YIKAN VE YAPAN

أرى الف بأن لا يقوم بهادم
فكيف ببان خلفه الف هادم

Yapan (ıslah eden) bin kişi olsa,yıkan(ifsad eden)da bir kişi olsa, yine (yıkmak kolay olduğu için) yıkan gâlib gelir,
peki ya yapan(ıslah eden) bir, yıkan (ifsad eden) bin kişi olursa o zaman nasıl olacak?
İçinde yaşadığımız zamanı zemini ve şartları ifade etmesi bakımından çok kaliteli ve yerinde bir tesbit.
Eğer bir mümin kendi yakasını televizyonun zararlı ve ifsad edici programlarına ve dizilerine, internetin ğayyâ çukurlarına ve derinliklerine,akıllı telefonların oyalayan ve gaflete düşüren oyunlarına,şüphelerin ve şehvetlerin fitnelerine ve onların kaynaklarına kaptırırsa, çay kaşığı ile topladığı sevapları kepçe ile dağıtmış gibi zararlı çıkar, hayırlarını ve sevaplarını yitirmekle kalmaz bu sefer artı sıfırlanır ve eksiye doğru döner, sıfırın altına iner ve günahlar irtikab eder uzun bir zaman elde ettiğini kısa bir zamanda kaybeder yitirir.
Müminin, âhiret yolcusunun -tabir caiz ise- Yüce Allah ile ticaret yapan bir kişinin bu ticaretinin kesada uğramaması ve zarar görmemesi için kazanımlarını korumak zorundadır.
Yazımızın başında geçtiği gibi yıkmak yapmaktan çok daha kolaydır. Bir şair şöyle der :
Yıkar bir günde neccar ettiğin bünyadı bir yılda,
Gücü tamir -i dildir Sehldir hatır -ı şikenlikler.
Manası : dülgerin bir yılda tamir ettiği binayı bir günde yıkması mümkündür, öyle ya gönül kırmak da işin kolay olan kısmıdır, asıl zor olan o günlü tamir edebilmektir.
Her anlamda yapmak zor Yine Her anlamda yıkmak kolaydır.
Allah’ım elimizden geldiği kadar her Hayır ve iyiliği yapmayı bizlere nasip eyle kazanımlarımızı yitirmeden bize lütfettiğin organları ve imkanları senden başkasının emrine vermeden sâlimen gânimen sana kavuşmayı bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimize nasip eyle.
Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

1 Şubat 2021 Cuma

ARAÇ VE AMAÇ

للوسائل حكم المقاصد

Vesileler maksatların hükmünü alır, maksadın hükmü neyse vesilenin hükmü de odur, yani amaçlar’a vesile olan araç, amaç hükmünü alır.
Mevlaya doğru yol alırken leyla’yı vesile kılmak olabilir,ancak Leyla’ya takılıp kalmak mevla’dan olmak gibi bir yıkıma götürebilir.
Bu yıkıma ve dumura mar’ûz kalmamak için önce bilgi gelmeli,sonra ilgi gelmelidir.
Tasavvufa tarikata nefis tezkiyesine gönül veren kardeşlerimiz- haddimi aşıyorsam bağışlasınlar- şu birkaç hususa dikkat etmelerinde fayda vardır :
1-) kişi önce “fırka-ı nâciye” olan ehli sünnet vel cemâat’ın akâidine göre inancını tashih etmesi lazımdır, sonra fıkhî hükümlere göre hayatını tanzim ettikten sonra kuds âlemine pervaz açmaya teşebbüs edebilir(tasavvuf ve tezkiye ile uğraşabilir)
Mektubât.Ahmed Fârûki es Sirhindi vefat 1624 c: 1 sah : 99. Önce bilgi,sonra ilgi.
2-) Şeriât ilim, amel ve ihlas’tır,sonra yüce Allah’ın rızası hasıl olur ki,
” Allah’ın rızası hepsinden(Cennetteki bütün nimetlerden) büyüktür” Tevbe suresi 72 Âyet.a.g.e1/50
3-) Seyr ve sülük’ten maksat nefsin terbiyesi tezkiyesi ve temizliğidir ki nefis, heva’nın istediği batıl ilahlara ibadetten kurtulsun.a.g.e 1/50
4-) sevgi ve aşk maksat değildir, sevgi ve aşk ubudiyet için bir vesiledir,
zira ubudiyyet makamının üzerinde hiçbir makam yoktur.a.g.e 1/41
Bu son maddeden anlaşılması münasip olan mana şudur tasavvuf, tezkiye,riyazât ve buna benzer ne varsa iyi bir kul olmak için vesiledir.
5-) Din’in bir bölümü olan İhsan makamının altında yer bulan tasavvuf çok kıymetli bir ilimdir,bir yaşamdır ve huzur veren bir hayattır.
6-) Gerek ibadette ve gerek ubudiyette yüce Allah’a iyi bir kul olmak için ittihaz edilen vesileleri maksatlara karıştırmadan bu mübarek yolda yarış yapanlara ne mutlu.
” Yarış yapanlar bunda yarış yapsınlar’ Mutaffifîn suresi 26.Âyet.
Hülasâ : Önce akaid bilgisi,sonra dini bilgi, sonra kişide arzu, isti’dât ve kâbiliyeti varsa tasavvufa ilgi.
Şeriat’ın ilim,amel ve ihlas olduğunu unutmamalı.
Seyr ve sülük’ten maksat yüce Allah’a iyi bir kul olmaktır.
Kişinin bir şeye,bir kişiye ilgi duyup sevmesi naksad değil, maksada götüren bir vesiledir.
İstisnasız bütün nimetler yüce Allah’tandır, şu kadar var ki insanlara teşekkür etmesini bilmeyen Allaha da şükretmiş olmaz gerçeğini de unutmamak lazımdır.
Allah’ım İslam’ı doğru anlayıp yaşayan, önce bilgiye sonra ilgiye yönelen ve bu yarışta kazanan, acele edip bir an önce rızana kavuşan kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

1 Şubat 2021 Pazartesi