MUHASEBE VE BİR YILIN SON GÜNÜ.



بدا لى انى لست مدرك ما مضى
ولا سابق شيئا اذا كان جاءيا
Bedê lî ennî lestü mudrike mê madâ, ve lê sêbike şey’en izê kêne cêiye.

Anladım ki ben geçip giden hiç bir şeyi ( geçen ömrümü, kaybettiğim fırsatları, ayrıldığım dostları) asla geri getiremem, gelmesi mukadder
olan bir şeyi de asla engelleyemem ve önüne geçemem.

Durum böyle olunca, âhiret yolcusu olan mu’min ne yapmalıdır? Gafleti,tembelliği ve ataleti,ihmali,sonra yaparımı bırakıp -varsa- kalan ömrünü öyle verimli yaşamalı ki geçen ömründe kaçırdığı fırsatları yakalasın, yaptığı yanlışlardan her gün  tövbe etsin, dost ve sevdikleri ile cennette beraber olmak için bol bol iyilik yapsın ve vefakâr davranıp onları da unutmayıp duâ etsin.

Nefsi sorgulamak demek olan muhasebe esası itibarıyle kul’un kendini kuşatan yüce Allah’ın nimetleri ile
kendisinin işlediği günahları ve nankörlüğü mukayese etmesi ve varacağı sonuca göre hemen  harekete geçip yapılması gerekeni yapmaya başlamasıdır.

Zor olan bu muhasebe ve mukayeseyi yapmak için:
1-) Hakkı batıldan ayırt edebilmesi, ve yüce Allah’ın kul üzerindeki haklarını bilmesi gerekir.

2-) Günahlardan sakınması, kırmızı çizgileri aşmasının bir cinayet oldğunu yaptığı iyiliklerin ise yüce Allah’ın ona bir nimeti ve minneti olduğunu, dolayısıyla yapılan ibadet ve tâat ne kadar çok olursa olsun yüce Allah’ın hakkını asla karşılamadığını bilmesi,

3-) Başka kimselerin yaptığı hatalara  sevinmenin ve onları kınamanın kendisine bir fayda vermediğini  aksine,halde veya gelecekte kendisine zarar vereceğini bilmesi gerekir.

Bu yılın son günü belki milyonların son günü olmuştur, bizler de bu milyonlardan birileri olabilirdik,yaşıyor olmamız yüce Allah’ın bizlere en büyük nimeti ve minneti olduğunu düşünebilmemiz de bir muhasebedir.

Ey nefesleri sayılı insan! Pek yakında bu sayılar bitecektir.
Çare yok,bir gün ya gece gelmeyecek,veya gelecek,ama gündüzü gelmeyecektir.

O zaman? O zaman
الزم الباب إن عشقت الجمال
واهجر النوم إن اردت الوصال
Eğer yüce Allah’ın mubarek cemaline aşık isen, aşıkım diyorsan  dergâhının kapısından ayrılma,
İLÂHÎ ENTE MAKSÛDÎ
VE RIDAKE MATLÛBİ
Allahım! Maksadım sensin,rızanı arıyorum ve BÜYÜK RANDEVU’yu SANA KAVUŞMAYI dört gözle bekliyorum diyorsan bunun altını doldur, hakkını ver ve sana fayda vermeyen çok fuzûli şeyleri ve lüzumsuz uykuyu bırak,az uyu,kendine gel ve
GECENİN ABİDİ GÜNDÜZÜN YİĞİDİ ol.

دللتك  يا هذا على كنز مقصد
فاذ انا لم ابلغ لعلك تبلغ
Deleltüke yê hêze alâ kenzin muksadin feiz ene lem ebluğ lealleke tebluğu.
Ey ahiret yolcusu din kardeşim!  Sana ulvî maksatlarla dolu bir hazinenin yolunu gösterdim, ben söylediğimin eri, erbabı olamayıp bu hazineye ulaşmasam bile buyur sen ulaş.

Allah’ım! Dünyada da ahirette de bize iyilikler ihsan eyle, bizeri ve bütün mü’min kardeşlerimizi azabı çetin olan ateşten koru.
Rıza’nı, cennetini,
CEMALİNİ bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasîb eyle, bizi gölgesi altına alan yeni yılımızı geride bıraktığımız yıldan hayırlı bereketli verimli eyle.ÂMÎN

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

31 Aralık 2024 Salı

HER ARZU EDİLEN OLMAYABİLİR.



ما كل ما يتمنى المرء يدركه
تجرى الرياح بما لا تشتهي  السفن.
Mê küllü mê yetemenn el mar’u yüdrikuhu, tecrirriyâhu bimê lê teştehissüfünü.

İnsanoğlunun her arzu ve temennî ettiği şeyi elde etmesi mümkün
değildir.Rüzgarlar
gemilerin (ve yolcuların)arzu etmediği ölçekte ve istikamette eserler.

Sebeblere mâlik olan ve her istediğini yapan
ancak yüce Allah’tır,kul ise her istediği ve arzu ettiği şeyi yapamaz, durum böyle olunca bir kul, istediği olmadı diye daralmamalı ve
darılmamalıdır.
sebeblere sarılmalı ama sebebleri zorlamamalıdır.

Kendisine düşen görevi
yaparsa,geri kalanını
yüce Allah’a havale eder O,neylerse güzel eyler.

Kılıncını efendisinin kapısına asıp (ona güvenen) rahat eder.

Zaten işler temennî ile hallolmaz, işlerin hallolması,azim sebat sabır ve kuralına göre işi yaptıktan sonra, sebeblere sarıldıktan sonra Yüce Allah’a havale etmek ve tevekküldür.İşlerin hallolması itkan ve iyi niyetle olur.

Bu hususta şöyle bir kural vardır:
بقدر ما تتعنى تنال ما تتمنى
Bi kaderi mê teteannê,tenêlü me tetemennê
Zahmet çekip taşın altına elini koyduğun kadar( ve diğer yapılması gerekenlerin yaptığın kadar) arzularına kavuşursun.

Yüce Allah bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize dünyada gayret çaba hayırlı ameller,âhirette de huzur,itmi’nan güven ve saadet lütfeylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

30 Aralık 2024 P.tesi

FİTNE ve FİTNECİ



الفتنة نائمة
FİTNE UYKUDADIR

Fitne uykuya dalmışken
Uyandırmak kime yarar
Uyandıran kınanmışken
Uyansa herkese zarar.

Zarardan ve kınanmaktan
Daha fazlası lanetten
Kurtuluş için zilletten
Mümin vermelidir karar.

Birileri fitne fesad
Peşinde işleri kesad
Büyük bir illettir hased
Kaydıracak ayak arar.

Fitneyi uyandıranlar
Ve tarihi çarpıtanlar
Kolay iftira atanlar
Gece gündüz pusu kurar.

Müminlere pusu kuran
Aleyhinde yazı yazan
İçten dışa fitne sızan
Bilmem ki bundan ne umar.

Gerçek mümin fitne yapmaz
Boşa yaygara koparmaz
Olan sükuneti bozmaz
Her tür kargaşadan kaçar.

Bırakın da yatsın fitne
Uyandırıp yazık etme
Gençleri fitneye itme
Bu toplumda yara açar

Kitap sünnet yasaklarken
Melekler amel yazarken
Sarılma fitneye erken
Ortada kalırsın nâçâr.

Ey fitneci ve  bozguncu
Ey tehlikeli oyuncu
Bu senin fitnen kaçıncı
Bil ki fettan Nar’da yanar.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Müminleri Müslümanları söz ve fiille, davranışlarıyla açık gizli, ayan beyan fitneye sürükleyen aralarını bozan, tefrika yapan kim ve kimler varsa bu ümmeti onların şerrinden sen koru,şerlerini başlarına  geçir ya rabbi!.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

29 Aralık 2024 Pazar.

NEFESİN YOLU TIKANMADAN



دمى چند گفتم برارم بگام
دريغاكى بگرفت رآه نفس
دريغاكى بر خوان الوان عمر
دمى چند خوردم وگفتند بس
Demi çend goftem ber arem begam,deriyğaki bigireft râhi nefes,
deriğaki ber hvani elvani umr demi çend hordem ve goften bes.
Biraz daha keyif alalım dedik,ne yazık ki nefesin yolunu tıkadılar ömrün ve hayatın
sofrasına elimizi
uzatıp biraz daha yemek yiyelim dedik
şu ana kadar yediğin yeter çek elini dediler.

Edib, Şair,hikmet sahibi ve Tasavvuf ehli olan Sadi Şirazi anlatıyor:Bir gün Şam’da Emevi camisinde idim,bir genç geldi yanıma ve dedi ki:140 yaşlarında saçı sakalı ağaran biri vefat etmek üzere biz Arapçayı biliyoruz ama galiba o başka bir dil konuşuyor farsça olabilir gelip yardımcı olabilirmisin
ne dediğini bilmiyoruz.
Ben o ihtiyarın yanına vardığımda yukarıdaki beyitleri terennüm ediyordu.
Bu beyitleri bitirince ruhunu teslim etti.

İnsanın eceli gelince nefesleri de tükenince,
Nefes’in yolu da tıkanınca yapılacak hiçbir şey yok herhangi bir şey yapılsa da faydası yoktur.

Ölümü düşünmek ömrü
kısaltmaz, unutmak da ömrü uzatmaz o halde akıllı kişi yolcu olduğunu, yolunu ve yol azığını yolun sonunu ve bir gün hesab vereceğini asla
unutmamalıdır.

Her dakikada aşağı yukarı 60 kez alınıp verilen bu nefesler elbette bir gün tükenecek ve bu nefeslerde  iki nimetin varlığını daima hissetmekte fayda var, nefes alırken bir nimet, nefesi verirken ikinci bir nimet.

هرر نفسي كه فرو مى رود 
دو نعمت موجودست،وبرهر نعمت دو نعمت واجب
Her nefesi ki furû mî reved du ni’met mevcûdest ve ber her nimet şükri vacib.
Her alınıp verilen nefeste iki nimet vardır ve her nimet için de bir şükür vaciptir.

Bir kişi nefesini nasıl alıp verirse versin gaflet ile de alsa huzurla da alsa bu nefesler bitecek madem durum bu o halde huzurla sükunetle zikirle hayırlı yerlerde hayırlı şeylerle hayırlı insanların arasında bu nefesleri alıp vermesi kendi menfaatındadır.

Yüce Allah bizleri ve bütün müminleri, verdiği bu hayatı sağlığı ve afiyeti alıp verdiğimiz nefesleri rızasını kazanma uğrunda harcayanlardan eylesin.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

28 Aralık 2024 C.tesi

KUŞATICI RAHMET


ورحمتي وسعت كل شيء

   “Rahmetim herşeyi kuşatmıştır”
A’râf Suresi: 156. Ayet.
Yüce Allah, yetmiş yıllık küfrü bir saatlık veya bir anlık iman ile yok ediyor.
“İnkar edenlere söyle eğer yaptıklarına son verirlerse geçmiş günahları bağışlanacaktır”.
Enfâl Suresi:38. Ayet.

Hz.Musa ile savaşmaya gelen Firavun’un sihirbazları,Hz.Musa a.s ın gösterdiği ayeti (Mucizeyi)  görünce,
hakkı tanıdılar ve içten inandılar,
“Secdeye kapandılar ve Harun’un ile Musa’nın Rabbine iman ettik dediler.
“Tâ-hâ Suresi: 70. Ayet.
başka da salih bir amel
işlemediler.

Yüce Allah onların geçmiş bütün günahlarını affetti ve onları ebedi cennetlerde en üstün şehitlerden kıldı.

Ömür boyu küfrün içinde olan Ashab-ı Kehf:
“Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin rabbidir; O’ndan başkasına asla ilah deyip yakarmayız.
dediler.
“Kehf Suresi:14.Ayet. Yüce Allah’a iltica ettiler Yüce Allah onları kabul etti onlara ikramda bulundu, yalnız onları değil,
birkaç kez kovdukları halde arka ayakları üzerine dikilip : “Ben Allah’ı sevenleri seviyorum” diye peşlerine takılan ve mağarada onları asırlarca bekleyen köpekleri de ikram gördü.
Yüce Allah birkaç kez mukaddes kitabında ondan bahsetti.
لاجل عين الف عين تكرم
Liecli aynin,elfü aynin tükramü.
Bir gözün hatırı için bin göz affedilir ve ikram görür.

Durum bu iken, yüce Allah kendisine iman eden, yetmiş seksen yıl dinine hizmet eden onu tevhid eden, ibadet eden, hatta ebedi yaşasa,ebedi iman edecek ve ibadet edecek olan kuluna kim bilir ne ikramlarda bulunacak.

Ashab-ı kehf’in köpeğini, kendilerine hizmet ettiği için onlarla beraber zikreden, onu bazı alimlerin ifadesine göre cennete sokacak olan Yüce Allah, dünyada kendi dostlarıyla gönül erleri ile, alimlerle, salihlerle kalben ve kalıben beraber olanları ahirette de inşallah ilahî iltifatlarla ve ikramlarla ödüllendirecek ve dünyada yaptıklarının karşılığını fazlasıyla ve en güzel biçimde verecektir.

اللهم مغفرتك اوسع من ذنوبي
ورحمتك ارجى عندي من عملي
Allâhümme mağfiratüke evsa’ü min zunûbi,ve rahmetüke ercâ indî min amelî

Allah’ım senin mağfiretin benim bütün günahlarımdan daha geniş ve daha büyüktür,
ve senin rahmetin de benim yanımda amelimden daha çok güvenilir, ona daha çok umut bağlıyorum.

Ey Rahman ve Rahim olan, rahmeti gazabına sebkat eden yüce Allahım! Bizleri
ölmüşlerimizi ve bütün mü’min kardeşlerimizi kuşatıcı rahmetinle kuşatıp rahmet eyle.
Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

27 Aralık 2024 Cuma

KALİTESİZ VASIFLAR



لا يحمل الحقد من تعلو به الرتب
ولا ينال العلى من طبعه الغضب
Lê yehmil ül hikde men ta’luv bihirrütebü,ve lê yenêlül ulâ men tab’uhul ğadabu.

Rütbesi yükselmiş olan bir kişi,kin taşımaz kin gütmez,tabiatı
işi gücü gazab olan kimse de yükseklere nâil olamaz.

Yersiz ve zamansız gazab, sinir ve gerginlik insanın kalitesini düşürür,yüksek rütbe ve derecelere engel olur.
Gerek dünyada, gerekse de âhirette makam mevkî taleb eden kişi, halim selim olacak, yüce Allah’ın kullarına şefkat ve merhamet edecektir.

Birisi Rasulullah efendimize geldi ve: Bana bir şey tavsiyede bulun diye taleb etti, şöyle cevap verdi:
“Kızma! Adam isteğini bir kaç kez tekrarladı, Rasulullah efendimiz kızma buyurdu”
Buhari Hadis no: 256

İnsan gazab etse bile ölçüsü din ve Rasulullah efendimizin sünneti olmalıdır.
Allah için buğzeder (etmelidir de) eder ama kin besleyip arkadan çekiştirmez ve haddi aşmaz.

“Kim Allah için verir, Allah için tutar, Allah için sever,Allah için buğzeder ve Allah için evlenirse,( çocuklarını
ve velayeti altında olanları evlendirirse) bu kişi imanını kemal’e erdirmiş olur.
Tirmizi Hadis no: 2521

Mü’min,Rasulullah efendimizin nasihat isteyen birisine bir kaç kez”Kızma” diye az önce zikredilen tavsiyesine uyar ve asıl pehlivanlığın kızgınlık anında öfkesini yutmak olduğunu bilir ve Kısaca her işinde kur’an’ı ve sünneti rehber edinir, zira mü’min Yüce Allah’ın kulu ve ahlakı Kur’an olan Rasulullah efendimizin ümmetidir.

Mü’min’in dünyadaki yaşantısı,ahirete ve ahirette muhasebeye çekileceğine dair inancı ile şekillenir.
Onun için dünyayı bilen aldanmaz,ahireti bilen ise aldatmaz.

Bazı zahiri hastalıklar birbirini tetiklediği gibi, manevi hastalıklar için de durum aynıdır,kin gazabın sonucudur, hased’de kin’in neticesidir ve aralarında yakın bir ilişki vardır.
Kin,düşmanlığın kalbte birikmesidir ve kalbin sû-i zannı’dır,bu kelime’nin Kur’an’da benzeri ve eş anlamlısı “Ğill”kelimesidir.
“Onların gönüllerini ğill(adavet) duygularından temizledik”
Hicr Suresi:47.Ayet.
Kalbin ğill’ den temiz olması ise cennet ehlinin vasfıdır.

Kin ve yersiz gazab’dan uzak yaşayan mü’min âdetâ bir cennet hayatı yaşar.
Her perşembe ve pazartesi günleri ameller yüce Allah’a yükselir, mağfiret isteyene mağfiret edilir, tövbe edenin tövbesi kabul edilir,kin güdenler ise, mağfiret ve tövbelerinin kabulü için önce kinlerinden tövbe etmeleri istenir.
Bezzâr Hâdis no: 1460.

Şerr’in kaynağı haramdır, haram ve çirkin olan kin’inin mübah ve meşrû olanı da vardır.

Müslümanları,zayıf ve kimsesizleri ezen, mabedleri yıkıp camileri ahıra çeviren âlimleri asan Hak’kın gür sesi ezanları kısmak ve susturmak isteyen, ilahlık taslayan câni,gaddâr, Allaha ve Rasulune savaş açanlara kin gütmek her mü’min’in meşrû hakkıdır.
“Onlarla savaşın ki Allah onları sizin elinizde cezalandırsın onları rezil rüsva etsin sizi onlara karşı başarılı kılsın inananların yüreğine su serpsin kalplerindeki kini gidersin Allah dilediğini bağışlar Allah bilendir hikmet ile yönetendir”
Tevbe Suresi: 14,15 Ayetler.

Yüce Allah razı olduğu amelleri yapmayı,Allah için sevmeyi,Allah için buğzetmeyi,Allah için vermeyi, Allah için tutmayı bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasib eylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

26 Aralık 2024 Perşembe

ALLAH CELLE CELÊLÜHÜ



فاعلم انه لا اله الا الله

Bil ki Allah’tan başka ilah yoktur.
Muhammed Suresi:19.
Ayet.        

Eninde sonunda kapından başka,
Hiçbir kapı kalmaz tümü kapanır,
Kapından varılır sevgiye aşka,
Kapından cennete bir yol uzanır.

Allah’ım her şeyi yaratan sensin,
Oluk oluk rahmet akıtan sensin,
Her şeyi rahmetle kuşatan sensin,
Rahmetin ne biter ne de azalır.

Azimsin zanların çok üzerinde,
Takdirin her zaman yerli yerinde,
Canlıların rızkı senin elinde,
Bu rızık helal de haram da olur.

Nimet ise yalnız helal lokmadır,
Haram nimet değil yalnız rızıkdır,
Rızık nimet aynı deme yazıktır,
Niye böyle dedin diye sorulur.

Rezzakı hakiki ancak Allah’tır,
İnanmak şereftir iman felahtır,
Küfür bir yıkımdır rengi siyahtır,
Mü’min ise sağlam kulpa tutunur.

Bütün hareketler duruş kabzanda,
Bütün saadetler senin rızanda,
Mübarek ismini bir kez yazanda,
Ne keder ne hüzün ne de dert kalır.

Senden başka yoktur ilâh ve Ma’bud,
Senden başkasına  bağlanmaz umud,
Rahmansın Rahimsin vacib ül vücud,
Affın bütün müminlere umulur.

Gaybı Şehadeti tek bilen sensin,
Vahiy ve Kur’an’ı indiren sensin,
Bizlere peygamber gönderen sensin,
Rasulullah ile sana varılır.

Sonsuz ve sayısız şükür sanadır,
Salatü selamlar Mustafa’yadır,
Tertemiz Âline
Âshabınadır,
Ancak onlar ile sana gelinir.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Ardına kadar açık olan kapında durma bekleme şerefini bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasib eyle bizlere iki dünya saadeti dünyada izzeti şerefi ahirette Rasulullah’ın şefaatini ve mübarek cemalini temaşa bayramını nasib eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

25 Aralık 2024 Çarşamba

DARALINCA



وحسبي اذا ما اوجعتني كربة
بمونس يعقوب ومنقذ يونس
Ve Hasbi ize mê evceetni kürbetün bi mûnisi ya’kûbe ve munkizi Yûnuse
(Maddi veya  manevi) bir darlığa veya bir sıkıntıya giriftar olup düştüğümde,Hz yakub’a ünsiyeti ile tecellî eden ve Hz.
Yunusu’da ( gecenin karanlığı,deniz’in karanlığı ve balık karnı
karanlığı içinde iken) kurtaran (yüce Allah) bana teselli verici olarak yeter.

İki oğlu olan Hz Yusuf ve Bünyamin’e yapılanlar karşısında Hz Ya’kub:
” Ben gam ve kederimi ancak Allah’a  arzediyorum” dedi
Yusuf Suresi: 86,Ayet.
Sonunda yüce Allah’ın va’di gerçekleşti ve Hz Yakup iki oğluna kavuştu,Hz Yusuf’un da rüyası gerçekleşti.
Burada yüce Allah’ın yardımını ve Hz Ya’kub’un da güzel sabrını görüyoruz.

“Zünnûnu’da zikret(Yûnus)! Hani öfkeli bir halde geçip gitmiş,onu dara sokmayacağımızı zannetmişti,sonunda karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir ilah yoktur seni tenzih ederim gerçekten ben haksızlık etmişim”! diyerek yalvardı
Enbiyâ Suresi :78.Ayet

“Bunun üzerine duasını kabul ettik ve onu sıkıntıdan kurtardık. İşte biz müminleri böylece kurtarırız”.
Enbiyâ Suresi: 88.Ayet
Burada da yüce Allah’ın yardımını,Hz Yunus’un yerinde ve zamanında tesbihini görüyoruz.
Şunu da görüyoruz; Dar’a düşen müminler de yüce Allah’a yalvarıp,O ‘nu tenzîh ve tesbîh ederlerse yüce Allah onları da Hz yunus’u darlıktan kurtardığı gibi içinde oldukları darlıktan kurtaracaktır.

“Eğer o Allah’ı tesbih edenlerden (la ilahe illa ente sübhaneke innî  küntü minezzalimin diyenlerden) olmasaydı, kıyamete kadar balığın karnında kalacaktı”.
Sâffât Suresi: 143,144,
Ayetler.

Gerek kendi yurtlarında gerek dünyanın başka yerlerinde yaşayan bugünkü mü’minler,
kimi Hz Yakub’un imtihanına, kimisi de Hz. Eyyüb’ün imtihanına yakın bir imtihan içindedirler.

İmtihana tabi tutulan ve tutulmayan bütün müslümanların yapması gereken şey: makul ve meşrû bütün tedbirleri aldıktan sonra, Kur’an’a sünnete sebeblere ve Allah’ın ipine sımsıkı sarılmak, sonra yüce Allah’a tevekkül edip sabretmek ve bir an olsun yüce Allah’ın zikrinden uzak durmamak vuku bulan bütün kusurları kendilerinde görmektir.
Eyer yönetenler ve yonetilenler bunları yaparlarsa, İzzet şeref dolu şanlı ve huzur dolu günler tekrar gelecektir.

Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi mazlum ve mağdur ötelenmiş ve ötekileştirilmiş bütün müminleri her türlü maddi manevi darlıktan ve sıkıntıdan halas eyle, özlenen o şanlı ve huzur iklimini İslam alemine ve cennet vatan ülkemize nasîb eyle.
Ämîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

24 Aralık 2024 Salı

HER GÜN BİR OLMAZ

وتلك الايام نداولها بين الناس
Bu günleri biz insanlar arasında döndürüp duruyoruz.
Âl-i imrân Suresi:140.
Ayet.

فيوم علينا ويوم لنا
ويوم النساء ويوم النسر
Feyevmün aleyne ve yevmün lene ve yevmün nusêu ve yevmün nüserru.
Bir gün aleyhimize bir gün lehimize bir gün üzülür bir gün seviniriz.

Zorbalar kafirler ve hayasızlar,
İki yüzlü değil pek çok yüzlüler,
İnsan kasapları ey vicdansızlar,
Canlı canlı insanları yüzerler.

Müşrik münafıklar iftiracılar,
Nebîlere bile acımadılar,
Çok yalan söyleyip pek kandırdılar,
Mazlumları güçsüzleri
ezdiler.

Maddeye paraya pula
tapanlar,
Çamurdan hamurdan putlar yapanlar,
Medeniyiz diye caka satanlar,
Yükseldik dedikçe yere batarlar.

Gittiğiniz yerde âh u figan var,
Vatan hasretiyle nice yanan var,
Zalimler elinde çok mazlum kan var,
Bilmem ki zalimler nasıl yatarlar.

Allah’ın günleri dönüp dolaşır,
Herkes varacağı yere ulaşır,
Zalim hak ettiği nar’a kavuşur,
Bol bol cehennemde duman yutarlar.

Milyonları vatanından edenler,
Engel olabilen ve seyredenler,
Bize ne deyip de çekip gidenler,
Vicdan ve insafı yere atarlar.

Yüce Allah olmazları oldurur,
İnanmayan sağa sola
savrulur,
Kiniyle gayzıyla sanki kudurur,
Bunlar menfaata dini satarlar.

Bir gün zalimlerin esen rüzgarı,
Esmez olur kışa döner yazları,
Çokları tükenir biter azları,
Fayda vermez ama pişman olurlar.

Zulümdan kubbeler bir bir düşecek,
En muhkem kuleler bir gün çökecek,
Şam’dan sonra Kudüs fethedilecek,
O gün sevinecek tüm müslümanlar.

Ev alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi zulüm ve zalimlerden küfür ve kafirlerden vicdansız katı yürekli katillerden beri ve uzak eyle.
Müslümanların birinci kıblesi, yeryüzünde ikinci, fazilette üçüncü olan Mescidi Aksa’yı fethetmeyi ordumuza ve yurdumuza nasip eyle orada namaz kılmayı dua etmeyi ve orada hayır hasenat yapmayı bütün müminlere nasib eyle. Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

23 Aralık 2024 P.tesi

İKI ÇEŞİT ARKADAŞ


ما عاتب المرء الكريم كنفسه
والمرء يصلحه القرين الصادق
Mê âtebelmar’ül kerîmu kenefsihi,vel mar’ü yuslihuhul karîn us sâdiku.
Kerim(ve âlicenap) insan, (kötülüğü emreden en yakın arkadaşı olan nefsi gibi) hiç kimseyi azarlayamaz (azarlaması gereken kimse varsa öncelikle iki kaburgası arasında  bulunan kendi  nefsidir).
Bir insanı (Yüce Allah’ın izniyle) en iyi ıslah edecek(yola getirecek) olan da,sadık,samimi bir arkadaşıdır, sadık bir dostudur.
Islah olmadığı müddetçe emmare nefis kötü arkadaşı, ıslah edici ve yol gösterici olan kisi de salih ve iyi arkadaşı oluşturuyor.

İnsan sağa ve sola nasihat etmesini pek
sever, başkalarının kusurunu da araştırma konusunda cömert davranır,nasihat ederken de karşısındakini azarlar,halbuki ona en  yakın olan emmâre nefsine nasihat eder de nefsiyle başbaşa kaldığında, nasihat edip onu azarlarsa ne kadar iyi olur.
Şayet bunu yapmaz veya yapsa da muvaffak olamazsa o zaman ayna misali onu kırmadan,rencide
etmeden eksik yönlerini ona ihsas ettirecek gayesi menfaat kırma ve kınama olmayan sadık, samimi,bir ahiret yolcusu dost’u ve dostları olsa,bu da onun için büyük bir ni’mettir.

Çok insan böyle güzel dostlar vesilesiyle doğruyu bulmuş ve felaha kavuşmuştur, çok insan da kendi nefsini azarlayamadığı için nefsinin kusurları ile başbaşa kaldığı gibi,ona yardımcı
olacak bir dost ona nasib olmamaş ve böylece hâm,acemi kalmış ve bu dünyadan göç edib gitmiştir.

Yüce Allah öncelikle bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi nefsini azarlayan kusurlarını gidermeye çalışan kullarından eylesin, ayrıca sadık,samimi dostlarımızı eksik etmesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

22 Aralık 2024 Pazar

                د