DİKKAT!DİKKAT!Bak kardeşim!

İstediğin yere git,ama şunu da unutma!
Oysa (kuldaki)her şey yalnız rabbine aittir (O’na dönecektir)
Alak Suresi,8

İstediğini yap ama şunu da unutma! Öyle bir amel defteri var ki;
Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızınn hepsini sayıp dökmüş!
Kehf Suresi, 49

İstediğini söyle istediğini konuş zira,
O hiçbir söz söylemez ki yanında çok dikkatli bir gözetleyici olmasın!
Kâf Süresi,18

İstediğin yere git istediğin yere kaç yarın denecek ki,
Durdurun onları çünkü sorguya çekilecekler!
Sâffât Suresi,24.

Dünyada olduğun müddetçe ve ömrün varken, ruh boğaza gelmeden, güneş batıdan doğmadan ve iş işten geçmeden gayret et bugün( zerre miktarı hayır işleyen Zilzal Süresi,7) kabul edilir ama yarın ahirete intikal edince (dünya dolusu altın verecek olsan,Âl-i İmran Suresi,91)senden kabul edilmez.

Ahiret git gide bize, biz de ahirete yaklaşıyoruz,
Dünya gitgide bizden biz de dünyadan uzaklaşıyoruz.
Buna göre tedbirimizi alalım.

Ey bütün işleri organize eden Yüce Allah!
Bütün işlerimizi durumlarımızı ıslah ile bir an bile bizi nefsimizle baş başa bırakma.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

30/06/2025 P.tesi

NİMETTE OLAN ve YUTKUNAN.

هنيئا لارباب النعيم نعيمها
والفقير المسكين ما يتجرع
Henîen lierbâbinneîmi
neîymuhe velilfekîyr il
miskîyni mê yetecerra’u.
Nimet sahiblerine nimetleri afiyet olsun,fakir ve miskin olanlara da yutkunup durdukları vardır.

Rızık, güzel hayat, güzel yaşam iyilik hayır,vermek ikram, cömertlik kolaylık ve insanı mesud eden her şey nimettir ve Allah’tandır.

Nimetler, hasıl olan ve bilinen nimet, beklenen ve gelmesi umulan nimet ve insanların içinde bulunduğu nimet olmak üzere üç kısma ayrılır.
Birincisi İslam nimeti ikincisi bir hastanın şifayı beklemesi ve şifaya kavuşma nimeti üçüncüsü içinde bulunduğumuz ve sayılması mümkün olmayan nimetler. Zira Yüce Allah bir Ayeti Kerimede şöyle buyuruyor:
Allah’ın nimetini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız.
Nahl Suresi,18.
Başka bir Ayet-i Kerimede de
Elinizde nimet olarak ne varsa Allah’tandır.
Nahl Suresi,53 buyuruyor.

İslam nimeti için yüce Allah’a şükretmek, umulan nimetleri yüce Allah’tan istemek ve beklemek, içinde bulunduğumuz nimetler için de elimizden çıkmasın diye yüce Allah’a dua etmek kusurdan dolayı istiğfar etmek gerekir.

Din ve dünya, dünyevi ve uhrevi olarak tasnif edilebilen bütün bu nimetlerden çok veya az herkeste mevcuttur, bazı nimetlerden mahrum ve yoksun olanlar da var elbette. yutkunanlar var zorlananlar var bulamayanlar var ,var da var.

Kaza ve kadere muarız olmadan yüce Allah’a itiraz etmeden bir mü’min sebeblere sarılır yüce Allah’a durumunu havale eder ve tevekkül eder.

Nimet sahipleri bu nimetlerden sorguya çekileceği gibi bu nimetlerin tümünden veya bir kısmından uzak kalan da sabrına imtihandaki sebat ve azmine göre ecir alır.

Yüce Allah mülkünde tasarruf sahibidir istediği gibi tasarruf yapar kalpler ve kalıplar onun elindedir.

Gelin dili ile ve gerek kalben nankörlük yapıp itiraz eden kimse hiçbir şey elde edemez, kaybeder onun için Yüce Allah’ın ona verdiği görünür görünmez nimetlere şükretmeli ve Yüce Allah’ın fazl ü kereminden istemelidir.
Bardağın yarışı boştur demek yerine yarısı doludur deyip şükretmek sabretmek tahammül etmek varlık ve yokluk gibi iki hâl ile şımarmadan ve isyan etmeden, kavga etmeden yaşamak ve yüce Allah’ı razı etmek ve ondan razı olmak bir mümin için en büyük gaye olmalıdır.

Yüce Allah bizleri ve bütün mü’minleri nimetlere şükreden yerli yerince kullanan her nimeti Allah’tan bilen nimetleri vesile kılarak yüce Allah’a manen yaklaşan kullarından eylesin.
Amin.

Ahmet Özkan
Emekli Müftü

29/ 06/2025 Pazar

BEDENİN VE KALBİN FIKHI


هذا هو الأمر
والباقى من العبث
Hêzê hüvel emru vel bêki min el abesi.
Aslolan budur,geri kalan abestir ve laf ü guzaftır.
Nedir aslolan, abes olan nedir, sonra laf-ı güzaf nedir ve ne demektir?
Bir mü’min:in, dışını, zahirini şeriat ile süslemesi, içini de Yüce Allah’ın murakabesi ile süslemesi aslolandır bir taraftan bedenin ilmihalini bedenine uygularken, kalbin ilmihali ve fıkhını da kalbine derununa uyguluyor asıl olan budur buna tahliye denir yani dışını Kur’an ve sünnetin emirleri ve nehiyleri ile,içini de Yüce Allah’ın murakabesi ile süslüyorsa böyle bir mümin bahtiyar bir mümindir, muvaffak olmuş bir mümindir.
Bu, büyük bir iştir, çok azizdir ve nadirdir, işte aslolan da budur.

Böyle birisi iyi ve kaliteli bir müslüman olmak için önündeki bütün engelleri bertaraf etmiş olur, böyle biri kaliteli bir kul kaliteli bir müslüman kaliteli bir sofu olmak için güzel bir yola girmiş olur.

Bu iki ilmihalden uzak olan kişi, Kur’an’ı ve sünneti elinden geldiği kadar hayatına hakim kılmıyor ve dervişlikten dem vuruyorsa bu da laf-ı güzaftır,içi boş bir iddiâdır.
Bu iki husus yani dış ve iç temizliği ve düzgünlüğü birbirine mulazim ve ayrılmaz hususlardır aksi takdirde halkın gördüğü yerleri düzgün hale getirip Allahın baktığı kalbi harab etmek kirli tutmak bir mümin için uygun düşmez.
İmamı Şafii r.a bir beytinde bu hususlara dikkat çekerek şöyle buyuruyor :
فقيها وصوفيا فكن ليس واحدا
واني فحق الله اياك انصح
فذاك قاس لم يذق قلبه تقى
وهذا جهول فكيف ذو الجهل يصلح.
Fekîyhen ve sufiyyen
fekün leyse vêhiden fe innî vehakkillêhi iyyêke ensahu,fezêke kêsin lem yezuk kelbuhu tuken,ve hêzê cehûlün fekeyfe zülcehli yuslihu.
Hem fakih ol hem sofi ol، yani hem dışını zahirini hem içini ve derununu parlak olan şeriata uydur,kalbini kalbin fıkhına uygun hale getir, Allah rızası için ve Allah hakkı için ben sana nasihat ediyorum,sadece zahir ile uğraşıp manaya ulaşmayan kimse, kalbi katı kalır, tasavvufla uğraştığını iddia edip şeriatı ihmal eden kimse çok cahil kalır, cahil insan kendi ıslah olmamış ki başkasını ıslah etsin.
Sevgi aşk, seyr ve süluk,tasavvufta yapılan tüm şeyler maksat değildir, iyi bir kul olmak, yani düzgün bir ibadete ve ubudiyete vesilelerdir. Kulluğun ve ubudiyyetin üzerinde bir makam yoktur, daha önce de arzettiğim
gibi ibadet yüce Allah’ı razı eden her ameldir, ubudiyyet ise Yüce Allah’ın yaptığı her şeyden razı olmaktır.

Allah’ım! Bizleri sana layık bir kul Rasulullah efendimize layık ümmet eyle, taksiratımızı ve günahlarımızı bağışla, dışımızı ve zahirimizi, içimizi ve derunumuzu sana havale ediyoruz sen ıslah eyle Yarabbi.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

28 /06/2025 C.tesi

OLUŞTA ÖNDEGELİŞTE SONDA

چه غم ديوار امترا كه
باشد چون تو پشتبان
چه باك از موج بحر آنرا كه
باشد نوح كشتبان
Çi ğem diyvâri ümmetra ki başed çün tü püştibân,çi bâk ez mevci bahr ân râki bâşed Nuh geştibân

(Ey Allah’ın Rasulu! Allah’ın izniyle)Senin gibi biri ümmetin önderi olursa, ümmetin duvarına, kalesine haremine, İsmetine herhangi bir gam,bir keder ulaşır mı?
Hz.Nuh gibi bir gemi kaptanı olursa deniz’in azgın dalgalarından yolculara korku ulaşır mı?

Müslümanlar ilk günden bugüne kadar maddî ve manevî,dâhili ve hârici bir çok dalga kasırga,fitne ile karşı karşıya kaldılar,ve bu tehlikeler yoğunlaşıp artarak devam etmektedir.

İmtihan olan bu dünyada bir gün müslümanların lehine olmuş, diğer bir gün aleyhlerine olmuştur.

Başta Kur’an’ı Kerim olmak üzere ona salât ve selâm olsun Rasülullah efendimizin sünneti Hz.Nuh’un
gemisine benzer,binen kurtulur,inad edip binmeyen kim olursa olsun boğulur, helak olur.

Kendine güvenen ve yolu yordamı
biliyorum diyen’in
akîbetini kur’an bize haber veriyor.
Hz Nuh’un oğlu,babasının “Haydi yavrum gel,sen de bizimle birlikte gemiye bin”
Hud Suresi,42
davetine, oğlu: “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” diye cevap verdi.
Hud Suresi,43.

Celaleddin-i Rûmî bu hususta şöyle der: Keşke Hz. Nuh’un oğlu
hiç bir yol yordam
bilmeseydi de babasının
himayesinde kalsaydı ve boğulmasaydı

Peki öğle mi oldu? Hayır öğle olmadı gemiye binmedi ve helâk olanlarla beraber helak oldu.

Rasülullah efendimizin
parlak sünnetini ikinci bir kaynak olarak kabul
etmeyenler,îbâ edenler
kibirlenen,baş kaldıran
yanıldıklarını er geç
anlayacak ve fitnelerin azgın dalgalarında boğulmak üzere olunca pişma duyacaklardır.

Böyleleri,ifsad ettikleri insanların günahları kadar günah yüklenecekler,bu vebal ve cerimenin altından nasıl kalkacaklar.
وهم ينهون عنه وينئون عنه
“Onlar hem insanları peygamberden uzaklaştırmaya çalışırlar,hem de kendileri ondan uzak dururlar,oysa onlar farkında olmadan ancak kendilerini mahvederler.
En’âm Suresi,26

Kendi uzak ve başkalarını
da uzak tutuyorlarsa bu müteaddi bir ameliyedir ve faturası ağır olur. Sünnet düşmanlığından tövbe etse bile,yanılttığı
insanları nasıl toplayıp
bilgilendirecek ve acaba onlar bu ikinci
ve doğru olanı ne kadar kabul edeceklerdir.

Kaptana güvenmek gerekir,gemiye binmemek
güvenmemek anlamına gelir,öndere güvenmek gerekir,sünneti görmezden gelmek ve yok farz etmek
sünnetin sahibine ve bu mübarek zatı(Allah Rasülu’nu) tezkiye eden yüce Allah’a karşı-hâşâ- bir güvensizliğe müncer olur ki bir mü’min için
bu en büyük bir
talihsizliktir.

Yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi öndere,rehbere kılavuza,kaptana güvenip gemiye binen ve hepsinin fevkinde en doğru sözlü Kâdiri
Mutlak ve Allâm ul- ğuyûb olan Yüce Allah’ın bak dediği yerden bakan ve gör dediği şeyleri görenlerden eylesin Âmin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

27/06/2025 Cuma

SINAV ve HAZIRLIK

الذي خلق الموت والحياة ليبلوكم ايكم احسن عملا وهو العزيز الغفور.
Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu deneyerek göstermek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur O güçlüdür pek bağışlayandır.
Mülk Suresi,2

İnsanoğlu bu cihanda
Mükellefse sınavdadır
Gaflete düştüğü anda
Az veya çok zarardadır.

Kur’an Asr’a yemîn eder
İnsanoğlu zararda der
İnanana yoktur keder
Ameli varsa kâr’dadır.

Hakkı sabrı birbirine
Tavsiyeyle uyar dine
Hem fakire ve zengine
Buna sarılmak sevdadır

İslam dini nasihattır
Dini ayakta tutmaktır
Baldır aybı kapatmaktır
Samimiyet ve karardır.

Doğru konuş doğru söyle
Doğruluğu şiar eyle
Sen devam edersen böyle
Her sözün bir sadakadır.

Hayırlar yap geri durma
Sonradan dizine vurma
Gafletle kalkıp oturma
Gaflette kalan dardadır

Sonu baştan gör hazırlan
Takva azğını kullan
Hiç kaybetmez Hakkı bulan
Tek Kurtuluş imanındadır.

Kur’an ve sünnetten uzak
Olanlara şeytan tuzak
Kurunca, en büyük tiryak
Sünnettedir kur’an’dadır

Kur’an her derde devâdır,
Tüm illetlere şifadır
Karanlıklardan ziyadır
Büyük ödül cinandadır.

Allahım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi hayat ve ömür sınavını akyüzle veren Firdevs cennetine giren ve en büyük nimet ve ödül olan Mübarek Cemalini temâşâ edecek olanlardan eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

26/06/2025 Perşembe

BİLDİRİ VE UYARI

1-) اين من اسخط مولاه بنيل ما يهواه.
Eyne men eshata mevlêhu bineyli mê yehvêhu
2-) اين من أفنى عمره فى الخطايا فتذكر ايها الغافل مصارعهم،وانظر عبرة مواضعهم.
Eyne men efne umrahu filhatayâ.
Fetezekker eyyuhelğafil
mesâriehum venzur ibreten mevâdiehum

3-) هل تبعهم رفيق رافقوه أو صديق وافقوه.
Hel tebiehum rafîkun râfekûhu ev sadîkun vêfekûhu

4-) فتاهب للرحيل فإن العمر قليل.
Feteehheb lirrahili feinn el umra kalîylün

Bu birkaç cümleye kulak vermekte fayda vardır
Hani nerde o nefsinin kötü arzularını ve hevasını tatmin etmek için(haram işleyerek) mevlâsı olan yüce Allahı kızdıran o kişi!?

Hani o tüm ömrünü günahlara ayırıp boşa harcayan, ömrünü heder eden kişi! Senden önce ölenlerin cenazelerine hiç mi katılmadın,âhiretin ilk kapısı sayılan kabristanada mı uğramadın, hiç senin gibi hayat sürenlerin
dünyadaki son durakları olan mezarlarını görmedin mi?

Onların dünyada iken edindikleri arkadaşlardan,
dostlardan kim gidip onlarla o dâr ve karanlık çukura girdi? Hiç kimse.

Hadi! O zaman her an çıkacağın yolculuğa hazırlan, zira ömür çok
kısadır.

Yakınlarının ve arkadaşlarının cenazelerine veya başka cenazelere gittin veya gitmedin,kabre uğradın veya kabre uğramadın,bir gün müyesser olursa cenaze namazın insanlar tarafından kılınıp kabre gidecek
her fâni gibi sen de o karanlık ve dar kabre gireceksin
o yolculuğa hazır ol, bilesin ki ömür kısa,ve ölüm’ün ne zaman geleceği de meçhul.
Merhum Şâir’in dediği gibi:
Ömrün sınırı meçhul
Levhasız işaretsiz
Bir gün kapı çalınır
Zamansız ve davetsiz

Yukarıdaki bu cümleler beşerin beşere, insanın insana bir kaç cümlelik ikazı ve uyarısıdır.

Herşeyi yaratan, herşeyin sahibi olan Yüce Allah’ın da bu konuda Kur’an’ı Kerim’de ikaz ve uyarıları vardır.
Bu uyarılarından biri şöyledir:
“İşte bu(Kur’an) tehlikelere karşı uyarılsınlar, Allah’ın ancak bir tek ilah olduğunu bisinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye bütün insanlara ( gönderilmiş) bir bildiridir.”
İbrâhim Suesi,52

Allahım! Arzın(yerin) üstünde, arzın altında ve sana arz edileceğimiz arz günü(yüce huzuruna çıkarılacağımız gün)
bizlere ve bütün mü’minlere rahmet eyle.ölmüşlerimizin, şehitlerimizin ve bütün
mü’minlerin hayatta olanların ve olmayanların
üzerine rahmetini ve rahmetinin serinliğini oluk oluk akıt ve yağdır.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

25/06/2025 Çarşamba

BİR BAŞKA AÇIDAN

انا لله وانا اليه راجعون
İnnê lillehi ve innê ileyhi râciûne.
Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz
Bakara Suresi,156

Fudayl b.İyaz yaşı Altmış’ı geçen ve hataları olan birisi ile karşılaşır ve ona şöyle der: Yolda olduğunu ve yolun sonuna doğru yaklaştığının farkında mısın?Adam şöyle cevap verdi: İnnê lillehi ve innê ileyhi râciûne.
Fudayl adama: Bunun
anlamını biliyor musun,
Adam: Buyur manasını söyle diye cevap verdi.
Fudayl: bunun manası Yani ben Allah’ın kuluyum ve ona doğru gidiyorum.
Eğer Allah’ın kulu olduğunu biliyor ve ona doğru gittiğinin farkındaysan bil ki( bir gün)O’nun huzurunda duracaksın, onun huzurunda duracaksan bil ki sana bir şeyler soracak, bunu da biliyor ve buna inanıyorsan o zaman sana soracağı soruların cevabını şimdiden hazırla.
Adam Fudayl b.İyaz’a dedi ki:Peki ne yapmalıyım çare nedir?
Fudayl şöyle cevap verdi: kalan ömrünü güzel geçir ve iyilikler yap ki geçmişte yaptığın hataları Yüce Allah bağışlasın, eğer geri kalan ömrünü iyi geçirmezsen hem kalan ömründen,hem de boşa geçirdiğin ömründen ve yaptığın yanlışlardan sorumlu olursun.

Yüce Allah bizlerin ve bütün müminlerin bu gününü dünden yarınını bugünden hayırlı bereketli verimli eylesin, Yüce Allah’a kul olduğumuzu huzuruna gideceğimizi ve muhasebe için hazırlık yapmamızın gereğinin şuuruna erdirsin, sorulacak sorulara hazırlığı ve onlara cevabı âsân eylesin.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

24/06/2025 Salı

NELER OLUYOR?

Yeni hiç bir şey olmuyor, bütün olup bitenler olanlar ve olacaklar hepsi ezeli bir planın yansıması ve ortaya çıkmasıdır.
Rasulullah efendimiz bir hadisi şerifte şöyle buyurur:
جفت الاقلام وطويت الصحف
Ceffet il eklêmu ve tuviyet iş suhufu.
Kalemler korudu sahifeler dürüldü.
Feth ül bêri 11/500

Yüce Allah’ın herşeyi ezelde takdir edip yazması/ yazdırması Kader, zamanı şartları oluşunca vukû bulması da kazâdır.

Müminler her türlü tedbiri almak zorundadır kaza ve kadere de inanmak zorundadır.

İlim maluma tabidir, yani yüce Allah olup bitenleri yazdığı yazdırdığı için vuku buluyor değildir vuku bulacağını bildiği için yazdı/ yazdırdı. Olaylar da o ezeli plana uygun olarak vukû’ buluyor.

İmam-ı Şafii r.a kaza ve kader konusunu şu beyitlerle özetliyor:
ما شئت كان وان لم اشا
وما شئت ان لم تشا لم يكن
Mê şi’te kêne ve in lem eşe’
Ve mê şi’tu in lem teşe’ lem yekün.
(Allahım)! Senin istediğin şey,ben istemesem de olur,benim istediğim ise,sen istemesen olmaz.
Unutmayalım! Sebeplere sarıldıktan sonra ve gerekeni yaptıktan sonra kadere iman eden kederden emin olur.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Razı olduğun gibi kaza ve kadere inanmayı ve bu inançla ölmeyi bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasib eyle.Amin.

Ahmet Özkan
Emekli Müftü

23/06/2025 P.tesi

ALLAH’A SIĞINMAK

فالجآ اليه اذا اردت سعادة
وارفع يديك وناد يا الله

Felce’ ileyhi ize eradte saâdeten,verfa’ yedeyke ve nêdî yê Allâhu.
Ey kul(Ey mü’min) eğer sen dünya ve âhirette saadet istiyorsan yüce Allah’a iltica et,O’na sığın.
Yüce Allah’a iltica ve sığınmanın gereği olarak ellerini kaldır ve “Ey Allahım” diye dua et

Yani Allah de ve O’na sığın,O’na iltica et ve O’na kaç,bir şeyden veya bir kimseden korkan o şeyden veya o kimseden kaçar,ama Yüce Allahtan korkan O’ndan değil, O’na kaçar.
Kur’an-ı Kerim bu hakikate şöyle değinmektedir :
“Allah’a kaçın ( sığının)” Tûr Suresi,50

Salih amel işleyerek Allah’ın azabından Allah’a, şirkten imâna, şeytana uymaktan Rahmâna uymaya, masivadan O’na kaçın.

Ona isyan etmekten ona itaat ve taate, onun gazabından rahmetine, ikâbından affına ve sevabına kaçın.

llah’ın gizli ve açık sevmediği şeylerden gizli ve açık sevdiği şeylere, cehaletten ilme, küfürden imana, gafletten zikre huzura ve uyanık olmaya kaçın.
Kaza ve kaderinden yine kaza ve kaderine kaçın.
Yüce Allah’ın esma ül- hüsna’sı Allah ismi celil’i ne izafe ediliyor, Rahim olan Allah Rahmân olan Allah Aziz olan Allah celil olan Allah gibi.

Fakat Allah olan Rahman Allah olan rahim denmiyor,bunun sebebi ve hikmeti ,Yüce Allah’ın bütün güzel isimleri tahalluk yani onlarla ahlaklanmak içindir ama Allah ismi celil’i ona teallûk yani Ona bağlanmak içindir.

Allah الله ismi celil’inin ismi A’zam olduğunu söyleyen çok âlim vardır,bazılarına göre kur’an-ı Kerim’de üç sürede ( Bakara,Âl-i imrân,Tâhâ) geçen hayy ve kayyum الحى القيوم İsm-i A’zamdır, bazılarına göre ise Ya zel celâli vel ikrâm يا ذالجلال والاكرام İsm- i A’zamdır.
Bu son mübarek isim ile ilgili Rasulullah efendimizin şöyle emrettiği rivayet edilmektedir.
“Ya zelcelal-i vel-ikram’ı ısrarla ve devam ederek çok söyleyin”
Tirmizî Hadis no : 5225 .

Allah’tan başkasına
kaymamak, başkasının kucağına düşmemek ve Yüce Allah ile mutmain olmak ve yetinmek için yâ zel celali vel ikramı çok söylememiz emrediliyor.

Ey hay ve kayyum olan, Celal ve ikram sahibi olan Yüce Allah’ım, bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi seni seven senden korkan seni uman kapında bekleyen ve ayrılmayan seninle mutmain olan gözü başkasına ve başkalarına kaymayan kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

22 /06/2025 Pazar

EN KİYMETLİ ŞEY(VAKİT)


والوقت أنفس ما عنيت بحفظه
وأراه اسهل ما عليك يضيع

Velvektu enfesu mê aniyte bihifzihi ve erâhu eshele mê aleyke yadî’u

(Ey insan oğlu,özellikle ey ahiret yolcusu ve mü’min olan kul! En çok koruman gereken en nefis ve en kiymetli şey (sermayen olan) ömründür, fakat görüyorum ki en ucuz harcadığın(kaybettiğin ve hebâ ettiğin şey yine) ömründür.

İnsanoğlu eşittir nefesler, insanın ömrü nefeslerden ibarettir, eğer bu nefesler boşuna tüketilirse ömür de boşuna tüketilmiş olur, halbuki insanın sermayesi ömrüdür en çok koruması gereken şey ömür sermayesidir, sermaye yoksa kâr da yok dolayısıyle ömrü beyhude geçen bir insan ömre terettüp eden her faydalı şeyi yitirmiş ve kaybetmiş demektir.

Kul kıyamet günü yüce Allah’ın huzurundan birkaç şeyden sorulmadıkça ayrılamaz, bunlardan biri de ömrünü nerede tükettiğidir, eğer ömrü din ve dünya menfaati için, çocuklarının nafakasını temin etmek için farz ve vaciblerde sünnetlerde cemaat
namazlarında sohbetlerde vaaz ve nasihatlarda, ilim meclislerinde, zikir meclislerinde, insanların hidâyeti ve yüce Allah’a dönmeleri için harcadıysa sevabını ve karşılığını alacaktır,yok ömrünü haramlarda
ma’siyetlerde, olmaması gereken yerlerde, gıybette mâ lâ ya’nî şeylerde
harcadıysa onun da hesabını verecektir.

Bazıları,israftan konu açılınca sadece para israfı anlıyor olabilirler halbuki birçok israf gibi vaktin ömrün zamanın israfı da en büyük kayıptır onun için demişler ki :
اضاعة الوقت من المقت
İdâ’at ül vakti minel mekti.
Yüce Allah’ın bir kul’a değer vermediğinin delili, o kulun vaktini heba edip boşa geçirmesidir.

Dikkat!
اذا هبت رياحك فاغتنمها
فعقبى كل صاعقة سكون
İzâ hebbet riyâhuke feğtenimhê,feukbâ külli sâikatin sükûnün.
(Fırsat olan ) Rüzgarların esince, bunu ganimet bil( ve harmanını savur)
zira her gürültü’nün (hareketin) sonu sükun ve duraklamadır.

Allah’ım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi ömrünü zamanını vaktini ve nefeslerini boşa tüketmeyen, ahiret azığı elde etmek için vesile kılan akıllı temkinli ve kazançlı kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

21/06/2025 C.tesi