى غفلة عما يراد بنا

Elmevtu fî külli hiynin yenşur il kefene ve nehnu fi ğefletin ammê yurâdü binê.

Ölüm, her an eceli gelen ve ölecek insanların kefenini hazırlamakta ve serili tutmaktadır, insanoğlu ise- her kes olmasa da genelde- bu hususta kendisinden ne istendiğini unutturan bir gaflet içinde yüzmekte ve bulunmaktadır.

Hacca giden bir Anadolu hacısı  bir kaç metre beyaz kefen alıp zemzem suyu ile yıkadıktan sonra, Ka’be-i Muazzama’nın etrafındaki mermerlere sermiş ve kurumasını beklerken,bir başka hacı ona: Bu ne,ne yapacaksın bunu diye sormuş,kefen sahibi hacı: Bu beyaz kefeni kendim için saklayacağım çocuklarıma vasiyet edeceğim ki öldüğümde beni bu beyaz kefene sarsınlar demiş, öbür hacı şu cevabı vermiş: Her kes aşağı yukarı beyaz bir kefen hazırlayabilir, aslolan bu kefene beyaz bir vucud hazırlamaktır.

Ölümü düşünmek ve ölüm yolculuğu için hazırlanmak ömrü kısaltmaz,gaflete dalıp ölümü unutmak da ömrü uzatmaz,tersine pahalıya mal olur,onun için kişinin kendi kendini kandırmaktan,kendini aldatmaktan vazgeçip ciddi ciddi dört elle bu dönüşü olmayan yolculuğa hazırlanmalıdır,
İçinde bulunduğu zarflar, şartlar,konum,mevki, başkalarından gelen ve duyulan sırt sıvazlamalar onu oyalayıp aldatmamalıdır.

Mü’min, İşe ciddi,samimi, devamlı, sürekli,azim ve kararlılıkla sarılmalıdır,bu işin şakası yok, Kur’an ciddi bir kitaptır,O’na salât ve selâm olsun Rasulullah efendimiz ciddi,dertli, insanlığa ve inananalara bir ömür bu hususu tebliğ etmiş, müjdelemiş ve uyarmış ciddî bir Peygamberdir. İslam ciddi bir din’dir,olup biten olaylar ve hâdiseler mü’minin de çok ciddi ve hazırlık içinde olmasını gerektiriyor.

الجد يدنى كل أمر شاسع
والجد يفتح كل باب مغلق
Elciddu yüdnî külle emrin
şesi’in,vel ciddu yeftehu külle bêbin Muğlakin.

Azim, kararlılık ve ciddiyet,her uzağı -Yüce Allahın izniyle- yakın eder,ve her kapalı kapıyı açar.

Ey her şeye gücü yeten yüce Allah! Bizlere ve bütün müminlere azim, gayret, güç, kuvvet ve ciddiyet ihsan eyle, dünyamız ve âhiretimiz için gecikmeden faydalı işler yapmaya bizleri muvaffak eyle,Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

23 Nisan 2024 Salı

ANA  BABA VATAN  ve VATAN SEVGİSİ.



İnsan nisyanla maluldur
Kâh unutur kâh hatırlar
İlk unutan da bir kuldur
Cennette kılmıştı karar.

Cennet ana vatanımız
Cennetten geldi babamız
Başkadır bizim sevdamız
Cenneti anar sayıklar.

Böyle bir vatan özlenir
Sevgisi imandan gelir
Kıymetini bilen bilir
Varınca kıymetin anlar.

Cennete ölmeden girmek
Girmeden Allahı görmek
Muhaldir dedi tek örnek
Feda olsun ona canlar.

Rabbine bakacak yüzler
Yüzlerde bahtiyar gözler
Her mü’min o anı özler
Kalbler o an için atar.

Mü’min olanlara cennet
Nimetinden üstün Rü’yet
Haktır diyor ehli sünnet
Buna delil çok naslar var.

Kuran sünnet buyurduysa
Rasulullah duyurduysa
Müminler buna uyduysa
Kolaylaşır en zor yollar.

Allah’ı görmek muazzam
İşte  bu en büyük bayram
Maksadımız senin rızan
Gayret edin mümin kullar

Öyle bir şey yok diyenler
Yalan yanlış söyleyenler
Vatanını sevmeyenler
O günde hasret duyarlar.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi her anlamda vatanını sevenlerden eyle, İlk insan ve ilk peygamber ve babamız olan Hz. Adem ve eşi validemiz Hz.Havva’ya vatan kıldığın cennetini bizlere de vatan ve son durak kıl, Mübarek Cemalini görüp doya doya seyretmeyi nasîb eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

22 Nisan 2024 P. tesi

GAFLET

لقد أسمعت لو ناديت حيا
ولكن لا حيات لمن تنادي
ولو نارا نفخت بها أضاءت
ولكن انت تنفخ فى الرماد
Leked esma’te lev nêdeyte heyyen ve lêkin lê heyête limen tünêdi,ve lev nêran nefahte bihe edâat, ve lêkin ente tenfuhu firramâdi.

Senin seslendiğin kişide ruh(can hayat)
olsaydı sesini duyururdun,lâkin
seslendiğin kişide hayat yok, hayat olmayınca tepki vermiyor, azıcık hayat olsa tepki verirdi.
Üfürdüğün yerde ateş olsaydı kesinlikle parlar,etrafa ışık verir, ısıtırdı,ışık,ziya, ısı belirmedigine göre, anlaşılıyor ki sen ateşe değil küle üfürüyorsun.

Günümüz insanında, çoğunda olmasa bile bir kısmında bir çeşit gafletin olduğunu kim inkar edebilir? Hiç kimse, hiç kimse inkar edemez hatta gâfilin kendisi bile derin bir uykuda deyilse belki gaflette olduğunu ikrar ve itiraf edecektir,
derin bir uykuya dalmışsa belki gâflet içinde olduğunu kabul etmiyecektir.

Gaflet bir şeyi unutmak,ihmâl etmek, değer vermemek, hatırlamamak gibi anlamlara geliyor.
İbadetlerden, kur’an’dan, yüce Allah’ın kur’ânî, enfusî ve âfâki ayetlerinden, ölümden, kıyamet ve ahiretten, âhiret gününün zorluklarından gaflette olmak gibi kısımlara ayrılır.
Gâfil insan uykudaki insana benzer, ama şöyle bir fark var,uykudaki insan
zamanında uyumuş, zamanında ibadete kalkmışsa ve bu niyetle
uyumuşsa uykusu ona ibadettir, bu uyku sevap kazandırır,gâfil insan ise, gafletin durumuna göre vebal içindedir ve sorumludur.

Hz Ali efendimize nisbet edilen bir söz
vardır;
الناس نيام اذا ماتوا انتبهوا
Ennêsü niyêmün izê mêtûntebehû
İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.

Günümüzde gafleti doğuran sebeblerin başında insanın kalbine, aklına,zihnine, midesine,el ayak göz ve kulaklarına hitab eden haramlardır, şübhelerin ve şehvetlerin darbeleridir.

Günahların ve gafletin, dünya sevgisi ve yarışının kişinin iç ve dış organlarına, özellikle, kalbine ve aklına indirdiği darbeler ve vuruşlar, birkaç boksörün birisini
döverken indirdikleri yumruklardan daha az etkili ve tehlikeli değildir, işte bütün bu darbelerle günümüz insanlarının bir kısmı sersemleşmiş bir
durumda sağlıklı bakamıyor, sağlıklı, göremiyor ve sağlıklı muhakeme yapamıyor.

Bu gibi insanlara acımak ve merhamet etmek gerekir,
Toplumda iki tip doktor vardır edyân ve ebdân tabibleri (Dinlerin doktorları ve bedenlerin doktorları) özellikle bu ve benzeri sıkıntı içinde olan insanlara
rehberlik etmeleri gerekir, bazı din kisvesi altında iş yapanlar dini,tasavvufu ve de tarikatları yanlış anlayıp yanlış yaşayan ve yanlış yansıtanlar dinden soğururken, ebdân doktorlar da bilim bilim diye âdetâ bilimi tesbih gibi çekerek, Hipokrat’ın “önce sağlık gelir” prensibine ve yeminine uymayarak insanlara hastalara, moral vermeleri gerekirken, felaket tellallığı yaparak moral bozan,Yüce Allah’ın ŞÂFÎ olduğundan gafil ve candan eden doktorlar.

Özetle bu dünyaya gelen insanlar, özellikle iman edenler,ölmeden ve iş işten geçmeden uyanması, gafleti tardedip kendine gelmesi gereklidir.

Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi gafletten uyandır,art niyetli insanların insafına bırakma, bütün işlerimizi sen âsân eyle, güven veren,emîn ve seni sevenlerle yoldaş eyle,Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü.

21 Nisan 2024 Pazar
.