2026/26
وما سمى الانسان الا لنسيه
Ve mâ sümmiyel insênu illa linesyihi.
İnsana insan denmesi, nisyan ile yani unutkanlık ile ma’lul olduğu içindir.
Yüce Allah bir Ayet-i Kerimede bu hususta şöyle buyuruyor:
ولقد عهدنا إلى ادم من قبل فنسى ولم نجد له عزما
Biz daha önce Adem’den söz almıştık, fakat o unuttu. Biz onda yeterli bir kararlılık görmedik.
Tâ-hâ Suresi, 115. ayet.
Hz. Adem, zürriyetinden Hz. Davud’un ömrünü kısa görüp kendi ömründen ona verdiği kırk yılı unutup vermedim demişti. Bununla ilgili olarak Rasülullah Efendimiz uzun bir Hadis-i Şerif’in son bölümünde şöyle buyuruyor:
“Adem unuttu, zürriyeti de unuttu.”
Tirmizi, Hadis No: 3076.
Birisi bütün bunları dile getiriyor ve unutkan olduğunu itiraf ederek Yüce Allah’tan af istiyor ve şöyle diyor:
فإن نسيت عهودا منك سالفة
فاغفر فاول ناس اول الناس
Fein nesiytu uhûden minke sêlifeten feğfir feevvelu nêsin evvelünnêsi.
(Allah’ım!)
Sana geçmişte,
(şimdi ve eğer yaşarsam gelecekte söz verdiğim ve söz vereceğim) ahitleri
(hususları ve sözleri)
unuttuysam
(sözümde durmadıysam)
beni bağışla. İlk unutan tek ben değilim ki, Allah’ım! İnsanlardan ilk unutan, insanların ilki ve ilk Peygamber olan Hz. Adem’dir.
Babamız, atamız, ilk insan ve ilk Peygamber olan Hz. Adem’in unuttuğunu bizzat Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de
bize haber veriyor, zürriyetinin ve zürriyetinden olan bizlerin de unutması mümkündür.
Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi
(ve mü’min kardeşlerimizi)
cezalandırma! Âmin.
Bakara Suresi, 286. ayet.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
26 Ocak 2026, Pazartesi