AYNI AMA AYRI


2026/147

ما لي ولى الامر الذي قلدته
مالذباب وطعمة العنقاء
ابكي لعجزي وهو يبكي ذلة
شتان ما بين بكائه وبكائي
Mê lî velilemrillezi kelledtuhu,mê lizzubêbi ve tu’met ül ankâi,ebkî liaczî vehve yebkî zilleten,şettêne mê beyne bükêihi ve bükêî.

Deruhte etmem için bana verilen görev ile benim o göreve layık olmam arasında ne gibi bağlantı olabilir? Ben bu görevin harcı ve erbabı değilim ki, bu durum, Anka kuşu için hazırlanan yemeğe bir sineğin talip olması ve o yemeği yemek istemesine benzer.
Ben bu görevi yapamam diye acizlikten ağlıyorum öbürü ise zilletten ağlıyor ikimizin ağlaması arasında çok fark vardır.
Şairin dediği gibi : Oluklar çift; birinden Nur akar
birinden kir.
Görünüşte oluklar aynı hiçbir farkı yok aralarında, ama akıttıkları şeye baktığımızda akan ve akıtılan şey öbürünün tam tersi,biri nur,biri kir. İki taş birbirine benzemez, biri hacer-ül esved dediğimiz insanların selamladığı öpmek için can attığı mübarek taş, öbürü Mina’da bulunan ve Hacılar tarafından taşlanan camarât(Şeytan taşlama mahalli)
واحد نقبله وواحد نقنبله
Vêhidün nükebbiluhu,ve vêhidün nükenbiluhu.
Birisini öper diğerini taşlar (bombalar)ız
Mevlana celaleddin-i Rumi bu hususta ne güzel söylemiş :
كار پاكانرا قياس از خود مگير
گرچه ماند در نويشتن شير وشير
Kâri pâkânra kıyas ez hod megîr,gerici mând der nivişteni şîr u şir.
Temiz kişileri kendinle kıyaslama aslan ve süt mânâsına gelen şîr yazıda bir ama mana ayrıdır.
Şîr- i mâder: Anne sütü,Şîr-i mâder : dişi aslan
Yazılışları aynı olan bu iki terkip ayrı ayrı manalara geldiği gibi iki insanda birbirine benzemez.
Mekke müşriklerinden tutun da günümüze kadar Rasulullah efendimizi sıradan bir insan görerek indirgemeci davrananlar kaybetmişlerdir “Ne oluyor bu peygambere bizim gibi yemek yiyor bizim gibi çarşıda dolaşıyor” Furkan7.diyor ve küçük gözle bakıyorlardı.
müşrikler ve inanmayanlar inanmıyor onu anlarsınız ama müslüman olduğunu iddia ettiği halde Rasulullah efendimize layık olan sevgiyi saygıyı göstermeyene, göstermediği gibi edebi rafa kaldırıp konuşanlara ne diyelim? Biz bir şey demesek bile Yüce Allah peygamberini savunmaya en muktedir olandır, er veya geç onlara müstehak oldukları karşılığı verecektir.
Dünya makamları da böyledir bir koltuk var, oraya kim oturursa aynı zannediliyor ama öyle olmadığı er veya geç ortaya çıkar biri koltuğu doldurur hakkını verirken, öbürünün beynini zihnini kalbini koltuk dolduruyor içine başka bir şey sığmıyor koltuğun zebunu esiri mahkumu kölesi olabiliyor.
Zirvede Kartallar da bulunur yılanlar da, yılanlar sürünerek, Kartallar süzülerek çıkmıştır oraya.

Ey yüce Allah’ım! Yalnız sana ibadet eder yalnız senden yardım dileriz, bizi zatına kul Rsulullah efendimize ümmet kıldığın için sana sonsuz şükürler olsun.
Sana hakiki kul, Rasulullah Efendimize layık Ümmet eyle.Âmîn

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

12/08/ 2026 Çarsamba

KALB ATIŞLARI

2026/146

دقات قلب المرء قاءلة له
إن الحياة دقائق وثوان
فارفع لنفسك بعد موتك ذكرها
فالذكر للإنسان حياة ثان
Dekkêtu kelbil mar’i kêiletün lehu innelheyête dekêikun ve sevênin ferfa’ linefsike be’de mevtike zikrahe fezzikru lilinsêni heyêtün sênin.

Kalb atışları insana diyor ki: (dikkatli ol) hayat dakikalardan ve saniyelerden ibarettir,o zaman (öyle gayret et ki) öldükten sonra anılmaya bak,zira öldükten sonra(hayırla) anılmak,( senin için)ikinci bir hayattır.
Bunun anlamı şudur:Kalp atışları herkesin hissettiği bildiği ve inandığı bir durumdur, bunlar dile gelse ve konuşsa sahibine diyecekler ki : Dikkat et hayat zannettiğin kadar uzun değildir dakikalar ve saniyelerden ibarettir.
Bu kalp elimizde değil, nefeslerimiz de elimizde değil,nefes te her an tükenebilir dolayısı ile kalp te durabilir.
O zaman bu kısa ömrü insan nasıl geçirmelidir? Bu hayatı dolu dolu geçirmeli ve her anı son anmış gibi görmelidir.
İkinci bir hayatı yaşayıp en anlaşılır manası ile ömrünü uzatabilir, yani kişi ödükten sonra hayırla yad edilirse, bir insan yaptıklarıyla hatırlanırsa salih çocuk yetiştirmiş amel defterinin kapatmamak için gayret edip güzel işler yapmışsa bu onun için ikinci bir ömür olarak lehine kaydedilir.
İnsanlar onu ansa da anmasa da böyle bir kişi kârlı çıkar ve ikinci bir ömrü yaşar, ama insanların onu hayırla yad etmesi anması ayrı bir ilahi lütuftur.
Ey alemlerin Rabbi olan Yüce Allah! Bizleri ve bütün müminleri kısa ömrün kısa olduğunun farkına varan ,her şey gibi bu ömrün de hayatın da emanet olduğunu anlayan idrak eden ve Ömrünü dolu dolu geçiren kullarından eyle Ya rabbi.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

09/08/2026 Pazar

NEFS NEFİS NEFES


2026/145
حياتك انفاس
Heyêtüke enfêsün.
Senin hayatın nefeslerden ibarettir.
Nefs can demektir, nefes ise alıp verdiğimiz şeydir ve hayatımız bu nefeslerden meydana geliyor, bu nefesler sayılıdır.
Nefîs ise kıymetli değerli ve güzel gibi manalara gelir.
Nefîs bir vaaz dinledim,nefîs bir yemek yedim cümlelerinde geçtiği gibi.
Diyelim ki üç kişilik bir aile var,Baba Anne ve bir oğul.İsimleri Hasan Hasine ve Hüseyin ,bu üç isim ne manaya gelir? Hepsinin anlamı güzellik Hasan da,Hasine de,Hüseyin de güzellik demektir.
Bu aile fertlerinin isimlerinin ortak anlamları ve iştikakları hüsn yani güzelliktir.
Aynen böyle bazı dillerde kelimelerden oluşan aile yapısı vardır.Nefs,Nefes ve Nefîste olduğu gibi.Peki bu üç kelimenin birbirleriyle irtibatları nedir?
Cevap: Ey Nefs olan insan, hayatın demek olan nefesini,nefis ve kıymetli şeyler için alıp ver boşuna tüketme.
Onun için şöyle demişlerdir :
دأب الاكياس عد الأنفاس
De’bul ekyêsi addülenfêsi
Akıllı İnsanların işi gücü alıp verdikleri nefesleri(gafletle alıp verilmesin diye kontrol edip adeta) saymaktır. Bu sõz tam da yerinde sõylenmiştir.
Yüce Allah bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi hayatları olan nefeslerini en aziz ve kiymetli olan Yolda, din uğrunda, ahirete azık toplama uğrunda tüketen kullarından eylesin.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

06/08/2026 Perşembe

GAYRET


2026/144
هيهات لم يصل المطالب نائم
ولم يصل الكواكب راقد
Heyhête lem yesıl il metâlibe nêimün ve lem yesıl il kevêkibe nêimün.

Heyhat! Horul horul yatan bir kimse, uyanıp harıl harıl çalışmadan arzû ve isteklerine kavuşamaz,derin derin uykulara dalan ve gafletler içinde olan insan da zirvelere, yıldızlara, gezegenlere ulaşamaz.

“Ey kavmim(ey ümmetim) elinizden geldiği kadar cenneti isteyin,taleb edin, ve elinizden geldiği kadar cehennem ateşinden kaçın, uzak durun. Cenneti taleb eden ve isteyen ile Cehenneme gitmek istemeyen ve uzak durmak isteyen (horul horul) uyumaz”
Taberânî Mu’cem el – Evsat 4/74

Sadece cenneti değil, Firdevs cennetini istememiz emredilmektedir, çünkü Firdevs cenneti cennetlerin a’lâsı ve ortasıdır tavanı Yüce Allahın Arşıdır.

Ahiret yolcusu olan mümin çıtayı yüksek tutmalı, himmeti âli olmalı ve ihmâlkâr davranmamalıdır.

Hepimiz Kevser suresini okuyoruz, Kevser Yüce Allah’ın Rssulullah efendimize ikram ettiği cennette bir havuzdur, veya çok çok hayırdır, Kevser havuzundan bahsedilirken tefsirlerde Havz-ı Kevser’in suyundan içmek için, yıldızlar sayısınca kâseler bulunduğu rivayet edilir, Bu kâseler hangi hikmetle yıldızlara benzetilmiştir konusunda müfessirler şöyle bir anlamı var diyorlar : Yani mümin, cennete girmek,Havz- ı Kevser’e ulaşmak ve ondan su içmek için dünyada iken o kadar çalışmalı o kadar gayret etmeli ki dini ve dünyası için adeta yıldızlara gitmek gezegenleri fethetmek gerekiyorsa bunu da yapmalı zaten mü’min’in bir görevi de imardır, kendini, dünyayı ve ulaşabildiği her yeri ma’mur ve bayındır hale, yaşanır hale getirmektir.

Mü’min, dünyadan nasibini unutmadan alan ve âhiretine de hazırlık yapan kimsedir, Yüce Allah’ın kendisine yaptığı iyiliği unutmaz ve kendisi de Yüce Allah’ın kullarına iyilik yapar böylece dünyada da ahirette de yüce Allah’tan iyilik bekler.

Mü’min bir kul,
ربنا اتنا في الدنيا حسنة وفي الاخره حسنو وقنا عذاب النار
‘Ey rabb’imiz bize dünyada da ahirette de iyilik ver bizi cehennem azabından koru”
Bakara,201
İslam’ın parolası olan bu mübarek ayeti ve duayı çokça yapar ve bunun altını doldurmaya çalışır, dolayısıyla hem dünyasını hem âhiretini ma’mur edendir.

Ey rabb’imiz! Bizlere ve bütün mü’minlere dünyada da ahirette de iyilik ver bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi Cehennem azabından koru.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

02/08/2026 Pazar