159/2026
علينا السعى فيما فيه نفع
وليس علينا إدراك النجاح
Aleynêsse’yu fiymê fîyhi nef’un ve leyse aleynê idrâk unnecâhi.
Kendimiz (ve başkaları) için faydalı olan ne varsa gücümüzün
yettiği kadar yapalım,yüzde yüz başarılı olmak ise bizim elimizde değildir.
Şartlar zarflar ve ortam nasıl olursa olsun kul kendi görevini yapmanın ve yüce Allah’a karşı iyi bir kul olmanın derdi ve gayreti içinde olmalıdır.
Dolayısıyla
على المرء أن يسعى لما فيه نفعه
وليس عليه أن يساعده الدهىر
Alel mar’i en yes’ê limê fîhi nef’uhû ve leyse aleyhi en yüsêidehuddehru.
Zamanın bazı zorlukları olsa da insan kendine, ailsine,millete ve ümmete hatta bütün insanlara faydalı olanı yapmak için gayret etmeli ve sonucu Allah’tan beklemelidir.
Gayret etmeden olmaz,olsa bile kalıcı ve yüz güldürücü olmaz.
Onun için
فقل لمرجى معالى الأمور
بغير اجتهاد رجوت المحالا
Fekul limurcî meâl il umûr, biğeyrictihêdin
recavtel muhâlê.
Sebeblere sarılmadan ve gayret etmeden zirvelere çıkmayı isteyen ve hakketmeden o makama konmak isteyene de ki: Sen muhal ve mümkün olmayana talibsin, dese ki: Ben o makama layıkıyla yükseldim de ki: Onu haketmediğin
için yükselsen bile orada tutunman zor ve o makamın hakkını veremezsin dese ki: Şöyle veya böyle geldim işte de ki: Zirvelerde kartallar da var, yılanlar da var, kartallar süzülerek, yılanlar sürünerek gelir,o zaman bu makama sen süzülerek değil, sürünerek başkalarına sürtünerek geldin,sen ve sana o makamı bir çeşit verenler bunun hesabını yüce Allah’a vereceksiniz.
لا تقل قد ذهبت اربابه
كل من سار على الدرب وصل
Lê tekul ked zehebet erbâbuhu küllü men sêre aledderbi vasal.
Bu işin erbabı gitti,biz kim onlar kim diye umutsuz da olma bu yolu ve yordamı bu üslub ve usulü takib eden maksada ulaşır.
Bu hikmetli sözlerin özetini arzederek bu kısa yazıyı bitirelim:
Kişi kendisi ve ailesi için, yaşadığı toplumun, milletin ve ümmetin din ve dünya menfaati adına elinden geleni yapmalıdır.
Neticeyi,sonucu, sevabı yüce Allah tecelli ettirecektir.
Hakketmeden bir şeyi elde etmek için meşrû
olmayan yollara tevessül edilmemelidir.
Şartlar ne olursa olsun çıtayı ve himmeti yüksek tutmalıdır, iyimser olmalı, ağzını hayra açmalı, karamsar olmamalıdır.
Öldük bittik dememeli, Allahın izniyle bu işi başaracağız,bu zorlukları ve sıkıntıları atlatırız demeli, korkutmamalı,daha vuku bulmamış tehlike,hastalık ve sıkıntıları (Eğer önceden planlanmadıysa) gündeme getirip insanları korkutup yüklerine yük ilave etmemeli bunun da vebal olduğunu unutmamalıdır.
Her an imtihanda olduğumuzu imtihanın sorularının kolay olabileceği gibi,zor da olabileceğini hesaba katmakıyız.
En büyük teselli kaynağımız yüce Allah’ın yardımı tedbir,sebeblere sarılmak ve yüce Allah’a tevekkül olmalıdır.
Her gün onlarca defa “Allah’ım yalnız sana ibadet ediyoruz ve yalnız senden yardım diliyoruz”
Fatiha, 5 dediğimiz halde bazen işlerimşzde yüce Allah’ın yardımını dilemeyi unutarak kendimiz çözmek istiyoruz ve bu yüzden başarılı olamıyoruz, hatta yüce Allah’a inanmayan ve insanlara zarar vermek isteyenlerden yardım diliyoruz bu da bize pahalıya mal oluyor bunu asla unutmayalım.
Ahirette, cennette beraber olmak istediğimiz büyük insanlar bunun gibi ve bundan çok daha zor yollardan, şartlardan ve imtihanlardan geçtiklerini unutmamalıyız
Herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde işler ağır işliyor,hak sahipleri, haklarına zamanında ulaşamıyorsa, veya hiç ulaşamıyorsa, sebebleri çok da olsa birinci ve en bariz sebeb o makamın ve o işin
hakkı verilmiyor demektir ki bu da o işin kiyametinin kopması anlamına gelir.
Bir iş veya bir makam layık olmayana, ehli ve erbabı olmayana verilince kıyameti bekleyin,en azından o işin kıyametini
bekleyin anlamına da gelir.
Geçmiş yıllarda işler ehline verilmediği için, işlerin kıyametinin nasıl koptuğunu bu millet iyi bilir.
Sonuç,netice, zafer yüce Allah’ın tasarrufundadır,kul
İslamı,Kur’an’ı, sünneti kendi
nefsinde, evinde, aile fertleri arasında ikame etmesi mümkünse onu yapmalı,dili döndüğü ve bilgisi olduğu kadar söylemeli,ileriki aşamaları yüce Allaha havale etmelidir.
Allah’ım! Dinde net olanı almaya ve yapmaya,yasak bulanık ve şüpheli olanı terk etmeye ve ondan uzak durmaya bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi muvaffak eyle. Âmin.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
16/09/2026 Çarsamba