YÜCE ALLAH’IN VASİYETİ (TAKVÂ)



المكارم على حسب المكاره
بقدر ما تتعنى تنال ما تتمنى

Mü’min’e İkram edilen(ve edilecek) nimetler, zorluklara göğüs germesine göredir.
Ey âhireti isteyen kişi,İlgilendiğin ve çaba sarf ettiğin oranda temennî ettiğine kavuşursun.
Rasulullah Efendimiz de bu hususta bir hadis-i şerifte şöyle buyurmaktadır :

حجبت الجنة بالممكاره،وحجبت النار باالشهوات

“Cennet nefse ağır gelen şeylerle kuşatılmıştır, Cehennem ise nefse hoş gelen şehvetlerle kuşatılmıştır”
Buhârî Hadis no: 6487
Müslim Hadis no:2823
Yüce Allah’ın öncekilere ve sonrakilere vasiyeti takva olunca,bu hasleti elde edebilmek için, mümin ne kadar zahmet çekip fedakarlık yaparsa, nefsine gem vurursa değer.
Mü’min şehvetlerle kuşatılmış cehenneme gitmemek ve girmemek için fedakarlık yaparak özellikle haram olan şehvetleri terkedecek, yine nefse zor gelen şeylerle kuşatılan cennete gidebilmek için fedakarlık yapıp bazı zorluklara katlanacak ve göğüs gerecektir.
Önemine binaen şafii ve Hanbeli mezhebinde cuma hütbesinin rükünlerinden biri, takvayı vasiyet etmektir,yani, Hutbe okuyan Hatîb :Ey Allah’ın kulları Allah’tan korkun veya,size Allah’ın takvasını tavsiye ediyorum demelidir.
Takvan’ın hakikati ve dereceleri hakkında alimler şöyle demişlerdir:
1-) Takva, şirkten ve riya’dan uzak olup imanla haşır neşir olmaktır.
2-) Takva, farzları, taat ve ibadetleri,emirleri yerine getirip her türlü haramlardan, günah ve ma’siyetlerden uzak olmaktır.
3-) Takva, sünneti müstehap ve mendub’u, faziletli şeyleri yapıp her türlü mekruh’tan ve nahoş şeylerden uzak kalmaktır.
Ayrıca takva
1-) Allah’ın azabından korunmak, ittika, ve O’ndan haşyet ve heybet duymaktır.
2-) yüce Allah’a taat ve ibadettir.
3-) Takva, sadece organların değil, kalbin bile günahlardan el etek çekmesidir.
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gereği gibi saygılı olun ve ancak Müslüman olarak Can verin” Âl-i imrân suresi 102 Âyet.
Bu mübarek ayet-i kerimede “gereği gibi ittikâ edin” buyurulmuştur bunun da anlamı,” Yüce Allah’a itaat edip isyan etmemek, O’nu daima zikredip unutmamak, ve yüce Allah’a şükredip küfranı nimette bulunmamaktır”
Hakim,Mustedrek 2/294.
MÜJDE : (İnşaallah dünyada da,)ahirette de en hayırlı ve övgüye lâyık sonuç,takvâ (cennet), Allah’tan ittika edenlerin,taat ve ibadet yaparak Allah’ın ikâbından
korkanlarındır.
Tâ-hâ suresi,132,Âyet
A’râf suresi,128,Âyet
Kasas suresi,83 Âyet

Allahım gücümüzün yettiği kadar senden ittika etmeyi, sana saygı duymayı, seni zikredip unutmamayı, sana taat ve ibadet edip isyan etmemeyi, sana şükredip nankör olmamayı bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasip eyle.
Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

22 Mart 2021 Pazartesi

TAKVA VE BİR MEZAR TAŞI YAZISI.



ليس زاد سوى التقى
فخذى منه أو دعى

Kişinin ahirete götüreceği takvadan başka bir azığı yoktur,
Artık sen ey âhiret yolcusu alacaksan bunu al (zira âhirette senin işine yarayacak, ve orada geçerli olacak azık budur),yok eğer bu azığı almayacaksan da sen bilirsin(zira âhirette takvâ’dan başka senden bir şey kabul edilmeyecektir).
Bu satırları bir şair mezar taşına yazdırmıştır.
İlim ve hikmet sahibi insanlar, dünyada ellerinden geldiği kadar insanlara nasihat etmişlerdir, bununla da yetinmeyip bir de mezar taşımıza faydalı bir şey yazalım da buradan geçenler, mezarları ziyaret edenler,hem okur ibret alır istifade ederler, hem de bizim amel defterimiz açık kalır diye bir umut ile yazdırmayı düşünmüş olabilirler.
NOT: Mezar taşlarını okumak unutkanlık yapar deniliyor ama, bunun sağlam bir kaynağını duymadım, rastlamadım.
Bir insanın özel olarak mezarlığa gidip mezar taşlarının üzerindeki yazıları okunması ayrıdır, vefat eden bir yakınını defnetmek veya kabristanı ziyaret etmek için gittiğinde gözüne ilişen herhangi bir faydalı cümleyi okuması ayrıdır.
Ashabı kiram(Allah cümlesinden razı olsun) mezarları sade idi.
Mesela bir insan benim mezar taşıma şunu yazın diye bir vasiyeti olursa,veya yakınları vasiyet olmasa da yazsalar ne engel olabilir.
Sanma ki ey hace senden zer ü sim isterler.
Yevme lâ yenfeu’da kalb-i Selim isterler.
Ey (ahiret yolcusu olan) kişi, zannetme ki gittiğin yolculukta ve akabinde senden altın ve gümüş isterler, hayır hayır, hiçbir şeyin fayda vermeyeceği o kıyamet gününde senden sadece selim(şirkten,riya’dan günahlara ısrar etmekten,bid’atlardan uzak, sünnetle ve sünnetin üzerinde mutmain olan,takva ile dopdolu takva’yı azık olarak alıp giden) bir kalp isterler.Şuarâ suresi 89.Ayet.
Allah’ım ruh boğaza gelmeden amel defterimizi kapatmayacak faydalı şeyler yapmayı, Selim ve takva dolu bir kalp sahibi olmayı bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasip eyle.Âmîn.

Ahmet ÖZKAN

22 Mart 2021 Pazartesi