FİLAN FALAN OLMASAYDI


2026/143
ماتوا فما ماتت الدنيا لموتهم
وما تعطلت الاعياد والجمع
Mêtû femê mêtetiddünye li mevtihimû ve mê teattalat il e’yêdu vel cume’u.
(Biz olmasak,filan olmasa, işler aksar,o giderse, ortalık târ u mâr olur, anneler böyle birisini bir daha doğurmaz, böylesini bir daha göremeyiz, filan savaş, falan cihad o olmasaydı,onlar olmasaydı kazanılmazdı,
o veya onlar olmazsa memleket elden gider, şunu yapmazsak olup biteriz,o kişi,o beyefendi,o başkan,o hoca,o efendi,o tarikat salikleri olmasaydı gibi lafların, yüce Allah’ın gücü, kuvveti, kudreti ve nusratı yanında değeri yoktur),niye değeri yoktur? Çünkü herşey yüce Allah ile kâimdir, hayatı, nefsi,nefesi, rızkı,zaferi,veren odur,mazi,hâl ve istikbal onun elindedir, dünya ve ahiret onun elindedir,hüküm, tasarruf onundur,
Yol onun varlık onun.
Gerisi hep angarya.
Yukarıdaki şiirde de şâir şöyle diyor : Vazgeçilmez zannedilen o debdebe kişiler ölüp gittiler, onlar öldüler diye ne hayat durdu,ne insanlar öldü,ne cumalar aksadı,ne de bayramlar.
Bütün bunlar, kendini nefsini tanımadığı için, Allahı tanımayanların söylediği, veya kendileri için başkalarının
söylediği sözlerdir.
Bu sözlerden birisini ele alalım: “Filan sayesinde savaşı kazandık” bu cümleyi “Zafer ancak aziz ve hakîm olan Allah’tandır”
Âl’i İmrân, 126 ayeti ile ele aldığımızda,bu sözün ne kıymeti kalır? Hiç.
Meleklerin bir cihada müdahalesi, gerekli silahların varlığı,askerin çokluğu sadece bir vesiledir, bunlar olunca zaferi bunlara bağlamayın, olmayınca da umud kesmeyin demektir,niye? Çünkü her zafer yüce Allah’tandır, O’na dönün,zaferi O’ndan bilin.
Hz.Õmer r.a Halife olur olmaz ordu komutanı olan Halid b.Velid’i azledib yerine Ebu Ubeyde amir b Cerrah’ı atadı,Halîd b Velîd Hz. Ömer’e : Niye beni görevden aldın diye sordu,Hz Ömer cevap vermedi,iki üç kez tekrar edince, dedi ki: İsanlar Allah’ı bırakıp sana güvendiler, Halid varsa bir savaşta o savaş kaybedilmez diyerek zafer’in Allah’tan olduğunu âdetâ unuttular, ihmal ettiler, ben bunu yıkmak için seni Ordu komutanlığından aldım yoksa senin bir kusurun yok diye cevap verdi.
Bu kısa yazımızı Halid b velid r.a ile ilgili çok çarpıcı bir tesbit ile bitirelim : Halid b Velid Allah ondan razı olsun onlarca cihada girdi ve hepsini kazandı,cebhede şehit olmayı çok istediği halde olamadı,niçin ve bunun hikmeti nedir ? Bunun hikmeti şudur : Rasulullah efendimiz ona Allah’ın kılıcı demişti, Allah’ın kılıcı olan bir sahabi bir müşrik veya bir münafık veya bir Yahudi veya beş para etmeyen bir kâfir tarafından öldürülseydi,şehit edilseydi, kâfirler, Muhammed’in, Allah’ın kılıcı dediği kişiyi öldürdük, kılıcı büktük diye göbek atarlardı, Yüce Allah onları sevindirmedi.
Ey âlemlerin rabbi olan yüce Allah! kafirleri, müşrikleri, münafık ve Yahudileri,haçlıları, insanlığa müslümanlara ve ülkemize zarar vermek isteyenleri sevindiren değil,zatını sevindiren peygamberini sevindiren atalarını sevindiren kullarından eyle,küfür ve kafirlerin, fısk ve fasıkların, zulüm ve zalimlerin üzerine bizleri gâlib eyle,her türlü zaferi senden bilen ,sana inanan sana güvenen sana iltica eden, koruduğun kolladığın yardım ettiğin kullarından eyle amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

31/07/2026 Cuma

ER GEÇ BİLECEK


2026/142
وحين تجازى كل نفس بكسبها
لعمرك تدرى ما عليها وما لها
Vehîyne tucêzê küllü nefsin bikesbihe leamruke tedrî mê aleyhe ve mê lehe.
Herkes, her insan, her kişi dünyada ektiğini ahirette biçince, yaptığınının karşılığını, mahsulünu ve kazancını görünce, sonuç ona gösterilince,
ömrüne yemin ederim ki kendi
lehine olan amelleri, güzel ve yüzgüldürücü sonuçlarını,kendi aleyhine olan amelleri ve acı olan,kendisini utandıran sonuçlarını görecek,bilecek ve kendisine ona göre muamele yapılacaktır.
“Lehinde olanı
da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da Kendi kazandığıdır” Bakara, 286
“O gün herkes gelip kendisini savunacak,herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenecek,onlara haksızlık edilmeyecektir”
Nahl,111

O güne,ahiret gününe, kıyamet gününe giden yol,bu bizim yaşadığımız
dünyadan geçiyor ve biz bu yolun yolcularıyız,bu yolda ve yolun sonunda bize
lazım olan azık ve özellikle orada lazım olacak akçe bu dünyadan temin
edilir,bu azık ve akçe orada geçerli değilse, telafisi mümkün olmaz onun için şu muhalled vasiyete kulak verelim;
‘İslam’ı müsvedde yaşamayın temize çekmeye vaktiniz olmaz”.

Bu konuya katkı sunar inancıyla şu kıssayı arzederek yazıyı bitirelim.
Birisi birisinden bir ceket satın alır, eve gelir bakar ki ceket kusurlu,geri götürür kusurlu olduğunu ve geri vermek istediğini söyler,ceketi satan ağlamaya başlar, satın alan der ki: Ağlama kardeşim ben kusuruyla kabul ediyorum ve geri vermiyorum. Ceketi satan dedi ki:Sen ceketi geri vereceksin diye ağlamıyorum, verdiğin para da bende duruyor hazır, ama aklıma şu geldi; Kıyamet günü, ahiret günü amellerimiz böyle kusurlu çıkarsa telafisi mümkün değil o zaman ne yapacağız?

Allahım! Azığımızı bol ve takvâ eyle, geçerli akçemizi kalb-i selim eyle,o gün amellerimizi salih ve makbûl eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

29/07/2026 Çarşamba

BİLMİYORUM NE ZAMAN


2026/141
لعمرك ما ادري واني لاوجل
على اينا تعدو المنية اول
Leamruke mê edrî ve innî leevcelu ale eyyine ta’dul meniyyetu evvelu
Senin ömrüne yemin olsun ki bilmiyorum, endişe de ediyorum acaba ölüm hangimize daha önce gelecek ve alıp götürecek.

Bu şuur ve düşünce içinde olan bir mümin iyi yoldadır.
Ölümü düşünüyor ölümden sonrası için endişe ediyorsa ve ölümün her an kendisine gelebileceğine inanıyor buna göre hazırlık yapıyorsa bu mümin iyi bir mümindir.
Bir kulun Yüce Allah ile irtibatını sağlaması bakımından kulun ölümü ve ahireti düşünmesi çok önemlidir bu düşünce aynı zamanda aklın ve fikrin dünyaya dalmasına da engel olur.
Resullah efendimiz bir hadisi şerifte şöyle buyurur:(Haram olan) lezzetleri ve şehvetleri, günahları ve günahlara dalmayı kesen zayıflatan yok eden ölümü çok düşünün.
Tirmizi, 2307
Hz.Ômerin oğlu Abdullah der ki:
Rasulullah efendimiz mübarek elini omuzuma attı ve buyurdu ki dünyada bir garip gibi veya bir yolcu gibi ol,Abdullah b Ömer diyor ki:Akşam olunca sabahı sabah olunca akşamı bekleme sıhhatından hastalığına hayatından ölümüne hazırlıklı ol.
Buhari, 6417

Bu mübarek hadis-i şeriflerde dünyanın fani ve geçici olduğunu düşünmenin istikamete vesile olduğu, salih amellere sebeb olduğu ayrıca kişinin yolcuya ve garip kimseye kendini benzetmesinin de dünyaya dalmanın önünde bir engel olduğu bildirilir.

Allah’ım bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi boş şeylerle uğraşmaktan muhafaza eyle eşyanın hakikatini bize göster ve işin iç yüzünü görmeyi lütfeyle. Amin.

Ahmet Özkan
Emekli Müftü

28/07/2026 Salı

NE MUTLU


2026/140

طوبى لمن سهرت في الليل عيناه
وبات ذا قلق من حب مولاه
وراح يوما على تفريطه وبكى
خوفا لما قد جناه من خطاياه

Tûba limen seheret filleyli aynêhu, ve bête ze kalekin min hubbi mevlêhu
ve râhe yevmen alê tafrîytihi ve bekê havfen limê ked cenêhu min hatâyâhu.
Mevlasına olan sevgisinden dolayı gece rahat yatamayan ve gözleri uykusuz kalan, haddi aştığından ve günahlarından dolayı gözyaşı döken kimseye ne mutlu!
Böyle birisine Yüce Allah mağfiret eder kul hakkı hariç affeder ve anasından doğmuş gibi günahsız kalır.

İmam- ı Şafiiye r.a nispet edilen çok kıymetli bir söz şöyledir ey Ademoğlu! Allah’ı seviyorum diyorsun ama ona da isyan ediyorsun bu mukayese ölçülerine göre ters bir şeydir eğer sevgin doğru ve yerinde olsaydı ona isyan etmezdin, zira seven sevdiğine uyar ve itaat eder.
Allah’ım!Sevgini, seni sevenlerin ve sana yaklaştıran amellerin sevgisini bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimize nasib eyle. Amin.

Ahmet Özkan
Emekli Müftü

25/07/2026 C. tesi

ÜÇ NUR


2026/139
اكرم بقوم اكرموا القرانا
وهبوا له الارواح والابدانا
رفعوا كتاب الله فوق رؤوسهم
ليكون نورا في الظلام فكانا
Ekrim bikavmin ekremulkur’ane vehebû lehûl ervahe vel ebdêne rafaû kitebellahi fevke ruûsihim liyeküne nûrsn fizzalemi fekêne.
(Her çeşit) Karanlıkta önlerini ve yollarını
nurlandırsın ,aydın kılsın diye Allah’ın kitabını rehber, kılavuz ve baş tacı eden(gerektiğinde)ruhlarını ve canlarını bu mukaddes kitab uğrunda feda ederek ikramda bulunan, fedakarlık yapan bir ümmet ne güzel,ne cömert ne âli cenap bir ümmettir.

Bu fedakârlık nişanesini
gösteren bir ümmete Kur’an-ı kerim dünyada rehber olur,nur olur âhirette azaba, ateşe karşı koruyucu bir zırh ve cehenneme engel bir sûr olur.

Yüce Allah Kur’an’ı Kerimde “Nur” kelimesini
hem kendi Zat-ı Akdesi için kullanıyor, hem kitabı için kullanıyor,hem Allah Rasulu için kullanıyor.
“Allah göklerin ve yerin nurudur”
Nur,35
Yani Yüce Allah göklerin ve yerin nurlandırıcısıdır.
“Ey insanlar size Rabbinizden bir burhan geldi ve size apaçık bir nur (kur’an) indirdik”
Nisâ,174
Buradaki nur’dan maksad Kur’an’ı Kerimdir.
“Size Rabbinizden bir nur (Peygamber) ve apaçık bir kitab geldi.” Mâide,15
Bu Ayet’i kerimedeki nur’dan maksad Rasulullah efendimizdir.

Yüce Allah’a yakışan ve caiz olan anlamda Allahı nur, kitabı nur, Peygamberi nur olan bir ümmet karanlıkta kalmaya hakkı yoktur.
Yüce Allah’ın kapısını çalması gereken, kitabının ahkâmını iklimini yaşaması gereken, şanlı peygamberinin sünnetinin
kapısından ayrılmaması gereken İslâm ümmeti, başka kulvarlarda, başka adreslerde, başka kapılarda neyi arıyor? Bir eksiği mi var,yoksa sahip olduğu değerlerin farkında mı değil.
كالعيس في البيداء يقتلها الظما
والماء من فوق ظهرها محمول
Kel’iysi fil beydêi yetuluhezzameu, velmêu fevke zahrihe mahmûlün
Çölde susuzluktan helâk olmak üzere olan bir ceylanın, sırtında taşıdığı suyun farkında olmadığı gibi.
Asr-ı Saadet başta olmak üzere, huzurun hakim olduğu asırlarda müslümanlar ne ile huzur bulduysa biz de ancak o şeyle huzur buluruz, gerisi lâf ü güzaftır.( boş sözdür)

Bu nurlara ve gerçeklere rağmen hâlâ bu üstün değerleri ve iki milyar müslümanın mukaddes değerlerini ortaçağ ile bağdaştıran zavallılar bu nurlardan mahrumdurlar.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Allah’ı nur kitabı nur peygamberi nur olan İslam ummetini bu envârın farkına varmayı nasîb eyle,bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi Dinine kitabına peygamberine hizmet eden kullarından eyle. Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

24/07/2026 Cuma

YETMEZ Mİ?


2026/138
جاء النذير وانت عنه معرض
وارى كانك للحمام معرض
قد كنت تلعب دائما زمن الصبا
افلا تتوب وشعر راسك ابيض
Cêennezîrü ve ente anhu mu’ridun,ve era keenneke lil
hamâmi muarrazun,kad künte tel’abu zemenessabâ, efelê tetûbü ve şa’ru ra’sike abyadu.

Uyarıcı geldi,ikâz ediyor, olacakları haber veriyor, fakat bakıyorum ki sen ey insanoğlu ona sırt dönmüşsün, ikâzına âdetâ kulak tıkamışsın, halbuki görüyorum ki
(istesen de, istemesen de) sen ölüm hedefindesin ve ölümden kurtuluşun yoktur.
Ey insanoğlu,sen küçük yaşlarda iken (akran’ın olan çocuklarla,veya tek başına başka şeylerle) oynayıp duruyordun, şimdi ise başındaki saçların ağardı (yetmiyor mu), tövbe etmeyecek misin?

“Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar ömür vermedik mi, üstelik size uyarıcı gelmişti”
Fâtır,37
Bu ayetteki “uyarıcı” kelimesinin bir manası da saçların ağarmasıdır.

Va’z ü nasihat kitaplarında şöyle bir haber vardır:
“Ey kulum, saçların ağardı, gözlerin fazla görmez oldu, belin büküldü,iki büklüm oldun benden utan(bana isyan etme),ben de senden (sana azab vermekten) utanıyorum.
شيب وعيب
Şeybün ve aybün.
Hem saçlar ağardı,hem günah devam ediyor, işte olmaması gereken ve ayıp olan budur.

Ebu Yezid-Bistâmî r.a bir gün aynaya bakıp saçların ağardığını görünce şöyle der:
ذهب الشيب ولم يذهب العيب ولا أدرى ما فى الغيب
Zehebeşşeybü ve len yezhebil aybu ve lê edrî mê fil ğaybi.
Saçlar bayağı ağardı, işlememiz ayıp olan günahlar gitmedi,gayb’ı (önümüzü) de göremiyorum.

Büyük mütefekkir ve şair, aynı zamanda edib biri olan Sa’dî Şirâzî de bir beytinde şöyle der:
كرم بين ولطف خداوندگار
گنه بنده كردد واو شرمسار
Kerem bîn u lutfi huavendigâr,guneh bende kerded u ûv şermisâr.
Yüce Allah’ın keremine ve lütfuna bak, günahı kul yapar, âdetâ mahcup olup hayâ eden ise yüce Allah,yani kul günah işliyor da, yüce Allah “ona azab vermekten utanıyorum” buyuruyor.

Çok zayıf bir rivayette “Saçları İslamda ağaran erkek ve bayan kuluma azab vermekten hayâ ediyorum”Beyhakî, Zühd 639.

Bu kısa yazımızı bir sâir’in şiiri ile bitirelim;
ألم يان لى يا قلب أن أترك الجهلا
وان يحدث الشيب المبين لنا عقلا
Elem ye’ni li yê kalbu en etruk el cehle,ve en yuhdiseşseyb ül mubînu lene aklen.
Ey kalbim, cahilliği terketmemin zamanı gelmedi mi,bu görünen, apaçık ortaya çıkan ve ağaran saçlar aklımızı başımıza almamız için, ibret olarak yetmez mi?

Kim ne derse desin,kim neyle uğraşırsa uğraşsın,kim hangi yaşta olursa olsun biz kendimizi biliyoruz, dolayısıyla yolcu olduğumuzu bir an bile unutmayalım.

Ey yüce Allahım! Bizleri ve bütün müminleri âhiretimiz ve dünyamız için, kendimiz, âilemiz ve çevremiz için hatta bütün İnsanlar için faydalı olan şeyleri yapmaya bizleri muvaffak eyle, Ağaran saçlara, bükülen bellere, zaafa uğrayan gözlere bakarak SENDEN utanan ve günahlara son veren kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

23/07/2026 Perşembe

MUKADDERÂT


2026/137
خفض عليك فإن الأمور
بكغ الإله مقاديرها
فليس ياتيك منهيها
ولا قاصر عنك مأمورها

Haffid aleyke feinnel umûra bikeff il ilêhi ٨٨mekâdîyruha, feleyse ye’tiyke menhiyyêtuhê
velê kâsirun anke me’mûruhâ.

Sakin ol, tedirgin olma,ve bil ki bütün işler ve bu işlerin kaderi ve mukadderatı
istisnasız yüce Allah’ın avucunda (elinde)ve kudretindedir.
Bu takdir edilen، ezelde tasarlanan ve planlanan işlerden,herşeyden sana isabet etmeyecek olan,
ulaşmayacak ve rızkın olmayan, hiç bir şey kesinlikle sana isabet etmez, deymez, ulaşmaz.
Tasarlanan bu planda ve takdir edilen bu kader ve mukadderatta
sana isabet edecek şey,rızık musîbet,hastalık
nimet ve ne olursa olsun,Yüce Allah tarafından sana ulaşsın diye emredildiyse, kesinkes buna kimse engel olamaz,bu sana ulaşır,ve seni bulur.

Beyhaki’nin naklettiğine
göre Abdullah b.Me’sud şöyle
buyurdu:Bu beyitleri Hz.Ömer
(cümle ashâb’dan ve ondan razı olsun)hütbe esnasında minberde arasıra okurdu.

İşte İslam’da kaza ve kader inancı böyle bir şey’dir.
“De ki: Allah bize ne yazmışsa başımıza ancak o gelir”
Tevbe, 51

Mü’min yüce Allah’a karşı sorumlu olmamak için tedbir alır, sebeblere sarılır sonra yüce Allah’a tevekkül eder ve O’na teslim olur, Allah’a itiraz etmez,sebebleri ihmal etmez ve tevekkül’ü iyi
anlar ve icrâ eder.

Ey yüce Allahım! Bizleri sana teslim olan,hayrı da,şerri de senin yarattığına inanan,hayrı senden,şerri kendi nefsinden bilip mukaddes Zat’ına karşı edebli olan edib, rahmetinle merhum ikramınla mahfûf ve ebedi saadetle taltîf edilen kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

22/07/2026 Çarşamba

FASİD KIYAS


2026/136

Fasid kıyas yapanlar,
Yanlış gözlük takanlar,
Yalnız camdan bakanlar
Can’dan baksa olmaz mı?

İlk kıyası kim yaptı,
İblis! nefsine taptı,
Hem saptırdı hem saptı
Mü’min ondan kaçmaz mı?

Bir ömür yaşayanlar,
Hakka karşı duranlar,
Her gün haddi aşanlar,
Doğru nerde,sormaz mı?

Değnek kılıçtan keskin,
Diyen zavallı miskin,
Düşünse sakin sakin,
Hatasını bulmaz mı?

Hiçbir değnek keser mi,
Rüzgar tersten eser mi,
Mümin şerri sever mi,
Şer’den uzak durmaz mı?

Ey akıllıyım diyen!
Güya ki çok şey bilen,
Bal içinde verilen,
Zehiri fark etmez mi?

Her yerdeyim diyenler,
Hiçbir yerde değiller,
Sonra boş döner eller,
Mü’minler düşünmez mi?

Doğru nerde diyene,
Henüz net görmeyene,
Tam karar vermeyene,
Düşman oku yetmez mi?

Doğru kıyas yapana,
Hakkı bilip uyana
Şer’den uzak duran’a
Cennet verilse az mı?

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah’ım! Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi bakın diye bakmamızı emrettiğin yerden bakan, görün diye görmemizi emrettiğin şeyi gören kullarından eyle.
Allah’ım! Hakkı bizlere hak olarak göster ona tabi olmayı nasip eyle, ve batılı da batıl olarak göster ondan uzak durmayı nasib eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

19/07/2026 Pazar

HERKES VE HERŞEY ALLAH’A DÖNER


2026/135

الا الى الله تصير الامور
“İyi bilinmeli ki bütün işler dönüp dolaşır Allah’a varır”
Şûra,53

Bazı müfessirlerin anlattığına göre bir yerde çıkan bir yangında yanan,bir başka yer ve zamanda suya düşüp yazısı silinen Kur’an-ı Kerimlerden yanmayan ve silinmeyen sadece bu ayet-i kerime kalmıştır.

Mü’min olsun olmasın kim ne yaptıysa yaptığı ile beraber Allah’ın huzuruna varacaktır.

” Bunların hepsi de kıyamet gününde Allah’ın huzuruna tek başına gelecektir.”
Meryem,95
“O gün herkes gelip kendisini savunacak”
Nahl,111

İşin tafsilatina fazla girmeden, bu iki ayet-i kerime’den anlaşılan o ki; sorumluluk şahsi ve ferdi’dir,aile reisi
mahalle muhtarı, cami imamı,Müftü
mülki amir,bizim efendi,bizim başkan bizim ki, kral Hz leri, padişah,halife Hz leri bizleri savunmayacak niye? Çünkü bu bahsettiğimiz kimseler ve diğer herkes başlarını aşan işleri dertleri ile ve kendileri ile
meşgul olacaklardır.
Büyük baş’ın derdi de büyük olur malum.
Not: kesin inandığımız şefaat konusu ayrı bir dersin konusudur.

Ahşrette kişi’nin beraberinde mal, çocuk, yardımcı yok,sadece dünyada işlediği ameli vardır, iyiyse iyi, kötüyse kötü.

Bazı mü’minlerin ciddi bir kusuru var, Kur’an’ı Kerim hariç herşeyle çokça uğraşıyorlar.
Halbuki en çok okunması, anlaşılması,referans alınması hayatın her alanına taşınması va’z ve sohbetlerde yer verilmesi gereken kitap Kur’an-ı Kerim olmalıdır, Kur’an-ı Kerim’in ikinci tefsiri sayılan sünnet ve âdeta canlı Kur’an sayılan Rasulullah efendimizin sireti şemâili,hadisleri, sıfatları ve mübarek hayatı olmalıdır.

Ömür kısa meşgale çok,yol uzun yabancı ve yerli yol kesiciler mü’min’i başka şeylerle meşgul ediyorlar, âhireti ve ahirete hazırlığı,orada nelerle karşılaşacağımızı çeşitli vesilelerle unutturmaya çalışıyorlar.

İnanmayan inanmıyor ama, mü’minler niçin inanmayanların kervanına katılıyor?

Kim nereye dönerse dönsün mü’minler Kur’an’a dönmeli kim neyle meşgul olursa olsun mü’min yüce Allah’ın ona yüklediği vazife ile ilgilenmelidir.

Evet herkes ve herşey yüce Allah’a dönecek, herkes tek başına kendi hesabını verecek ve herkes kendini savunacaktır.

Bu ve dahası en kesin bilgiler Kur’an ve sünnette yeterince vardır.
Bu bilgilere günümüzde ulaşmak her zamandan daha kolaydır.

Ey yüce Allahım! Kolaylaştır zorlaştırma, hayırlısıyla itmam ve ikmal etmeyi nasip ve müyesser eyle.
Allah’ım senin kolay kıldığından başka kolay yoktur ve eğer sen istersen gam ve kederi, hüznü ve zorluğu kolay kılarsın.
Dünyada da ahirette de zorlukları bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize
kolay eyle, sana gelen yoldaki engelleri def’eyle ref’eyle.Amin

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

13/07/2026 P. tesi

KAFANA ACI


2026/134
يا ناطح الجبل العالى ليكلمه
أشفق على الرأس لا تشفق على الجبل
كناطح صخرة يوما ليوهنها
فلم يضرها واوهى قرنه الوعل
Ye nâtihel cebelil âlî liyeklimehu,işfik alerra’si lê teşfik
alalcebeli,
kenâtihin sahraten yevmen liyûhinuhe felem yadurrahe ve evhê karnehulvealu.

Ey yüksek dağı yaralamak için dağı toslayan( dağa kafa vuran ahmak),dağa değil kafana acı.(Senin durumun) Kaya parçasını sivri boynuzlarıyla parçalamak için kayayı toslayan fakat kayaya zarar vermeyip boynuzlarını paramparça eden dağ keçisi (tekesi)
nin durumu gibidir.

İlk günden bugüne kadar, bugünden kıyamete kadar devam eden bir gerçek vardır,hiç bir kimsenin gücü yüce Allah’a yetmez, Kur’an’a Rasulullah efendimizin parlak sünnetine yetmez islam’a yetmez.

Müslümanlar bazen muhasara edilmiş zorda kalmışlardır kur’an-ı Kerime ve sünnete hakaretler olmuştur islama, dine diyanete müslümanlara hakaretler olmuştur, Kur’anı okuma ve öğretme ta’limini, ezberlenmesini, yaşanmasını, hükümlerinin geçerli olmasını engellemek için çok çabalayan olmuştur zulümler yapılmıştır iç ve dış düşmanlar beraber çalışmıştır ama birçoğu tarihe karışmış, bu çaba içinde olanların nefesi kesilmiş sesleri kısılmış kimi ölmüş, kimi ölmek üzere sıra beklemektedir Allah’tan başka galip yoktur izzet onun şan onun şeref onundur, güç ve kuvvet onun elindedir ama hikmeti gereği insanlara mühlet verir imhal eder ama asla ihmal etmez.

İslam’a, kur’an-ı Kerim’e, ona salat ve selam olsun Rasulullah efendimizin parlak sünnetine musallat olanların boynuzları kırılmış, musallat olacaklar varsa onların da şairin dediği gibi boynuzları kırılacak dünyada yetkililerden onlara müstehak oldukları karşılık verilecek ahirette ise rezil olacak ve yüce Allah’a hesap vereceklerdir.

Müslümanlar gayret etse de etmese de durum budur, ama gayret ederlerse bu şerefli amelden dolayı sevab alırlar, gayret etmezlerse dünyada ve ahirette bunun vebaline ve cezasına katlanırlar.
Müslümanların gayreti, fitneyi kaşımadan meşru tepkilerini göstermeleri ve en az kalben buğz etmeleridir.

Yüce dağlardan daha güçlü,daha muhkem daha rasih ve kuvvetli olan islam dinine Kur’an’a sünnete mukaddesata muarız olup boynuzlarıyla toslamak isteyenlere tavsiye şudur: Dağa acımayın boynuzlarınıza acıyın, dünyada bu gibi boynuzların bir kısmı kırılmış bir kısmı kırılmayı bekliyor olabilir ama ahirette hepsi kırılacak sahipleri cehenneme dökülecektir.

Allah’ım bizi ve bütün mümin kardeşlerimizi gaflet uykusundan uyandırıp kur’an-ı Kerim’e parlak sünnete islam’a hizmet eden mukaddesata, ezana bayrağa sahip çıkan bu işe gönül veren kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

10/07/ 2026 Cuma