KUL’UN HALLERİ


2026/46

احوال العبد واوقاته

Ahvâl ül abdi ve evkâtuhu.
Kul’un halleri ve vakitleri.

Bir kul’un dört vakti ve dört hali vardır, kul ya bir nimetin içindedir,ya hayatın bir sınavında ve imtihanındadır, ya da bir ibadet içindedir veyahut da bir masiyet bir günah işlemektedir.

Kendini nimet’in içinde bulan kul yüce Allah’a şükreder,etmelidir de yok eğer kul bir ibtila ve imtihan içinde ise ki- genel hayatı böyle geçiyor-bu takdirde kul sebeblere sarıldıktan sonra sabreder ve ecrin’i yüce Allah’tan bekler,veya kul bir taat ve ibadetle meşgul ve ibadetin içindedir ki Yüce Allah’ın minnetini üzerinde görmeli bunu müşahede etmeli zira Yüce
Allah muvaffak etmese bu taat ve ibadeti yerine getiremezdi, veya kul bir günahın, bir masiyet ve yasağın içindedir, bu takdirde kula düşen yüce Allah’a iltica ve tövbedir bu manada ona salât ve selâm olsun Rasulullah şöyle buyuruyor:
“Kim kendisine bir nimet verildiğinde şükrederse, imtihana,çekilince ve musibet ile karşı karşıya kaldığında sabrederse, mazlum olduğunda bağışlar ve affederse günah işlediğinde de istiğfar ederse Rasulullah bunu buyurduktan sonra sustu, dedi ki ashab’tan biri: Buna ne var ey Allah’ın Rasulü? Buyurdu ki:
” İnanıp da imanlarını herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlarındır”.
En’âm,82 ayetini okudu.

Yüce Allah sayılamayan ni’metlere hakkıyla şükretmeyi,hikmeti gereği verdiği ve takdir ettiği imtihanları
başarıyla geçmeyi, aklı güçlendiren ve kalbi cilalayan ibadetleri gereği gibi eda etmeyi, Küçük büyük bütün günahlardan uzak durmayı,tövbe
ve istiğfarı bizlerle ve bütün mü’min kardeşlerimize lütfeylesin. Amîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

15/02/2026 Pazar

ORUÇ ve İNSAN.

2026/45

Bazı alimlere göre zayıf, bazılarına göre sahih veya Hasen olduğu söylenen uzun bir kaç cümlelik bir rivayette geçen bir cümle şöyledir:
,صو موا تصحوا
Oruç tutun sıhhat bulasınız.
Taberâni,Mu’cem ül evsat:8312.

Hasta olsa da, olmasa da her oruç tutan kişi bu mübarek cümlenin ne manaya geldiğini kendisi de bilir.
Sağlıklı insanın oruç tutmakla sağlığının daha da iyi olduğunu, çok özel hastalıklar hariç normal bir hastanın ise oruç tutarak şifa bulduğunu hepimiz çokça duymuşuz hatta kendimiz bunu bizzat yaşamışızdır.

Edip ve şair aynı zamanda tasavvuf erbabından olan Sadi Şirazi Gülistan isimli kitabında bir olay nakleder, olay şöyledir:
Rasulullah Efendimizin zamanında Medine-i Münevvere’ye hastaları tedavi etmek için bir doktor gelir bir müddet Medine’de kaldıktan sonra Rasulullah’a gelip hürmetini bildirir ve buradan ayrılacağını yoksa mesleğini unutacağını söyler, Resulullah efendimiz sebebini sorunca doktor şöyle der: Senin bu arkadaşların hiç mi hastalanmıyor,hiç biri muayene için yanıma gelen olmadı. Rasulullah Efendimiz Ashab-ı kirama dönerek şöyle buyurdu; Bunlar acıkmadan sofraya oturmazlar ve doymadan sofradan kalkarlar.

Ayların içinde Ramazan nasıl Mümtaz bir ay ise mahlukatın içinde de insan mümtazdır ve alemin göz bebeğidir yaratılmışların fihristidir.

Ramazan’ın en büyük özelliği içinde kur’an-ı Kerim’in nazil olmuş olmasıdır insanın da kıymeti kur’an-ı Kerim ile olan münasebeti ona olan saygısı ve hürmeti onu okuyup anlaması uygulaması neşretmesi yayması ve ona hizmet etmesidir ve canlı Kur’an olan Rasulullah efendimizin parlak sünnetine uymasıdır.

İslam’da insanın üç değeri vardır insanî imanî ve islamî. İnsanoğluna bu değerleri kur’an-ı Kerim bildirmiştir, aynen böyle ramazan-ı Şerif’in ve orucun değeri de Kur’an tarafından bizlere bildirilmiştir.

Yüce Allah’ın indinde en kıymetli insan en çok muttaki olandır orucun en büyük hikmeti de insanoğluna takvayı takva azığını kazandırmış olmasıdır.

Doktorlara sorulmuş insanoğlu için en faydalı ilaç nedir, hekimlere ve güzel söz söyleyenlere sorulmuş hikmeti talep etmek için insanoğluna lazım olan en çarpıcı şey nedir, yüce Allah’a çokça ibadet eden abidlere sorulmuş güzel ve doğru bir ibadet yapmak için bir kul’a lazım olan en önemli şey nedir, zahidlere sorulmuş kur’an-ı Kerim’in ve sünnetin teşvik ettiği ve tasvip ettiği zühd’ü elde etmek için en kuvvetli şey nedir, alimlere sorulmuş ilim tahsil etmek için ezberlemek için ve anlamak için en faziletli şey nedir, hatta padişahlara sorulmuş en lezzetli en güzel ve faydalı yemek nedir bu kesimlerin tümünün cevabı “seviyeli açlık ve az yemektir” şeklinde olmuştur.
Ayn ül ilmi ve Zeyn ül Hilmi c.1 sah:173
Not: Bu kitabın sahibi kendi ismini gizlemiştir ve kitapta ismi bulunmamaktadır.

Orucun, inanarak ve sevabını yüce Allah’tan bekleyerek tutan bir müminle çok yönden irtibatının sadece bir ikisine değindik.

Allah’ım! Ramazan’dan çıkmadan günahlarımızdan sıyrılmayı, tekrar tekrar Ramazan’a kavuşmayı, affa ve mağfirete nail olanlardan olmayı azabından gazabından ve nârından azad olmayı bizleri ve bütün mümin kardeşlerimize nasip eyle.Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

14/02/ 2026 C.tesi

İLKBAHAR MEVSİMİ


2026/44
اذا الروض امسى مجدبا في ربيعه
ففي اي حين يستنير ويخصب
İzerravdu emse mucdiben fi rabî’ihi, fefi eyyi hiynin
Yestenîyru ve yahsubu.
Eğer bahçe (mevsimin) ilkbaharında yeşermeyip kupkuru kalsa peki ne zaman güller açacak ve yeşerecek?
Ayların içinde Mustafa(seçilmiş) bir ay olan,onbir ayın içinde onbir kardeşin içindeki Hz Yusuf’a benzeyen, içinde (Kadir gecesinde) gökyüzünü yeryüzüne bağlayan Vahyin(Kur’an’ın) indiği ve sıla sayılan,
İyi değerlendirildiği zaman içinde bulunduğu yılı ve ömrü müsbet manada etkileyen ve bir maya misali olan Ramazan’da ve oruçta bir mümin, kapıları ardına kadar açık olan Cennete girmeyecekse ne zaman girecek,ve yine kapıları bu ayda açılmamak üzere kapanan Cehennemden kendini uzak tutmayacaksa ne zaman tutacak, azgın bağî ve tâği şeytanlar zincirlere vurulmuşken onlardan yakasını kurtarmayacaksa ne zaman kurtaracak?.

İçinde inen Kur’an’a, ve hakkında inen ayetlere mahal olması yanında Yüce Allah’ın “oruç benimdir onun karşılığını ben veririm” şerefine nail olan Ramazan ve oruca kavuşmuşken bu altın fırsatları değerlendirmeyen kimseye ne demeli?.
İnanarak ve sevabını yüce Allah’tan bekleyerek oruç tutanın,Ramazan’ı değerlendirenin Kadir gecesini değerlendirenin günahları affolur müjdelerine lazım olan ihtimamı ve önemi vermemek bir Müslüman için uygun düşer mi? Elbette uygun düşmez.

Allah’ım! Bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi senin değer verdiğine değer veren Rasulullah efendimizin gösterdiği yolda yürüyen, Ramazan’a oruca aşkla şevkle kavuşan, ateşinden gazabından azabından âzâd dolan, Cennetinle ve Mübarek Cemalinle müşerref olan mes’ud kullarından eyle. Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

13/02/2026 Cuma

RAMAZAN’A DOĞRU


2026/43
الصيام جنة
Oruc bir kalkandır.
Buhari
Müslim

Adım adım Ramazan’a,
Yaklaşıyor inananlar,
İçinde inen Kur’an’a,
Gönül verir müslümanlar.

Kur’an Ramazan’da indi,
Şeytanlar küplere bindi,
Mazlumların ahı dindi,
Kur’an okuyup dururlar.

Kur’an ebedi nizam’dır,
En güvenilir limandır,
Kur’an muciz ul beyandır,
Tükenmez Kur’an’da sırlar.

Her zamanda ve her yerde,
Kur’an çaredir her derde,
Kur’an’ı okuyan merd’e,
Açılır kapalı yollar.

Kur’an’a savaş açanlar,
Sanki aslandan kaçanlar,
Nefesleri kısılanlar,
Yolunu şaşırmış bunlar.

Kur’an burda! Nerdesiniz?
Niçin çıkmıyor sesiniz?
Yetmedi mi nefesiniz?
Ey yokuşu tırmananlar!.

Yüce Kur’an ve Ramazan,
Şefaat eder ey insan!
Ramazan bir şehri ğufran,
Bir bir dökülür günahlar.

Rahmet mağfiret ve Azad,
Gayretkâr ol etme inad,
Emmareyle eyle Cihad.
Edenler felah bulurlar.

Kur’an ve sünnete uyan,
Kulak verip hakkı duyan,
Oruç koruyucu Kalkan,
Sonsuz cennette kalırlar.

Allah’ım! Bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi Ramazan’a kavuştur, razı olacağın şekilde Ramazan orucunu tutmayı, gecelerini gündüzlerini dolu dolu geçirmeyi, günah yükünden kurtulmayı cennete Reyyan kapısından girmeyi, Mübarek Cemalini temaşâ etmeyi nasib eyle. Amin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

12/02/2026 Perşembe

ARKADAŞ


2026/42

گر الف لامه اوغرارسه لا بد اولور بلى اگرى
مقارن حكمى أخذ ايلر اگر طوغرى اگر
Ger Elif Lâm’a uğrarsa la bud olur beli eğri,
Mukarîn hükmü ahzeyler eğer doğru eğer eğri.

Arapçada lâm(ل) harfi vardır,bir dr
Elif(ا) harfi vardır, görüldüğü gibi dimdik olan Elif, Lâm ile arkadaş olunca ikisine birden Lâmelif(لا) denir,Elif’in ismi ile Lâm’ın ismi birleşiyor ve Lâmelif oluyor,ancak burada birleşmelerinden öte bir şey var,o da yalnızken dimdik olan Elif(ا), Lâm(ل) ile birleşince beli bükülüyor, o güzel boyu bosu kayboluyor,

Burada anlatılmak istenen,bir kişi kiminle dostluk ve arkadaşlık yaparsa ya etkiler ya etkilenir biri etkileyince, öbürü de etkileniyor pek tabîi.

Kıymetli ilim ve davet ehli birisi şöyle demiştir:
كن موما ولا تكن موما
Mum (Çıra)ol,mum (Çıra)olma,Mum ol etrafı aydınlat, bunu yapabilirsen ne â’lâ,bunu yaparken kendini yakma, bitirip tüketme.

Kişi bazen birisini dinler,bir dersi bir programı,bir paneli bir sohbeti veya
Konferansı, semineri dinler,bir kitap,bir dergi,bir
gazete okur, birisiyle dost, arkadaş olur
hatta bir şeyh efendiye -eğer nâ ehil birisi ise- başta niyeti masumdur
ama, istifade edeceğim,bana bir şey olmaz der ama birde bakar ki yakasını kaptırmış farkında deyil,beyni yıkanma aşamasına geldiyse zaten
karşısındakinde hata görmez, Elif gibi iken zerafeti sâfiyeti, safi niyeti, berraklığı gider,mum gibi yandığının ya farkına varır ya da varmaz,varmazsa belli,varırsa işine ne kadar yarar bilinmez.

Güneş o kadar büyüktür ama,ince bir bulut ziyasını
hararetini engelleyebilir,onun için bana bir şey olmaz dememeli kişi Kur’an’ı, sünneti, âlimleri,ilmi, Tefsir, Hadis, Fıkıh ve üstün ahlak değerlerinin konuşulduğu meclisleri mesken edinmelidir.

Şübhelerin ve şehvetlerin fitnesine giriftar ve mağlub olmuş kişi zararlı yayın,zararlı kitab
internet, tv lerden uzak durmayıp yakasını kaptıranların pişmanlıkları-Eğer yüce Allah’ın inayeti onların imdadına yetişmezse -Kıyamet ve sonrasında daha çetin olacaktır.

Elbette herşeyin en doğrusunu yüce Allah daha iyi bilir.

Yüce Allah Kur’an’ı Kerim’den,tahir ve berrak sünnetten Şeriat-ı Ğarrâ’nın âlimlerinden,
sevgilerinden, meclislerinden bizleri ayırmasın, istifade etmeyi nasip eylesin. Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

11/02/2026 Çarsamba

ZEKAT VE SADAKA


2026/41
يا حارصا على الاموال يجمعها
أنسيت ان سرور المال احزان
Yê hârisen alel emvêli yecmeuhê, enesiyte enne surûr el mêli ehzênün.
Ey hırsla mal mülk biriktiren ve mal düşkünü olan kişi! Dünya malının sevincinin hüzün (ve üzüntü) lere sebeb olacağını unuttun mu?

Dünya malının hüzün,gam ve
kedere, üzüntü ve sıkıntılara yol açmaması için zekat sadaka ve infak gibi amellerin sayısız faydaları vardır.

Bunlardan bazıları:
1-) Zekâtın en belirgin gayesi, yüce Allah’ın emri
olduğu için verilmiş olmasıdır.
2-) Zekat nefsi temizleyerek onu cimrilik rezaletinden kurtarır ve dünya sevgisini kalbden çıkarmak için çok faydalı bir antramandır.
3-) Zekat rahmet duygusunu coşturur ve mana’nın maddeye galib gelmesine katkı sağlar.
4-) İnfak günahları yok eder ve bereketi artırır.
5-) Zekat,sadaka ve infak dünyevi olmanın süflî,hasis
ve habis olan esaretinden insanı kurtarır.
6-) Nefsin, dünyanın esaretinden kurtulduğunun en büyük alameti ve delili şudur; kişi muhtaç olduğu halde malından verebiliyorsa, kendisine zulmedeni affedebiliyorsa ve zorluklara karşı sabredebiliyorsa, ahirete olan inancından dolayı dünya acıları ona kolay geliyorsa dünyanın esaretinden kurtulmuş sayılır.
7-) Başta zekat olmak üzere toplumdaki fakir ve miskinlere el uzatan bir müminin kalbine Yüce Allah verdiği özel ilham sayesinde o kalb inşirah bulur ve yüce Allah’ın rahmetine mahal olur,rahmete hazır hale gelir ve o kalp paratoner gibi Yüce Allah’ın rahmetini çeker.

😎 Muhtaç olan kimselere Allah’ın özel bir ilhamıyla infak eden bir mü’min’e, Kur’an ve sünnetin ilhamı da yetişir ve o kişi Kur’an ve sünnetin emrini yerine getirip umumi ilhama mahal olunca nur üzerine nur olur.

Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! Her vesileyle bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi dünyalıklara ve dünyaya, kötülüğü emreden nefse esir olmaktan koru. Bizleri hâs ve hususi ilhamınla Kur’an ve sünnetin ilhamıyla en hayırlı olana yönlendir ve bizlere nur üzere nur lütfeyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

10/02/2026 Salı

ÖLÜNCE GÜNAHLAR ÖLMÜYOR

2026/40
ولو انا اذا متنا تركنا
لكان الموت راحة كل حى
ولكنا اذا متنا بعثنا
ونسأل بعده عن كل شيء
Velev enne izê mütne türikne, lekênel mevtu râhate külli hayyin,
velâkinnê izê mütnê buisnê ve nüs’elu ba’dehu an külli şey’in.
Ölünce terkedilip rahat bırakılsaydık,o zaman ölüm her diri için rahatlık olurdu, lakin biz ölünce (Allah’ın dilediği zaman gelince) dirileceğiz ve (dünyada)her ne yaptıysak ondan sorulacağız.

İnsan öldüğü zaman kabir hayatı başlar, berzah alemi olarak da bilinen kabir hayatı Yüce Allah’ın insanları dirilteceği güne kadar devam eder,bazı şahsiyetler hariç cesetler çürür ama ruh kalır ve bu ruh kabirde ya nimet görür ya da azap görür.

Kabir suali kabir azabı kabrin sıkıştırması vardır.
Tüm bunlar olmasa, diriliş ve ahiret olmasa insan ölünce işi biterdi ama öyle değil, kabrin ahvali vardır,diriliş,neşir haşir, hesap, terazi hak hukuk davaları ve cennet ile cehennem, tüm bunlar haktır.

Ahirete inamayanlar, dünden bugüne ve kıyamete kadar ortalığı tarumar edenler, ekini ve nesli ifsad edenler hak hukuk tanımayan ve hem kendilerine hem de başkalarına zulmedenlerdir.

Elbette Müslüman olmayanlar hepsi bir değildir, kimi inanmadığı halde kendi haddinde ve müteaddi bir küfür içinde değildir, küfrü kimseye aşılamıyor, kimseye zararı yok ama inanmıyor, kimi de var ki yerinde duramıyor. Firavun’un, Şeytanın, Deccal’in, Karun’un Şeddad’ın görevini, temsilciliğini yapıyor.

İlk günden Kıyamet gününe kadar insanlara zulmedenler onları
köleleştirenler, onların kanları ile beslenenler onların mal varlıklarını gasbedenler,onlara hayat hakkı tanımayanlar karşılıksız mı kalacak? Hayır hayır cezasız ve karşılıksız kalmayacak ve herkes hakkını tastamam alacaktır.

“Herkes yaptığı iyiliği de işlediği kötülüğü de önüne konmuş olarak bulacağı gün”
Âl-i İmrân,30. ve benzeri Ayet-i Kerimeler o gün yani kıyamet günü herkesin yaptığı ile muamele göreceği gün olduğunu belirtiyor.

Allah’ım! Ölmeden önce ve ölürken, kabirde ve dirilirken,mahşerde ve amellerimiz tartılırken,sırattan geçerken bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimize rahmet eyle. Cennetini Cemalini nasîb eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

09/02/2026 Pazartesi

20 ŞABAN 1447


2026/39
اذا العشرون من شعبان ولت
فوال شرب ليلك بالنهار
ولا تشرب باقداح صغار
فقد ضاق الزمان عن الصغار
İzil işrûne min şe’bêne vellet,fevêli şurbe leylike bin nehêri,ve lê teşrab biekdêhin sığarin,fe ked dâkezzemênu anissığari

Bugün, kameri aylardan biri olan Şaban ayı’nın yirmisi (Hicri 20 Şaban 1447, Milâdî 8 Şubat 2026) ve Ramazan ayı’na on gün kaldı.
Kamerî aylar: Muharrem Safer,Rebî’ül-evvel,
Rebî’ül- âhir
Cemâziyul ûlâ,Cemâziyul âhire,Receb,Şâban,
Ramazan,Şevvâl,Zilka’de, Zilhicce.
Şâir bizlere bu gerçeği şu şekilde tasvir edip anlatıyor:
Ey âhirete azık toplamak zorunda olan âhiret yolcusu!Sana lazım olan en hayırlı,en geçerli azık takvadır, oruç tutmanın en büyük gayelerinden biri de takvadır.Oruç başlayınca oruç tutmakla mükellef olan kişi gündüz bir şey yiyip içemez,o halde Ramazana başlamadan, Şaban’ın geri kalan şu son on gününde mesela bol bol su ve helal şeyler iç,çünkü Oruçta gündüz içemezsin.
Tamam içeceksin ama, sakın küçük bardaklarla içme, büyük bardaklarla iç,zira zaman daraldı, Ramazana sadece on gün gibi kısa bir zaman kaldı, dolayısıyla küçük bardaklarla içmenin zamanı geçti.
Şaban’ın yirmisinin geçmesi, ömrümüzün Yüce Allah bilir ama üçte ikisinin geçmesi gibidir.

Şaban ayı bitince artık gündüz yeme içme kalmıyor, Ömür bitince de eldeki tüm fırsatlar bazıları için amel defterlerini açık tutacak bazı ameller hariç bitiyor.

Yüce Allah Receb ayı’nı ve içinde bulunduğumuz Şaban ayı’nı bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimize mübarek eylesin, Ramazan ayına kavuştursun.Oruca yaklaştıkça âfetlerden,bela ve musîybetlerlden, günahlardan uzak eylesin,Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

08/02/2026 Pazar

KÜÇÜK ŞEY YOKTUR

2026/38

وقطر على قطر اذا اجتمعا نهر
ونهر على نهر اذا اجتمعا بحر
Ve katrun alâ katrin izectemeâ nehrun,ve nehrun alâ nehrin izectemeâ bahrun.

Damla damla nehir,nehir
nehir deniz olur. “Damlaya damlaya göl olur”Atasözü hepimizin malumudur,bu söz
altı doldurup hakkı
verilmesi gerekir.Bu da mü’minlere düşer.

Bu sözün hakkı nasıl
verilir,ve bunun altı nasıl dolar ve neyle nasıl doldurulur?

Her konuda bize rehber olan ve yol göteren yüce
Allah’ın kitabı ve ona salât ve selâm olsun Allah Rasulü bu konuda da bizlere yol gösteriyor,
Yüce Allah bu hususta bir kaç ayet-i kerimede şöyle buyuruyor:
“Azık toplayın muhakkak ki azığın en hayırlısı takvâdır”
Bakara,197
‘Hayır işleyin ki
kurtulasınız”
Hac,77
“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu(karşılığını)
görür”
Zilzal,7

O’na salât ü selâm olsun Rasulullah efendimiz de bu konuda bir kaç hadiste şöyle buyurdular:
“Kardeşini güler yüzle karşılaman”
Müslim, 2626
,”Kovandan onun
su kabına su dökmen ile
bile osa bir iğiliği küçük görme”
Tirmizi, 1970
“Yarım hurma veya güzel bir söz ile bile
Nar’dan(ateşten) kendinizi koruyun”
Buhari,7443
Müslim,1016

Bu ve benzeri Ayet-i Kerimeler ve Hadis-i
Şerifler azık toplamamızı ve küçük büyük demeden, şu küçük bu değersiz,şu
ufak,bundan ne
çıkar demeden âhirette sevap
fakiri olmamak için gayret etmemizi
emrediyor.

İçinde olduğumuz ve muteâkib aylarda ve günlerde
yapılacak her kalemden taat ve ibadet, Pazartesi ve Perşembe günü oruçları, Ramazan’ın dışında her ayda üç gün oruç tutmak, Ramazan orucunu tutmak ve içindeki rengarenk farz vacip ve nafileleri yapmak, Şevval orucu Kurban Bayramı öncesi dokuz gün olan
zilhicce ayının ilk dokuz gününde yapılacak ameller, tutulması sevab olan tatavvu oruçlar
ki hiç bir amel bu dokuz günde olan amel ayarında
olamaz, hele
hele kendisinden bir yıl önceki ve kendisinden bir yıl sonraki günahları silip süpüren Kurban Bayramı öncesi tutulan Arefe günü orucu,sadaka vermek güzel söz söylemek,nafile namazlar zikirler
tesbihler, Kur’an-ı Kerim tilaveti gece namazı,bol bol duâ,zira dua iki çeşidi ile -senâ ve taleb duası- ibadettir ve daha nice rengarenk sevap ve hayırlar.
Unutmayalım ki ahiret zengini
olmanın yolu,bu
dünyadan geçiyor ve biz Yüce Allah’a
hadsiz hamd
ve senâ ediyoruz ki hâlâ imkanların fırsatların ve
nimetlerin sayısız olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Kurtuluş için hayır ve iyilik yapmamızın gereğini asla unutmayalım ve
unutmayalım ki damlaya damlaya
göl,gölden göle deniz olur.
Ahirette Yüce
Allah’ın rahmetine, rahmet diyarı cennetine ve bütün nimetleri
unutturan mübarek
cemaline vasıl olmanın yolu bu dünyadan,bu dünyada yapılacak taat ve ibadetlerden geçiyor.

Allahım! Bizi ve bütün mü’min kardeşlerimizi her hayra ve her güzel amele muvaffak eyle, her şer’den,her hastalık ve keder’den uzak eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

07/02/2026
C.tesi

SINAVDAYIZ


2026/37

امتحن الله بذا خلقه
فالنار والجنة فى قبضته
فهجره اعظم من ناره
ووصله اطيب من جنته
İmtehenellahu bizê halkehu,fennâru velcennetü fi kabzatihi.
Fehecruhu a’zamu min nârihi ve vasluhu atyabu min cennetihi.

Yüce Allah kullarını şununla imtihana çekmiştir : Ateş te,(cehennem de) ve cennet te onun kabzası ve emrindedir.
Yüce Allah’ın bir kuluna bakmayıp onu terketmesi
ve ona iltifat etmemesi cehennem azabından daha büyük olduğu gibi,
bir kuluna iltifat buyurup ona ikram
etmesi cennet (nimetlerin)den daha güzel (ve daha gönül alıcı)dır.

Kendi hür ve cüz’î iradesiyle yanlışı seçen,bu imtihanda zoru, yokuşu, ateşi seçmiş olur,yüce Allah da kuluna bunu verir ve bu kişi bu imtihanda kaybetmiş olur.
Yine kendi hür iradesiyle doğruyu, düz ve düzgün olanı seçen, bu imtihanda kazançlı çıkar ve yüce Allah ona bunu verir.

Yüce Allah hiç bir kimseye asla zülmetmez,zulmü kendi zatına da kullarına da haram kılan yüce Allah kullarına niye zulmetsin ki,asla zulmetmez.

Bununla beraber şöyle de bir gerçek vardır;
Hiç kimse Yüce Allah’ı yaptığı tasarrufundan dolayı asla sorgulayamaz,O’nun için niye böyle yaptı,niye böyle yapmadı diye itiraz edemez,bunu yapanın, yüce Allah’a itiraz edip kafa tutanın din ve imanla bağı kopar.
Ama Yüce Allah istediğini istediğine sorar ve sorgular
Nihayet o gün nimetlerden elbette sorguya çekileceksiniz
Tekâsür,8

Yüce Allah bizlere gerek Berzah’da Melekler vasıtasıyla soracağı ve gerek kıyamet günü bizzat Zat’ı Akdesi tarafından bize -şayet soracaksa- tevcih buyuracağı soruların cevabını bizlere ve bütün mü’minlere âsân ve kolay eylesin, bütün sorulara razı olacağı cevapları vermeye bizleri muktedîr kılsın,Âmîn.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

06 /02 2026 Cuma