NEYİ DİNLİYORUZ?



وسمعك صن عن سماع القبيح
كصون اللسان عن النطق به
فانك عند سماع القبيح
شريك لقاءله فانتبه

Ve sem’eke sun an simê’il kabîyhi,kesavn il lisêni aninnutki bihi.
Feinneke inde simêil kabîyhi şerîkün likâilihi
fentebih.

(Ey mü’min olan kişi! Dünyaları alsan da bir tanesini bile satmayacağın duyma
organı olan)kulağını,ne olur dilini haramdan ve her türlü çirkin kabih konuşmalardan koruduğun gibi kabîh,çirkin, kötü, kınanmış şeyleri dinlemekten koru,(zira insan,sadece konuştuğundan değil, aynı zamanda kulak verip dinlediklerinden de sorumlu tutulacaktır.
Zira sen çirkin bir şeyi duyduğun zaman çirkin sözü söyleyen kişi  ile aynı günahta( günaha)
ortaksın dikkat et..
Yüce Allah bu hususta şöyle buyuruyor:
“Hakkında bilgin olmayan şeyin  ardına düşme!
çünkü kulak göz ve gönül bunların hepsi
ondan sorumludur”
İsrâ Suresi : 36.Ayet.

“Boş ve manasız davranışlarla karşılaştıklarında onurluca çekip giderler”
Furkan Suresi: 72.Ayet
Yüce Allah bu sıfat ile muttasıf olan  mu’minleri medhetmişir.
Nasıl kişi rasgele herkesi evine almıyorsa,evden bürodan, dükkandan çok dah kıymetli olan
kulağından içeri ve dolayısıyla yüce Allah’ın nazargahı olan kalbine de her sözü almamalı misafir etmemelidir,zira Ayet-i Kerimelerde ve Hadisi Şeriflerde bu husus önemle anlatılmaktadır.

Hassas bedenler, çirkin
ve zararlı sözleri,itikadı ve ahlakı bozan
Konuşmaları kabul
etmez, etkilenir ve yanlışı hikmetle düzeltir veya ondan uzak durur.
Birisi şöyle demiştir: Ben birisinden bir gün bir kaç kelimeden  ibaret olan
kısa bir konuşma dinledim kafamı karıştırdı ve kırk yıldır te’siri altındayım,bir türlü atamıyorum.

Şehvetlerin ve şüphelerin fitnesine yol açan çirkin ve kabih sözlerin ve görüntülerin dile kulağa ve göze ve bunların sonunda kalbe nasıl zarar verdiğini günümüzde anlamak daha da kolaydır.

Yüce Allah  bizlerin ve bütün mümin kardeşlerimizin  başta kalplerimizi ve kalbe giden yollar mesabesinde olan gözlerimizi kulaklarımızı dillerimizi rızası dışında kullanmaktan
isti’mal etmekten bizleri muhafaza buyursun, verdiği nimetleri özellikle göz kulak ve dil nimetlerini yerli yerince kullanmayı nasip eylesin. Âmin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

31 Temmuz 2024 Çarşamba

DEV AYNASI



من عرف نفسه فقد عرف ربه
Men arefe nefsehu feked arefe rabbehu.
Kendi nefsini bilen ve tanıyan yüce Allah’ı da bilmiş ve tanımış demektir.

Bu aynaya bakma seni aldatır,
Bu aynada habbe kubbe görünür,
Gerçekleri saklar sonra abartır,
Bu ayna parlatır sonra söndürür.

Mü’min mü’min için mücellâ mirât,
Samimi mü’minde iyilik kat kat,
Dostun mü’min olsun o sana kanat,
Mümin dara düşse dostu çıkarır.

Mümin kişi Tavus gibi olmalı,
Rengarenk tüylere aldanmamalı,
Siyah ayaklardan akıl
almalı,
Boş şeylere gönül veren usanır.

Bir mü’mine kibir gurur yakışmaz,
Mü’min olanbbaşkasını aldatmaz,
Mayası su ve topraktır
unutmaz,
Bir konuşsa iki defa düşünür.

Kibrin bir tarifi Hak’kı reddetmek,
Diğer biri insanları hor görmek,
İkisi de haram, kendini bilmek,
En iyisi, bilmeyenler üzülür.

Bütün kibir gurur ve de dahası,
Sebebi kaynağı o dev aynası,
Kendini bilmektir bunun çaresi,
Kendini bilenler Rabbini bilir.

Kendini bilmeyen Rabbini bilmez,
Ucbundan kibrinden acısı dinmez,
Tevazu gösterip gerçeği görmez,
Böylesinden bilmem neler umulur.

Kibrinden dağları aşamayanlar!
Yürürken çalımlı adım atanlar,
Kibirle bir yere varamayanlar,
Bilin ki ahrette her şey sorulur.

Kim zerre miktarı hayır işlerse,
Karşılığı bulur, şer de isterse,
O halde kim neyi nasıl dilerse,
Yapsın, nasıl olsa mîzan kurulur.

Allah’ım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi, Kendini aciz sonradan yaratılmış güçsüz fani zevâlî bilen, Yüce Allahı  da her şeye kadir, ezeli ve ebedî,güç ve kuvvet sahibi, Baki, Ğanîyyi mutlak bilen Yüce  Allah için mütevazi olan kullarından eyle.
Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

30 Temmuz 2024 Salı

SEVGİ RUH VE BEDEN



جسمى عندى غير أن الروح عندكم
الجسم فى غربة والروح فى الوطن
Cismi indî ğayra ennerrûha indeküm,el cismü fi ğurbetin verrûhu fil vatani.

(Şu fani) Bedenim burda
yanımda,ruh(um) ise (ey sevdiğim/ sevdiklerim)
orada ,sizin yanınızdadır.
(Şu durumda) Bedenim sizden uzakta olduğu için
gurbette(sayılır),ruh(um) ise (ey sevdiğim/ sevdiklerimi sizlerin yanında olduğu için) kendi vatanında sayılır.

Sevgi ruh ile olur, Rasulullah efendimizin, hadisinde  Medineli çocuklara buyurduğu gibi kalb ile de olur.

نحن جوار من بني النجار
يا حبذا محمد من جار
Nahnü cevârin min beni nneccâri,ya habbezâ Muhammedun min cêrin

Biz Beni Neccâr kabilesinden kız çocuklarıyız,(Rasulullah efendimiz olan) Muhammed ne güzel komşudur.
Resulullah Efendimiz def çalarak bu cümleleri söyleyen kızları duyunca şöyle buyurdu:
“Allah biliyor ki benim de kalbim sizi seviyor”
İbn-i Mace Hâds no: 1899.

Bedenin birbirinden uzak olanlar birbirini sevdikleri zaman birbirlerine yakın sayılırlar zira:
اذا صفى الودحمل فراق البعد
İzê safalvuddu, hamele firak el bu’di
Sevgi netleşirse uzak olan mesafenin uzaklığını telafi eder ve kısaltır.

Birbirini Yüce Allah için seven kimseler Allah’ın mâiyetinde olunca, Yüce Allah’ın mâiyeti de müteaddit zamanların ve muhtelif mekanların fevkindedir, Yüce Allah’ın
mâiyetine zamanlar ve mekanlar te’sir edemez.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah sevgini resulullah’ın sevgisini islam’ın Kur’an’ın sevgisini seni sevenlerin sevgisini bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasip eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

29  Temmuz 2024 P.tesi

HİDAYETİN YANSIMASI



واذا حلت الهداية قلبا
نشطت للعبادة الاعضاء

Ve ize hallet il hidâyetu kalben,neşetat lil’ibâdetil
a’zâu.
Eğer hidayet bir kalbe yerleşir(ve o kalbte kökleşir)se, bütün organlar (kalbin emrinde olduğu için, kalbin ve kalbteki hidayetin sâiki ve tahrikiyle yüce Allah’a sahih ve içten gelerek) çok rahat ve usanmadan ibadet ederler(Her organ görevini eksiksiz yapar).

Hidayet maksada ve maksûda götüren, irşad eden,delalet eden şeydir.

Kalbte kök salan hidayet, başta dil olmak üzere bütün azaları – Yüce Allah’ın izniyle-zabt ü rabt altına alır onları yanlışa salmaz.
Hidayete muvaffak olan kişi, yalnızlığa itilmez, Yüce Allah onu korur.

Yalnızlığa itilen kişi ise, tehlikelere doğru yavaş yavaş veya hızlıca sürüklenir ve meselâ  dilini tutamaz ve diline hakim olamaz dilini yanlışa salıverir.

Dile sahip olmamanın neticesi bedeninde bir gevşeklik ve tembellik,
kalbinde bir katılık, rızkında bir darlık hisseder ve sebebini de kolayca bilemez.

Yüce Allah’ın “El- Hâdî” Mübarek isminin kalbe tecellisi neticesinde kalbte olan hidayet ağyâr ve mâsivâ’ya engel olur,zira böyle bir kalb gafletten kurtulur ve Allah için durup düşünür.
Sebe’ Suresi : 46.Ayet

Mutlak ve hakiki hidayet Yüce Allah’tandır fakat yol gösterici irşad edici ve mecazi hidayet o’na salat ü selam olsun  Rasulullah efendimizden de sadır olur, onun vekilleri varisleri gönül erlerinden,alimlerden, mürşitlerden davetçi kişilerden de sadır olabilir.

Yüce Allah mutlak ve hakiki hidayet ile ilgili bir ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır :  “Kuşkusuz sen istediğini hidayete erdiremezsin ama Allah istediğini hidayete erdirir ve hidayete erecek olanları en iyi O bilir.”
Kasas Suresi: 56.Ayet.

Mukayyed ve mecazi hidayet ile ilgili de bir ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır:
“Hiç şüphe yok ki sen doğru yolu göstermektesin”
Şûrâ Suresi: 52.Ayet.

Mutlak ve maksada ulaştıran hlhidayetin Yüce Allah’ın tasarrufunda olduğuna inanan  bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi hidayet ettiği bu mustakîm yoldan, Rasulullah efendimizin ve ashabının yolundan bir an bile ayırmamasını ismi a’zam’ın hürmetine Yüce Allah’tan diliyor ve dileniyoruz.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

28  Temmuz 2024  Pazar

ESARET



ما استبعدهم استعبدهم
Mesteb’adehum,
iste’bedehum
Onları (Yüce Allah’tan) uzaklaştıran şeyler, onları esir almıştır.

İnsanı manen Yüce Allah’tan uzaklaştıran her şey ve herkes, uzaklaştírdiğı kadar insanı esir almış demektir.

Bu esaretten kurtulmanın yolu esaret bağını koparmak ve kurtulmaktır.

بند بكسل باش ازاد اى پسر
چند باشى بند سيم وبند زر
Bend buksel bâş ey püser.
Çend bâşî bendi sîm u bendi zer.
Ey oğul (insan, mümin) bağını kopar ve kurtul daha ne zamana kadar altın ve gümüş kaydında bağlı kalacaksın.?
تعس عبد الدينار وعبد الدرهم
Dinarın kulu ve Dirhemin kulu tökezledi (tökezlesin), yüzüstü düşsün.
Buhari Hadis no:2887.

Bu hadisi şerif’te hem dinara ve dirheme esir olanlardan bahsediliyor hem de bir nevi onlara sitem ediliyor.

Dinarı ve dirhemi ve  dünyayı gayrimeşru yollardan kazanan kimseleri bu dinar ve dirhem Allah’tan uzaklaştırdığı oranda sahiplerini köle edinir ve esir alır.

Bu konuyu herkes kendi nefsinde uygulayabilir ve netice elde edebilir dolayısıyla bir şey bir kimse bir dünyalık bizi yüce Allah’tan uzaklaştırdığı oranda bizi esir alıyor bizi oyalıyor hedeften alıkoyuyor ve vaktimizi alıyor.

Yüce Allah, Yüce zatına kuluk yaparak hür ve özgür olmayı bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasib ve müesser eylesin.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

27 Temmuz 2024 C.tesi

ÖMÜR KAR MİSALİ



Ömür kar misali eriyip gider,
Erimeden yetiş ömrünü koru,
Kim ki organları koruyup güder,
Allah’ın izniyle başarır zoru.

Ömür sınırlıdır bir gün tükenir,
Tükenince bilmem elden ne gelir,
Ne mutlu ona ki kıymetin bilir,
Ömür boyu taşır böyle şuuru.

Ömrünü kur’an’la beraber kılan,
Kur’an’a sünnete İhsanla uyan,
Haliyle kaliyle etrafa yayan,
Dünyada Ukbada Yaşar sururu.

Ömrünü takvaya ilme ayıran,
Dilini dinini iyi koruyan,
Diğer organlara çobanlık yapan,
Kibre hiç kapılmaz sevmez gururu.

Bir ömür ilimle eğer geçerse,
Sahibi takvayı şiar ederse,
Bu durum ölüme kadar sürerse,
Ona yoldaş olur imanın nuru.

Ömür Bir saattir taate ayır,
Bir gün lazım olur çok işle hayır,
İnsan amelini kabirde tanır,
Âsân olur ona sorulan soru.

Bir gün ölüm gelir ve ömür biter,
Sonra tekfin sonra tören ve makber,
Sonra neşir sonra haşir ve mahşer,
Ve İsrafil alıp üfürür Sur’u.

Sahifeler kar misali uçuşur,
Her ruh kendi bedeniyle buluşur,
Ağız susar organlarsa konuşur,
İşte o gün Hakk Teâlâ huzuru.

Boynu büküp geldik senin kapına,
Ey Allah’ım ismi Azam aşkına,
Âzâd eyle yakma bizi narına,
Azaptan gazaptan ateşten koru.

Allah’ım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi ölmüşleri ve gelecekleri ile beraber ömrünü razı olduğun şekilde değerlendiren kullarından eyle.
Azabından gazabından muaf olanların cümlesine zümresine bizleri de ilhak eyle Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

26 Temmuz 2024 Cuma

MİSK



اعد ذكر نعمان لنا أن ذكره
هو المسك ما كررته يتضوع

E’id zikre Nu’mane lenê innê zikrahû,huvel miskü mê kerrertehû yetedavva’u.

Numan(bin Sabit)ın sohbetini bir daha(bir daha ve bir çok kez)
bize anlat,zira onun
sohbeti misk gibidir,
karıştırdıkça(İmam-ı
A’zamdan bahsettikçe) etrafa  güzel güzel kokular yayılır.
Süfyan b.Uyeyne’ye r.a
nisbet edilen nefis bir söz vardır:
Salih insanlardan
bahsedilen bir yerde veya bir mecliste yüce Allah’ın rahmeti iner.

Abdullah b Abbas r.a şöyle buyurdu: Hz Ömerden r.a çok bahsedin,cok bahsedin ki aklınıza adalet gelsin,
zira Hz.Ömerin adaleti kılı kırk yarar,aklınıza adalet gelirse bu sefer adaleti emreden Yüce
Allahı hatırlar yadeder ve zikredersiniz.

Salihleri zikretmek misk misali meclisleri süslüyorsa, evvelkilerin sonrakilerin geçmişlerin ve geleceklerin en üstünü ve faziletlisi olan iki cihan güneşi Rasulullah efendimizi,hadislerini, sünnetini ahlakını anlatmak zikretmek yaşamak ve yaymak kim bilir ne kadar çok güzelliklere,huzura vesiledir.

Yüce Allah’ın kitabını ders olarak okumak dinlemek öğrenmek ve öğretmek meleklerin o meclisi kuşatmasına rahmetin inmesine sekine ve vakarın o meclise hakim olmasına ve Yüce Allah’ın o kimselerden bahsetmesine vesile olması bakımından en büyük şereftir.
Müslim Hadis no: 2700
Hatta niyeti Kuran’ı dinlemek ve onu ders olarak okumak olmasa bile sırf oradan geçerken o meclise dahil olanların şakî olmayacaklarını, İnen rahmetten istifade edeceklerini Yüce Allah kudsî hadiste buyuruyor.
Buharı Hadis no : 6408.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah!
Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi bu gibi meclislerin feyzinden bereketinden a’zami derecede istifade edenlerden eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
25 Temmuz 2024 Perşembe

HUZUR CENNETTE



وما ارتدى بالعيش في دار فرقة
الا  انما الراحات يوم التغابن

Vemê ertedî bil’ayşi fi dêri firketin,elê innemerrahâtü yevm et teğêbuni.

Ben bu ayrılık diyarı olan dünyada çok lüks ve rahat bir hayat sürme sevdasında ve telaşında değilim, asıl huzur ve rahatı, “Teğabun” yani aldanma günü olan kıyamet gününde yüce Allah’dan bekliyorum, o gün’ün rahatını istiyorum düşünüyorum, o’na hazırlanıyorum.

Ebu Musa el eş’ari r.a dan gelen bir rivayet şöyledir: ” kim ki dünyasını severse
ahiretine zarar vermiş olur, kim de ahiretini severse dünyasına zarar vermiş olur, siz bâkî  olanını (ahireti)  fânî olana (dünyaya) tercih edin.
Sahih-i İbni Hibbân Hadis no : 759.

O’na salat ve selam  olsun Rasulullah Efendimiz sahih bir hadis-i şerifte de şöyle buyurmuştur: ” Dünya mü’min’in zindanı kafirin de cennetidir”
Müslim Hadis no: 2956
Bunun anlamı şöyledir :  Mü’min cennete gidince ve ebedi huzura kavuşunca, dünyanın ne kadar gam ve keder yeri olduğunu anlar, kafir de cehenneme gidince dünyanın onun için ne kadar sansürsüz huzur ve rahatlık yeri olduğunu anlar.

Mü’min’in dünyada çektiği sıkıntıları, zorlukları, musibetleri, belaları ve sınavları bu pencereden görmekte  fayda vardır.
كل كسر إلى الله الجآك 
هو جبر وان اوجعك
Küllü kesrin ilellâhi elceeke,huve cebrun ve in evce’eke.
Seni Allah’a döndüren, ona iltica ettiren onunla barışmaya seni sevkeden her acı ve burukluk, sana acı verse de, senin için bir nimettir,eksiğini giderici, ve kusurunu onarıcıdır.

Dünyadaki acılar, kederler ve musibetler, insanın bedenini belki de kalbini inciten kırbaçlar gibidir acı verir ama,işin iç yüzünde kalbini  tedavi eden ilaçlar gibidir.

Alimler, saadet’in üç şeyde olduğunu söylerler.
Birincisi : Yüce Allah kula nimet verdiğinde kul şükrederse,
İkincisi : Yüce Allah kulu imtihana çektiğinde kul sabrederse,
Üçüncüsü : Kul yüce Allah’a karşı bir günah işlediğinde yaptığı bu gunaha ısrar etmeden tövbe eder ve istiğfar ederse,saadete kavuşmuş olur.

Görülüyor ki Yüce Allah’ın takdir buyurduğu sınavlara ve zorluklara, sebeplere sarıldıktan sonra yüce Allah’a tevekkül edip sabretmek saadet’in bir unsurudur.

Sonuç olarak şunu demek mümkün : Ey Allaha giden yolda meşakkat çekenler, taat ve ibadet edenler, hakkı yaşayıp hakkın yanında ve zulmün karşısında olanlar! Bu zorluk elbette bir gün bitecek, sevaplarınız, taat ve ibadetlerinizin karşılığı dünyada da ahirette de Allah’ın izniyle sizi mesut edecektir.

Ve ey sadece dünyayı düşünenler makam mevki  peşinde olanlar, kulların rızasını ve keyfini Allah’ın rızasına  tercih edenler, ibadet ve taatdan uzak olanlar, buna mukabil günah ve ma’sliyetlerle iç içe hayat sürenler! Dünyada iğreti ve geçici olarak sürdüğünüz safa,bir gün sona erecek, gördüğünüz lezzet yok olacak, ve yaptığınız günah ve ma’siyetlerin cezası-Eğer Allah sizleri affetmezse- iki dünyanızı karartacaktır.

Artık akıllı mümin hangi yolu ve hangi  yaşamı seçmek isterse,kendi bilir ve bu onun bileceği bir husustur.

Allah’ım! Bizlere ve bütün müminlere dünyada da ahirette de iyilik ve huzur nasip eyle, ebedî ahiretini fanî dünyasına tercih eden akıllı müminlerden eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

24 Temmuz 2024 Çarşamba

RIZIK



وكيف أخاف الفقر والله رازقى
ورازق كل الخلق فى العسر  واليسر
تكفل فى الأرزاق للخلق كلهم
وللضب فى البيداء والحوت فى البحر
Ve keyfe ehafulfakre vallahu râzikî,ve raziku küllilhelki fil usri vel yüsri,
tekeffele filerzêki lilhelki küllihim,veliddebbi filbeydêi vel hûti filbahri.

Her hal ü kârda,bollukta da darlıkta da Yüce Allah benim ve bütün yaratıkların rızkını verdiği ve rızka kefil olduğu halde ben niçin (rızkım gelmez veya gecikir diye) fakirlikten korkayım ki.
Kaldı ki yüce Allah
(sadece benim değil) denizdeki balıkların ve karadaki kelerin(ve bütün yaratıkların)rızkına da kefildir.
Not: Yüce Allah, kullarının ölmeyecek kadar, Yüce Allah’a taat ve ibadet yapacak kadar lazım olan rızıklarına kefildir.

Rezzâk-ı hakiki yüce Allah’tır, bu hususta yüce Allah Kur’an’ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“yeryüzünde kımıldayan hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’ın üzerinde olmasın”
Hûd Suresi: 16.Ayet.

Rızık, ehli sünnet alimlerine göre helal olana da denir haram olana da denir, ehli sünnetin dışında bazı mezheplere göre ise haram rızık değildir, doğrusu ehli sünnetin söylediğidir, çünkü kur’an-ı Kerim’in ayeti de bunu desteklemektedir.
De ki:”Allah’ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir kısmını helal bir kısmını haram saymanıza ne demeli?” De ki : “bunu Allah mı izin verdi yoksa Allah adına hüküm mü uyduruyorsunuz?”
Yûnus Suresi :59.Ayet.

Ehli sünnet alimlerinin beyan ettikleri üzere rızık ne artar ne eksilir, hiç kimse rızkını yemeden ölmez rızkından fazla yemez ve kimsenin rızkını diğer bir kimse yiyemez.
Sadece insanların değil bildiğimiz bilmediğimiz gördüğümüz ve görmediğimiz adını duyduğumuz ve duymadığımız bütün mahlukatın rızkı yüce Allah’a aittir.

Dünya nüfusu yirmidört milyar insan olsa, Cennet vatan ülkemizin de nüfusu üçyüz milyon olsa, herkese yetecek kadar imkanlar vardır,peki niye bazı yerlerde sıkıntı ve geçim derdi oluyor?
Bunun sebebi insanlardır.
İnsanoğlunun elinin değdiği yerde fesad ve sıkıntı vardır, hırs ve dünya yarışı vardır, çarpık
dağılım vardır,on kişiye bir,bir kişiye on vardır varlık içinde yokluk yaşatma, öldük bittik korkusunu mahsus ve planlı salma projeleri vardır.
Yoksa yüce Allah’ın fazl ü kereminde,rezzâk-ı hakiki oluşunda bir şübhe,bir kusur yoktur.

Allah’ım! Her konuda olduğu gibi rızık konusunda da bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi sana inanan güvenen, sebeblere sarıldıktan sonra sana tevekkül eden kullarından eyle.
Allah’ım! Helalinle doyur haram şeylere tevessül edenlerden eyleme, tâat ve ibadetinle meşgul eyle masiyetlere dalanlardan eyleme, fazlını ve  keremini bizlere nasib eyle kadr ü kiymet bimeyen ağyâr’a (başkalarına) muhtaç etme.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

23 Temmuz 2024 Salı

SEFER ve SİRKÜLASYON

الناس سفر
En nêsu süfrün
İnsanlar seferidir,
(Yolcudurlar).

Hayret celbeden bir şey var,
Gelen gider, giden gelmez,
Her bir mümin bunu anlar
İman etmeyenler bilmez.

Müthiş bir sirkülasyon var,
Her gün milyon insan akar,
Doğar büyür hayat yaşar,
Ölür gider geri dönmez.

Nice canlar geldi geçti,
Çadırları söktü göçtü,
Ruhu bedeninden uçtu,
Kimse gözle bunu görmez.

Ruh bedenden ayrılınca,
Beden de ruhsuz kalınca,
Yollar bir bir kapanınca,
Rahmetinden başka kalmaz.

Yıkarlar, günah yıkanmaz,
Taşırlar,günah taşınmaz,
Kimse ona yoldaş olmaz,
Yazgı böyledir bozulmaz.

Öyleyse ey yolcu insan!
Unutma ki hiçbir zaman,
Mutlaka kurulur Divan,
Bu gerçeği kimse bozmaz.

Seni kuşatan imkanlar,
Agah olan bunu anlar,
Aklı olan azık toplar,
Fani hayat fazla sürmez.

Derdin hep ahiret olsun,
Azık torban takvâ dolsun,
Başın göğe değse kulsun
Kula gevşeklik yakışmaz.

Allah’ım sen lütfedersen,
Rahmet etmeyi dilersen,
Salihlerle haşredersen,
Rahmetin asla azalmaz.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Bu uzun yolculukta yar ve yardımcımız ol,bütün mümin kardeşlerimizin ve bizlerin azığını takva eyle yolculuğunu mübarek eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

22 Temmuz 2024 P tesi