AMEL SAHİFELERİ ve KAR TANELERİ



واذا الصحف نشرت

(Amel) Sahifeleri (defterleri) neşr edilip yayıldığında ve ortaya çıktığında.
Tekvîr Suresi 10.Âyet.
2021 Ramazan ayı’na iki gün kala bugün (10/4/2021 Cumartesi) ikindi namazından sonra Konya’da, oturduğumuz mahallede lapa lapa kar yağdığını görünce aklıma hem Tekvîr süresinin 10.Ayet-i kerimesi geldi,hem de Tasavvuf tâifesinin piri ve Bağdat’ın yüz akı büyüklerinden biri olan Cüneyd-i Bağdadi geldi.
Kişi ölünce onun amellerini yazan meleklerin yazdıkları amel defteri sahibinin boynuna asılıyor ve kıyamet günü amel sahifeleri dağılırken o kişinin de amel defteri ona sağ elinden veya sol elinden verilir.
“Her insanın amel defterini boynuna astık insan için kıyamet gününde açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız”
İsrâ suresi 13.Âyet.
Kitabını alanlar şöyle diyecekler:
“Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük- büyük hiç bir şey bırakmaksızın
hepsini sayıp dökmüş!”
Kehf suresi 49.Âyet.
Ümmü Seleme r.a nın rivayet ettiği bir hadiste Rasulullah efendimiz şöyle buyurmuştur : “İnsanlar çıplak ve yalınayak olarak haşredilecek, Ümmü Seleme buyurdu ki: Ey Allah’ın rasulü halimiz nice olacak erkeklerle kadınlar birbirine bakar o zaman, Rasulullah
efendimiz buyurdu ki : O gün insanlar o kadar meşgul ki işleri başlarından aşkın,
Meşguliyetleri nedir diye soran Ümmü seleme’ye Resulullah Efendimiz şöyle cevap verdi : içinde hardal tanesi kadar ve zerre kadar ağırlık taşıyan amellerin dahi yazılı olduğu amel defterlerinin uçuşup sahiplerini bulması mesgüliyeti”.
Taberânî Mu’cem ül Evsat
Hadis no: 833.
Kur’an-ı Kerim’in tefsirlerinde hadisi şeriflerin şerhlerinde ve akaid kitaplarında uzun uzun anlatılan bu konuyu yazıyı uzatmamak için burada noktalarken, konumuzu cüneyd-i Bağdadi ile bitirelim.
Kız kardeşi anlatıyor: Bir sabah ezanından önce uyandım, abimin bir ayağı kapının eşiğinin dışında diğer ayağı evin içinde olduğu halde karın lapa lapa yağdığını seyrediyor, ne yapıyorsun diye sordum? Dedi ki : Epey zamandır burada bekliyorum, ne içeri girebildim ne dışarı çıkabildim, yağan kar taneleri bana amel sahifelerinin kıyamet günü dağılmasını hatırlattı, amel defterim sağdan mı verilecek soldan mı verilecek diye düşünüyordum.
Ey din gününün sahibi olan Yüce Allahım! Bizleri ve bütün Mü’min kardeşlerimizi, kıyamet günü amel defterimizde bizi sana ve kullarına karşı mahcup edecek ne kadar günah ve hata varsa onu mahvet ,sil ve amel defterini sağ elinden alan mesut ve bahtiyar kullarından eyle ya rabbi.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

10 Nisan 2021 Cumartesi

AZÎM ve CİDDİYET



الجد يدنى كل أمر شاسع
والجد يفتح كل باب مغلق

Ciddiyet (ve azîm) her uzak( ve ulaşılamaz gibi ) olanı yakınlaştırır, ve her kapalı ( ve asla açılamaz gibi zannedilen) kapıyı da açar.
İslam dini, özellikle önem arz eden konularda ciddi ve samimi olmayı, ihlaslı olmayı emreder.
Ciddî olmak, bir şeye veya bir işe dört elle sarılmak demektir, sarılmak körükörüne değil basiretle, şuurla olmalıdır.
De ki: “İşte bu benim yolumdur.Ben,ne yaptığımı bilerek Allah’a çağırıyorum;”
Yûsuf suresi 108.Âyey.
Rasulullah efendimizi örnek alarak mümin, yaptığını bilerek yapacak, insanları çağırınca, kendi nefsine ve şahsi menfaatına şüphelere şehvetlere değil, Allah’a çağrılacaktır o zaman arzu edilen Allah’ın izniyle hasıl olur, o zaman uzaklar yakın olur ve o zaman kalplerin kapalı kapıları açılır maksat hasıl olur.
“Ey Yahya! Kitaba var gücünle sarıl”
Meryem suresi 12.Âyet.
Mü’min hak davasına var gücüyle sarılacak, önce kendi inanacak, kendi yaşayacak,o zaman sözleri ve çabası semere verecek ve faydası ortaya çıkacaktır.
İnanmayan inandıramaz, yanmayan yakamaz,susuz kimse nasıl başkasına su içirsin, gözü görmeyen nasıl başkasının gözüne sürme çeksin, zira
فاقد الشيء لا يعطيه
Bir insanda bir şey yoksa, başkasına o şeyi veremez.
İbadete sarılmak da böyledir mümin inanarak, sevabını Allah’tan bekleyerek ciddi, samimi ve ihlaslı bir şekilde bir ibadeti sarılınca onu hakkıyla eda edip yerine getirince,onun olumlu yansımalarını kalbinde, bedeninde, hayatında mutlaka görür.
Asıl karşılığını ve sevabının Yüce Allah ahirette ona lütfeder ikram eder.
Bütün ibadetler için geçerli olan azim ve kararlılık ciddiyet ve samimiyet şüphesiz oruç için de geçerlidir.
Bizi gölgesi altına alan üns nefehâtını duyduğumuz mübarek ramazan ayında mü’min orucu bu şuurla, bu ciddiyetle tuttuğu zaman böyle bir orucun karşılığını ve sevabını elbette yüce Allah ikram edecektir.
Bu kısa yazımızı Rasulullah efendimizin bir müjdesi ile bitirelim şöyle buyuruyor :
“Kim Ramazan orucunu, inanarak ( Yüce Allah emretti o halde bana farzdır, orucu tutmaz da terk edersem Allah’ın ikabından ve beni cezalandırmasından korkarım derse ve ) sevabını yalnız ve yalnız Allah’tan bekleyerek tutarsa, gelmiş ve gelecek günahları affolur”
Buhari Hadis no: 38
Müslim Hadis no:760
Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah! bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi, emirlerine dört elle ve ciddiyetle sarılan,yasaklarından kaçan, bütün ibadetleri ve hassaten orucu Rasulullah efendimizin tarif buyurduğu gibi tutan, günahlarından arınan kullarından eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

10 Nisan 2021 Cumartesi