إذَا اِخْتَبَر الدُّنْيَا لَبِيب تَكَشَّفَت
لَهُ عَنْ عَدُوّ فِى ثِيَاب صَدِيق
İzehteberaddünyê lebîbün tekeşşefet lehû an aduvvin fi siyebi sadîykin.
Akıllı (zeki,mahir ve biraz da kalp gözü açık)birisi eğer dünyanın hakikatını inceler ve iyi araştırırsa (ahirette amel terazisinde olmayacak olan, helaldan kazanılmayan ve helal’a harcanmayan, insanı girdab’a düşüren , kendisini yüce Allaha yaklaştırmayan aksine uzaklaştıran) dünyanın dost elbisesi giymiş bir düşman olduğunu görür.
İnsanı Yüce Allah’tan uzaklaştıran,mezara girmeyen, girse de hiçbir faydası olmayacak ve öbür tarafa intikal etmeyecek, intikal etse bile sahibinin aleyhinde olan dünya, haliyle üzerinde durulmaya değerdir.
Dünya ve üzerindeki her şey imtihan için yaratılmıştır, bu imtihanın zordur tabi, zira dünya tatlı ve yeşildir, insanı kışkırtır şatafatı ile insanoğlunu cezbeder,kendine çeker ve dikkatli olmayanı esir alır.
Dünya,insanı kucaklayan, sırtını sıvazlayan yüzüne gülümseyen çok samimi bir dost gibi görünür,ama bir zaman sonra ya insan ölür dünyayı bırakır ya dünya elinden gider ve samimi bir dost olmadığı ortaya çıkar,ortaya çıkar ama iş işten de geçmiş olur.
Bu girdaptan kurtulabilmek ve bu imtihanı kazanabilmek için,yüce Allah’ın yardımı yanında, müminin temkinli tedbirli ihtiyatlı olması, aklıselim ile meseleye yaklaşması ve dünyadan nasibini alıp ahiretini ihmal etmemesi gerekir.
İyileşmesi mümkün olmayan bir hastalıkla insan nasıl bir arada ve içiçe yaşıyorsa,hastalığı koruma altına alıp artmasını engelliyorsa, yüce Allah’ın izniyle ve sebeplere de sarılarak dünya ile de böyle geçinmesi mümkün olabilir.
Bazı insanlar dünyaya benzerler, dost görünürler zira dost elbisesi giymişlerdir ve çok mahir olmayan kimse onları bilemez ama arka planda düşmanlık yürütürler .
Bunlar ve benzerleri için şöyle demişler:
در لباس دوستى سازند كار دشمنى
حسب الإمكان واجب است از كيد ايشان اجتناب
شكل ايشان شكل انسان فعل شان فعل سباع
هم ذىئاب فى ثياب أو ثياب فى ذئاب
Der libasi dustî sâzend kâri düşmenî,haseb el imkân vacibest ez keydi îyşân ictinab.
Şekli îyşân şekli insan,fi’li şân fi’li siba’,hum ziâbun fî siyâbin ev siyâbün fi ziab.
Dost elbisesinde düşmanca işler yaparlar,
mümkün olduğu kadar onların tuzaklarından sakınmak gerekir.
Şekilleri insan şekli ama, yaptıkları yırtıcı hayvanların yaptığıdır,
Bunlar (dost) elbise içinde kurtlar veya kurtlar içinde elbiseler gibidir.
Allah’ım! akıllı bir insanın bakışı ile dünyaya ve insanlara bakmayı, dünya ve hayat imtihanında başarılı olmayı bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasip eyle.
Ülkemizi, inancı insafı vicdanı körelmiş, yakında ve uzakta batıla hizmet eden,Din,Bayrak,Ezan ve Cennet Vatandan rahatsız olan dünyanın işe yaramayanı gibi vefasız kim varsa onların şerrinden koru. Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
10 Eylül 2022 C.tesi
Tag Archives: özkan
BAŞKA KAPI YOK
يا رب إن عظمت ذنوبي كثيرة
فلقد علمت بأنك عفوك اعظم
ان كان لا يرجوك الا محسن
فبمن يلوذ ويستجير المجرم
Yâ rabbi in azumat zunûbî kesîyraten,feleked
alimtü bienne afveke a’zamu,in Kâne lê yarcûke illê muhsinün febimen yelûzü ve yestecîr ül mücrimu.
Ey Rabbim! Eğer benim günahlarım hem çok,hem de büyük olsa da, senin affının kulların bütün günahlarından daha büyük olduğunu biliyor ve buna inanıyorum,eğer senin rahmetini sadece iyilik yapanlar umuyorsa,peki günahkar kulların kime sığınsın ve kime iltica etsin (günahkar kullarının da senin kapından başka gidecekleri ve ilticâ edecekleri yer ve kapı yoktur)
De ki : ” Herkes kendi mizaç ve karakterine göre iş yapar,rabbiniz kimin doğru bir yol tuttuğunu en iyi bilendir.
İsra suresi: 84.ayet.
Bu mübarek ayeti kerimenin tefsirinde İmam kurtubi şöyle der:
Ashab-ı kiram kur’an-ı Kerim’in tefsirini aralarında müzakere ederlerken söz Hz Ebubekir efendimize geliyor ve buyuruyor ki: Ben kur’an-ı Kerim’i baştan sona kadar okudum
“Herkes kendi mizaç ve karakterine göre iş yapar”
Ayeti kerimesinden daha cok umut veren bir ayet görmedim.
Kul kendi mizacına göre hareket ederek günah işler Yüce Allah ise zatına yakıştığı gibi mağfiret eder.
Yüce Allah Ğafir,Ğafur ve Ğaffar’dır.
Bu üç mübarek isimden birisiyle kulun günahını amel defterinden siler, diğeriyle Meleklere unutturur, üçüncüsüyle kulun kenndisine bile unutturur ki mahcub olmasın.
Ey alemlerin rabbi olan yüce Allah! Bilerek veya bilmeyerek bizden sadır olan hataları günahları ma’siyetleri affeyle. Ğafir,Ğafur ve Ğaffar Mübarek isimlerinin hürmetine bizlerin ve bütün mü’min kardeşlerimizin hatalarını mağfiret eyle.
Kâmil imandan, faydalı ilimden salih amelden ayırma.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
9 Eylül 2022 Cuma
RIZIK
وكيف أخاف الفقر والله رازقى
ورازق كل الخلق فى العسر واليسر
تكفل فى الأرزاق للخلق كلهم
وللضب فى البيداء والحوت فى البحر
Ve keyfe ehafulfakre vallahu râzikî,ve raziku küllilhalki fil usri vel yüsri,
tekeffele filerzâki lilhalki küllihim,veliddabbi filbeydêi vel hûti filbahri.
Her hal ü kârda,bollukta da darlıkta da Yüce Allah benim ve bütün yaratıkların rızkını verdiği ve rızka kefil olduğu halde ben niçin (rızkım gelmez veya gecikir diye) fakirlikten korkayım ki.
Kaldı ki yüce Allah
(sadece benim değil) denizdeki balıkların ve karadaki kelerin(ve bütün yaratıkların)rızkına da kefildir.
Rezzâk-ı hakiki yüce Allah’tır, bu hususta yüce Allah Kur’an’ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“yeryüzünde kımıldayan hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’ın üzerinde olmasın”
Hûd suresi: 16.Ayet.
Rızık ehli sünnet alimlerine göre helal olana da denir haram olana da denir, ehli sünnetin dışında bazı mezheplere göre ise haram rızık değildir, doğrusu ehli sünnetin söylediğidir, çünkü kur’an-ı Kerim’in ayeti de bunu desteklemektedir.
De ki:”Allah’ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir kısmını helal bir kısmını haram saymanıza ne demeli?” De ki : “bunu Allah mı izin verdi yoksa Allah adına hüküm mü uyduruyorsunuz?”
Yûnus suresi :59.Ayet.
Ehli sünnet alimlerinin beyan ettikleri üzere rızık ne artar ne eksilir, hiç kimse rızkını yemeden ölmez rızkından fazla yemez ve kimsenin rızkını diğer bir kimse yiyemez.
Sadece insanların değil bildiğimiz bilmediğimiz gördüğümüz ve görmediğimiz adını duyduğumuz ve duymadığımız bütün mahlukatın rızkı yüce Allah’a aittir.
Dünya nüfusu yirmidört milyar insan olsa, Cennet vatan ülkemizin de nüfusu üçyüz milyon olsa, herkese yetecek kadar imkanlar vardır,peki niye bazı yerlerde sıkıntı ve geçim derdi oluyor?
Bunun sebebi insanlardır.
İnsanoğlunun elinin değdiği yerde fesad ve sıkıntı vardır, hırs ve dünya yarışı vardır, çarpık
dağılım vardır,on kişiye bir,bir kişiye on vardır varlık içinde yokluk yaşatma, öldük bittik korkusunu mahsus ve planlı salma projeleri vardır.
Yoksa yüce Allah’ın fazl ü kereminde,rezzâk-ı hakiki oluşunda bir Şubhe,bir kusur yoktur.
Allah’ım! Her konuda olduğu gibi rızık konusunda da bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi sana inanan güvenen, sebeblere sarıldıktan sonra sana tevekkül eden kullarından eyle.
Allah’ım! Helalinle doyur haram şeylere tevessül edenlerden eyleme, tâat ve ibadetinle meşgul eyle masiyetlere dalanlardan eyleme, fazlını ve keremini bizlere nasip eyle kadr ü kiymet bimeyen ağyâr’a (başkalarına) muhtaç etme.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
8 Eylül 2022 Perşembe
DUNYA RÜYA GİBİ
انما الدنيا كرؤيا فرحت
من رآها ساعة ثم انقضت
İnnemeddünyê keru’yê ferrahat men reâhe sâaten sümmenkadati.
Üzerinde yaşadığımız dünya hayatı ( İnsan ömrü ne kadar da uzun olursa olsun), sadece kişinin gördüğü,hoşuna giden ve hemen sonra sona eren bir rüya gibidir.(Bu rüya ne kadar uzun olabilir ki, ve kişi hoşuna giden bu rüyadan uyandığında elinde avucunda ne kalır ki?)
Hiç bir şey.
Normal olarak üç beş saniye süren rüya,en fazla yirmi saniye sürmektedir.
Rüyaya benzetilen dünya icinde yaşayan insanoğlunun da ömrü ortalama Altmış Yetmiş arasıdır pek azı bunu bir miktar geçer.
Tirmizi Hadis no: 3550
İçinde yaşadığımız dünyanın da ömrü kısadır ve bunu ancak Yüce Allah bilir.
Bu ümmetin diğer ümmetlere nisbetle ömrü,ikindi-akşam arası zaman gibidir.
İşte nasıl ki uykudan uyanan kimsenin elinde gördüğü rüyadan hiçbir şey kalmıyorsa, rüyanın çoğunu veya bir kısmını hatırlamıyorsa aynen böyle ölen bir kimse de kabir alemi diye isimlendirilen berzah alemine girince dünyada yaşadığı hayat çin aynı şeyi düşünecektir ve dünyayı bir rüya gibi hatırlayacaktır,belki
yaşadığı hayatın büyük bir kısmını, belki de az bir kısmını hatırlayacaktır,
dünyadan da elinde sadece yaptıkları kalır.
“Dünya rüya gibidir” dediğimizde anlaşılan veya anlaşılması gereken işte budur.
Rüya,Salih bir rüya olsa bile sahibine ancak bir kanaat verebilir,yoksa dinde kesin delil sayılmaz ve kesin ilmin sebeblerinden değildir.(Peygamberlerin rüyası hariç)
Peki madem dünya rüya gibi o halde dünyaya nasıl davranmak gerekir, asıl mesele budur.
Mü’min, dünyaya âhiretmiş gibi ve sanki içinde ebedî kalacakmış gibi bakmamalıdır, öğle bakarsa o zaman olaylar musibetler ve hastalıklar karşısında hayal kırıklığına uğrar ve metanetini yitirir, ahirete geçici bir gözle bakar ve ahirete hazırlık yapma ihtiyacı duymaz.
Halbuki Yüce Allah “Ahiret hayatı daha hayırlı ve süreklidir”
A’lâ suresi : 17.ayet.
buyurmaktadır.
Dünya tatlılaştıkça batırır,parladıkça korkutur.
Günümüz ortamında yakına ve uzağa baktığımızda cereyan eden olaylar bunun en bariz kanıtıdır.
Dünya içindekilerle beraber kendisine sıkı bir şekilde sarılanları ne hale getirdiğini bilmem anlatmaya gerek varmı?
Ey yüce Allah’ım! Bize dünyada da,ahirette de iyilik ver,bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi dünyaya ve dünyalıklara aldanmaktan koru, dünyada rızkımızı bol bereketli ve helal kıl,ahiret azığımızı en hayırlı olan takva azığı eyle.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
7 Eylül 2022 Çarşamba
BİLEN KORKAR
على قدر علم المرء يعظم خوفه
فلا عالم الا من الله خائف
فآمن مكر الله بالله جاهل
وخاءف مكر الله بالله عارف
Alâ Kadri ilm il mar’i ya’zumu havfuhû,fe lê âlime illê minellâhi hâifün fe êminün mekrallahi billêhi cêhilün,ve haifun mekrallahi billêhi ârifun.
Kişinin (Yüce Allah’dan ) korkusu,(yüce Allah hakkındaki) bilgisi kadardır (bilgisi az olursa korkusu az olur, bilgisi çok olursa korkusu çok olur),bu konuda her bilgi sahibi yüce Allah’tan korkuyordur( korkması gerekir).
Allah’ın mekrinden emin olan cahildir fakat Ârif-i billah olan kimse aslında Allah’ın mekrinden (emin olmayıp) korkandır.
Korku ve ümîd,yani havf ve recâ İslam akâidinin ve inancının iki kanadı sayılır, yüce Allah Peygamberlerden, meleklerden ve salihlerden bahsederken,
“O’nun rahmetini umar azâbından korkarlar” buyurur.
İsrâ süresi: 57. Ayet.
Havf ve korku,mümin’i boş oturmaktan,reca ve ümid ise onu ümîd kesmekten kurtarır. Bu ikisi bir kuşun iki kanadı gibidirler,tek kanatlı bir kuş sadece çırpınır,iki kanadı olmayan bir kuş ise ölü gibidir, kanatlar da sağlam olmalı tabi, sağlam samimi ve fayda veren korku,sahibi ile haramlar ve yasaklar arasında perde oluşturan korkudur,sağlam sadık ve gıpta edilen ümid ise, sahibi Kur’an ve sünnete göre bir taat işlerse Allah’tan sevap bekler, şayet bir günah işlemiş ve akabinde tövbe etmişse Allah’tan mağfiret diler ve rahmetini umar.
Allah Korkusu, kulun Yüce Allah hakkında beslediği ümidi yok etmemelidir, Umîd(umut) de Yüce Allah’ın korkusunu yok etmemelidir.
Mü’min bu dengeyi korumalıdır.
Âlimler bununla beraber şunu diyorlar: İnsan gençliğinde korkuya, yaşlanınca da ümide daha fazla yer verebilir.
Yüce Allah bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi
“O’nun rahmetini umar,azabından korkarlar”
İsra suresi: 57. Ayet.
diye vasfettiği ve,
“Onlara asla korku yoktur”
Yunus süresi: 62 âyet. buyurduğu kullarından ve dostlarından kılsın Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
6 Eylül 2022 Salı
AŞK VE SEVGİ
ولو قيل للمجنون ليلى ووصلها
تريد ام الدنيا وما فى زواياها
لقال غبار من تراب نعالها
احب الى قلبى واشفى لمرضاها
Velev kîyle Lil Mecnûni Leylâ ve vaslahâ türîydu emiddünyê ve me fî zeveyêhê,lekâle ğubârün min turâbi niâlihe ehabbü ile kalbî ve eşfê li belvêhê.
Mecnun’a dense ki: Leyla’yı ve ona kavuşmayı mı istersin yoksa dünya ve dünya’nın içindeki herşeyi mi? (büyük bir ihtimal) şunu diyecek:(siz ne diyorsunuz) Leyla’nın ayakkabısına dokunan bir toz parçası kalbim için daha sevimli ve kalbimin hastalığına daha çok şifa vericidir.
Bir başka bu sevgiye,bu tutku’ya bu sevdâya ve bu giriftarlığa saygı duyulur, saygı duyulur
zira kendisi gibi bir insanı sevmesini beceremeyen bir insan, terbiye edici olan gönül erlerini, Yüce Allah’ın terbiye ettiği ve yaratılmışların en üstünü olan Rasulullah efendimizi, sevgisi sevgilerin en şereflisi olan ve en çok sevilmeyi hakkeden müminlerin de en çok sevmesi gereken yüce Allah’ı da sevmeyi pek beceremez.
Bu sevgi, Leyla’da münhasır kalmayıp ve onunla sınırlı olmayıp daha kaliteli daha şerefli daha ulvî sevgilere, yani o’na salat ve selam olsun Rasulullah efendimizin sevgisine ve Yüce Allah’ın sevgisine basamak ve vesile olacaksa daha da saygıyı hakkeder,zira vesilelerin hükmü maksadların hükmü gibidir, araçlar da amaçlar gibidir.
Fakat sadece bir insanı sevmek ve tüm sevgiyi ona hasretmek ve böyle ömür geçirmek bilmiyorum yüce Allah’ın yanında ne kadar geçerlidir.
Asıl geçerli olan ve en şerefli sevgi şübhesiz yüce Allah’ın sevgisidir.
اذا كنت ذا قلب عليك بحبها
فلم يبقى الا حبها لك مرهم
İzê künte zê kalbin,aleyke bihubbihê, felem yebkâ illê hubbuhâ leke merhemün.
Eğer sende sevebilen bir kalp varsa O’nu sev, onun sevgisinden başka sana melhem olacak hiçbir şey yoktur.
Yüce Allah’ın sevmenin sayılmayacak kadar çok olan şerefli neticelerinden sadece iki büyük nimet ile bu kısa yazımızı bitirelim.
Birincisi: Yüce Allah’ı seven kul, Rasulullah efendimize ittiba eder ve Yüce Allah da o kulu sever, günahlarını da bağışlar.
Âli İmran suresi: 31.Ayet.
İkincisi: Yüce Allah’ı seven kul bilsin ki önce Yüce Allah onu sevdi,sevdi ki o da sevebildi.
Maide suresi 54.Ayet.
Yüce Allah sevgisini, yüce Allah’ı sevenlerin sevgisini ve yüce Allah’a yaklaştıran her amelin sevgisini bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasîb eylesin.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
5 Eylül 2022 P.tezi
RAB KELİMESİNİN ANLAMI
قريب محيط مالك ومدبر
مرب كثير الخير والمولى للنعم
وخالقنا المعبود جابر كسرنا
ومصلحنا والصاحب الثابت القدم
وجامعنا والسيد احفظ فهذه
معان أتت للرب فادع لمن نظم
Karîbun Muhîtun Mâlikün ve Müdebbirün Mürebbin
kesîr ül hayri vel Mûvlî linniemi.
Ve Hâlikunêlma’bûdu Cêbiru kesrinê ve Muslihunê vessâhibüssâbit ül kıdemi.
Ve câminê vesseyyidü ihfaz fehêzihî meânin etet lirrabbi fed’ü limen nazame.
Her gün ve gece onlarca kez aşkla şevkle zevkle telaffuz ettiğimiz “Rab” kelimesinin çokça anlamı
vardır,bunlardan birkaçını
öğrenmek her mü’min’in hem hakkı hem arzusu,hem de görevidir.
(İnsana şah damarından daha ) yakın, her şeyi kuşatan,sahib ve her şeyi tedbir edici.terbiye edici,hayrı bol, bütün nimetlerin sahibi, yaratıcımız,ma’budumuz Kırıklığımızı birleştiren ve gideren,ıslah edicimiz sahibimiz kıdem sıfatıyla muttasıf.bizi ( kıyamet günü) bir arada toplayacak olan, seyyid. Bütün bunlar Rab kelimesinin birçok manasından birkaçıdır, nazmeden(şiirleştiren) kişi sizin duanızı bekler,(ona dua ediniz).
Yüce Allah bu mübarek kelimenin anlamlarını şiirleştirip anlayışımıza sunan ve anlamamızı kolaylaştıran kişinin iki dünyasını ma’mur eylesin.
Bütün bu mübarek anlamları teyid eden, izah buyuran Ayet-i kerimeler ve Hadisi şerifler bu kısa yazıya sığmayacak kadar çoktur.
Yüce Allahın, kendi mukaddes zatına verdiği isimlerle beraber Kur’an’da geçen mübarek isimleri olduğu gibi, kullarından bazılarına öğrettiği, kimseye bildirmeden yanında tuttuğu mübarek isimleri de vardır.Sahih-i İbni
Hibbân Hadis no : 972
İsimlerin çokluğu müsemmâ’nın şerefine, yüceliğine delildir.
Şüphesiz en güzel isimler en yüce sıfatlar en mübarek fiiller Yüce Allah’ın isimleri sıfatları ve filleridir.
Ey Rabb ül âlemin olan yüce Allah’ım! En güzel isimlerinin ve ismi A’zam’ın hürmetine, sıkıntılarımızı bertaraf eyle,görünür görünmez kazalardan ve belalardan, ikide bir ortalığa sürülmek
İstenen sanal ve maksatlı hastalıklardan,arzî ve semavi afetlerden
bütün İslam beldelerini ve cennet vatan ülkemizi ve sakinlerini mahfuz ve masûn eyle.Amin.
Ahmet ÖZKAN
4 Eylül 2022 Pazar
GEMİ KARADA YÜRÜMEZ
ما بال دينك ترضى أن تدنسه
وثوبك الدهر مغسول من الدنس
ترجو النجاة ولم تسلك مسالكها
إن السفينة لا تجرى على اليبس
Mê bêlu dîynike terdâ en tudennisehu ve sevbukeddehri mağsûlun
mineddenesi,
tercünnecête ve lem teslük mesêlikehê,
innessefîynete le tecrî alel yebesi.
Ne oluyor sana! Dinini kirletmeye,emirleri terkedib yasakları çiğnemeye niçin razı oluyorsun?halbuki(bakıyorum)
giydiğin elbise tertemizdir( giydiğin elbise temiz olsun zararı yok,o zaman takva elbisesini de giyin.
Eğer ahiret elbisen kirli ve takva elbisen de yoksa durumun da böyle olursa, o zaman ahiret azabından) Kurtuluşu umuyorsun ama kurtuluş için gerekli adımları atmıyorsun, bilesin ki bu yaptığın biribirine zıttır zira gemi karada yürümez, yürüyemez ( Gemi karada yol alamaz).
Akıllı insan ahireti dünyaya,taatı günaha dinini her şeye, ilmi de cehalete tercih eden kimsedir, akıllı denecekse buna denir.
Ayrıca mü’min temiz insandır, islam dini temizliği dinin yarısı saymıştır, temiz olması da dinen matlubtur ama, elbisesini evini sokağını dişlerini işlerini çevresini temiz tutması gerektiğinden daha çok dininini inancını ahlakını seyr ve sülükunu, nefsi ile ailesi ile çevresi ile ve insanlarla,yüce Allah ile olan münasebetlerinde de pırıl pırıl tertemiz arı ve duru olur.
Ahiret yolcusu mümin madem kurtuluşu ve selameti istiyor, o halde ahiretteki kurtuluşu ve selameti elde etmek için daha dünyadayken sebeplere sımsıkı sarılmalıdır, ve bilmelidir ki gemi Karada yürümediği gibi,kul’da sebeplere sarılmadan amel işlemeden yüce Allah’ın rahmetine sığınmadan ahirette kurtuluşu zordur.
Şübhesiz her şeyi yüce Allah daha iyi bilir.
Yüce Allah bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize her anlamda iffeti temizliği gayreti sebeplere sarılmayı ve dünyada saadeti ile ahirette kurtuluşu, necât’ı lütfeylesin.Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
3 Eylül 2022 C.tesi
DUÂ
يامن لا يشغله شان عن شان ولا سمع عن سمع يامن لا تغلطه المسائل يامن لا يبرمه الحاح الملحين اذقنا برد عفوك وحلاوة مغفرتك برحمتك يا ارحم الراحمين انك على كل شيء قدير
Ey hiç bir şey O’nu başka şeyleri yapmaktan,bir şeyi işitmek,O’nu başka şeyleri işimekten alakoymayan, hiç bir dua,istek ve tazarru’ onun için herhangi bir karışıklığa yol açmayan,ey ısrarla dua edenlerin ısrarları onu usandırmayan Yüce Allah!
Rahmetinle bizlere affı’nın serinliğini, mağfiretinin tadını tattır ey merhamet edenlerin en merhametlisi olan Yüce Allah!
Şüphesiz ki sen her şeye kadirsin.Âmîn.
İmamı Gazali Âbidler yolu sahife no: 63
NOT: 8 milyar insan hepsi birden yüce Allah’a dua etseler, dualarında yüzlerce dil kullansalar, her birinin isteği ayrı olsa, yüce Allah hepsini aynı anda duyar, işitir,isterse icabet eder,isterse kabul eder.
Ne şaşırır,ne karıştırır, ne yanılır,ne de unutur.
Allahım bu cuma günü,cuma sabahı ve kılınacak olan cuma namazı ve cuma günü duaların makbul olduğu cuma saati hürmetine bizleri ve tüm mü’min kardeşlerimizi sağlık ve afiyet içinde Ramazan ayı’na ulaştır, bu mübarek ayı dolu dolu geçirmeyi nasib eyle, bayrama, bayramlara, en büyük bayram olan mübarek cemalini görme bayramına ve saadetine kavuştur.
Bizleri ve bütün müminleri,bu inançla yaşat, bu inançla ruhumuzu al, bu inançla Sana kavuşmayı nasip eyle.ÂMÎN.
Ahmet ÖZKAN
9 Nisan 2021 Cuma
ARAYI BULMAK
ان الفضاءل كُلِّهَا لَوْ جُمِعَتْ
رَجَعَت بِأَجْمَعِهَا إلَى شَيْئَيْنِ
تَعْظِيمُ أَمْرِ اللَّهُ جَلَّى جَلَالُه
والسعى فِى إصْلَاحُ ذَاتِ الْبَيْنِ
Bütün faziletli ve güzel ameller bir araya getirilirse, hepsinin özeti, hülasası iki şeydir :
BİRİNCİSİ : Yüce Allah’ın emirlerini ta’zim etmek,saygı duymak,yerine getirmek fermanına imtisal etmek. yasaklarından kaçmaktır.
İKİNCİSİ : İnsanların arasını düzeltmek için gayret göstermektir.
Bu iki husus, İslam dininde çok önemlidir, yüce Allah’ın şeairini ve dinin sembollerini muhafaza etmek de kalplerin takvasına delalet eder
“Kim Allah’a ait nişanelere saygılı davranırsa, bu kalplerin takvalı olmasındandır.”
Hac suresi 32.Âyet.
Yüce Allah’ın değer verdiğine değer vermek, değer vermediğine değer vermemek, sevdiğini sevmek sevmediğini sevmemek, razı olduğu amelleri yapmak razı olmadığı amelleri terk etmek bir mümin için en büyük şereftir ve Allah’a gerçek kul olana yakışan da budur.
İnsanların arasını ıslah etmeye gelince, bu da İslam dininde çok önemli bir husustur.
Yüce Allah bu hususta bir ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır:
“Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız.”
Hucurât suresi 10 Âyet.
Büyük veli Abdulkadir Geylani (k.s) de şöyle buyurmaktadır: Bütün hayırlar iki kelimede toplanmıştır! Yüce Allah’ın emrini ta’zim ve ona saygı, mahlukata şefkat ve merhamet.
Yüce Allah’a saygı bütün faziletlerin, hayırların başıdır.
Adamın biri Rasulullah efendimize geldi ve bana bir tavsiyede bulunur musunuz diye sordu, Rasulullah efendimiz şöyle buyurdu : “Senin akrabaların arasında bulunan salih(saygıdeğer) bir insandan utandığın gibi Allah’tan utan”
İbni Ebu Hatem,Merâsîl
68
İnsanların arasını ıslah çok önemli, islam ülkelerinin arasını ıslah daha da önemli.
İki islam ülkesinin arasındaki niza’ı ve kavgayı yine İslam ülkeleri kendi aralarında güçlü bir mekanizma kurarak halletmiş olsalardı(İslam bünyesini kuşatan kuşatıcı bir cübbe gibi)bir HALİFE sahibi olsalardı,çok daha iyi olurdu ve milyonlar ölmezdi(Yüce Allah’ın ilmindekini biz bilmiyoruz).
Ey alemlerin rabbi olan Yüce Allah bizleri emirlerini yerine getiren yasaklarından kaçan ve müminlerin arasını ıslah eden kullarından eyle.
Âmîn.
Ahmet ÖZKAN
8 Nisan 2021 Perşembe