İKİ SAYGIN BAKIŞ


2026/31
ليس قصدي من الجنان نعيمها
غير اني اريدها لاراك
Leyse kasdî min el cinêni neîymuhe, ğeyre ennî urîyduhe
lierâke.
(Allah’ım!) Benim cennetleri isteme maksadım cennetlerin nimetleri değildir, seni cennette göreyim diye cenneti istiyorum.

خريد ضايعات بهانه است
كوچه به كوچه شهررا مى گردم تا تورا پيدا كنم
Harîydi dâi’ât bahane est, kûçe kûçe şehr ra mî gerdem tâ turâ peyda kunem.
Eskicilik yapıp eski eşyaları almam bir bahanedir, şehri köşe köşe dolaşıyorum ki seni bulayım, seni göreyim.
Biri sırf Yüce Allah’ı görmek için Cenneti isterken, diğeri sevdiği birisini bulup görmek için şehri sokak sokak, köşe köşe dolaşıyor.
Birincisinin hedefi en şerefli en yüce bir hedeftir ve bu hedefi gaye edinenler İnşallah hedefine ulaşır.
İkincisinin çaba ve gayreti yabana atılmaz mecazi bir aşkla tutuşmuş ve şehri serap’a dolaşıp sevdiğini görmek istiyor Bu bir mecazi aşktır hakiki aşka vesile olabilir onun için yanlış bir mecraya girmemek şartıyla saygındır.

Yunus Emre”gel gör beni aşk neyledi” derken elbette birinci aşkı kastediyordu ama gölgesi ikinciye de sarkıyor olabilir.
Bu ikinci aşk da saygındır zira başta tasavvuf ehli olmak üzere bazı alimler ve kesimler sevmeyi bilmeyeni adeta insan saymamışlar ve şöyle demişlerdir:
اذا انت لم تعشق ولم تدري ما الهوى
فكن حجرا من يابس الصخر جلمدا
İze ente lem te’şek ve lem tedrî mel heve,fekün hacaran
min yêbisissahri celmuden.
Eger sen âşık olmamışsan ve aşkın ne olduğunu bilmiyorsan o zaman sen çok sert ve haşin olan bir kayadan kupkuru bir taş ol.
Allah’ım bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize razı olduğun aşkı sevgiyi nasip eyle sevgini seni sevenlerin sevgisini sana yaklaştıran amellerin sevgisini senden istiyoruz bizlere lütfeyle Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

31/01/2026 C.tesi

VAZİFELER


2026/30
وظائف الانسان في دنياه
اي يعبد الله وان يخشاه
وان يكن راضيا بما قضى
ولم يكن لحكمه معترضا
Vezâif ül insêni fi dünyêhu,en ye’bud Allahe ve en yehşêhu,ve en yekün râdıyen bimê kadâ ve lem yekün lihükmihi
mu’tarizan.

İnsanoğlunun dünyada en baş vazifesi, yüce Allah’a ibadet etmesi ve ondan haşyet duyup korkmasıdır.
Ana görevlerinden biri de, yüce Allah’ın hükmüne razı olup hiçbir zaman onun emrine ve hükmüne, kaza ve kaderine itiraz etmemesidir.
Bu temel görevi yanında insanın elbette bu dünyada çok önemli görevleri daha vardır,bunlar sırasıyla şöyledir :
HİLAFET : A’raf,129 Bakara,30 En’am165 İBADET :Zariyât,56 İMARET : Hûd,61

Herşeyi insanoğlu için yaratan musahhar kılan ve bir ölçüye göre takdir eden, güzel yaratan Yüce Allah’tır.
Alemin zübdesi olan insan elbette abes yaratılmamıştır, boş yaratılmış olması da düşünülemez.
Nedir peki görevi?Özetle görevi üçtür
HİLAFET:
“Sizi yeryüzünün halifeleri kılan,size verdiği şeylerde sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur. Şübhesiz Rabbin cezası çok çabuk olandır; yine O gerçekten bağışlayan merhamet edendir.” En’am,165
Mukaddes yük’e hamal olan bu insandır. Bu insan (özellikle mü’min) yeryüzünü onarmak ma’mur kılmak gibi bir görevi vardır. Ama bu insan, önce kendini, içini ve dışını inşa ve ta’mir edecek ve sırasıyla etrafına hizmet verecek.işte bu insanoğlunun birinci görevidir.
İMARET
“O sizi yerden varetti ve size orayı ma’mur hale getirme görevi verdi” Hûd,61
İBADET
“Ben Cinleri ve insanları başka bir şey için değil,sırf bana kulluk etsinler diye yarattım.
Zariyât,56

İbadet Allah’ın razı olduğu ve sevdiği her şeydir,sadece oruç,namaz değildir.
Her ibadetin kendi özellikleri vardır, butün ibadetlerde olmazsa olmaz bazı özellikler vardır,İhlas,Nush yani ibadeti en iyi yapmak, sünnete
uymak, Allah’ı görüyormuş gibi veya O’nun kesin gördüğüne inanarak yapma, Allah’ın minnetini üzerimizde görme ve bizim kendimizi kusurlu görmemiz.
Yüce Allah’a boyun eğmek ondan korkmak ve onu sevmek gibi hususlar da çok önem kazanır.

Yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi yüce Allah’a karşı görevlerini yerine getiren,bu özelliklere ve güzelliklere sahip olan, razı olacağı ibadetleri ruh boğaza gelinceye kadar yapıp sürdüren kullarından eylesin. Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

30/01/2026 Cuma

YAMUK BAKIŞ


2026/29
النظر الاعوج
Ennezar ül a’vecu
Yamuk bakış

Batılı hak gibi gören
Şaşı gözlere veyl olsun
Yanlış doğru birdir diyen
Eğri dillere veyl olsun.

Kur’an ve sünnet onayı
Alınmadan bir olayı
Meşru gören bir hülyayı
Hak diyenlere veyl olsun.

Geçmişle bağı kopanlar
Yaygarayı koparanlar
Hak varken güce tapanlar
Böylelere veyller olsun.

Millete kan kusturanlar
Hakkın sesini kısanlar
Binleri masum asanlar
Cani ellere veyl olsun.

Bunları bildiği halde
Hala dese ki hak nerde
Ararlar dışta içerde
Bilmeyenlere veyl olsun.

Zalimlerden medet uman
Yırtınırcasına koşan
Azgınlıkta haddi aşan
Direnenlere veyl olsun.

En güçlü bağ İslam varken
Kur’an Hakkı emrederken
Şanlı peygamber dururken
Görmeyenlere veyl olsun.

Tek üstünlük takva iken
Tefrika tohumu Eken
Bir gün kesin biçer diken
Bu şerirlere veyl olsun.

Bir şey gizli kalır deme
Düşman sözünü dinleme
Azgın Ateş cehenneme
Gireceklere veyl olsun.

Yüce Allah bizleri ve mü’min kardeşlerimizi Hak’kı Hak gören tabi olan yanında olan savunan ve bu uğurda hayat sürenlerden eylesin batılı batıl gören uzağında duran yok etmek için çalışan ve böyle hayat sürenlerden eylesin.
Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

29/01/2026 Perşembe

TEMENNİLER


2026/28
ما كل ما يتمنى المرء يدركه
تجرى الرياح بما لا تشتهي السفن.
Mê küllü mê yetemennel
mar’u yüdrikuhu, tecrirriyêhu bimê lê teştehissüfünü.

İnsanoğlunun her arzu ve temennî ettiği şeyi elde
etmesi mümkün değildir,
rüzgarlar,gemilerin (ve yolcuların)arzu etmediği ölçekte ve istikamette eserler.

Sebeblere mâlik olan, her istediğini
yapan ancak Yüce Allah’tır,kul ise her istediği ve arzu ettiği şeyi yapamaz, durum böyle olunca bir kul, isteği olmadı diye daralmamlı ve darılmamalıdır.
sebeblere sarılmalı ama sebebleri zorlamamalıdır.

Kul kendisine düşen görevi yerine getirirse geri kalanı
yüce Allah’a havale eder O,neylerse güzel eyler.

Kılıncını efendisinin kapısına asıp (ona güvenen) rahat eder.

Zaten işler temennî ile hallolmaz, işlerin hallolması,azim, sebat, sabır ve kuralına göre işi yaptıktan sonra, sebeblere de sarıldıktan sonra Yüce Allah’a tevekkül,itkan ve iyi niyetle olur.

Bu hususta şöyle bir kural vardır:
بقدر ما تتعنى تنال ما تتمنى
Bi kaderi mê teteannê,tenêlü me tetemennê
Zahmet çekip taşın altına elini koyduğun kadar( ve diğer yapılması gerekenlerin yaptığın kadar) arzu ettiğine kavuşursun.

Yüce Allah bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimize dünyada gayret, çaba hayırlı ameller,âhirette de huzur,itmi’nan güven ve sadet lütfeylesin
Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

28/01/2026 Çarşamba

İŞİNİ SAĞLAM YAPAN HÂL EHLİ


2026/27
گر علم حال فوق قال نبدى
كى بدى اعيان بخارى بنده نساج راح
Ger ilmi hâl fevke kâl nebudi key budi A’yâni Buhârâ Bende-i Nessâci ra.
Hâl ilmi kâl ilminden daha üstün olmasa,
Buhara şehrinin
ileri gelenleri nerden dokumacılık yapan Nessac-ı Ali’nin hizmetçileri olurlardı

Rivayete göre Nakşi silsilesinden dokumacılıkla uğraşan Azizhan lakaplı Ali Ramiteni buharaya girip orada ikamet etmek ister bir iki öğrencisini Buhara’nın emirine gönderir izin ister.
Emir olur buyurun oturun der ama öğrenciler Aziza’nın emri üzerine yazılı belge isterler Emir peki peki diyerek bir kağıt bir kalem ister filan kişi Buhara’da öğrencileriyle oturabilirler diye izin verir ve mühürler.

Kilim ve halı dokuyarak kazandığı parayı fakirlere dağıtarak dergaha çağırır onlarla yüce Allah’ı zikreder sohbet eder vakit geçirir kısa zamanda sevenleri gelenleri müritleri çoğalmıştır.

Hased edenler ve çekemeyenler emir’e şikayet ederler senin tahtın sallantıda çünkü filanin çok adamları oldu bir gün sana inkilab yapabilirler, bunun üzerine Emir derhal Azizan lakaplı Ali Ramiteni ve öğrencileri Buhareyi terk etsin diye emir çıkarır.
Öğrenciler Azizanın isteği uzerine Emirin zamanla imzalayıp mühürlediği belgeyi gösterince Emir mahcup olur ve der ki böyle bir adamın ziyaretine gidilir. Adamlarını, yanındakilerini alıp Azizan’a götürür ve ona intisap ederler.
Hz. Mevlana bu olayı bu beyitle anlatır ve der ki: Allah rızası için hal ilmiyle uğraşan insanları ıslaha ve salaha davet eden niyeti sırf Allah olan ve işini sağlam yapan böyle bir zatın hal ilmi ve Allah’ın indinde kabul edilen bir ameli olmasaydı Buhara’nın ileri gelenleri yani Emir’i ve emir’in yanındakiler hiç gelir Ali Rametinin hizmetinde olurlar mıydı ona mensup olurlar mıydı?

Allah’ım! Bizleri ve bütün mü’minleri yaptıkları işi senin rızan için muhkem ve düzgün yapan kullarından eyle. Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

27/01/2026 Salı

İNSAN NİSYAN İLEMA’LULDUR


2026/26

وما سمى الانسان الا لنسيه

Ve mâ sümmiyel insênu illa linesyihi.

İnsana insan denmesi, nisyan ile yani unutkanlık ile ma’lul olduğu içindir.

Yüce Allah bir Ayet-i Kerimede bu hususta şöyle buyuruyor:

ولقد عهدنا إلى ادم من قبل فنسى ولم نجد له عزما

Biz daha önce Adem’den söz almıştık, fakat o unuttu. Biz onda yeterli bir kararlılık görmedik.
Tâ-hâ Suresi, 115. ayet.

Hz. Adem, zürriyetinden Hz. Davud’un ömrünü kısa görüp kendi ömründen ona verdiği kırk yılı unutup vermedim demişti. Bununla ilgili olarak Rasülullah Efendimiz uzun bir Hadis-i Şerif’in son bölümünde şöyle buyuruyor:
“Adem unuttu, zürriyeti de unuttu.”
Tirmizi, Hadis No: 3076.

Birisi bütün bunları dile getiriyor ve unutkan olduğunu itiraf ederek Yüce Allah’tan af istiyor ve şöyle diyor:

فإن نسيت عهودا منك سالفة
فاغفر فاول ناس اول الناس

Fein nesiytu uhûden minke sêlifeten feğfir feevvelu nêsin evvelünnêsi.

(Allah’ım!)
Sana geçmişte,
(şimdi ve eğer yaşarsam gelecekte söz verdiğim ve söz vereceğim) ahitleri
(hususları ve sözleri)
unuttuysam
(sözümde durmadıysam)
beni bağışla. İlk unutan tek ben değilim ki, Allah’ım! İnsanlardan ilk unutan, insanların ilki ve ilk Peygamber olan Hz. Adem’dir.
Babamız, atamız, ilk insan ve ilk Peygamber olan Hz. Adem’in unuttuğunu bizzat Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de
bize haber veriyor, zürriyetinin ve zürriyetinden olan bizlerin de unutması mümkündür.

Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi
(ve mü’min kardeşlerimizi)
cezalandırma! Âmin.
Bakara Suresi, 286. ayet.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

26 Ocak 2026, Pazartesi

ÇITAYI YÜKSEK TUTMAK


2026/25
على قدر اهل العزم تاتي العزائم
وتاتي على قدر الكرام المكارم
ويعظم في عين الحقير صغارها
ويصغر في عين العظيم العظائم
Alê kedri ehlilazmi te’til’azâimu, ve te’tî alâ kedr il kiram il mekêrimu ve ya’zumu fi ayn is sğîyri sığaruhe, ve yasğuru fi ayn il azîym il azâimu.

Azimetler(ve kesin)
olan kararlar,azim ve sebat sahibi, çıtayı yüksek
tutanlara göre gelir.
İkramlar ve güzellikler de kerem ehline göre ulaşır.
Düşük kaliteli ve küçük insanların gözünde küçük iyilikleri yapmak çok zor gelir, fakat himmeti âli ve çıtayı yüksek tutan büyük insanların gözünde de büyük iyilikleri yapmak kolay gelir.

İnsanların olaylara bakışı değişiktir, kiminin bakışı muhteşem kiminin bakışı çok iğreti ve basittir bu bakışa göre olayların üstesinden gelme istidat ve kabiliyeti de ayrı ayrıdır.

Hz.Ömer’in yanına iki kişi girmek istiyor biri Ebu Süfyan biri bir başka sahabi, kapıdaki görevli dedi ki Ebu Süfyan kapı da gelsin mi?Hz.Ömer:Başka kim var diye sordu,filan var dediklerinde Hz Ömer’e dedi ki o falan kişi gelsin çünkü o Ebu süfyandan daha önce İslam’a girdi.

Birisi hanımı ile yemek yerken annem de gelsin onunla beraber yemek yiyelim der, bir başkası hanımıyla yemek yerken annem gelsin bizimle beraber yesin der bu ikisinin arasındaki fark algı ve bakış açısına göre değişmektedir.
En doğru nazik ve zarif olanı birincisidir.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Susarken konuşurken bakarken dinlerken hareket ederken dururken bizlerin ve bütün mümin kardeşlerimizin bütün halimizi rızana muvafık eyle.
Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

25/01/2026 pazar

HASRET GÖZYAŞLARI


2026/24
تذكرت أياما لنا ولياليا
مضت فجرت من ذكرهن دموع
الا هل لنا من الدهر اوبة
وهل لى إلى أرض الحبيب رجوع

Tezekkertü eyyêmen lenê ve leyêliyen
madat fecerât min zikrihinne dumû’ün.
Elê hel lenê mineddehri evbetün ve hel lî ile ardıl
habîbi rucû’u

Geçmişte yaşadığımız günleri ve geceleri andım da hatırlayınca gözlerden yaş aktı
Acaba zaman dönüp dolaşır da o (güzel ve verimli) gün ve gecelere
bir daha kavuşur muyuz,
sevgilinin diyarına bir daha dönüp uğrayabilir miyiz?

Vefalı ve akıllı insan daha önce yaşadığı güzel ve verimli zamanları özler, beraber olduğu insanları ve diyarlarını da hasretle anar.
متى يا كرام الحى عينى تراكم
واسمع من تلك الديار نداكم
امر على الديار من غير حاجة
لعلي اراكم او ارى من يراكم
Metê yê kirâm el hayyi aynî terakumu ve esma’û min tilk ed diyêri nidêkümü emurru aleddiyêri min ğeyri hacetin leallî erâküm ev erâ men yerâkümü.
Ey o diyarın sakinleri! (Bir daha) gözüm sizi ne zaman görebilir ve o diyardan sesinizi (bir daha) nasıl duyabilirim?Sizi görmek veya sizi göreni görmek için hiç de bir ihtiyacım olmadığı halde ( Dilenci gibi) sizin diyarda( sokak sokak,kapı kapı) dolaşıyorum.

Şairler söyledikleri şiirin manası kendilerinde mahfuzdur neyi kastettiklerini kendileri daha iyi bilir ama bu ve benzeri söyleşilerin bize bakan yönü şudur, biz de müminler olarak Yüce Allah’ın mübarek evi olan kabe’yi, Mukaddes yerleri, Rasulullah efendimizin Ravzasını Mescidini ve seçkin kişilerin medfun olduğu yerleri, bize getirisi çok olan mübarek Ramazan ayının gündüz ve gecelerini, mübarek gün ve geceleri bazı dostların cemalini ve sözlerini özlemekte haklıyız.
İşte epey zamandan beri beraber olduğumuz ve adeta bize misafir olan Receb Şaban ve İnşallah gelecek olan çok samimi bir dost gibi bizi içindeki rahmet ve bereketi ile kuşatacak olan mübarek Ramazan’ın oruçlu günlerini teravihli gecelerini özlemekte haklıyız.

Yüce Allah bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi bu mübarek yerlere ve mübarek gün ve gecelere ve samimi dostlara olan özlemimizi, iştiyak ve hasretimizi karşılıksız bırakmasın. peygamberler sıddıklar şehitler salihler ve diğer sevdiklerimizle beraber cennetinde cem’ eylesin.Amin

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

24/01/2026 C.tesi

MUFERRİC ÜL KÜRÛB (SIKINTILARI GİDEREN)ALLAH



2026/23
يا صاحب الهم ان الهم منفرج
ابشر بخير فان الفارج الله
Yê sâhib el hemmi innel hemme münfericün,ebşir
bihayrin fe innel fêricellâhu.

Ey gam hemm ve keder sahibi olan insanoğlu! (Bu)gam
ve bu üzüntü muhakkak ki son bulacaktır,sana en hayırlı müjde olsun ki kederi,üzüntüyü, hüznü giderecek
olan şübhesiz Yüce Allah’tır.

Hz Yusuf’un zindandan kurtulup çıkmasının serüveni,Yüce Allah’ın, Padişah’a gösterdiği bir rüya ile başladı.
Bir bomba atılıp cezaevinin duvarları yıkılmadı,Hz.Yusufu bir kurtarma operasyonu da olmadı.
Yûsuf,44

Hz.Musa ve ordusunun önünde deniz arkasında Firavun ve ordusu varken kurtuluşunun nasıl olduğunu bilmeyen mi var?
Değneğini Yüce Allah’ın emriyle denize vurup denizin yarıldığını ve daha sonra olup bitenleri zaten Kur’an-ı Kerim anlatıyor.
Şu’arâ,62,63

Hz.Yunus üç karanlık içinde (Gecenin,Denizin ve Balık karnı karanlığı)
iken ne balık yakalandı, ne balık karnı yarıldı, Yüce Allah’ın emriyle oradaki ikameti bitince balık onu “Issız bir kaya’ya bıraktı”
Sâffât,145

Hz.Eyyub bunca hastalık ve sıkıntıların akabinde yüce Allah ona:
“Ayağını yere vur(dedik), işte yıkanılacak ve içilecek serin bir su” ferman buyurdu.
Yüce Allahın izniyle sağlığına kavuştu ehlini ve bir o kadarını rahmetiyle lutfetti.
Sâd,42,43

Bu misalleri çoğaltmak mümkündür.
Sonuç olarak mü’minler
Yüce Allah’a iltica eder de sebeblere sarıldıktan sonra O’na tevekkül ederlerse onlara mutlaka bir çıkış ihsan eder.

Allah’ım! Sıkıntılarımızı gider günahlarımızı bağışla ayıplarımızı kusurlarımızı dünya ve ahirette setreyle, ört.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

23/ 01/2026 Cuma

ELİF BOYLU SEVGİLİ


2026/22

نيست بر لوح دلم جز الف قامت دوست
چه كنم حرف دكر ياد نداد استادم
Nîyst her levh-i dlem cûz Elif’i kameti dost, çi künem harfi diger yâd nedâd üstâdem.

Gönül levhamda (Kalbimde) alfabenin bütün harflerinden sadece sevgilinin boyuna benzeyen Elif(ا)harfi
vardır,Kalbimde başka hiç bir harf yoktur,(Niye diye
sorsanız cevabım şudur): Bana medresede ders veren üstadım, hocam bana eliften başka hiç bir harf ezberletmedi de ondan.

Durum böyle olunca, kalbimin levhasında da sadece Elif olunca, gece gündüz ve her zaman onunla meşgulüm vaktimi O’na ayırıyorum öğle ki;
ولم يبق لى وقت لذكر مخالف
ولم يبق لى قلب لذكر موافق
Ve’lem yebka li vektun lizikri
muhalifin,ve lem yebka li kalbun lizikri muvafikin. Muhalif olanla ve boş şeylerle de uğraşacak vaktim yok, muvafık olanla ve uygun şeyleri ve başka harfleri bile anacak hatırlayacak
kalbim yok, zira Elif (ا) harfi ve sevgisi,
zikri ve fikri murakebesi kalbimi istilâ etti,esîr etti,
Kuşattı.

“Allah iman edenlerin velisidir (dostudur)”
Bakara,257
Bu ve benzeri Ayet’i Kerimelerde mü’minlerin dostu yüce Allah’dır,Elif الله mübarek ve akdes isminin ilk harfidir, Bütün Esmâ-ı Husnâ tahallûk içindir,ama الله ismi şerifi tealluk içindir,yani bütün güzel ve mübarek isimlerden kul hisse alır, mesela yüce Allah Rahîm’dir,mu’min de
kendine göre merhamet sahibidir ama Allah ismi şerifi tealluk içindir yani Rahim olan Allah, Aziz olan Allah,dediğimiz gibi bütün isimler Allah ismine bağlı oldukları gibi,herkes O’na,Allah ismine bağlanır, iltica eder, sığınır.

Kalbi,dostumuzun hoşlanmadığı şeylerden ve kimselerden yani mâsivâdan boşaltmak gerekir, keseyi ve kasayı da hesap günü rahat hesab vermek için boşaltmak (en azından haramdan ve bize âit olmayan maldan)temiz tutmak gerekir, baksana sıfır (0) içi boş olduğu için bütün rakamlardan üstün ve yuksektir biri on,ikiyi yirmi yapar, dünya yükünü hafif tutan kişi
ahirette rahat eder.

Bugün anladığımız dilden konuşacak olursak,şöyle
diyebiliriz: Yüce Allah bir kimseye iki kalp vermemiştir,o zaman bu tek kalbi Allaha,zikrine, sevgisine, tefekküre, Allah’ı sevenlerin sevgisine Elife (ا) tahsis etmeli,olur olmaz şeyleri dünyalıkları,tahta ,demir, çaput bitpazarı eşyalarını kalbe doldurup onu yormamalıdır,,ömür boyunca Ali Veli Ayhan Burhan dedik,geri kalan ömrümüzde artık en çok Allah diyelim.

Keseyi boşaltmak dünyayı gönülden çıkarmak demektir, dünya kalbte değil masada kasada, cebimizde kalabilir elbette,sıfır(0) da hiçlik demektir.
العدم عصمة
El ademu ısmatün
Yokluk kurtuluştur iyi düşünelim! Kulun nesi var,her şey Allahın ve emanet değil mi? Evet ,o zaman zavallı insanın nesi kaldı, nesi var?Hiç bir şey.
Uzatmadan yazımızı şu nasihatla bitirelim:
لا تكن شيئا أن شئت الوصال
وامح فيه النفس أن رمت الكمال
La tekün şey’en in şi’tel visal,vemhu fîhinnefse in rumtel kemâl
Eğer Yüce Allah’a layık olduğu anlamda vasıl olmak istersen kendini hiç gör,bu yolda, yani vuslat konusunda kemâle ermek istiyorsan nefsini terbiye et ve vasıl olmak için aradan kaldır.

Yüce Allah bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi her hayra muvaffak eylesin,her şerden uzak eylesin.
Allahu bes,bâki heves diyen ve altını dolduranlardan kılsın,Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

22/01/2026 Perşembe