ALLAH’A KAÇIN(SIĞININ)


   فالجآ اليه اذا اردت سعادة
وارفع يديك وناد يا الله
Felce’ ileyhi ize eradte saâdeten,verfa’ yedeyke ve nêdî yê Allâhu.
Ey kul(Ey mü’min) eğer sen dünya ve âhirette saadet istiyorsan yüce Allah’a iltica et,O’na sığın.
Yüce Allah’a iltica ve sığınmanın gereği olarak ellerini kaldır ve “Ey Allahım” de.

Yani Allah de ve O’na sığın,O’na iltica et ve O’na kaç,bir şeyden veya bir kimseden korkan o şeyden veya o kimseden kaçar,ama Yüce Allahtan korkan O’ndan değil, O’na kaçar.
Kur’an-ı Kerim bu hakikate şöyle değinmektedir :
“Allah’a kaçın ( sığının)” Tûr Suresi 50.Ayet.

Salih amel işleyerek Allah’ın azabından Allah’a şirkten imâna, şeytana uymaktan Rahmâna uymaya, masivadan O’na kaçın.

Ona isyan etmekten ona itaat ve taate, onun gazabından rahmetine,  ikâbından affına ve sevabına kaçın.

llah’ın gizli ve açık sevmediği şeylerden gizli ve açık sevdiği şeylere, cehaletten ilme, küfürden imana, gafletten zikre huzura ve uyanık olmaya kaçın.

Kaza ve kaderinden yine kaza ve kaderine kaçın.
Yüce Allah’ın esma ül- hüsna’sı,Allah ismi Celil’i ne izafe ediliyor, Rahim olan Allah Rahmân olan Allah Aziz olan Allah Celil olan Allah gibi.

Fakat Allah olan Rahman, Allah olan Rahim denmiyor,bunun sebebi ve hikmeti ,Yüce Allah’ın bütün güzel isimleri tahalluk yani onlarla ahlaklanmak içindir ama, Allah ismi Celil’i ona teallûk yani Ona bağlanmak içindir.

Allah الله ismi celil’inin ismi A’zam olduğunu söyleyen çok âlim vardır,bazılarına göre kur’an-ı Kerim’de üç sürede ( Bakara,Âl-i imrân,Tâhâ) geçen Hayy ve Kayyum  الحى القيوم ism-i âzamdır, bazılarına göre ise ya zel celâli vel  ikrâm  يا ذالجلال والاكرام ism- i âzamdır.
Bu son mübarek isim ile ilgili Rasulullah efendimizin şöyle emrettiği rivayet edilmektedir.
“Ya zelcelal-i vel-ikram’ı ısrarla ve devam ederek çok söyleyin”
Tirmizî Hadis no : 5225 .

Allah’tan başkasına
kaymamak, başkasının kucağına düşmemek
ve Yüce Allah ile mutmain olmak  ve yetinmek için yâ zel celali vel ikramı çok söylememiz emrediliyor.

Ey Hayy ve Kayyum olan, Celal ve İkram sahibi olan Yüce Allah’ım!, Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi seni seven senden korkan seni uman kapında bekleyen ve ayrılmayan seninle mutmain olan gözü başkasına ve başkalarına kaymayan kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

30 Eylül 2024 P.tesi

OKU KİTABINI



كيف تكون حين تقرأ غدا
صحيفة مملوءة فضاءحا
وكيف ترضى أن تكون خاسرا
يوم يفوز  من يكون رابحا
Keyfe tekûnu hiyne tekrau ğeden,sahîfeten
memlûeten fedâihe,ve keyfe terdâ en tekûne hâsiren yevme yefûzü men yekûnu rabiha.

Yarın (Âhiret günü) günahlarla dopdolu olan sahifeni(amel defterini) okuduğunda
durumun ne olacak
ne diyeceksin,(bu gerçeği düşündün mü)?
(Dünyada imanın gereği olan salih ameller işlemiş bugüne hazırlık yapmış)
Kârlı çıkacak olanların (Cehennem azabından ve Allah’ın gazabından)
Kurtulacakları o günde zararlı çıkmaya ve kaybetmeye nasıl razı olabilirsin?

” Oku şimdi kitabını! Bugün kendini yargılamak üzere kendi nefsin yeter”!
İsra Suresi: 14 Ayet.
Suçlular korkuya kapılmış olarak” Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiç bir şey bırakmaksızın hepsini sayıp dökmüş!”
dediklerini görürsün.
Kehf Suresi: 49.Ayet.

İnananlar şunu bilmeli ve inanmalıdırlar ki, yüce Allah’ın hesabında kör nokta, bilinmeyen,
unutulan ve ihmal edilen hiç bir şey yoktur,iyi veya kötü ilâhi hesap zerre bile şaşmaz.

Ağızdan çıkan sözü ve yapılan işi Melekler er- geç- eğer kişi yanlış söz veya yanlış fiilden tövbe veya istiğfar etmezse- yazar ve kaydederler.
” O hiç bir söz söylemez ki yanında,çok dikkatli bir gözetleyici olmasın!”
Kâf Suresi 18.Ayet.
” Yoksa onlar bizim,gizlediklerini ve fısıldaştıklarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Hayır! Doğrusu şu ki, onların yanındaki elçi meleklerimiz herşeyi kaydediyorlar”
Zuhruf Suresi: 80 Ayet.

Bazıları sıkıntılı bir söz söyler,sonra şaka yaptık derler, şaka veya ciddi,az çok, küçük büyük herşey,filim icabı,bilim icabı,siyaset icabı, şamata ve şaka icabı, dostları ve oturanları neşelendirmek için  söylenen ve yapılan her şey kaydediliyor ve kıyamet günü bizlere verilecek amel defterinde karşımıza çıkacak ve bize: OKU ŞİMDİ KİTABINI denecektir.

Herkes tedbirini ve o kitaba ne yazdıracağını şimdiden daha dünyada iken geç kalmadan  iyi düşünsün.

Ey küreleri( kürreleri) ve zerreleri bilen gören duyan yazan ve yazdıran yüce Allah! lütfunla ve rahmetinle bizlerin ve bütün mümin kardeşlerimizin seyyiâtımızı hasenâta tebdil eyle, amel defterlerini sağ elinden alan mes’ud kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

29 Eylül 2024 Pazar

ZALİME GÖZDAĞI MAZLUMA TA’ZİYE



Yüce Allah bir âyet-i kerimede şöyle buyuruyor:
وما كان ربك نسيا
“Senin rabbin unutkan değildir”
Meryem Suresi:64.Ayet
İmam-ı Şafii r.a  bu mübarek âyet hakkında
şöyle buyurdu:
Kur’an’ı Kerim’de bir Ayet vardır ki zalimin kalbine bir ok gibi saplanır (onu korkutur) mazlumun da(kırık)
kalbini âdetâ ilaç gibi tedavi eder.

Yüce Allah başka bir ayet-i kerimede de şöyle buyuruyor:
وانتظروا انا منتظرون
“Bekleyin! Şübhesiz  biz de beklemekteyiz.”
Hûd Suresi: 122.Ayet.

Evet yüce Allah asla unutmaz,”Ne yanılır ne unutur”
Tâ-hâ Sures: 52,Ayet.

Yüce Allah, İslama, mukaddesâta, Kur’an ve sünnete dil uzatanların söylediğini ve yaptığını asla unutmaz,onları : Bekleyin,biz de beklemekteyiz diye tehdit ediyor, zira yüce Allah
يمهل ولا يهمل
Yumhilü ve le yuhmilü
İmhal eder, mühlet verir,fakat asla ihmâl etmez.

Başka bir Ayet-i Kerimede de şöyle ferman buyurur:
“Haksızlık edenler neye nasıl dönüşeceklerini yakında görecekler”
Şu’arâ Suresi : 227.Ayet

Bu gurûh açığa vurdukları kabîh sözlerden daha
fazlasını goğüslerinde saklarlar,bu konuda da:
“Onların ağızlarından nefret taşmaktadır; kalplerinin gizlediği ise daha büyüktür” buyurdu.
Âl-i imrân Suresi :118.
Ayet.

Mukaddesâta ve dinî değerlere dil uzatan, onu hafife alan kişi ve kişiler, bütün din mensuplarına,hâsseten iki milyar müslümana ve bu cennet vatanın sakinlerine haksızlık yapmış ve onlara zümetmişlerdir.

Cahil,ahmak,gerici, yobaz,mutevâviz
zalim,gaddâr,nâdân
saygısız edeb ve görgü fakiri insanlara, en azından altı şehitlerle,  üstü gazilerle baştan başa dolu olan Anadolu ve fedâkâr Anadolu insanı adına şu şiiri ithâf ediyorum:
Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana.
Yükseldik sanıyorlar
alçaldıkça tabana.

İlk günden kıyamete kadar kim ve nerde olursa olsun,bu ve buna benzer tehlikeli sözleri söyleyenler tövbe ederek söylediklerine pişman olmaz ve buna son vermezlerse, kırdıklarını tamir edip yüce Allah ile sulh olmazlarsa, şairin dediği alçak tabandan daha derin ve yakıcı bir taban olan Cehennem azabı tabandan tavana onları ve onlara razı olanları bekliyor.

Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi imkanlar el verdikçe hakkı ve sabrı biribirine tavsiye edenlerden,sırf senin rızan için nasihat edenlerden eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

28 Eylül 2024 C.tesi

KALABALIKTA YALNIZLIK


خلوت در انجمن
Halvet der encümen
Kalabalıklar icinde yalnız olabilmek.
Başka bir ifade ile halk içinde hakla beraber olmak.

El kârda gönül yar’da sözü tam da bunu ifade ediyor.

Günümüz ortamında eğer kişi dikkat etmezse, gaflet dalgaları ve kasırgaları onu alıp götürür,göze kulağa mideye ve diğer organlara hitap eden haramlar günahlar diz boyu.

Şüphelerin ve şehvetlerin fitnesi insanların evine kadar girdi dense mubalağa olmaz, bu fitneleri intikal ettiren vasıtalar herkesin malumudur.

Bunlardan korunmanın imkanı elbette zor da olsa vardır. Bu koruyucu imkan ve vesilelerin
başında Yüce Allah’ın korkusu sevgisi yüce Allah’tan utanmak ve murakabe şuuru ile müşahede şuuru başta gelir.
İslam dininin bir bölümü olan ihsan’ın iki kanadı var Allah’ı görüyormuş gibi ibadet ve hayat sürmek müşahede, Yüce Allah’ın kulunu gördüğüne inanmak ta murakabe ile ifade ediliyor.

İşte kalabalıkta yalnızlık el kâr’da gönül yar’da gibi kıymetli ifadeler bu müşahede ve murakabeyi ifade ediyor.

اى كه بقافلئ با همه رو بى همه شو
Ey ki bekâfileî, bâ hemeh rev bî hemeh şev.
Ey kafile ile beraber yürüyen kimse! Herkesle beraber yürü ama yalnız kal.

İşte burada bu derin manaları içeren ve her halükarda Yüce Allah’ın, kulu ile beraber olduğunu ifade eden altın ifadeler.

Yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi bu derin murakabe ve müşahede şuuru içinde olan, Yüce Allah’ın zikrini dilinde sevgisini kalbinde bulunduran dili zikrullah’la ıslak olan kullarından eylesin.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

27 Eylül 2024 Cuma

UNUTKANLIK



وما سمي الانسان الا لنسيه
Ve mê sümmiyel insênu illê linesyihi.
İnsanoğlu nisyan ile malul olduğu yani unuttuğu için insan denmiştir.

İnsanoğlu unutur,
unutabilir ve unutuyor da.
Kim neyi ne kadar unutur,ne zaman ve niçin unutur, unuttuğu şeyleri hatırlar mı,ne kadarını hatırlar.
Bu yaş’a ve şahıslara göre değişir.

İnsan unutur ama, unutkanlığa sebeb olan ve tetikleyen şeyler nelerdir konusunda elbette çok şeyler söylenebilir.

Yaşlılık,kazalar, bazı hastalıklar, bazı derin üzüntüler gam ve kederler, zabt u rabt altına alınamayan öfkeler,unutmaya sebeb olabilir.
Günahların da haram lokman’ın da unutkanlığa yol açtığını söylemek mümkündür.

İmamı şafii’den nakledildiğine göre hafızasını (unutkanlığını) hocası olan Vekî’b. Süleyman’a şikayet eder, hocası da ona günahları terk et diye çözüm yolu önerir.
Ve bu hususu imam Şafii kendi şiirinde şöyle anlatır:
شكوت الى وكيع سوء حفظي
فارشدني الى ترك المعاصي
واخبرني بان العلم نور
ونور الله لا يعطى لعاص
Şekevtu ile Vekî’in sûe hıfzî feerşedenî ile terk il meâsî,ve ehberanî biennel imle nûrun ve nurullahi lê yu’ta liâsin.

Vekî’e hafızamın zayıflığını ve hafızamı şikayet ettim o da bana günahları terk etmemi istedi ve şunu da söyledi ilim bir nurdur Yüce Allah’ın nuru günahkarlara verilmez.

İmamı şafi’ye söylenen bu söz aslında herkese söylenmiştir, peygamberlerin dışında kimse masum olmadığına göre ve Resulullah Efendimiz “bütün Ademoğlu hata yapar(yapmaya meyyâldir) buyurduğuna göre peygamberlerin dışında herkese tevcih edilen bir sözdür bu, yoksa imam Şafii r.a  gibi bir Müctehid,Rasulullah efendimizle 4.dede’de birleşen ömrü boyunca Kur’an’a sünnete fıkha ve ümmete hizmet eden kılı kırk yaran böyle bir alimin günah işlemediğini söyleyebiliriz.

İmamı Şafii’nin hocalarından olan İmam Malik ona şöyle dediği rivayet edilir: Muhakkak ki Yüce Allah senin kalbinin üzerine bir nur indirdi, bu nur’u masiyetle söndürme.

Günahların şüphesiz çok zararı var dünyada yansıyan zararları olduğu gibi eğer kişi tövbe edip yüce Allah’a rücu etmezse ahirette de bunun zararları olacaktır unutkanlık bu zararlardan sadece ve sadece biridir.

Allah’ım! İnsanlara karşı yaptığı iyilikleri unutan ve insanların kendisine yaptığı yanlışları da imkan dahilinde unutabilen Kerim afif temiz duru saf insanlardan olmayı bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasip eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

26 Eylül 2024 Perşembe.

AH KEŞKE



لهونا عن الايام حتى تتابعت
ذنوب على آثارهن ذنوب
فيا ليت أن الله يغفر ما مضى
وياذن فى توباتنا فنتوب

Lehevnê anıl eyyêmi hettê tetêbeet,zunûbun alâ âsârihinne zunûbün.
Feyê leyte ennellâhe yeğfiru mê madâ, ve ye’zenu fî tevbêtinê fenetûvbu.

Günlerimizi ihmal ettik (boş geçirdik ve hakkını veremedik),geriye dönüp baktığımızda)
günahların üst üste biriktiğini gördük.
Keşke yüce Allah geçmişte yaptığımız günahları bağışlasa da bir de tövbeler etmek için bize izin verse ve biz de tövbe etsek( ne kadar iyi olurdu)
zira Yüce Allah tövbe imkanı vermeden kişi tövbe edemez.)
Yüce Allah kulunu tövbeye muvaffak
etmezse kul tövbe
edemez.
Ana vana kapalı olursa hiç bir şebekeden, evdeki vana kapalı olursa evdeki musluklardan su akmaz.

Yüce Allah bu hususta bir âyet-i kerime de  şöyle buyuruyor:
” Bunun üzerine O da tövbe etmeleri( ve eski durumlarına dönmeleri)
için onlara tövbe nasîb etti.
Tevbe suresi: 118.Ayet

Her makamın aslı ve her hâlin anahtarı olan tövbe,muhalefetten muvafakata günahtan taate,gafletten uyanmaya
uykudan yakazaya intikal etmektir.

Tövbenin şartları, çeşitleri ve âdâbı geniş kitablarda mevcuttur oradan okumak mümkün ama, tövbenin ikinci bir tövbeye mahal bırakmayacak şekilde samimi olması en iyisidir.

تاب من الذنب اناس وما
تاب من التوبة الا انا
Têbe minezzenbi ünêsün ve mê têbe minettevbeti illê ene.
Nice insanlar günahtan tövbe etti ama ben ( samimi olmayan) tövbeden  tövbe ettim.

Bütün bunlarla beraber Güneş batıdan doğuncaya ve ruh boğaza gelinceye kadar tövbenin kabul edileceğini Rasulullah efendimiz haber verdi,o halde her gün ve günde bir kaç defa tövbe etmek özellikle gece uyumadan önce tövbe etmek, mümkünse “Seyyid ül istiğfar” diye meşhur olan İstiğfarı yapmak önemlidir.
Bilmeyenler bu istiğfarı yazıp öğrenmeleri ve ezberlemeleri çok muhimdir.
Buhari şerif’te geçen bu istiğfarı gece yapan kişi sabahlamadan ölürse cennetliktir sabah yapan kişi akşamdan önce ölürse cennetliktir.
Buhari Hadis no: 6306

Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi kabul buyuracağın  tövbeleri ve İstiğfarı çokça yapmaya muvaffak eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

25 Eylül 2024 Çarsamba

DÜNYALIK ve AHİRETLİK



ارى رجالا بادنى الدين قد قنعوا
ولا اراهم رضوا بالعيش بالدون
فاستغني بالدين عن دنيا الملوك كما
استغنى الملوك بدنياهم عن الدين.
Era ricêlen
biedneddiyni ked keneû
velê erahum radû fil ayşi biddûni,festeğni biddîyni an dünyel mulûki keme isteğnel mulûku bidünyêhüm aniddîyni.

Bazı insanları görüyorum da az bir dini hayat ile iktifa ediyorlar ama, dünyada basit ve az bir yaşam ile razı olmuyorlar, durum böyle olunca sen ey ahiret yolcusu!Dünyan az da olsa Padişahların ve meliklerin( dünya ile başı dönenlerin) dünyalarına karşı sen de dinî bir hayatla iktifa etmeye ve yaşamaya çalış tıpkı padişahların ve meliklerin dünyayı kucaklayıp az bir din ile iktifa ettikleri gibi.

Dünya neyse,onu ahirete tercih edenler ahmak sayılır, ahireti dünya’ya tercih edenler ise akıllı sayılır, dünyayı temelli terk edenlere ebleh,ahireti temeli terk edenlere de deli denir.

Bir insan bu dört sınıftan hangisi olmak istiyorsa onu tercih etsin.

Zühd fakir olmak ve dünyayı terketmek değildir ama, bir padişah bir alime der ki: Duydum ki sen zahid olmuşsun,Alim:  yani nasıl diye sormuş.
Padişah demiş ki: Zahidsin çünkü sen dünyayı terk ettin, bunun üzerine Alim demiş ki: padişahım eğer öyleyse sen benden de zahitsin çünkü sen ahireti de terk ettin.

Bir Alime: Ben dünyalık miyim ahiretlik miyim diye sorana Alim şöyle cevap vermiş: Birisi senden hakkını almaya geldiğinde veya sadaka almaya geldiğinde veya bana yardım et diye geldiğinde mi daha çok seviniyorsun, yoksa sana dünyalık veriyorsa mı daha çok seviniyorsun? Senden alınana daha çok seviniyorsan ahiretliksin sana verilene daha çok seviniyorsan dünyalıksın.
Zira senden sadaka ve infak alanlar senin sevabını ahirete ücretsiz taşıyanlardır.

Zahid fakir olsun zengin olsun elindekinden çok Yüce Allah’ın indindekine itimat eden güvenen buna mukabil elindeki mal ve mülke dayanmayan ve kalbine almayan kimse demektir.

Dünyanın azına asla kanaat getirmeyen fakat mesela sadece cuma namazı ile iktifa eden veya kurban kesmekle kendini yeterli gören veya bir mevlit okutmakla müslümanlıktan dem vuran kimseler varsa ki vardır o zaman sen ey ahiret yolcusu! Çalış çabala helalinden elde ettiğin az bir dünya bile olsa -değil mi ki helaldir-onunla iktifa et ama dini,farzları vacipleri sünnetleri adabı nafileleri ve her aşamasıyla elinden geldiği kadar yaşamaya çalış.
Zira ak akçe kara gün içindir.

Allah’ım! Bizlerin ve bütün mümin kardeşlerimizin rağbetini Yüce zatının sevgisi rızası ve ahiret eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

24 Eylül 2024 Salı

HER CAN ÖLÜMÜ TADICIDIR.Ankebut Süresi: 57. Ayet.


Not: Dünkü yazı

Her can ölümü tadıcı,
Yücelerden gelen karar,
Azrail de kabz edici,
Yanında da melekler var.

İnsanın rızkı bitince,
Ruhu boğaza gelince,
Nefesleri tükenince,
Dünya onun neye yarar.

Salih amel gönderdiyse
Hakkı hukuku bildiyse,
Sonucu baştan gördüyse,
Emin olur görmez zarar.

Yok eğer ihmal olduysa,
Emmare nefse uyuduysa,
Helal haram ne bulduysa,
Yerse, Allah ona sorar.

Helal lokma ve doğru söz,
Budur asıl esas ve öz,
Helalle beslenen bir göz
Rahat uyur rahat yatar.

İnsan iki et parçası,
Di yarısı kalp yarısı,
Bu dil kalbin halifesi,
Kalb ne derse onu yapar.

Eğer kalp salih olursa,
Helal lokmayı alırsa,
Dil de doğru konuşursa,
Güzel söyler güzel kokar.

Bilerek farzı aksatan,
Günahlara derin batan,
Haram alıp haram satan,
Dikkat! Ateş onu yakar.

Kur’an’ı takip edenler,
Onu rehber edinenler,
Rasulu önder bilenler,
Cennette CEMAL’e bakar.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve bütün müminleri helal lokmanın peşinde olan, helal rızıkla beslenen dili ve kalbi uyum içinde Allah diyerek kelime-i tevhid ile kelime-i şehadetle çene kapayan mesud ve bahtiyar kullarından eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

22 Eylül 2024 Pazar

DOĞARKEN ve  ÖLÜRKEN



ولدتك امك يا ابن ادم مستصرخا
والناس حولك يضحكون سرورا
فاحرص لنفسك ان تكون اذا بكوا
في يوم موتك ضاحكا مسرورا
Veledetke ummuke yebne Êdeme müstesrihen,vennêsü hevleke yedhakune sürûran,fahris linefsike en teküne izê bekev fî yevmi mevtike dâhiken mesrûran.

Ey Ademoğlu!Annen seni doğurunca çığlık atıyordun, etrafında insanlar sevinçten gülüyorlardı, gayret et ve öyle bir hayat yaşa ki öldüğün gün onlar ağlayacak sen gülerek ve tebessüm ederek (ruhunu teslim et) ölmeye bak.

Resulullah Efendimiz Bu konuda bir hadiste şöyle buyuruyor: Her doğan çocuk,doğduğu zaman Şeytan onu dürter, Hz Meryem ve oğlu ( Hz İsa) hariç.
Buhari Hadis no:4548
Müslim Hadis no:2366
Bunun da hikmeti şu ayeti kerimede bulunmaktadır:
İmran’ın karısı Hz Meryem ve oğlu için şöyle dua etmişti:”ben onu ve soyunu kovulmuş şeytana karşı senin korumana bırakıyorum”
Âl-i imran Suresi:36.
Ayet.
Çocuğun doğarken ağlaması kendi elinde değildir, Ayeti kerimeye ve Rasulullah efendimizin haberine göre durum budur, şeytan dürter ve çocuk ta çığlık atar bunun sebepleri ve hikmetleri ayrı bir dersin konusu ama serlevhada olan şiir şunu anlatmak istiyor: Madem çocuk dünyaya gelince çığlık atıyor etraftakiler de filanın çocuğu oldu diye seviniyorlar, o halde ey insanoğlu? Senin öleceğin gün az çok insanlar üzülecek başta yakınların olmak üzere ağlarlar,sen de Kur’an ve sünnete göre öyle bir hayat yaşa ki senin ruhunu kabz etmeye gelen Azrail a.s ve yardımcı melekler senin cennetteki makamını mekanını sana gösterirler,sen de sonun ve sonucun böyle yüz güldürücü olduğunu görünce tebessüm edersin bir an önce makamına kavuşmak istersin.

Yüce Allah fazl u keremiyle, rahmetiyle bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimize ölürken iman ile, kelime-i tevhid kelime-i İhlas ile ve tebessüm ederek ruhumuzu teslim etmeyi nasip ve müyesser eylesin.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

23 Eylül 2024 P.tesi

ZAMANI HEBÂ ETMEK



من علامة المقت تضييع الوقت
Min alamet il mekti,
tadyî’ul vakti.

Yüce Allah’ın bir kula buğzettiginin delili, kul’un, kendisine
verilen vakit(zaman/ömür) nimetini boşa,boş şeylere harcaması ve mâ lâ ya’nî şeylerle tüketmesidir.
Nevevi Müslim şerhi: 17/197

Rasulullah efendimiz de bu konuda bir hadisi şerifte şöyle buyuruyor:
نعمتان مغبون فيهما كثير من الناس الصحة والفراغ
“İki nimet vardır ki bu iki nimeti değerlendirme konusunda insanların çoğu zarar ve ziyandadır sıhhat ve boş vakit”
Buhari Hadis no: 6412

Bazıları sağlık içinde yaşıyor ama geçimini temin etmek için çok zaman harcamak zorunda kalıyor bazıları varlıklıdır ama hastadır.
Bir insan düşünelim ki hem sağlığı yerinde hem fazla zaman harcamadan geçimini iyice temin edebiliyor, bu iki nimeti elinde tutan bir insan hala sağlığının ve müsait olan boş vaktinin kıymetini bilmiyorsa, buna mukabil boş şeylere,daha kötüsü de  zamanını haram ve günahlara sarfediyorsa bu kişi elbette zarar ve ziyandadır.

O’na salât ve selâm olsun Rasulullah efendimiz bir başka hadis-i şerifte şöyle buyurdular:

من حسن إسلام المرء تركه ما لا يعنيه
“Bir kişinin güzel müslüman olduğunun delillerinden biri, kendisini ilgilendirmeyen işlerle uğraşmamasıdır”
Ahmed Müsned Hâdis no: 1737

Herşeyin telafisi mümkün olabilir, fakat kaybolan zamanın telafisi mümkün değildir.2023 yılını veya 2024 ün geçen aylarını kimse geri getiremez, getiremez ama geçen yılda yapılan günah ve masiyet varsa, işlenen haram varsa kişi bunlardan tövbe edebilir geçen yılda boşa geçirdiği vakitleri bu yıl zamanını dolu dolu geçirerek bu anlamda telafi edebilir ama geçen zamanı  bir daha kimse geri gelmez.

Geri gelmeyecek şeylerden biri de zaman olunca, birisi mezar taşına şu beyt’in yazılmasını tavsiye etmiştir:

فيا حسرات ما إلى رد مثلها
سبيل ولو ردت لهان التحسر
Feyâ hasarâtin mê ile raddi mislihê sebîlün ve lev ruddet lehêne ttahassürü.

Ah! Dünyada iken zamanımı, ömrümü boşa geçirdiğimden dolayı kabirde çekeceğim o hasret (var ya,ne kadar acı bir durum),boşa geçirdiğim zamanlar geri gelseydi de (dolu dolu geçirseydim) ne iyi olurdu,o zaman pişmanlık, hasret ve nedamet azalırdı,ama heyhât…

Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi ölümle uyanmadan bizleri uyandır,razı olacağın işlerle, şeylerle meşgul olmayı nasip eyle, dünyada da ,ahirette de pişman olmaktan,âh ve keşke demekten bizleri sen koru. Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

21 Eylül 2024 C.tesi