RAMAZANA ON GÜN KALA



إذ العشرون من شعبان ولت
فواصل شرب ليلك باالنهار
ولا تشرب بأقداح صغار
فقد ضاق الزمان عن الصغار
İzil işrûne min şa’bâne vellet,fevâsil şurbe leylike binnehâri.
Vele taşrab biakdâhin siğârin, feked dâk ez zemênu anissiğâri.

Şa’ban ayı’nın yirmisi  geçip de, şaban ayı’nı takib eden Ramazan ayı’na sadece  on gün kalınca, gece gündüz demeden (helal ve faydalı şeyler) iç( çünkü Ramazan girince oruçlu olacağın için gündüz  içemeyeceksin).
(Madem içeceksin) o zaman küçük bardaklarla içme,zira zaman daraldı
(çünkü oruca on gün kaldı) ve küçük bardaklarla içmenin zamanı çoktan geldi geçti.
Bunun izahı şöyledir: Tahminen yetmişbeş yaşında ölecek bir insan elli yaşına gelince, ömrünün üçte ikisi geçmiş olur,bu kişi ölüme ve ahirete iyice yaklaşmış olur,geri kalan ömrünü dolu dolu geçirsin ki ömür bitince artık yapılacak bir şey kalmaz.

İnsan zamanın kıymetini zaman bitmeye yüz tuttuğunda daha iyi anlar, sıhhatın kıymetini de hastalanınca anlar, varlığın ve bol nimetlerin içinde yaşamanın kıymetini de fakir düştüğünde ve yokluk yaşadığında daha iyi anlar.
O’na salat ve selam olsun Rasulullah Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar :  “Ümmetimin ( fertlerinin ömrü)  altmış yetmiş arasındadır, pek azı bunu geçer”
Tirmizî Hadis no : 3550.
Bu hadisi Şerife göre yaşı elli’yi geçen  bir  mú’min Şaban’ın yirmisine ulaşmış demektir.Şaban’ın yirmisine ulaşan için Ramazan’a sadece on gün gibi kısa bir zaman kalmıştır,yaşı elli  olan bir mümin için de ömründen -Herşeyi Allah bilir ama -sadece yirmi otuz yılı kalmıştır.

Herkes hazır olmalı ama,böyle kritik bir yaşa ulaşan mü’ min ahirete daha çok ve ciddi hazırlık yapmalıdır.
Şairin dediği gibi küçük bardaklarla değil büyük bardaklarla içmelidir. Bunun anlamı şudur : Yani artık hayra sevaba iyiliğe ibadete tâata hız vermeli elini çabuk tutmalıdır.

Ey alemlerin rabbi olan yüce Allah! Ruh boğaza gelmeden güneş batıdan doğmadan iş işten geçmeden bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize ahirete yeterince hazırlık yapmayı nasib ve müyesser eyle.Âmîn

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

1 Mart 2024 Cuma

DEPREM ( ÇOK ÖZET)



4-) TEDBİR ALMAK VE SEBEBLERİ İŞLEMEK

Yüce Allah bir ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır:
واستعمركم فيها
Size orayı (yeri)mamur hale getirme görevi verdi.
Hûd Suresi:61.Ayet
Başka bir ayeti kerimede:
يا ايها الذين امنوا خذوا حذركم
Ey iman edenler! Tedbirinizi alın.
Nisâ Suresi: 71.Ayet.
buyurmaktadır.

Birisi Rasulullah efendimize soruyor:Ey Allah’ın Rasulu (Devemi) bağlayıpta mı
tevekkül edeyim,yoksa salıveripte mi
tevekkül edeyim?
Rasulullah efendimiz buyurdu ki: Bağla,sonra tevekkül et.
Tirmizi Hadis no:2517

الم ترى ان الله اوحى لمريم
وهزي اليك الجذع تساقط الرطب
ولو شاء ان تجنيه من غير هزها
جنته ولكن كل شيء له سبب

Elemtera ennellahe evhê limeryeme
ve hüzzî ileyk il ciz’e tusakıt ir rutab,ve lev şê’e en tecnîyhi min ğayri hezzihe cenethu ve lêkin küllü şey’in lehû sebeb.

Görmüyor musun
(Baksana)! Allah
Meryem’e vahyetti
(Şu) hurma ağacını kendine doğru silkele ki, üzerine taze,olgun hurma dökülsün.
Eğer Allah,Meryem’in ağacı silkelemeden hurmanın dökülmesini isteseydi hurmalar dökülür, Meryem de hurmaları toplardı,fakat herşeyin bir sebebi vardır.

Rasulullah efendimiz bir işi yaparken o işi itkan ediyor,sağlam yapıyor ve ( işi yarıda bırakmıyor) ona devam ediyordu.
Müslim Hadis no: 746

Bir kul bir işi yaparsa, Allah onun o işi sağlam yapmasını sever.
Taberani.C.sağîr:1113
Taberani.C.evsat:1/275

Rasulullah efendimiz vefat eden birisini defnederken mezardan bir kerpiç düştü, oradaki bir sahabiye kerpiçi yerine koy diye emretti sahabi yerine koydu ve Resulullaha dedi ki: Bu ölü bu kelbiçi düzelttim diye fayda görüt mü? Resulullah efendimiz: Hayır ama istedim ki gözün zevkini bozmasın buyurdu.

Ayeti kerimelerden hadis-i şeriflerden ve iki ana kaynağa hizmet eden sözlerden anlaşılan odur ki, mümin-tabir caizse- din ve dünya işlerini sağlam yapmalıdır ki kurallara göre hareket etmelidir ki dünyada da ahirette de mutlu mesut ve bahtiyar olsun bütün bunların ötesinde yüce Allah’ın sevgisini kazansın Resulullah efendimizin talimatına uysun ve elinde bulunan özellikle kulların hakkı olan ve emanet olan işi sağlam yapsın.
Kişinin üstlendiği iş emanet olunca yüce Allah:
“Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi emreder”
Nisâ Suresi: 58.Ayet
“Emanetinizdeki şeylere de bilerek hıyanet etmeyiniz”
Enfâl Suresi: 28.Ayet
buyuruyor.

Bütün bu gerçekler ortadayken, ahirette hesap vereceğine inanan, yeryüzünü imarla görevlendirilmiş, tedbir alması emredilen ve yaptığı iyi bir işi Yüce Allah’ın sevmesi gibi bir şerefe nail olmayı hedefleyen bir mümin(kişi veya kişiler) emanete riâyet de o kadar önemliyken, bütün bunları görmezden gelip insan hayatını ilgilendiren konularda insanlara hıyanet edip mesela yaptığı bir ev ile ilgili çimentodan demirden ve başka malzemelerden çalıp ve anlaşmaya uymayıp nasıl olsa kimse görmüyor diye ihanet etmesi nasıl izah edilebilir?

Yüce Allah niye deprem oldu diye sormaz niye depreme karşı tedbir almadınız diye sorabilir zira tedbir takdiri bozmasa da kişiyi ahirette sorumlu olmaktan kurtarır.

Yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi herhangi bir işi yaparken sağlam yapan itkân eden mümkün olan sebeplere sarılan devesini sağlam bağladıktan sonra yüce Allah’a tevekkül eden emanete riayet eden ve akyüzle Yüce Allah’ın huzuruna çıkacak olan kulların cümlesine ilhak eylesin.Amin.

1 Mart 2023 Çarşamba