AŞK VE SEVGİ



احب من أجلكم كل من يشبهكم
حتى لقدصرت اهوى الشمس والقمرا
أمر بالحجر القاسى فالثمه
لان قلبكم قاس يشبه الحجرا

Uhibbü min ecliküm külle men yeşbehuküm,hettê lekad sırtu ehveşsemse vel kamerâ,emurru bil
hacer il kâsi feulsimehu
lienne kalbekum kâsin yeşbehulhacare.

(Ey sevdiklerim) size benzeyen kim varsa sizin hatırınıza onu seviyorum, hatta(size çok benzediği için) Ay’ı ve Güneş’ de seviyorum.Katı bir taş parçasının yanından geçerken onu kucaklayıp öpüyorum,çünkü (ey sevdiğim/sevdiklerim) senin/sizin kalbiniz öğle katıdır ki, taşa benziyor.

Şairin bu teşbihinden ve benzetmesinden anlıyoruz ki, onun muhatabı kendisi gibi bir insandır, yoksa böyle bir hitabı kendi mürşidine, ona ders veren hocasına ve daha büyüklere yapmaz, yapamaz.

Ayrıca şair, muhatabını o kadar seviyor ki, ona benzeyen herkesi, sevdiğine benziyor diye seviyor, çok üstün bir benzetme ile ayı ve güneşi, sevdiğine benzedikleri için sevdiğini de ifade ediyor ve medh ediyor.

Diğer taraftan sevdiğine sitem ederek kendisine yüz vermediğini, kalbinin katı olduğunu dolayısı ile bu kalbin taşa benzediğini de söylemekten geri durmuyor ve burada iki sanatı cem’ ediyor birleştiriyor, medh ve zemm, Yani hem övüyor hem veriyor.

Elbette insan insanı sevebilir, ama mutlak sevgi yüce Allah sevgisidir,buna hakiki sevgi de denir,Yüce Allah’ın dışında kalanların sevgisi mecazi olup hakikî sevgiye vesile olduğu oranda geçerlidir.
“İman edenler ise en çok Allah’ı severler”
Bakara suresi: 165.ayet.

Ey yüce Allah! Bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize indinde, katında geçerli olan hakiki bir sevgi nasîb eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

1 Ağustos 2022 P.tesi