CEVHERİN İNKİŞAFI

بقدر ما تتعنى تنال ما تتمنى
Bikederi me teteanne, tenêlu me tetemenne.
Çaba sarf edip yorulduğun kadar umduğuna kavuşursun.

Hedef olan gayeye ulaşma yolunda Hz Adem meşakkati,
Hz Nuh inlemeyi,
Hz İbrahim ateşe girmeyi göze aldı. Hz İsmail kurban edilmek üzere yan
yatırılmayı,Hz Yusuf
kuyuya ve zindana atılmayı ve çok ucuz
bir miktara satılmayı,
Hz Zekeriya ve Hz Yahya kesilmeyi
Hz Eyyub bir çok hastalığı yaşamayı Hz Davud göz yaşı
dökmeyi,Hz İsa vahşi hayvanlarla
vakit geçirmeyi göze aldı.
Yaratılmışların en üstünü olan
Hz.Muhammed Mustafa’nın
bu yolda çektiği eziyeti meşakkati çoğumuz zaten
okuduk biliyoruz.

Yüce Allahtan yaptığı her işte razı olmanın hakikatını
öğrenmek isteyen
Allah Rasülune baksın.
Zira Allah şöyle buyurur:”
Şüphe yok ki Rasülullah’ta
güzel bir örneklik vardır”
Ahzab,21

Kur’an ve Sünnet yolu Allah rızası ve Cennetin yolu
olan bu yolda Allah
Rasülunu örnek alarak iki dünya
saadetine nâil
olduklarına inandığımız milyonlar vardır.
Bunların bir kaçını misal olsun diye arzedelim.
Ariflerden birine soruyorlar:
Niçin nefsinizi böğle
yoruyorsunuz? Rahatını ve
huzurunu istiyorum diye cevap verdi.
Hz Mevlana’ya sevenlerinden biri
ona: Efendim şu yaşlı halinizle gece kalkıp namaz kılıyor dua ediyorsunuz
zor olmuyor mu?
Cevap: Rasülullah’ın
ümmetine gece kalkıp ta ben dua etmesem,sen
dua etmesen kim
dua edecek?
Ahmet el Haznevi üç
yüz kilometre yaya
olarak ilim ve hikmet yolunda, giğdiği çarık paramparça oluyor ayakları kan
içinde ve bu yıllarca böyle devam ediyor. Bir gün şöyle diyor:Muhammed Diyauddin hocama bu çarık ve bu kanlı ayaklarla varınca
hocam dese ki: Çabuk geldiğin gibi evine dön,ey nefsim. zoruna gider mi?
Nefsinden gelen ses;
zoruma gitmez zira hocam daha iyi bilir buna karşı Ahmet el Haznevi (k.s): Elhamdulillah Allah razı olsun,Hocam razı olsun bu bana yeter diyor.
Taif dönüşü Allah Rasulü gördüğü
bunca eziyete
rağmen şöyle buyurmuştu:
Allahım sen bana kızmıyorsan hiçbir
eziyete aldırış etmiyorum.
Milyonlar ve bahsettiğim bu bir kaç sîma Allah Rasülünü örnek alıyor tabi.
Taif olayı ve benzeri zorluklar Resulullah Efendimizin mübarek cevherinin bir kısmının ortaya çıkmasına vesile oluyor.

Mü’min iki rekat namaz veya kurban
kesip et yemekle,bir
konuşma dinlemek ve mesela mevlid okutmakla belli ol-
maz,mü’min zorluk ve darlıkta,doğru
çizgiden inhiraf
etmemek ve gayretle belli olur.
Allah şöyle buyurur:”Bizim
uğrumuzda gayret edenleri yollarımıza eriştireceğiz
Ankebut,19

Hasan’ı Basri’ye : Bizden
öncekiler TURNAYI GÖZÜNDEN VURDULAR
biz kötürüm kaldık
diyenlere:Aynı yolda olun inşsallah kavuşursunuz
buyurdu.
Konuyu şairin şiiriyle bitirelim;
لى سادة من عزهم أقدامهم فوق الجبال(الجباه)
ان لم أكن منهم فلى فى حبهم عز وجاه
Li sêdetün min izzihim ekdêmuhum fevk el cibêh,(cibêl) in lem ekün minhum feli fî hubbihim izzun ve cêh.
Öğle rehber hocalarım var ki,
şan ve şerefte
ayaklarını sanki dağlara( alınlara) basar,onlardan
olmasam bile onları sevmekte benim için İzzet,onur ve makam
vardır.

Allah’ım bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi bu sonsuzluk kervanının tabilerinden eyle.
Amin.

Ahmet Özkan
Emekli Müftü

31/10/2025 Cuma

YAKARIŞ


يا قابض النفس من جسم عصى زمنا
وغافر الذنب زحزحنا عن النار
Yê kâbidannefsi min cismin asâ zemenen ve ğâfirezzenbi zehzihnê aninnêri.

Ey uzun bir süre (Akıl bâliğ olduğu andan ölüm yaklaşıncaya kadar cahillik edip Yüce Allah’a karşı) isyan eden( bu bedendeki) ruh’u kabzeden,çekip alan, günahkâr kullarına mağfiret edip affeden Yüce Allah!
Ne olur (beni de, bütün mü’minleri de)hepimizi yakıcı cehennem ateşinden uzak eyle.

Şairin bu tazarrû’ ve niyazına katılıyor, duasına da amin diyoruz.

Evet hakiki hayat ve ebedî yaşam ve kurtuluş budur.
Bu kurtuluşu Yüce Allah kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade buyuruyor:
“Herkes ölümü tadacaktır; yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz olarak ancak kıyamet gününde verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılır da cennete konursa artık kurtulmuştur. Dünya hayatı zaten aldatıcı şeylerden ibarettir”
Âl-i imrân,185

Ahiret azabından önce Kabir azabının da Kur’an ve sünnetten birçok delili vardır, yukarıdaki ayet-i kerimede de ahiret gününden önce dünyada yapılanların bir miktar karşılığı(iyi veya kötü) berzahta verileceğine işaret vardır.
“Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur”
Tirmizi,2460.
Hadis-i şerif’i de berzah alemine ve kabre işaret etmektedir.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Senden başka kimsesi olmayan biz günahkar kullarını ve bütün mümin kardeşlerimizi kabir azabından, cehennem azabından, gazabından emin eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

30/10 /2025 Perşembe

ÇOK ZARARLI TİCARET

عجبت لمبتاع الضلالة بالهدى
ومن يشتري دنياه بالدين اعجب
واعجب من هذين من باع دينه
بدنيا سواه فهو من ذين اعجب
Acibtu li mübtê’id dalaleti bilbhudê,ve men yeşteri dünyêhu biddîyni e’cebu
ve e’cebu min hêzeyni men bê’e diynehu,bi dünye sivehu fehve min zeyni e’cebu.
Hidayeti verip dalaleti satın alana hayret ettim,dinini verip dünyasını alan
daha hayret vericidir,
bir insanın dinini başkasının dünyasına karşılık verip satması ise ikisinden de daha hayret vericidir.

Hz.Ömer r.a Ahnef b.Kays’a soruyor insanların en kalitesizi kim?
Ahnef şöyle cevap veriyor: insanların en düşüğü ve kalitesizi dinini kendi dünyasınına değiştirendir.
Bunun üzerine Hz Ömer şöyle buyurur: Sana daha kalitesiz olanını söyleyeyim mi,dinini başkasının dünyasına değiştiren kimsedir.

Daha hayırlı ve baki olan ahireti, geçici ve fani olan dünyaya değiştiren, dünyada ebedi yaşayacakmış gibi davranan dolayısıyla ahireti ihmal eden kimseye ne demeli?

Şunu demeli;
Okudum, okuduğumu yol yol dokudum gördüm, gördüğümü lif lif ördüm, duydum duyduğumun en güzeline uydum, okuyana görene duyana uyana bin selam, hayat bir anlık nefes beden fani bir kafes, Allahu bes,bâki heves.

Allah’ım! Bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi ahiretin daha hayırlı ve ebedi olduğuna iman eden rahmetini ve rızanı uman rahmet ettiğin ve razı olduğun kullarından eyle. Amin.

Ahmet Özkan
Emekli Müftü

29/10/2025 Çarsamba.

İSRAF

ولا تسرفوا إن الله لا يحب المسرفين
İsraf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.
En’âm, 141

Bazıları israf derken,
Yalnız ekmek ve su anlar,
Bu ömür boşa geçerken,
Bunu umursamaz bunlar.

Zaman israfı hepsinden,
Zararlıdır cümlesinden,
Zaman geçse beyhudeden,
Bu israf değildir sanar.

Yüce Allah kasem eder,
Kitabında vel asri der,
Bu ömür olmasın heder,
Mümin vaktini ayarlar.

İsraf edenler sevilmez,
Allah müsrifleri sevmez,
Birçok kişi bunu bilmez,
Bunun manası; azarlar.

Şeytanların kardeşleri,
Savurgan ve benzerleri,
Bunlar çok gider ileri,
Bilmez ki haddi aşarlar.

Ekmek su zaman israfı,
Yapan terk eder insafı,
Mümin israf etmez lafı,
Sözlerini tek tek Sayar.

Mü’min müsrif ve savurgan,
Olamaz ger varsa iman,
Ağzından çıksa bir kelam,
Melekler bunları yazar.

Bizim bu beden şehrinde,
Organlar yerli yerinde,
Olursa uyum içinde,
Kul Allah’tan rahmet umar.

Oluk oluk rahmetlere,
Hasret kaldık cennetlere,
Bizlere ve müminlere,
Cennet olsun dar ul karar.

Allah’ım! Bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi sözü özü bir, kalbi kalıbı senin emrinde, gecesinin karanlığı gündüzünün aydınlığı gibi net ve berrak olan, rızana talip kullar eyle.Amin.

Ahmet Özkan
Emekli Müftü

28/10/2025 Salı

HATIRLA UNUTMA

تذكر جميلى مذ خلقتك مضغة
ولا تنسى تصويرى ولطفى فى الحشاء
سلم الى الأمر واعلم باننى
أدبر احكامى وافعل ما اشاء

Tezekker cemîylî müz(münzü) halaktüke mudğaten,ve lê tense tasvîrî ve lütfiye fil haşâ,
sellim ileyyel emra ve’lem biennenî udebbiru ahkâmî ve ef’alü mê eşê’

Medine-i Münevvere’de
vefat eden bir ümrecimizin
cenazesinin
yıkama techiz ve tekfin iş ve işlemi
için Şerşüre
diye isim verdikleri bir yere gitmiştim, duvarda asılı, heybetli bir levhada
tüyleri ürperten şöyle bir şiir yazılı
ve asılıydı:

Seni bir et parçası olarak yarattığım zamanı ve sana yaptığım iyiliği hatırla,Annenin karnında üç karanlık icinde (Amnion zarı,korion ve düşen
zar)seni nasıl tasvir
edip şekil verdiğimi
ve sana olan lütfumu unutma.
Bütün işler(ni) bana havale et, (evet)
yalnız bana teslim et ve bil ki ben verdiğim hükümlerimi tedbir ederim ve her istediğimi yaparım.

Not: El-Hakk yüce Allah herşeyin ve
herkesin tek yaratıcısı,müdebbiri
râzıkı hâkimidir,Hayy, kayyûm olan O ‘dur
ezel ebed O’nundur, hâkimi mutlak
kâdiri mutlak odur.
Yol onun varlık onun
Gerisi hep angarya.

Allahım Arz'(Yer)ın üstünde,Arz'(yer)ın altında (Kabirde) ve Arz günü ( Huzuruna çıkacağımız ahiret gününde) bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimize rahmet ve merhamet eyle,sayılamaz
nimetlerini hatırlayıp şükreden ve unutmayan vefakâr kullarından eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

27 /10/ 2025 P.tesi

OLUMLU BAKMAK

وانى غلام الشمس اروى حديثها
فما لى ولليل فاروى حديثه

Ve innî ğülemuşsemsi
arvî hadîsehê,fe mê lî velilleyli fearvi
hadîsehû.

Ben güneşin(Nur ve aydınlığın,ziya’nın, ışığın) hâdimiyim
hizmetçisiyim,hep ondan bahseder,
onun söylediği
sözleri anlatır(onun sohbetini yapar)ım
(Olumlu,iyimser ve umutla bakmak varken,olaylara mümkün olduğu kadar yapıcı bir şekilde yaklaşmak varken,karamsar bir şekilde meseleyi tırmandırarak bir olayı tersinden okuyarak,kötü bir tablo çizip karanlığın sözcüsü imişim gibi) geceden (ve onun moral bozan karanlığından) niye bahsedeyim karanlığın sohbetini niye yapayım ki?

Mü’min kişi özü sözü bir olan kişidir, kişiliği sağlam, duruşu net, bakışı ibret doludur.
Umud kaynağıdır. Ülfet eden ve ülfet edilendir, mütebessim
ve yerine göre ciddîdir,yerine göre
mutevâzidir mü’min.

Mü’min Kadirşinas, vefalı,ahde vefa ve hüsnü vefa sahibidir.

İçinde fırtınalar ve dalgalar olsa da sadaka olarak bildiği güleryüzlü olmayı aksatmaz,heyyin ve leyyindir.

Karamsar diğildir ve kötü tablo çizmez, felaket dellali değildir karşısında olanı üzmez ve moral bozmaz mü’min.

Her türlü haramdan ve günahtan,özellikle de iman ile kesinkes bağdaşmayan yalandan uzaktır mü’min.

Aldanmaz ve aldatmaz,kendi
zarar görse de zarar vermez,mazlum olsa bile zülmetmez,
Başkasından zarar görmeyi de, başkası tarafından zulme uğramayı da istemez,
elinden geliyorsa böyle olur, yoksa
sabreder.

Bütün nimetleri yüce Allah’tan bilir asla şımarmaz, şükür ve sabır kanatlarını takarak manen yükselme halindedir,isyan de etmez.

İçinde karar kılan ve başta organlarına sonra yakın çevresine ve daha ötelere yansıma yapan imanı ve mensub olduğu İslam dini ile en mutlu insandır mü’min.

Mü’minlerin, hatta insanların derdiyle dertlenen ve her vesile ve imkan ile onlarla ilgilenen derterini dert edinen digergamdır mü’min.

Mü’min mümkün olduğu kadar
bardağın yarısı doludur der ve diğer boş olan yarısını görse bile boştur demeyi adet edinmez.
Bütün bunlarla beraber şu veya bu sebepten dolayı bir beşer olarak şık düşmeyen bir söz söyler veya bir davranış
sergilerse, hemen geri adım atar, hak’ka teslim olur, gönül alır ve hatadan döner.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve bütün müminleri özü sözü bir,umud ve moral kaynağı olan ülfet eden ve ülfet edilen şahsiyeti Kur’anla ve sünnetle yoğrulan müminlerden eyle Âmin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

26/10/2025 Pazar

İNSAN YOLCUDUR

الناس سفر
Ennesu süfrun
İnsanlar yolcudur.

Kime sorsanız bir yolcu,
Çıkmadan hazırlık yapar,
Varsa insanlara borcu,
Hiç aksatmaz öder, yazar.

İnsanoğlu bir yolcudur,
Bu dünyadan uçucudur,
Ne ilk ne de sonuncudur,
Nice gidecek insan var.

Gitmişken imanla gitmek,
Dünyada ekinler ekmek,
Hasad Günü sevap biçmek,
Ahiret çok güzel diyar.

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Bir gün başın değer taşa,
Mukadderat gelir başa,
Anlatsam söz hayli uzar.

O dar kabre bu dünyadan,
Genişlik iste Mevladan,
Karanlığa nur namazdan,
Götürse kendine yarar.

Sabır ziyâ namaz nurdur,
Salih ameller sürurdur
Kabir bahçe ya çukurdur,
Çare yok melekler sorar.

Sonra kabirden diriliş,
Neşir haşıçir müthiş bir iş,
Mizan hesap sırat giriş,
Ya Cennet var ya yakan Nar.

Dünyada herkes seferi,
Hiç gidenler gelmez geri,
Cennet müminlerin yeri,
Yüecelerden gelen karar.

Cennette Allah rızası,
Tüm nimetlerin a’lâsı
Cemalullah temâşâsı,
Bütün gözler O’nu arar.

Allah’ım! Hayatta kabirde ve ahiretteki yolculuğumuzda bizlerin, bütün müminlerin yar ve yardımcısı ol son durağımızı cennet eyle mübarek cemalin ile müşerref eyle.Amin.

Ahmet Özkan
Emekli Müftü

25/10/2025 C.tesi

VARİDÂT


انما أورد عليك وارد
لتكون به عليه وارد

İnnemê evrade aleyke vêrid,litekûne bihî aleyhi vêrid.
Yüce Allah kulun üzerine vâridi gönderir ki,kul o gelen vârid ile yüce Allah’a vârid olsun.
Vârid: Kul’un kasdı ve dahlî olmaksızın Yüce Allah’ın kullarından sevdiği kişinin kalbine ilkâ ettiği ilâhî bir nur’dur,akla gelen şey,kalbe gelen ma’nâ İlham ve feyizdir.
Yüce Allah Kulunu kendisine yaklaştırmak isterse, o kula bir bast ve inşirah hali lütfeder.
İkinci vârid ise uğramak ulaşmak ve kaynaktan su içmek demektir.
Vâridât ise müfred olan vârid kelimesinin çoğuludur.

Bu yolun yolcuları üç çeşit varid’den bahsederler.
Birincisi: uyandıran vârid, kişiyi içinde bulunduğu derin gafletten uyandırır.
İkincisi: Kişiyi yüce Allah’ın zikrine yönlendiren,mâsivâ olan şeyden,
yani Allah’dan başka herşeyden soğutan vârid.
Üçüncüsü: Kişiyi yüce Allah’a ulaştıran, kavuşturan vârid.
Bu gelen vârid ve nur, önce kalbi,sonra bedenin içinini sonra da dışını ve tümünü istila eden bir nurdur.
Birincisi,kişiye hedefi ve kaynağı gösterir, ikincisi kişiyi,eşyanın te’sirinden,ağyarın esaretinden kurtarmak içindir, üçüncü ise,kişiyi benliğinin zindanından kurtarıp muşahade ile
ilim derecelerinden biri olan ayn-el Yakîn’e kavuşturur.

Adım adım olan şeyler vardır, mesela su, önce ağacın köküne,sonra yaprağa,sonra tomurcuğa,sonra çiçeğe,sonra da meyveye ulaşır.

Mü’min’in kalbi susuz olduğunda zikirsiz, fikirsiz
tövbesiz ve takvasız olduğunda günahın ve ma’siyetin acı tadı ile, taat ve ibadetin güzel ve tatlı tadını farkedemez, ayırd edemez,vâridin nuru ile uyanıp takva’ya ayak basınca kendisine zarar veren şeylerle, faydalı olan şeyleri tanımaya ve farketmeye başlar.
“Ey iman edenler eğer siz Allah’tan ittikâ ederseniz o size temyiz kabiliyeti verir”
Enfal Suresi,29

Allahım rahmetine layık olmasak da,rahmetin bize ulaşmaya layıktır, herşeyi kuşatan rahmetin bizleri vefat eden din kardeşlerimizi, gelecek zürriyyetimizi kuşatsın.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

24/10 /2025 Cuma

ZAMAN/ÖMÜR

من المقت اضاعة الوقت
Min el mekti, idâet ül
vakti.
Zamanı zâyî edip
( boşa geçirmek) kişinin (Yüce Allah tarafından)şiddetli bir şekilde buğzedildiğinin sebeblerindendir.

Vakit nakit değerlendir,
Geçen zaman geri gelmez,
Senin ömrün sermayendir,
Ömrüne baha biçilmez.

Bir insanın ömrü bitse,
Der ki keşke geri gelse,
Hayıflansa da üzülse,
Giden zaman geri dönmez.

Ömrümüzdeki geceler,
Aynı şekilde gündüzler,
Sarf edilen bütün sözler,
Yazılır asla silinmez.

Sağda ve solda melekler,
Gece gündüz bizi bekler,
Ne yaparsak onu ekler,
Rakîb ve Atîd görülmez.

Ekinler burda ekilir,
Ekilen bir gün biçilir,
O gün tüm sırlar dökülür,
Hiç kimseye zülmedilmez.

Terazi kılı kırk yarar,
Allah ona verdi ayar,
Amelleri tartar sayar,
Hiç kimse mağdur edilmez.

Salih ameller işleyen,
Sevapları ağır gelen,
Defteri sağdan verilen,
Bir daha asla üzülmez.

Gözlerin hiç görmediği,
Kulakların duymadığı,
Aklın bile ermediği,
Cennet nimetleri bitmez.

Ey Allah’ım sen bizleri,
Kullarından müminleri,
Cennetinden al içeri,
Rahmetin asla eksilmez.

Allah’ım! Bizleri ve mümin kardeşlerimizi ömrü uzun ameli salih olan kullarından eyle. Amîn.

Ahmet Özkan
Emekli Müftü

23/10/2025 Perşembe

AĞIZ TADINI BOZAN


لا طيب للعيش ما دامت لذاته
منغصة بالدكار الموت والهرم

Lê tîybe lil’ayşi mê dêmet lezzêtühü
munğassaten
biddikêr il mevti vel heremi.

Dünya hayatının lezzetleri (ve tadı), ihtiyarlık,gam,keder hüzün,hastalık, yaşlılık ve ölümle beraber hakiki ve sürekli birer lezzet olmaktan çıkıyor, onun için dünyada (hakiki ve dâimi uzun vade yüz güldüren ) bir lezzet yoktur.
Başka bir ifade ile ölüm dünyayı rezil etmiştir ve hiç bir akıllıya zevk adına bir şey bırakmamıştır.

Bu dünyada görünen ve yaşanan bütün lezzetler geçicidir,
fânidir.
İhtiyarlığı ve ölümü unutan, ihmal eden bir kişi, kabristan ile kendi evi, ölüm ile kendi zevki ve yaşayışı arasında gafletten bir perde çekse bile, belki geçici bir lezzet yaşar ama, yaşlılık ve ölüm aklına gelsin gelmesin bir gün bu lezzetler kesinlikle yok olacaktır.

Yüce Allah’ın kulları için mübah kıldığı güzel ve helal olan şeylerden lezzet almak ve hoşlanmak elbette dinen yasak değildir.
Haram olan ve yasaklanan lezzetler ise, nefse hoş gelebilir ancak bunun sonu hüsrân olur, zira yüce Allah’a gülerek isyan eden ağlayarak azab görebilir.
Onun için şöyle demişler: yüce Allah’a gülerek itaat etmek ağlayarak isyan etmekten daha iyidir.

Hayatını Kur’an’a ve sünnete göre yaşayan bir mümin, en akıllı en isabetli ve nimetleri yerli yerince kullanan bir kişidir.
Zira en büyük zevk, tat ve halavet Yüce Allah’ın taat ve ibadetinde bulunur.

İmanın tadına,İbadet ve taatın zevkine ve lezzetine varan bir mümin’in duyduğu ve hissettiği lezzeti ve huzuru dünyanın hiçbir lezzeti ve zevki bozamaz.

Rasulullah efendimiz bu hususta bir hadiste şöyle buyurmaktadır:
“Yüce Allah’ı Rab, İslam’ı din ve Rasullah efendimizi peygamber olarak(kabul edip) razı olan kişi imanın tadını almıştır.”
Müslim, 34.

İnsan hayatı böyle bir rıza ile güzelleşir, süslenir, anlam kazanır ve böyle bir hayat dünyayı ahiretin tarlası kılar.

Yüce Allah bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi yüce Zatını Rab, İslam dinini din, Rasulullah efendimizi Peygamber kabul edip bundan da razı olan ve böyle yaşayan ve bu yaşayışı ruh boğaza gelinceye kadar süren, yüce Allah’ın rızasına mazhar olan kullarından eylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

22 /10/2025 Çarşamba